Ölüm ve Ölümden Sonraki Hayat - Aziz Hoca - YouTube
İçinden geçeni paylaş...
1.543.988 görüntülenme · 25.047 yanıt
sizlere birde aziz hocanin guzel vaazinin linkini vereyim, ben nerdeyse her gun ayni vaazi dinliyorum cok etkileyici. sende dinle bakayim kalbinur begenecekmisin
Ölüm ve Ölümden Sonraki Hayat - Aziz Hoca - YouTube
Ölüm ve Ölümden Sonraki Hayat - Aziz Hoca - YouTube
Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."
En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
"Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi
Karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.
Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.
Bilge hoca çok kısa cevap verir:
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
kuyumcular mutlaka vardır.
Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."
En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
"Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi
Karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.
Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.
Bilge hoca çok kısa cevap verir:
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
kuyumcular mutlaka vardır.
Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...
Es Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu..
Geceniz hayırlara vesile olsun inşAllah.. Rabb'im gözlerimizdeki âdiyat perdesini yırtabilmeyi, O'na layık kullar olabilmeyi nasip eylesin bizlere inşâAllah.. Amin..
Geceniz hayırlara vesile olsun inşAllah.. Rabb'im gözlerimizdeki âdiyat perdesini yırtabilmeyi, O'na layık kullar olabilmeyi nasip eylesin bizlere inşâAllah.. Amin..
ahmet_99, post: 1458199, member: 110203Es Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu..
Geceniz hayırlara vesile olsun inşAllah.. Rabb'im gözlerimizdeki âdiyat perdesini yırtabilmeyi, O'na layık kullar olabilmeyi nasip eylesin bizlere inşâAllah.. Amin..
ve aleyküm selam.amin cümlemize inşaAllah
hoşgeldiniz abi..
smyyes, post: 1458208, member: 54443ve aleyküm selam.amin cümlemize inşaAllah
hoşgeldiniz abi..
kusuruma bakmayasın kardeşim mesajına biraz geç cevap veriyorum, fakat eve yeni geldim ve yemek yemeden bir selam vermek istedim foruma.. ondan sonra da çıkınca, mesajını yeni gördüm kardeşim..
amin, ecmain inşâAllah..
hoşbulduk kardeşim.. hayırlı geceler..
ne güzel bir yazı paylaşmışsın kardeşim, Allah razı olsun..
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
ahmet_99, post: 1458216, member: 108108kusuruma bakmayasın kardeşim mesajına biraz geç cevap veriyorum, fakat eve yeni geldim ve yemek yemeden bir selam vermek istedim foruma.. ondan sonra da çıkınca, mesajını yeni gördüm kardeşim..
amin, ecmain inşâAllah..
hoşbulduk kardeşim.. hayırlı geceler..
ne güzel bir yazı paylaşmışsın kardeşim, Allah razı olsun..
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
ben öyle şeylerin kusuruna bakmam ki neyin kusuru:)
biz sadece okuyup alıntı edebiliyoruz.elimizden keşke bunları yazmak gelse de kendimiz yazıp faydalı olsak.
birşey okunmayınca da onun kıymeti anlaşılmıyor.
okuduğunuz için siz sağolun abi..
smyyes ↗ben öyle şeylerin kusuruna bakmam ki neyin kusuru:)
biz sadece okuyup alıntı edebiliyoruz.elimizden keşke bunları yazmak gelse de kendimiz yazıp faydalı olsak.
birşey okunmayınca da onun kıymeti anlaşılmıyor.
okuduğunuz için siz sağolun abi..
Allah razı olsun kardeşim anlayışından ötürü.. :)
Değil mi kardeşim, seninle hemfikirim.. keşke bizlerin gönüllerinden de kopabilse böyle yazılar.. keşke ilmimiz yetse bunlara.. ama çok da geç kaldık sayılmayız kardeşim.. inşAllah Rabb'im bizlere de nasip eylesin..
eyvAllah kardeşim..
smyyes, post: 1458176, member: 114001Mücevherin Değerini Ancak Kuyumcu Bilir
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."
En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
"Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi
Karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.
Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.
Bilge hoca çok kısa cevap verir:
"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
kuyumcular mutlaka vardır.
Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...
Es selamu aleykum sümeyyecim.. Allah celle celaluhu razı olsun..
Ne kadar güzel bir paylaşım bu böyle.. Emeğine sağlık..
Evet.. Bir şeyin kıymet ve değerini ancak ve ancak değerini bilen anlar..
vealeyküm selam ve rahmetullahi ve beraketühü
sağol abla..
Allah senden de razı olsun
hepimiz değerliyiz yani:)anlayan için:)
bu arada seni selavat getir_sandım abla onun avatarını kullandığın için ona göre cevap vermiştim:)şimdi farkettim:)
sağol abla..
Allah senden de razı olsun
hepimiz değerliyiz yani:)anlayan için:)
bu arada seni selavat getir_sandım abla onun avatarını kullandığın için ona göre cevap vermiştim:)şimdi farkettim:)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/71296-icinden-geceni-paylas · 04.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
