İçinden geçeni paylaş...
1.544.516 görüntülenme · 25.047 yanıt
"Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın).
Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.)
Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi?
İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
(Hucurat Suresi, 12)
Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın).
Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.)
Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi?
İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
(Hucurat Suresi, 12)
_YUSUF_ 🛡
Yönetici
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 4.070
- Tepki
- 1.043
- Ödül
- 113
- Katılım
- 06.2008
Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj
melissa26, post: 1499274, member: 91898Selamun aleykum
Ne acıdır ki insanları kadınları eleştirerek hoca sıfatına kavuşanlar , eleştirdiklerinin Hakkın kulu olduğunu idrak etmezler...
Her kapıdan kovduğu yanına yakıştırmadığı kadının bir emanet olduğunun farkına varmazlar...
Dayak ile uzaklaştırma ile cezalandırmaları yetmez..
Birde kendi aynasına baksa?
Allah için dediği kulları ayıplayıp suçlamaksa??? bırak gitsin, gittiği yere kadar
Bana Resul gerek, şevkat, merhamet timsali, hani onun mirasçıları??? alim dediklerimiz? bu mu?
Aman , aman yanına bile varmam (zaten pislik gözüyle bakar , yanına varmaz meraklanma)
Müslümanlık bu mu diye hayıflanma, kimi yer, kimi bakar kıyamet ondan kopar
AleykümSelam
İnsan, değerini Allah celle celaluhunun istediği doğrultuda yaşadığı ölçüde alır.Bu bağlamda insan alayıilliyyünede yükselebilir esfelisafilinede düşebilir.Allah celle celaluhu kendisine itaat eden kullarını meleklerden üstün görürken etmeyenleride hayvandan daha aşağıda görür ama hepsi onun kullarıdır ve değelerini kullukları ölçüsünde alır.Demekki insan olmak kendi başına bir değer ifade etmiyor eğer kulluk ile birleşirse insan, insan değeri alabiliyor.
Allah için olan, insanın yanlışlarını insana hatırlatmaktır bu müslümanın en asli görevidir.Eğer insanların yanlışlarını hoşgörü merhamet adına onlara iletmiyorsak bu hoşgörü değil kişinin ateşe gitmesine seyirci kalmaktır.İslamın en büyük emirlerinden biri iyiliği emir kötülükten insanları men etmektir.Eğer dini bilenler bunu yapmayacaksa bu emiri kim uygulayacak?
Merhamet ve hoşgörü timsali peygamber sas bir yanlış gördüğünde sinirlenir ve mubarek anlındaki damarı kabarırdı.
Ama bu tepki Allah içindi ve o insanların ateşe gitmesi O'na sas çok ağır gelirdi.
Demekki insan yeri geldiğinde Allah celle celaluhu için merhametli olur yeri geldiğindede Allah celle celaluhu için gazaplanır bu bir Müslümanın
karekteridir.
Selametle
Doğru haklısınız ama çoğu suçu yine öğretemeyenlerde buluyorum...
Bir gün şikayet ediyordum , Rabbim bu kulların niye böyle? diye bir azar işittim ki!
Rabbe kullarını mı şikayet ediyorsun? Onları mı beğen miyorsun?? diye (Tövbeliyim bilmediğim işe)
Bazen açık saçık dediğin bir bakıyorsun dua ile, bir bakıyorsun tövbe ile ya yakın ise Rabbine??
Bu kadar kul boşa mı yarattı Rabbim dedim ???
Neyse bunlar bana uymuyor sadece...melek olmam lazım gelir ki laf edeyim bir kimseye...
Öyle ise insan değilsin derler yine konuşamam bu biline
Ben sabırla son nefese kadar insan tövbe eder düşüncesiyle , kendini düzeltir diye eleştirmek yerine doğru davranıştan bahsetmeyi yeğlerim... Bu tavrı öğreten Rabbe teşekkür ederim, çünkü bende günahkar bir beşerim...
Sabırsız tavrım için özür dilerim, böyle olmamalıydı...
Bir gün şikayet ediyordum , Rabbim bu kulların niye böyle? diye bir azar işittim ki!
Rabbe kullarını mı şikayet ediyorsun? Onları mı beğen miyorsun?? diye (Tövbeliyim bilmediğim işe)
Bazen açık saçık dediğin bir bakıyorsun dua ile, bir bakıyorsun tövbe ile ya yakın ise Rabbine??
Bu kadar kul boşa mı yarattı Rabbim dedim ???
Neyse bunlar bana uymuyor sadece...melek olmam lazım gelir ki laf edeyim bir kimseye...
Öyle ise insan değilsin derler yine konuşamam bu biline
Ben sabırla son nefese kadar insan tövbe eder düşüncesiyle , kendini düzeltir diye eleştirmek yerine doğru davranıştan bahsetmeyi yeğlerim... Bu tavrı öğreten Rabbe teşekkür ederim, çünkü bende günahkar bir beşerim...
Sabırsız tavrım için özür dilerim, böyle olmamalıydı...

Rahman Ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
Rabbim sana muhtacız..Derdimizi görüyorsun,sıkıntılarımızı görüyorsun.Sen bizim yüreklerimizi serinlet,gönüllerimizi geniş Cennet bahçeleri eyle..
Dertlilerde derman,hastalara şifa ver..
Bizi bizden daha iyi biliyorsun Rabbim,kalplerimizi görüyorsun..Bize tertemiz bir kul olmayı nasip eyle..
Günahlarımızı affeyle,tevbelerimizi kabul eyle..
Bizi razı olduğun kullarından eyle..
Sana el açtık,yalnızca senden isteyebiliriz Rabbim,dualarımızı kabul eyle..
Şuanda sıkıntıda olan tüm Mümin kardeşlerimize yardım et..Onların yüzlerini güldür,sıkıntılarında onlara yardım eyle..
Amin
Sevdiğin Kadar Sevilirsin - Can Dündar
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını Kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren;
Sevdiğin
Kadar
Sevilirsin.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını Kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren;
Sevdiğin
Kadar
Sevilirsin.
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın
Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle
Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.
İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...
Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor
Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik
Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin
Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var
Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var
İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın
Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
" amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
" bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
" ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
"seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı
Sen,
Sen " allah! " diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen " allah! " diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de " allah! " diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi :
" anam babam sana feda olsun " diyordu
Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
" beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara
" seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi
Sen de:
" allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun
Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak :
" görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :
" anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver "
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile
" peki " dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle :
" benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
" beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"
Sultanım!
Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle
Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.
İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...
Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor
Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik
Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin
Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var
Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var
İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın
Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
" amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
" bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
" ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
"seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı
Sen,
Sen " allah! " diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen " allah! " diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de " allah! " diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi :
" anam babam sana feda olsun " diyordu
Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
" beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara
" seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi
Sen de:
" allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun
Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak :
" görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :
" anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver "
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile
" peki " dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle :
" benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
" beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"
Sultanım!
Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
Herkeste bugün doğmuş sanki :p
Ama aklım hâlâ dün küü online kişi sayısında :p şaka gibii :D
Ama aklım hâlâ dün küü online kişi sayısında :p şaka gibii :D
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
kalbinurniye menfaat dolu arkadaşlıklar var arkadaşlık dostluk dediğin sıkı bağ bir nedenden bitirmemek lazım madem yapacan kaybedersin onada arkadaşlık diyemessin bence:]:]
herşeyin bir sonu var can, herkesinde..
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Şimdi bir bahanem var..
Karla kapandı yollar..
Karla kapandı yollar..
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Dualarla Sev Derdi MEVLANA..
Dualarla Sev Ki,
Aşkın Imana Gelsin..!
Hakiki Aşkı Tatsın Yüreğin..
Dualarla Sev Ki,
Aşkın Imana Gelsin..!
Hakiki Aşkı Tatsın Yüreğin..
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Bugün doğum günü olan üyelerimiz, Islamiyet.gen.tr aile'si olarak doğum gününüzü kutlar hayatınızda başarılar dileriz.- advhn2013 (23),
- sukru5838 (41),
- ebediaşk (25),
- esraisra (19),
- aHaLi (37),
- mujostar0123,
- erol4 (33),
- Türk. (13),
- docto (37),
- seyfettin63 (64),
- boritta(43),
- ishak demir (33),
- oktaybodrum (32),
- yazgı (29),
- furkan16330549416,
- mesut z (47),
- cyberaskim (25),
- akinekrem (68),
- sonadem (29),
- umut50 (33),
- esatcan06 (48),
- UzZy (22),
- Dejavu0107 (20),
- ozerserhat (33),
- tolgacelebi (35),
- HUSEYIN SASMAZ (49),
- emin123 (14)
Maaşallah :D
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/71296-icinden-geceni-paylas · 07.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.

