İçinden geçeni paylaş...
1.544.217 görüntülenme · 25.047 yanıt
Zamanın birinde bir Allah dostu şimdiki tabirle sayfiyye denilen yazlıkların olduğu bir sahil kasabasına gider. Orada dolaşırken boylu poslu bir adam görür kolunun biri yok… birkaç gün takip eder bu adamı ve her gün ‘’ey ahali! Bana bakın ve ibret alın!’’ diye bağırmasına dikkat eder, gidip sorar. Yahu hayırdır niye her gün böyle ibret alın diye bağırarak geziyorsun? Adam başlar anlatmaya: ben zamanında şu gördüğün sahilin güvenlik şefiydim, buralar benden sorulurdu, her şeyi ben kontrol ederdim elimde sopam belimde silahım teftiş ederdim. Derken bir gün yine böyle dolaşırken sahilde bir adam gördüm zayıf çelimsiz balık tutuyor. Gittim yanına baktım ki iki balık tutmuş. Dedim ki, o balıklardan birini bana vereceksin! Adam:’’ olmaz. Ben bu tuttuğum balıklarla evimi geçindiriyorum ticaret maksatlı da yapmıyorum. Zaten tuttuğumda şunun şurasında iki balık, bana zulmetme veremem sana.’’ Dedi. Ben ise ısrar ettim vermeyince iki sopa vurdum zorla aldım balığın birini. Eve doğru giderken yolda balık benim parmağımı ısırdı eve bu halde gittim balığın dişlerinden kurtardım parmağımı ve balığı tavaya koyduk pişirecekken bir de baktım tava kan oldu. O vakit benimde parmağım şişmeye durdu dayanamayıp doktora gittim. Doktor: ‘’bu parmak kangren olmuş kesmek gerek.’’ Dedi. Nihayetinde parmağı kestiler. Sonra elim şişti doktor bu defa: mikrop ele de sıçramış elide kesmemiz gerekiyor. Dedi. Elimi de kestiler sonra kolum şişti yine gittim doktora ve doktor: bu mikrop kola da sıçramış kol kangren. Kesmemiz gerekiyor. dedi ve kolumu da kestiler. Çok geçmeden göğsüm şişmeye başladı, o zaman anladım ki ben öleceğim kurtuluşum yok. Ayrıldım gittim evden dolaştım bir ağacın altında ağlıyordum ki biri geldi ve dedi ki, ‘’a gafil adam hiç akıl etmez misin, niye bu haldesin? Bir düşünüp seni bu hâle koyandan bir helâllik istemez misin? ‘’ bunu duyunca aklım başıma geldi ve kalkıp o balıkçıyı buldum. Selam verdim ve beni tanıyıp tanımadığını sordum. Balıkçı: seni tanıdım. Ama koluna ne oldu? Deyince anlattım durumu, helâllik istedim. Balıkçı: bu çok ağır olmuş, gel hele bir bize gidelim. Dedi ve evlerine gittik. Evinin bir köşesinden bir küp çıkardı. İçinde otuz bin akçe varmış. On binini verdi ve dedi ki, eğer kolun sağlam olsaydı çalışır para kazanırdın ama şimdi çalışamazsın. Bu onun nafakası olsun dedi. Sonra on bin akçe daha verdi ve ekledi: eğer sen çalışabilseydin çoluğuna çocuğuna hediyeler alırdın sevindirirdin ama şimdi onu da yapamazsın. Bu on bin akçe de onun için olsun. Sonra kalan on bin akçeyi de verdi ve dedi ki, eğer çalışabilseydin sadakanı da verir, belki hayır işlerdin. Şimdi onu da yapamazsın dedi ve son on bin akçeyi de verdi. Ardından sarılıp helâlleştik. Ardından sordum ve sen ne diye beddua ettin de ben bu hâle düştüm? Balıkçı: sen benim elimden balığımı zorla alıp gittiğinde dedim ki Allah’a, Allah’ım bu adam benden güçlü, kuvvetli. Onu öyle yaratmışsın, beni ise zayıf ve güçsüz yarattın. O adam benim rızkımı zorla aldı ve sen bana o zaman da yardım etmedin, o adama karşı koyamadım. Şimdi ona öyle bir musibet ver ki âleme ibret olsun! Dedi. İşin hakikatini o zaman anladım. Bir süre sonra göğsümde indi, iyileştim
İşte benim âleme ibretliğim ordan kalmadır efendi…
‘’ kim ki bir zulüm işlerse üç misliyle karşılık görür.’’ Hadis-i şerif.
Vesselâm…
Hem garip, hem huzurlu..
Hem sessiz, hem korkutucu..
Hem guzel, hem can alici..
Bir de uyku girmiyorsa gozlere, var git gerisini sen dusun.
Geceniz hayirlara ciksin..
Esselamu aleykum ve rahmetullah..
Nadas agabey Ali Imran suresinden gonderdigin ayet, bana bir uyariydi sanki. Bilemezsin nasil yuregim hopladi. Bugun Afrika'daki kardeslerimize kiyafetlerimizden, kitaplarimizdan secip gonderiyoruz. En hosuma gidenleri koymaya baslamistim ki senin yazini gordum.
Allah razi olsun.
Burçlar kuşağının ilk burcudur . Yeniden başlamayı , uyanışı ve hareketi sembolize eder .
Kişisel gelişimde yeni bir dönemi ve ataklığı simgelemektedir . Bu burcun insanları her
şeyi aklına geldiği gibi söylemeye eğilimlidir ve agresif davranışlar gösterir .
Koç insanını simgeleyen sözcük ise "Ben Buyum" dur . Koç burcu insanları genelde
yaşamları boyunca davranışları ve yaptıklarıyla kendilerini ispatlamaya çalışırlar .
İstekleri ve arzuları hakkında konuşmaktansa onları gerçekleştirmek için harekete
geçmeyi tercih ederler . Enerjilerini kontrol etmeleri güçtür . Bu yüzden yaratıcılıklarını bir
konu üzerine yoğunlaştırmak ve takip etmek onlar için önemlidir . Ta ki onları ilgilendiren
başka bir ilgi alanı çıkana kadar ve yeninin cazibesine kapılana kadar .
Acelecilik ve sabırsızlık Koç burcunu tanımlayan başlıca özelliklerdir . Heyecanlı yapısı ve başkalarının öğütlerine aldırmayan tutumu nedeniyle başı sıkça derde girebilir . Sabırsızlıklarından dolayı başladıkları bir işi başkasına devretmeye eğilimlidirler .
Düşünmeden kararlar verebilir ve bundan dolayı zarara uğrayabilirler . Kararlarını vermeden önce iyi düşünmeli ve başarıya ulaşmaları için doğal enerjilerini kullanmayı öğrenmelidirler . Başarılı olmaları bu şekilde daha kolay olacaktır . Hırs ve bencillikleri yüzünden , en iyi olmak onlar için önemlidir . Onlar için şan , şöhret ve saygınlık , zenginlik ve rahatlıktan daha önemlidir .
Koç insanları , insanlarla daha ılımlı ve sempatik ilişkiler kurabilmek için davranışlarında daha sevecen olmalıdırlar . Davranışlarının sonuçları üzerinde düşündükleri zaman daha başarılı ve engelleri aşmakta daha rahat olacaklardır .
Koç insanları için arzu bazen güç ile eş değerlendirilir ve bu yönde kullanılabilir . Koç insanları istekleri söz konusu olunca aşırı egoist davranabilirler . Bu da onları , paylaşma ve başkalarının yaptıklarını öğrenme eğiliminden uzaklaştırır .
''Bize verilen''i ''bizim olan'' sanmaya başlamışsak, O'nun (celle celaluhu) verdiğini gasp etmişiz demektir..
(Senai Demirci) - Canla Bağışla
leyla-1 🛡
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 42.022
- Tepki
- 6.428
- Ödül
- 163
- Katılım
- 05.2007
Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 42.022 mesaj
salavatqetir'' Kendinize Allah (C.C) yolunda kardeşler edinin Çünkü onlar dünya için de, âhiret için de lâzımdır..''
Hazret-i Ali (Kerremallahu Veche)
Resme dikkat !!! ::)
Amin
Selam Aleyküm canım benim Allah binlerce kez senden razı olsun emeklerine gönlünse sağlık Alalh mükafatınızı her iki dünyada kat kat vermek nasip etsin Rabbim.Unutulmamak ne kadar güzel birşey:)
Allah cennetinden hepimize birer köşk Peygamber Efendimizin Şefaatine nail olmak komşu olmak nasip etsin Rabbim.
Allah iyilikler güzellikler nasip etsin hepimizin sonunu hayırlara vesile etsin korktuklarımzdan emin umduklarımıza nail olmak duaları her iki dünyada kabul olunan kullar olmak nasip etsin Rabbim kendi rızası için.Selam ve dua ile Allah'a emanet olun herşey gönlünüzce olsun.
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.
leyla-1 🛡
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 42.022
- Tepki
- 6.428
- Ödül
- 163
- Katılım
- 05.2007
Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 42.022 mesaj
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.
Böylece hayatın efendisi oluruz…
Hekimoğlu İsmail
Sahte Dostların Eline Düşürme Allah'ım
Dost var; uğrunda ölünür...
Dost var; uğrunda can vermek bile 'ucuz' kalır..
Dost var; sevdiği insana bir zarar gelecek endişesiyle,
Akrep, çıyan yuvalarını topuğuyla kapar...
Bunu yapmak yetmez dost için...
Sevdiği insan uğruna ömrünü verir.
Verilen bir ömürdür...
Bir yılını, iki yılını, on yılını, yirmi yılını değil, 'ömrünü' vermiştir...
Dost var; Sevdiği insanın uğruna ölmeye hazırdır.
Düşmanlar gelecek,
katletmek istedikleri Nebi'nin yatağında vefalı bir genç, delikanlıyı bulacaktır...
Bu delikanlı dosttur... Ve hep 'dost' kalmıştır.
Dost var; güle benzer...
O kadar güzel kokar ki, dikenlerinin verdiği acı hissedilmez...
Bir de dost var ki, dikenlerinin yol açtığı kan ve yara korkusundan,
gül rayihasını almak mümkün değildir.
Dost var; hazmedemez...
Sindirim sistemi bozuktur...
Dost var; fırına girmeyi sevmez... Ama, ekmeği herkesten önce böler...
Dost var; sözü itibarsız senettir... Güvenirseniz müflis olursunuz...
Dost var; yollarda bırakır...
Böylesiyle adım bile atılmaz.
Yola beraber çıkmak, neticeyi kabullenmektir.
Dost var; düşmandan tek farkı, biraz daha mütebessimdir.
Ama bir düşmeye gör; düşmanın 'kahkahaları',
O'nun 'tebessümünün' yanında 'sessiz' kalır.
Dost var; Iyiliğini istemez... Düşman için önüne bir taş da o kayar.
Sonra bu da yetmez 'dost' için! ..
'Belki benim koyduğum taşla düşmez' diye, senin düşmanına da,
'şuraya ip germeyi unutma' diye tembihte bulunur.
Dost var sadece yüzüne güler...
Arkandan vurmak, hançerlemek için 'malzeme' arar. Hiçbir fırsatı kaçırmaz.
Lakin bunlar da 'dosttur'! ..
'Düşmanım' diyemeyeceğimiz dostlar! ...
Böylelerini görünce oturur bir köşede ağlar; 'Dostların eline düşürme Allah'ım' dersiniz.
Ah! Hz.Ebu Bekir..., Ah! Hz.Ali... Müslümanlığı sizlerden öğrendik.
Keşke dostluğu ve vefayı da sizlerden öğrenebilseydik...
Okudukça tüylerim diken diken oluyor hep....
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/71296-icinden-geceni-paylas · 04.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
