Bela ve musibetleri nasıl değerlendirmemiz gerekir?
18.961 görüntülenme · 89 yanıt
Güzel paylaşım.. Teşekkürler
Server-i Alem İki Cihan Güneşimiz Efendimiz Resulullah sallallahü teala aleyhi vesellem her farz namazın akabinde 70 kerre istifar edermiş.. İstiğfarın en küçüğü ESTAĞFİRULLAH' tır. Böylelikle gün içerisinde sıkça edilen istiğfarlar mümin üzerindeki bela, sıkıntı, üzüntü keder gibi mihnet ve bunalımları def eder. Bunun yanında sünnet sevabıda umulur inşallah..
Selam ve Dua ile..
Server-i Alem İki Cihan Güneşimiz Efendimiz Resulullah sallallahü teala aleyhi vesellem her farz namazın akabinde 70 kerre istifar edermiş.. İstiğfarın en küçüğü ESTAĞFİRULLAH' tır. Böylelikle gün içerisinde sıkça edilen istiğfarlar mümin üzerindeki bela, sıkıntı, üzüntü keder gibi mihnet ve bunalımları def eder. Bunun yanında sünnet sevabıda umulur inşallah..
Selam ve Dua ile..
İnsanlar, zaman zaman çeşitli belâ ve musîbetlere mâruz kalabilir.
Bunlar, ya müstahak olduğundan dolayı, veya günahlara keffâret olarak başa gelir; yahut da kişinin mânevî makam ve derecesini yükseltmek için verir Mevlâ-yi zû’l-Celâl…
Her türlü halde de kula düşen; sabredip teslimiyet göstermek, aslâ isyan ve itiraza kalkışmamaktır. Zira böyle davranıldığı takdirde, netice mutlaka selâmettir.
İmam Taberânî’den (rh.) anlatıyor:
“Sahâbe-i kirâmdan Dihye (r.a.) isminde hem sûreti, hem de sîreti güzel bir zât vardı. Çoğu zaman ticaret maksadıyla seyahate çıkar, dönüşte de Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) huzuruna hediyesiz çıkmazdı.
Sevgili Peygamberimiz’in torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anhümâ) de, Dihye’nin (r.a.) her gelişinde, orada bulundukça, kendisinden hediye araştırırlardı.
Bir gün Cebrâil (a.s.), Dihye’nin (r.a.) şekline bürünüp Rasûlüllah Efendimiz’le görüşürken, torunları içeri girip Cibrîl aleyhisselâmı Dihye hazretleri sandılar ve teklifsizce dizlerine oturup cebine el attılar. Onların bu hâline Rasûl-i zîşân Efendimiz sıkılıp mâni olmak istediğinde,
Cibrîl-i Emîn; — Yâ Rasûlellah, onlara mâni olma! dedi ve bu hareketleriyle onların bana karşı edebi terk ettiklerini düşünme. Çünkü ben, onların hizmetkârıyım. Çok kere anneleri Fâtıma (r.anhâ) teheccüd namazından sonra uykuya dalıp bunlar ağlamaya başladığında, Allah Teâlâ’dan bana emir gelmiştir ki; beşiklerini sallayıp, gözyaşlarını silmiş ve dindirmişimdir. Tâ ki Hz. Fâtıma, teheccüd namazından sonra uyuyabilsin… Şimdi böyle yanıma gelip yakama sarılmalarına hiç şaşmam. Yalnız şundan dolayı hayretteyim ki, bu araştırmalardan maksatları nedir?..
Rasûl-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Efendimiz (s.a.v.), — Seni, dedi, Dihye sandılar. Dihye bizi her ziyaretinde hediyesiz gelmez de onun için böyle yapıyorlar.
O zaman Cebrâil (a.s.), derhal cennetten bir salkım üzümle nar getirip onlara hediye etti. Bunları yemek üzere iken bir dilenci şöyle haykırdı:
— Ey Ehl-i Beyt! Bana o üzümle nardan nasip yok mu?..Rasûlüllah Efendimiz, yaratılışı iktizâsı, dilenciye kısmetini vermek istediğinde, Cebrâil (a.s.) mâni olarak;
— Yâ Rasûlellah, bu dilenci, şeytânın ta kendisidir. Cennet nimetleri ona haram olduğu için hîle ile yemek istiyor, dedi.Hz. Hasan’la Hz. Hüseyin (r.anhümâ) meyveleri yemekle meşgul olurken Cibrîl (a.s.) ağlamaya başlayıp devamla;— Yâ Rasûlellah, dedi, bu iki torunlarınızın birini zehirle, ötekini de kahır kılıcı ile şehid edecekler! Bunlara erişecek musîbet, senin mânevî mevkiinin daha da yükselmesine, onların da şehitlik rütbesine çıkmalarına vesîle olacaktır!”
***Evet, Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) bu iki aziz torunları hakkında Cebrâil aleyhisselâmın verdiği bu elîm haber aynen cereyan etmiş; mü’minler, gönülleri yakan bu musîbeti dahi, sabır ve teslimiyetle karşılamışlardır.
Bunlar, ya müstahak olduğundan dolayı, veya günahlara keffâret olarak başa gelir; yahut da kişinin mânevî makam ve derecesini yükseltmek için verir Mevlâ-yi zû’l-Celâl…
Her türlü halde de kula düşen; sabredip teslimiyet göstermek, aslâ isyan ve itiraza kalkışmamaktır. Zira böyle davranıldığı takdirde, netice mutlaka selâmettir.
İmam Taberânî’den (rh.) anlatıyor:
“Sahâbe-i kirâmdan Dihye (r.a.) isminde hem sûreti, hem de sîreti güzel bir zât vardı. Çoğu zaman ticaret maksadıyla seyahate çıkar, dönüşte de Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) huzuruna hediyesiz çıkmazdı.
Sevgili Peygamberimiz’in torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anhümâ) de, Dihye’nin (r.a.) her gelişinde, orada bulundukça, kendisinden hediye araştırırlardı.
Bir gün Cebrâil (a.s.), Dihye’nin (r.a.) şekline bürünüp Rasûlüllah Efendimiz’le görüşürken, torunları içeri girip Cibrîl aleyhisselâmı Dihye hazretleri sandılar ve teklifsizce dizlerine oturup cebine el attılar. Onların bu hâline Rasûl-i zîşân Efendimiz sıkılıp mâni olmak istediğinde,
Cibrîl-i Emîn; — Yâ Rasûlellah, onlara mâni olma! dedi ve bu hareketleriyle onların bana karşı edebi terk ettiklerini düşünme. Çünkü ben, onların hizmetkârıyım. Çok kere anneleri Fâtıma (r.anhâ) teheccüd namazından sonra uykuya dalıp bunlar ağlamaya başladığında, Allah Teâlâ’dan bana emir gelmiştir ki; beşiklerini sallayıp, gözyaşlarını silmiş ve dindirmişimdir. Tâ ki Hz. Fâtıma, teheccüd namazından sonra uyuyabilsin… Şimdi böyle yanıma gelip yakama sarılmalarına hiç şaşmam. Yalnız şundan dolayı hayretteyim ki, bu araştırmalardan maksatları nedir?..
Rasûl-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Efendimiz (s.a.v.), — Seni, dedi, Dihye sandılar. Dihye bizi her ziyaretinde hediyesiz gelmez de onun için böyle yapıyorlar.
O zaman Cebrâil (a.s.), derhal cennetten bir salkım üzümle nar getirip onlara hediye etti. Bunları yemek üzere iken bir dilenci şöyle haykırdı:
— Ey Ehl-i Beyt! Bana o üzümle nardan nasip yok mu?..Rasûlüllah Efendimiz, yaratılışı iktizâsı, dilenciye kısmetini vermek istediğinde, Cebrâil (a.s.) mâni olarak;
— Yâ Rasûlellah, bu dilenci, şeytânın ta kendisidir. Cennet nimetleri ona haram olduğu için hîle ile yemek istiyor, dedi.Hz. Hasan’la Hz. Hüseyin (r.anhümâ) meyveleri yemekle meşgul olurken Cibrîl (a.s.) ağlamaya başlayıp devamla;— Yâ Rasûlellah, dedi, bu iki torunlarınızın birini zehirle, ötekini de kahır kılıcı ile şehid edecekler! Bunlara erişecek musîbet, senin mânevî mevkiinin daha da yükselmesine, onların da şehitlik rütbesine çıkmalarına vesîle olacaktır!”
***Evet, Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) bu iki aziz torunları hakkında Cebrâil aleyhisselâmın verdiği bu elîm haber aynen cereyan etmiş; mü’minler, gönülleri yakan bu musîbeti dahi, sabır ve teslimiyetle karşılamışlardır.
selam aleyküm insanların başına bu dünyada türlü haller gelir ve bizim bunları hayra veya şerre yormaya gücümüz yetmez çünkü ALLAH u teala yüce kitabın da şöyle buyurmuştur rahman ve rahim olan ALLAH ın adıyla sizin hayır bildiklerinizde şer,şer bildiklerinizde de hayır vardır. ALLAHA EMANET OLUN
çok güzel bir paylaşım allah razı olsun..
ancak bir kaç ay önce benim başıma bir olay geldi.iş yerimde konuşurken söz döndü eşimin mahkemesine geldi.ben her şeyde vardır bir hayır dedim.güya en yakın arkadaşım ve kapalı inançlı olduğunu sandığım arkadaşım ,sizin başınızdanda sıkıntı eksilmiyor allah insanların kalbine göre verir benim kalbim kötü değil onun için benim başıma kötü işler gelmez dedi.güleyimmi ağlayayım mı bilemedim.ben her hayır ve şerrin allahtan geldiğine inanırım.ama arkadaşımın söylediği beni dondurdu.selamlar
ancak bir kaç ay önce benim başıma bir olay geldi.iş yerimde konuşurken söz döndü eşimin mahkemesine geldi.ben her şeyde vardır bir hayır dedim.güya en yakın arkadaşım ve kapalı inançlı olduğunu sandığım arkadaşım ,sizin başınızdanda sıkıntı eksilmiyor allah insanların kalbine göre verir benim kalbim kötü değil onun için benim başıma kötü işler gelmez dedi.güleyimmi ağlayayım mı bilemedim.ben her hayır ve şerrin allahtan geldiğine inanırım.ama arkadaşımın söylediği beni dondurdu.selamlar
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/7196-bela-ve-musibetleri-nasil-degerlendirmemiz-gerekir · 23.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Bela ve Musibetleri Önleme Yolu Olarak Tazarru Nasihatler 18 cevap
- Ahirzaman musîbetleri Genel Konular 1 cevap
- Bazıları “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diyorlar. bu sözü nasıl anlamak gerekir? Sesli Görüntülü Dini Sohbetler 31 cevap
- İnanca ve amele dair konularda vesveseli olan bir kişinin nasıl davranması gerekir. Kafasına takılan İslami Bilgi ve Kaynaklar 2 cevap
- Namazda iken, Namazda Olmak Gerekir Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 1 cevap
- YA RABBİ SENİN RIZAN İÇİN NE YAPMAK GEREKİR Dini sohbet 7 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.