İçinden geçeni paylaş...
1.543.582 görüntülenme · 25.047 yanıt

:a01: :a01: :a01:
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Dünyada bir kişi yoktur ki hayatında bir kez dahi hayal kırıklığı yaşamamış olsun. Bu kadar çok yaşanan ve değişik şekillerde sıklıkla başa gelen bir durumken hayal kırıklığı neden insanda büyük bir yıkım yaratır?
Aslında bunun o kadar çok nedeni vardır ki; her neden, herkes için farklıdır. Herkesin kendince söyleyecek sözleri, anlatacak hikâyeleri vardır derinlerinde. Fakat bazen iki farklı insanın benzer aynı olayı yaşamalarına rağmen, yaşadıkları hayal kırıklığı karşısında verdikleri tepkinin farklı olması çok düşündürücü değil midir?
Bazen aynı aileden iki kardeş aynı anda travmatik bir olay yaşıyor ve yaşanılan bu olay karşısında bir tanesi yıkılıyor, derinden sarsılıyor, bir diğeri ise bütün aileyi ayakta tutmaya çalışıyor. Yaşanılan şiddetli durumla başa çıkabiliyor ve bir şekilde ayakta kalıyor ve hayatını kaldığı yerden devam ettirebiliyor. Kendinde yaşama gücü buluyor, yaşamak için nedenleri oluyor. Peki neden?
Bu soru Van’da yaşanan büyük depremle beraber zihnimi daha fazla meşgul etmeye başladı. Çünkü kimi insan büyük kayıplar yaşamış olmasına rağmen, hayatını bir yerden devam ettirme gücünü kendinde bulurken, kimi de yaşanan büyük yıkım karşısında hayal kırıklığı, endişe hali, panik atak nöbetleri ve depresyon belirtileri gösterebilmektedir. Bu belirtiler karşısında insan kendini güçsüz, yorgun, yetersiz, hasta gibi hissedebilmektedir…
Bu tarz ruhsal sıkıntıları olan kişinin bağ kurabileceği yakınlarının olması, arkadaşlarının olması, destek alması, zor koşullarda toparlanması için oldukça önemlidir. Eğer kendi için yardım çağrısında bulunabilecek yakınları varsa psikolojik ve ya medikal destek alabilir. Öbür türlü insan kendi yıkımıyla tek başına baş etmekte zorlanabilir.
Bilinen çok önemli bir şey var ki yaşanan büyük deprem karşısında herkesin el ele vererek hiç bir karşılık beklemeksizin yardımlaşması çok muhteşem bir olay. Sanki anne –çocuk arasında kurulan karşılıksız sevgi bağının, makromize edilmiş hali gibi. Çünkü hiç tanımadığımız, kim olduğunu bilmediğimiz insanlara nerede olurlarsa olsun sıkıntıda ise yardım götürme, yaraları sarma, merhamet besleme ve bakımını üstlenme; yönleriyle anaçlık tarafımızın ön plana çıktığı bir toplumuz.
Anaçlık, annelik, merhamet gösteren, bakım veren, onaran, saran, kuşatan gibi birbiri ile bağlantılı ve her birinin bir diğerini anlattığı manidar kelimeler… Yani anneliğe has vasıflar, insanda var olabilecek psikolojik yıkımları onarıyor veya yıkılmadan önleyebiliyor.
Bilinen o ki bir çocuk dünyaya geldiği andan, üç yaşına kadar acizdir. Kendi işini kendi halledemez. Hep yardım ve destek bekler pozisyondadır. Bu acziyeti de, onu kendine bakım veren kişiye karşı önce bağımlı sonra ilerleyen dönemlerde de yarı bağımlı yapar. Çocuğa bakım veren kişi annedir. Anne, kendine has vasıfları ile yardıma ve kendine muhtaç olan çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayabilirse, çocuk iç dünyasında darbe almadan, hayatında karşılaşabilecek büyük ve yaralayıcı olaylar karşısında hayal kırıklığına yelken açmadan yoluna güvenle devam edebilir. Onu huzursuz edebilecek durumlarla baş edebilir ve güçlü olur. Aksine bu dönemde çocuk- anne arasında temel güven ilişkisi kurulmadığında, bu durumun göstergesi de kişinin iç dünyasında baş edilmesi zor bir durum karşısında kendini ilk fırsatta belli eden ruhsal çatlaklarıdır.
Her ne kadar evleri n yıkılması, binaların içinde derin büyük çatlakların olması bizi fazlası ile etkilese de, iç dünyamızda yer alan hayal kırıklıklarının oluşturduğu çatlakların derinliği ve de tamiri kadar zor değildir.
Aslında bunun o kadar çok nedeni vardır ki; her neden, herkes için farklıdır. Herkesin kendince söyleyecek sözleri, anlatacak hikâyeleri vardır derinlerinde. Fakat bazen iki farklı insanın benzer aynı olayı yaşamalarına rağmen, yaşadıkları hayal kırıklığı karşısında verdikleri tepkinin farklı olması çok düşündürücü değil midir?
Bazen aynı aileden iki kardeş aynı anda travmatik bir olay yaşıyor ve yaşanılan bu olay karşısında bir tanesi yıkılıyor, derinden sarsılıyor, bir diğeri ise bütün aileyi ayakta tutmaya çalışıyor. Yaşanılan şiddetli durumla başa çıkabiliyor ve bir şekilde ayakta kalıyor ve hayatını kaldığı yerden devam ettirebiliyor. Kendinde yaşama gücü buluyor, yaşamak için nedenleri oluyor. Peki neden?
Bu soru Van’da yaşanan büyük depremle beraber zihnimi daha fazla meşgul etmeye başladı. Çünkü kimi insan büyük kayıplar yaşamış olmasına rağmen, hayatını bir yerden devam ettirme gücünü kendinde bulurken, kimi de yaşanan büyük yıkım karşısında hayal kırıklığı, endişe hali, panik atak nöbetleri ve depresyon belirtileri gösterebilmektedir. Bu belirtiler karşısında insan kendini güçsüz, yorgun, yetersiz, hasta gibi hissedebilmektedir…
Bu tarz ruhsal sıkıntıları olan kişinin bağ kurabileceği yakınlarının olması, arkadaşlarının olması, destek alması, zor koşullarda toparlanması için oldukça önemlidir. Eğer kendi için yardım çağrısında bulunabilecek yakınları varsa psikolojik ve ya medikal destek alabilir. Öbür türlü insan kendi yıkımıyla tek başına baş etmekte zorlanabilir.
Bilinen çok önemli bir şey var ki yaşanan büyük deprem karşısında herkesin el ele vererek hiç bir karşılık beklemeksizin yardımlaşması çok muhteşem bir olay. Sanki anne –çocuk arasında kurulan karşılıksız sevgi bağının, makromize edilmiş hali gibi. Çünkü hiç tanımadığımız, kim olduğunu bilmediğimiz insanlara nerede olurlarsa olsun sıkıntıda ise yardım götürme, yaraları sarma, merhamet besleme ve bakımını üstlenme; yönleriyle anaçlık tarafımızın ön plana çıktığı bir toplumuz.
Anaçlık, annelik, merhamet gösteren, bakım veren, onaran, saran, kuşatan gibi birbiri ile bağlantılı ve her birinin bir diğerini anlattığı manidar kelimeler… Yani anneliğe has vasıflar, insanda var olabilecek psikolojik yıkımları onarıyor veya yıkılmadan önleyebiliyor.
Bilinen o ki bir çocuk dünyaya geldiği andan, üç yaşına kadar acizdir. Kendi işini kendi halledemez. Hep yardım ve destek bekler pozisyondadır. Bu acziyeti de, onu kendine bakım veren kişiye karşı önce bağımlı sonra ilerleyen dönemlerde de yarı bağımlı yapar. Çocuğa bakım veren kişi annedir. Anne, kendine has vasıfları ile yardıma ve kendine muhtaç olan çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayabilirse, çocuk iç dünyasında darbe almadan, hayatında karşılaşabilecek büyük ve yaralayıcı olaylar karşısında hayal kırıklığına yelken açmadan yoluna güvenle devam edebilir. Onu huzursuz edebilecek durumlarla baş edebilir ve güçlü olur. Aksine bu dönemde çocuk- anne arasında temel güven ilişkisi kurulmadığında, bu durumun göstergesi de kişinin iç dünyasında baş edilmesi zor bir durum karşısında kendini ilk fırsatta belli eden ruhsal çatlaklarıdır.
Her ne kadar evleri n yıkılması, binaların içinde derin büyük çatlakların olması bizi fazlası ile etkilese de, iç dünyamızda yer alan hayal kırıklıklarının oluşturduğu çatlakların derinliği ve de tamiri kadar zor değildir.
.................
kalbinur, post: 1432372, member: 88924selamün aleyküm herkese ben geldimm hayırlı geceler dilerim inşaallah iyisinizdir???
ve aleykum selam hooooş geldin nuurum =))
Nöbeti devralan kayboluyor ne işse :D
iyiyim şahsen sen nasılsın(;
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
kalbinur, post: 1432372, member: 88924selamün aleyküm herkese ben geldimm hayırlı geceler dilerim inşaallah iyisinizdir???
Ve aleykumselam canım nasıl oldun sende iyisin inşallah. Bu arada hani yabancı biryere gidersinde orda sana yakın olan birkaç kişi olur ve sonradan ortadan kaybolur seninde gözlerin sürekli o kişiyi arar ya bende seni aradım vallahi. Hoşgeldin
Çeşm-i Bülbül, post: 1432373, member: 112937ve aleykum selam hooooş geldin nuurum =))
Nöbeti devralan kayboluyor ne işse :D
iyiyim şahsen sen nasılsın(;
Allah iyilikler versin kardeşim:Dhiç sorma be kardeşim kaç gndür hastane ev arasında mekik dokuyorum:)
kalbinur, post: 1432375, member: 111641Allah iyilikler versin kardeşim:Dhiç sorma be kardeşim kaç gndür hastane ev arasında mekik dokuyorum:)
Amin.. ALLAH Celle Celalühü şifa versin..
Rahatsızlığın ne ki?
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Çeşm-i Bülbül, post: 1432377, member: 99647Amin.. ALLAH Celle Celalühü şifa versin..
Rahatsızlığın ne ki?
onu ben bile bilmiyom hatta bugün doktorla kavga bile ettim:(söyle diyom demiyor be kardeşim fena kapıştık yarın tekrar gidecem kardeşim ama ben sizleri görünce mutlu oluyorum iyiki varsınız
Çeşm-i Bülbül, post: 1432377, member: 99647Amin.. ALLAH Celle Celalühü şifa versin..
Rahatsızlığın ne ki?
onu ben bile bilmiyom hatta bugün doktorla kavga bile ettim:(söyle diyom demiyor be kardeşim fena kapıştık yarın tekrar gidecem kardeşim ama ben sizleri görünce mutlu oluyorum iyiki varsınız
kalbinur, post: 1432380, member: 94128onu ben bile bilmiyom hatta bugün doktorla kavga bile ettim:(söyle diyom demiyor be kardeşim fena kapıştık yarın tekrar gidecem kardeşim ama ben sizleri görünce mutlu oluyorum iyiki varsınızbenim mesajı es geçtin galiba kalbinur kardeşim canın sağolsun. Rabbim şifa versin inşallah. Hayırlı geceler.
kalbinur, post: 1432380, member: 94128onu ben bile bilmiyom hatta bugün doktorla kavga bile ettim:(söyle diyom demiyor be kardeşim fena kapıştık yarın tekrar gidecem kardeşim ama ben sizleri görünce mutlu oluyorum iyiki varsınız
Alla alla... Hayırlısı olsun bakalım...
Aynen nurum mutlu oluyoruz ki burdayız (;
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Hiç nefes alırken nefessiz kaldınız mı? Hiç içiniz haykırışlarda iken diliniz sessiz kaldımı? Hiç yüreğiniz yanarken içiniz üşüdü mü? Etrafındaki kalabalık arasında yalnız kaldınız mı hiç? Peki ya gözleriniz gülerken aynı zamanda gözbebekleriniz yaşla doldumu?
Belki bir kez belki binlerce kez nefessiz kaldık, sessiz kaldık, yalnız kaldık, ağladık..üşüdük..hayata küstük.
Unutuyoruz çoğu zaman derdimizin devasının nerde olduğunu,göremiyoruz ondan başka gidecek kapı olmadığını...
UNUTMA SENİ SENDEN DAHA İYİ DÜŞÜNEN SADECE "ALLAH AZZE VE CELLE"
Belki bir kez belki binlerce kez nefessiz kaldık, sessiz kaldık, yalnız kaldık, ağladık..üşüdük..hayata küstük.
Unutuyoruz çoğu zaman derdimizin devasının nerde olduğunu,göremiyoruz ondan başka gidecek kapı olmadığını...
UNUTMA SENİ SENDEN DAHA İYİ DÜŞÜNEN SADECE "ALLAH AZZE VE CELLE"
merveneva, post: 1432383, member: 103783benim mesajı es geçtin galiba kalbinur kardeşim canın sağolsun. Rabbim şifa versin inşallah. Hayırlı geceler.
kusura bakma kardeşim görmedim hakkını hela et netim biraz ağır bana geç geliyor tekrar kusura bakma sanada hayılı geceler
kalbinur, post: 1432390, member: 111641kusura bakma kardeşim görmedim hakkını hela et netim biraz ağır bana geç geliyor tekrar kusura bakma sanada hayılı geceler
Helal olsun kardeşim ne demek. Görmediğini anladım zaten. Allaha emanetsin
Yüreğim acıyor hasretten yine,
Çok dertliyim bu gece...
Hatrım soranım kalmadı artık,
Yalnızım sürgünlerimde..
Çoğaldı, çoğaldı anılar ..Sulandı gözlerim aksine...
Çok dertliyim bu gece...
Hatrım soranım kalmadı artık,
Yalnızım sürgünlerimde..
Çoğaldı, çoğaldı anılar ..Sulandı gözlerim aksine...
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/71296-icinden-geceni-paylas · 31.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.