GÜNÜN HADİSİ
83.164 görüntülenme · 794 yanıt
1- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Gençlerinizin en hayırlıları; ihtiyarlar gibi ölümü düşüne, gençlik heveslerine yenik düşmeyen ve gaflette boğulmayanlardır. İhtiyarlarınızın en kötüleri de; gaflet ve isteklerine uymada gençlere benzeyenlerdir.”
2- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Kul şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe kıyamet gününde ayakları olduğu yerden kıpırdamaz.
1-Ömrünü nerede tükettiğinden
2-Gençliğini nerede harcadığından
3-İlmiyle ne amel ettiğinden
4-Malını nerede kazanıp, nereye harcadığından.
5-Bedenini nerede yıprattığından.”
3- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Genç yaşta ibadetle meşgul olan kimsenin, ihtiyarlığında ibadetle meşgul olan kimseye olan üstünlüğü; peygamberlerin diğer insanlara olan üstünlükleri gibidir.”
4- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah şöyle buyuruyor:
- Benim belirlediğim kadere iman eden, indirdiğim kitabın hükümlerine razı olan, verdiğim rızka kanaat eden, istek ve arzularını benim için terk edebilen genç, katımda bazı melekler gibidir.”
5- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Muhakkak ki Allah, gençliğini Allah’a itaat yolunda harcayan genci sever.”
6- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Rabbin olgun davranan gençten hoşlanır.”
7- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Bir genç, ilim ve ibadet içerisinde yetişir, olgunlaşırsa; Allah, kıyamet günü ona yetmiş iki sıddîkin sevabı kadar sevap verir.”
8- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah, tövbekâr genci sever.”
9- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Her yönüyle cömert ve güzel ahlaklı bir genç, Allah katında, kendisini ibadete vermiş cimri ve kötü huylu bir ihtiyardan daha sevimlidir.”
10- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Yedi kimseyi Allah Teala, kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde, gölgesinde barındıracaktır. Bunlar; adaletli devlet reisi, Rabbine ibadet ederek yetişen genç, gönlü mescidlere bağlı kimse, birbirlerini Allah rızası için seven ve buluşmaları da ayrılmaları da bu sevgiye dayalı olan iki şahıs, itibarlı ve güzel bir kadın kendisiyle beraber olmak isteyince “Ben Allah’tan korkarım” diyerek buna yanaşmayan erkek, sağ elin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren adam ve tenhada Allah’ı anıp gözleri yaşla dolan kişidir.
“Gençlerinizin en hayırlıları; ihtiyarlar gibi ölümü düşüne, gençlik heveslerine yenik düşmeyen ve gaflette boğulmayanlardır. İhtiyarlarınızın en kötüleri de; gaflet ve isteklerine uymada gençlere benzeyenlerdir.”
2- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Kul şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe kıyamet gününde ayakları olduğu yerden kıpırdamaz.
1-Ömrünü nerede tükettiğinden
2-Gençliğini nerede harcadığından
3-İlmiyle ne amel ettiğinden
4-Malını nerede kazanıp, nereye harcadığından.
5-Bedenini nerede yıprattığından.”
3- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Genç yaşta ibadetle meşgul olan kimsenin, ihtiyarlığında ibadetle meşgul olan kimseye olan üstünlüğü; peygamberlerin diğer insanlara olan üstünlükleri gibidir.”
4- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah şöyle buyuruyor:
- Benim belirlediğim kadere iman eden, indirdiğim kitabın hükümlerine razı olan, verdiğim rızka kanaat eden, istek ve arzularını benim için terk edebilen genç, katımda bazı melekler gibidir.”
5- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Muhakkak ki Allah, gençliğini Allah’a itaat yolunda harcayan genci sever.”
6- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Rabbin olgun davranan gençten hoşlanır.”
7- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Bir genç, ilim ve ibadet içerisinde yetişir, olgunlaşırsa; Allah, kıyamet günü ona yetmiş iki sıddîkin sevabı kadar sevap verir.”
8- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah, tövbekâr genci sever.”
9- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Her yönüyle cömert ve güzel ahlaklı bir genç, Allah katında, kendisini ibadete vermiş cimri ve kötü huylu bir ihtiyardan daha sevimlidir.”
10- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Yedi kimseyi Allah Teala, kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde, gölgesinde barındıracaktır. Bunlar; adaletli devlet reisi, Rabbine ibadet ederek yetişen genç, gönlü mescidlere bağlı kimse, birbirlerini Allah rızası için seven ve buluşmaları da ayrılmaları da bu sevgiye dayalı olan iki şahıs, itibarlı ve güzel bir kadın kendisiyle beraber olmak isteyince “Ben Allah’tan korkarım” diyerek buna yanaşmayan erkek, sağ elin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren adam ve tenhada Allah’ı anıp gözleri yaşla dolan kişidir.
Günün Hadisi
Zeyd İbnu Talha İbnu Rükâne (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: "Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm´ın ahlâkı hayadır."
[Muvatta, Hüsnü´l-Hulk 9, (2, 905); İbnu Mâce, Zühd 17, (4181, 4182).]
Zeyd İbnu Talha İbnu Rükâne (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: "Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm´ın ahlâkı hayadır."
[Muvatta, Hüsnü´l-Hulk 9, (2, 905); İbnu Mâce, Zühd 17, (4181, 4182).]
Sedaa_*1- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Gençlerinizin en hayırlıları; ihtiyarlar gibi ölümü düşüne, gençlik heveslerine yenik düşmeyen ve gaflette boğulmayanlardır. İhtiyarlarınızın en kötüleri de; gaflet ve isteklerine uymada gençlere benzeyenlerdir.”
2- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Kul şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe kıyamet gününde ayakları olduğu yerden kıpırdamaz.
1-Ömrünü nerede tükettiğinden
2-Gençliğini nerede harcadığından
3-İlmiyle ne amel ettiğinden
4-Malını nerede kazanıp, nereye harcadığından.
5-Bedenini nerede yıprattığından.”
3- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Genç yaşta ibadetle meşgul olan kimsenin, ihtiyarlığında ibadetle meşgul olan kimseye olan üstünlüğü; peygamberlerin diğer insanlara olan üstünlükleri gibidir.”
4- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah şöyle buyuruyor:
- Benim belirlediğim kadere iman eden, indirdiğim kitabın hükümlerine razı olan, verdiğim rızka kanaat eden, istek ve arzularını benim için terk edebilen genç, katımda bazı melekler gibidir.”
5- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Muhakkak ki Allah, gençliğini Allah’a itaat yolunda harcayan genci sever.”
6- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Rabbin olgun davranan gençten hoşlanır.”
7- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Bir genç, ilim ve ibadet içerisinde yetişir, olgunlaşırsa; Allah, kıyamet günü ona yetmiş iki sıddîkin sevabı kadar sevap verir.”
8- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah, tövbekâr genci sever.”
9- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Her yönüyle cömert ve güzel ahlaklı bir genç, Allah katında, kendisini ibadete vermiş cimri ve kötü huylu bir ihtiyardan daha sevimlidir.”
10- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Yedi kimseyi Allah Teala, kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde, gölgesinde barındıracaktır. Bunlar; adaletli devlet reisi, Rabbine ibadet ederek yetişen genç, gönlü mescidlere bağlı kimse, birbirlerini Allah rızası için seven ve buluşmaları da ayrılmaları da bu sevgiye dayalı olan iki şahıs, itibarlı ve güzel bir kadın kendisiyle beraber olmak isteyince “Ben Allah’tan korkarım” diyerek buna yanaşmayan erkek, sağ elin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren adam ve tenhada Allah’ı anıp gözleri yaşla dolan kişidir.
4- Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah şöyle buyuruyor:
- Benim belirlediğim kadere iman eden, indirdiğim kitabın hükümlerine razı olan, verdiğim rızka kanaat eden, istek ve arzularını benim için terk edebilen genç, katımda bazı melekler gibidir.”
Allah (c.c) razı olsun Kardeşim Paylaşım için teşekkürler
Selam ve Dua ile....
“Ölüp de pişman olmayan yoktur, mutlaka herkes nedamet duyar: İyi yolda olan hayrını daha çok artırmadığına pişman olur, nedamet duyar. Kötü yolda olan da nefsini kötülükten çekip almadığına pişman olur, nedamet duyar.”
(Tirmizi, Zühd 59)
(Tirmizi, Zühd 59)
İbnu Abbas (ra) anlatıyor: “ Resulullah (sav) (bir gün) iki kabre uğradı ve:
“ (Bunlarda yatanlar) azab çekiyorlar. Azabları da büyük bir günahtan değil.” buyurdular. Sonra sözlerine şöyle devam ettiler:
“ Evet! Biri, nemimede (laf götürüp getirmede) bulunurdu. Diğeri de idrar sıçrantısına karşı korunmazdı.” Aleyhisselatu vesselam sonra yaş bir hurma dalı istedi, ikiye böldü. Birini birinin üzerine dikti, birini de diğerinin üzerine dikti. Sonra da:
“ Belki bunlar yaş kaldıkça azapları hafifler!” buyurdular.”
“ (Bunlarda yatanlar) azab çekiyorlar. Azabları da büyük bir günahtan değil.” buyurdular. Sonra sözlerine şöyle devam ettiler:
“ Evet! Biri, nemimede (laf götürüp getirmede) bulunurdu. Diğeri de idrar sıçrantısına karşı korunmazdı.” Aleyhisselatu vesselam sonra yaş bir hurma dalı istedi, ikiye böldü. Birini birinin üzerine dikti, birini de diğerinin üzerine dikti. Sonra da:
“ Belki bunlar yaş kaldıkça azapları hafifler!” buyurdular.”
Ebû Hüreyre’den yapılan rivayete göre, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Bir karınca, peygamberlerden birisini ısırdı, o da emir verip, karıncaların yuvasını yaktırdı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ: ‘Seni bir karınca ısırdı diye mi, beni teşbih eden ümmetlerden bir ümmeti yaktın!’ buyurdu.”
Sahîh-i Müslim Muhtasarı, II, 2241
“Bir karınca, peygamberlerden birisini ısırdı, o da emir verip, karıncaların yuvasını yaktırdı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ: ‘Seni bir karınca ısırdı diye mi, beni teşbih eden ümmetlerden bir ümmeti yaktın!’ buyurdu.”
Sahîh-i Müslim Muhtasarı, II, 2241
Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;
« مَنْ سَبَّحَ اللَّهَ فِى دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَحَمِدَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَكَبَّرَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ فَتِلْكَ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ وَقَالَ تَمَامَ الْمِائَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ غُفِرَتْ خَطَايَاهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ »
“Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuz üç defa sübhanallah der, otuz üç defa elhamdülillah der, otuz üç defa da ‘Allahu ekber’ derse bunların toplamı doksan dokuz eder. Yüze tamamlarken de, ‘Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız o vardır. Şeriki de yoktur. Mülk onundur; Hamd da ona mahsusdur; O her şey'e kadirdir” derse, günahları denizin köpüğü kadar bile olsa affolunur” (Müslim, Mesacid, 27, H.No: 1380).
« مَنْ سَبَّحَ اللَّهَ فِى دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَحَمِدَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَكَبَّرَ اللَّهَ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ فَتِلْكَ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ وَقَالَ تَمَامَ الْمِائَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ غُفِرَتْ خَطَايَاهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ »
“Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuz üç defa sübhanallah der, otuz üç defa elhamdülillah der, otuz üç defa da ‘Allahu ekber’ derse bunların toplamı doksan dokuz eder. Yüze tamamlarken de, ‘Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız o vardır. Şeriki de yoktur. Mülk onundur; Hamd da ona mahsusdur; O her şey'e kadirdir” derse, günahları denizin köpüğü kadar bile olsa affolunur” (Müslim, Mesacid, 27, H.No: 1380).
Enes'den (r.a.) rivayetle:
Siz şu altı şeyi kabul edin; ben de Cennete girmenize vesile olmayı kabul
edeyim:
1. Biriniz konuştuğu zaman yalan söylemesin.
2. Söz verdiği zaman sözünden dönmesin.
3. Kendisine güvenildiğinde hıyanet etmesin.
4. Harama karşı gözünüzü yumunuz.
5. Harama elinizi uzatmayınız.
6. İffetinizi koruyunuz.
(Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir - 3350
Siz şu altı şeyi kabul edin; ben de Cennete girmenize vesile olmayı kabul
edeyim:
1. Biriniz konuştuğu zaman yalan söylemesin.
2. Söz verdiği zaman sözünden dönmesin.
3. Kendisine güvenildiğinde hıyanet etmesin.
4. Harama karşı gözünüzü yumunuz.
5. Harama elinizi uzatmayınız.
6. İffetinizi koruyunuz.
(Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir - 3350
.................
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Bir kimse, bir başkasıyla kardeşleştiği zaman, ilk iş ismini, babasının ismini ve kimlerden olduğunu sorsun. Çünkü böyle yapmak, sevginin artmasına daha uygundur
“Bir kimse, bir başkasıyla kardeşleştiği zaman, ilk iş ismini, babasının ismini ve kimlerden olduğunu sorsun. Çünkü böyle yapmak, sevginin artmasına daha uygundur
.................
Essalâtu vesselâmu aleyke
Yâ Rasûlallâh...
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Ey ALLAH'ın Resûlü! mü'min korkak olur mu?” dedik.
“Evet!” buyurdular.
“Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine:
“ Evet!” buyurdular. Biz yine:
“ Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer:
“Hayır!”buyurdular.”
(Muvatta, Kelâm 19)
Yâ Rasûlallâh...
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Ey ALLAH'ın Resûlü! mü'min korkak olur mu?” dedik.
“Evet!” buyurdular.
“Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine:
“ Evet!” buyurdular. Biz yine:
“ Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer:
“Hayır!”buyurdular.”
(Muvatta, Kelâm 19)
.................
Bir insanın sağlık ve sıhhati yerindeyse, bir günlük nafakası (yiyeceği) varsa ve akşamdan sabaha güvenlik içerisinde sabahladıysa ; bütün dünya ona verilmiş gibidir.
(Bu hadis-i şerifi önceden de hatırlıyorum ama kaynağını bulamadım. :))
(Bu hadis-i şerifi önceden de hatırlıyorum ama kaynağını bulamadım. :))
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/6927-gunun-hadisi · 03.10.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.

