İçinden geçeni paylaş...
1.544.499 görüntülenme · 25.047 yanıt
leyla-1, post: 1490231, member: 115675Şu an hastanede yatan Serap 8191 kardeşimin şifa bulması,hayırlısıyla sağ sağlim bebeğini dünyaya getirmesi ve niyeti içinde 1 Yasin okurmusunuz kardeşim Allah razı olsun sizlerden Allah kabul etsin..
ALLAH'dan c.c. kardeşimize şifa bebeğine sağlık sıhhat ve afiyette olmasını ve hayırlı ömürler vermesi dilerim inşa-ALLAH. ALLAH c.c. yar ve yardımcısı olsun.
De ki:O sizin hakkınızda bir kötülük dilemiş olsa,Allah'tan başka sizi kim koruyabilir?
Veya size bir rahmet dilese Ona kim mani olabilir?
Onlar Allah'tan başka kendilerine ne bir dost,nede bir yardımcı bulamazlar
Ahzap süresi:17.
Veya size bir rahmet dilese Ona kim mani olabilir?
Onlar Allah'tan başka kendilerine ne bir dost,nede bir yardımcı bulamazlar
Ahzap süresi:17.
İnsanoğlu dünyaya gözlerini açtığı anda bomboş bir defter verilir eline… İnsan her yaptığı amel ile, her söylediği söz ile bu defteri süsler, deftere silinmez yazılar yazar… bu defteri hiç bitmeyecekmiş gibi görür, defterin kalınlığı onu aldatır. Halbuki defterin hangi sayfada, hangi satırda elinden alınacağını bilmez, bilemez…
Kimileri deftere yazdığı yazıların silinebileceğini zanneder, ya da defterin bir müsvedde olduğu yanılgısına kapılır, karaladıkça karalar bembeyaz defteri…. Halbuki tek bir harfin bile silinmesi mümkün değildir!…
İnsan her yeni yaşında yeni bir sayfaya başlar belki de… bembeyez bir sayfaya “Merhaba” der… Karalamaları, yanlışları tekrar etmemek gerektiğinin farkına varır kimi zaman… işte bu yeni sayfalar yapılan yanlışların telafisi için kullanılmalıdır aslında… Dedik ya silinmez hiçbir yazı diye… Silinmez evet ama düzeltmek mümkündür herşeyi. Nasıl mı? Mucize “Pişmanlık, Tövbe, Gözyaşı ve Dua!…” ile başlar, “Amel” ile devam eder…
Gün gelir ve defter insanın elinden alınır… Sınav bitmiştir… Artık ne tek bir harf eklemek, ne de önceki sayfaları düzeltmek mümkündür. İnsan doldurduğu defterin her sayfasındaki, her satırındaki yazı ile karşı karşıya kalır… Tümünün hesabını verecektir. Çünkü bu defter ona emanettir…
Dilerim çoğu zaman ne yazdığımızın farkında bile olmadığımız defter bize sonsuz güzelliklerin kapılarını aralamada vesile olur…!
Selam ve Duâ ile..
Kimileri deftere yazdığı yazıların silinebileceğini zanneder, ya da defterin bir müsvedde olduğu yanılgısına kapılır, karaladıkça karalar bembeyaz defteri…. Halbuki tek bir harfin bile silinmesi mümkün değildir!…
İnsan her yeni yaşında yeni bir sayfaya başlar belki de… bembeyez bir sayfaya “Merhaba” der… Karalamaları, yanlışları tekrar etmemek gerektiğinin farkına varır kimi zaman… işte bu yeni sayfalar yapılan yanlışların telafisi için kullanılmalıdır aslında… Dedik ya silinmez hiçbir yazı diye… Silinmez evet ama düzeltmek mümkündür herşeyi. Nasıl mı? Mucize “Pişmanlık, Tövbe, Gözyaşı ve Dua!…” ile başlar, “Amel” ile devam eder…
Gün gelir ve defter insanın elinden alınır… Sınav bitmiştir… Artık ne tek bir harf eklemek, ne de önceki sayfaları düzeltmek mümkündür. İnsan doldurduğu defterin her sayfasındaki, her satırındaki yazı ile karşı karşıya kalır… Tümünün hesabını verecektir. Çünkü bu defter ona emanettir…
Dilerim çoğu zaman ne yazdığımızın farkında bile olmadığımız defter bize sonsuz güzelliklerin kapılarını aralamada vesile olur…!
Selam ve Duâ ile..
Nerde Dert Varsa.
Nerede bir dert varsa, deva oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar.
Yüce Allah, üstünlük bakımından gözyaşını, şehitlerin kanlarıyla bir tutmadadır.
Kimin gönlü illetlerden arınmışsa onun duası, ululuk sahibi Allah’a kadar varır, makbul olur.
Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen yürü, özü sözü doğru kardeşlerden dua iste!
Dertsiz dua soğuktur, bir işe yaramaz. Dertli dua ve niyaz, gönülden, aşktan gelir.
Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır. Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
Rahmetler saçan dua kapısını kim vurdu da ona yüzlerce baharla icabet edilmedi?
Allah, yalvarıp yakaranlara ihsanda bulundu mu onlara ihsan ettiği şeylerle beraber, uzun da bir ömür bağışlar.
Allah, ne alırsa onun karşılığını verir. Veliler bu sebeple O’na itiraz etmezler.
Bağını mı yaktı? Sana bir bağ dolusu üzüm ihsan eder; yas içinde neşe verir.
O, elsiz çolağa el verir. Gamlara maden olan kişiye neşeli, sarhoş bir gönül bağışlar.
bize yardım etmek dilerse, bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini verir.
O’nun için ağlayan göz ne mübarektir! Onun aşkıyla yanıp kavrulan yürek ne mukaddestir!
Her ağlamanın sonu gülmektir. Sonunu gören adam mübarek bir kuldur.
Akarsu nerdeyse orası yeşerir; nerde gözyaşı dökülürse oraya rahmet nazil olur.
Yusuf değilsen bari Yakub ol; onun gibi matlûbuna erişmek için ağla!
O elbiseyi elde etmek istersen cesedindeki göz çocuğunu ağlat!
Nerede bir dert varsa deva, oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar.
Bulut ağlamadıkça yeşillik nasıl güler? Çocuk ağlamadıkça süt nasıl coşar?
Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey sâf ve temiz kişi! Defineyi yıkık yerlerde ara!
Kardeş, duadan ayrılma! Kabul edilmiş, edilmemiş, bununla bir işin yok senin?
HZ.MEVLÂNÂ (K.S)
Nerede bir dert varsa, deva oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar.
Yüce Allah, üstünlük bakımından gözyaşını, şehitlerin kanlarıyla bir tutmadadır.
Kimin gönlü illetlerden arınmışsa onun duası, ululuk sahibi Allah’a kadar varır, makbul olur.
Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen yürü, özü sözü doğru kardeşlerden dua iste!
Dertsiz dua soğuktur, bir işe yaramaz. Dertli dua ve niyaz, gönülden, aşktan gelir.
Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır. Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
Rahmetler saçan dua kapısını kim vurdu da ona yüzlerce baharla icabet edilmedi?
Allah, yalvarıp yakaranlara ihsanda bulundu mu onlara ihsan ettiği şeylerle beraber, uzun da bir ömür bağışlar.
Allah, ne alırsa onun karşılığını verir. Veliler bu sebeple O’na itiraz etmezler.
Bağını mı yaktı? Sana bir bağ dolusu üzüm ihsan eder; yas içinde neşe verir.
O, elsiz çolağa el verir. Gamlara maden olan kişiye neşeli, sarhoş bir gönül bağışlar.
bize yardım etmek dilerse, bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini verir.
O’nun için ağlayan göz ne mübarektir! Onun aşkıyla yanıp kavrulan yürek ne mukaddestir!
Her ağlamanın sonu gülmektir. Sonunu gören adam mübarek bir kuldur.
Akarsu nerdeyse orası yeşerir; nerde gözyaşı dökülürse oraya rahmet nazil olur.
Yusuf değilsen bari Yakub ol; onun gibi matlûbuna erişmek için ağla!
O elbiseyi elde etmek istersen cesedindeki göz çocuğunu ağlat!
Nerede bir dert varsa deva, oraya gider; neresi alçaksa, su oraya akar.
Bulut ağlamadıkça yeşillik nasıl güler? Çocuk ağlamadıkça süt nasıl coşar?
Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey sâf ve temiz kişi! Defineyi yıkık yerlerde ara!
Kardeş, duadan ayrılma! Kabul edilmiş, edilmemiş, bununla bir işin yok senin?
HZ.MEVLÂNÂ (K.S)
VaVeyla, post: 1490093, member: 37970vermezsen küserim :p
Hayır millet -dil çıkarmışsın öyle- " vermezsen küserim " demeni şaka sancak...
Tamamen gerçek hayattan alıntıdır :D
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
“Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.” (Bakara/186)
hayırlı günleriniz olsun inşaallah.
selametle kalın.
hayırlı günleriniz olsun inşaallah.
selametle kalın.
SOBALI EVDE BÜYÜYEN ÇOCUK ...
Sobanın borusunda bulunan çamaşır kurutma tellerine asılı olan okul önlüğünün kurumasını beklemiş çocuktur...
Sobalı Evde Büyüyen Çocuk ....
Kış sabahları bazen üşümekten yataktan çıkmayı istemeyen soba kokusunu seven üstünde kaynayan çaydanlığın sesini seven üstündeki kestanenin mandalina elma kabuklarının kokusunu tanıyan seven bahçede karda oynadıktan sonra üstüne ellerini tutup ısıtmayı seven sobalı odadan öteki odaların soğukluğu nedeniyle çıkmak istemeyen kömür kokusu odun kokusu çalı çırpı çıtırtısı ateş gürlemesi nedir bilen çocuktur...
Yıllar sonra büyüdükten sonra kaloriferli veya kombili bir evde bile halen "oturma odası"nın kapısını kapayan rahatsız bir insandır...

Sobanın borusunda bulunan çamaşır kurutma tellerine asılı olan okul önlüğünün kurumasını beklemiş çocuktur...
Sobalı Evde Büyüyen Çocuk ....
Kış sabahları bazen üşümekten yataktan çıkmayı istemeyen soba kokusunu seven üstünde kaynayan çaydanlığın sesini seven üstündeki kestanenin mandalina elma kabuklarının kokusunu tanıyan seven bahçede karda oynadıktan sonra üstüne ellerini tutup ısıtmayı seven sobalı odadan öteki odaların soğukluğu nedeniyle çıkmak istemeyen kömür kokusu odun kokusu çalı çırpı çıtırtısı ateş gürlemesi nedir bilen çocuktur...
Yıllar sonra büyüdükten sonra kaloriferli veya kombili bir evde bile halen "oturma odası"nın kapısını kapayan rahatsız bir insandır...

Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/71296-icinden-geceni-paylas · 06.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.


a doğru yürü....
