Ya rabbim!!!!!
7.636 görüntülenme · 79 yanıt
“Ya Rabbi! Ben pişmanım, bütün yapmış olduğum günahlardan.
Keşke yapmasaydım. İnşALLAH bir daha ben yapmayacağım
Keşke yapmasaydım. İnşALLAH bir daha ben yapmayacağım
esmer_şeker, post: 1172662, member: 95335çok güselmiş emeğine sağlık...
HilserSeN, post: 1172682, member: 95335emegine sağlık
can kırıkları, post: 1172686, member: 9204“Ya Rabbi! Ben pişmanım, bütün yapmış olduğum günahlardan.
Keşke yapmasaydım. İnşALLAH bir daha ben yapmayacağım
amin kardeşlerim yüreğinize sağlık..
Ya rasulallah..!
Ya rasulallah..!
Ya rasulallah..!
YA RASULALLAH..!
BİR BİLSEN Kİ SEN GİTTİKTEN SONRA ÜMMETLERİN NE HALE GELDİ…
KALEMLER TÜKENİR YAZMAYA,KELİMELER ACİZ KALIR ANLATMAYA ÜMMETLERİN HALİNİ…
DAHA EN BAŞTA BU DÜNYAYA GELİŞ SEBEBİMİZİ UNUTTUK…
YANİ BİZİ YARATAN YÜCE ALLAH (c.c.)'A KARŞI KULLUĞU UNUTTUK..
KİMİMİZ PARANIN PULUN,KİMİMİZ MALIN MÜLKÜ KUL OLDUK..
KİMİMİZ DAHA DA KÖTÜSÜ KULA KUL OLDUK..ÖZ BENLİĞİMİZ UNUTUP BATI TAKLİTÇİSİ OLDUK..
AHİRETİ UNUTUP DÜNYAYA DALDIK..
"BİR KERE GELDİM DÜNYAYA,YAŞA İSTEDİĞİN GİBİ "DİYENLER OLDUK.. DAHA SONRA ….
"ALLAH BİZİM NAMAZLARIMIZA İHTİYACIMI VAR ? "DEYIP NAMAZLARI TERK ETTİK..
VE SONRA YAVAŞ-YAVAŞ DİĞER İBADETLERİ..
""KUR'ANDA PAŞÖRTÜ YOKTUR,TAVUK KURBAN OLUR "GİBİ SAPIK FETVALAR VEREN ZATLARI BAŞLARIMIZA TAÇ ETTİK..
İŞİMİZE BÖYLE GELİYOR DİYE..
BİZE HİÇ BİR FAYDASI OLMAYAN KİTABLARI BİR OKUMADA BİTİRDİK..
AMA SIRA KUR'ANA GELDİ Mİ,GÖZLERİMİZ AĞRIYOR,DEYİP BİR SAYFA DAHİ OKUMAZ OLDUK..
BÜTÜN GÜN BOYUNCA O KADAR MALAYANİ SÖZLER SÖYLERKEN, BİR KEZ "ALLAH "DEMEK VE SİZE SALAVATI ŞERİFE GETİRMEK ZOR GELİR OLDU EFENDİM…
ÇOK GÜLÜP,AZ AĞLAYANLARDAN OLDUK..HALBUKİ SİZ ,"BENİM BİLDİKLERİMİ BİLSEYDİNİZ,AZ GÜLER ÇOK AĞLARDINIZ " BUYURMUŞTUNUZ..
AMA BİZ HEP SİZİN SÖYLEDİKLERİZİN TAM TERSİNİ YAPTIK EFENDİM..
DİŞMANLARIMIZLA DOST,DOSTLARIMIZI DÜŞMAN EDİNDİK..
"SEV "DEDİKLERİNİZİ SEVMEDİK, "SEVME "DEDİKLERİNİZİ SEVDİK HEP..
YA RASULALLAH ..!!
SENİN BİN BİR GÜÇLÜKLE BİZE GETİRMİŞ OLDUĞUN İSLAMİYETİ YAŞAMAZ OLDUK..!!
YANİ GERÇEK İSLAMI'IN SADECE VE SADECE NÜFÜS CÜZDANLARIMIZDA BİR ADI KALDI………………
YA RASULALLAH!! TUT YİNE BİZİM ELLERİMİZİ...BIRAKMA EFENDİM..
BİR BİLSEN Kİ SEN GİTTİKTEN SONRA ÜMMETLERİN NE HALE GELDİ…
KALEMLER TÜKENİR YAZMAYA,KELİMELER ACİZ KALIR ANLATMAYA ÜMMETLERİN HALİNİ…
DAHA EN BAŞTA BU DÜNYAYA GELİŞ SEBEBİMİZİ UNUTTUK…
YANİ BİZİ YARATAN YÜCE ALLAH (c.c.)'A KARŞI KULLUĞU UNUTTUK..
KİMİMİZ PARANIN PULUN,KİMİMİZ MALIN MÜLKÜ KUL OLDUK..
KİMİMİZ DAHA DA KÖTÜSÜ KULA KUL OLDUK..ÖZ BENLİĞİMİZ UNUTUP BATI TAKLİTÇİSİ OLDUK..
AHİRETİ UNUTUP DÜNYAYA DALDIK..
"BİR KERE GELDİM DÜNYAYA,YAŞA İSTEDİĞİN GİBİ "DİYENLER OLDUK.. DAHA SONRA ….
"ALLAH BİZİM NAMAZLARIMIZA İHTİYACIMI VAR ? "DEYIP NAMAZLARI TERK ETTİK..
VE SONRA YAVAŞ-YAVAŞ DİĞER İBADETLERİ..
""KUR'ANDA PAŞÖRTÜ YOKTUR,TAVUK KURBAN OLUR "GİBİ SAPIK FETVALAR VEREN ZATLARI BAŞLARIMIZA TAÇ ETTİK..
İŞİMİZE BÖYLE GELİYOR DİYE..
BİZE HİÇ BİR FAYDASI OLMAYAN KİTABLARI BİR OKUMADA BİTİRDİK..
AMA SIRA KUR'ANA GELDİ Mİ,GÖZLERİMİZ AĞRIYOR,DEYİP BİR SAYFA DAHİ OKUMAZ OLDUK..
BÜTÜN GÜN BOYUNCA O KADAR MALAYANİ SÖZLER SÖYLERKEN, BİR KEZ "ALLAH "DEMEK VE SİZE SALAVATI ŞERİFE GETİRMEK ZOR GELİR OLDU EFENDİM…
ÇOK GÜLÜP,AZ AĞLAYANLARDAN OLDUK..HALBUKİ SİZ ,"BENİM BİLDİKLERİMİ BİLSEYDİNİZ,AZ GÜLER ÇOK AĞLARDINIZ " BUYURMUŞTUNUZ..
AMA BİZ HEP SİZİN SÖYLEDİKLERİZİN TAM TERSİNİ YAPTIK EFENDİM..
DİŞMANLARIMIZLA DOST,DOSTLARIMIZI DÜŞMAN EDİNDİK..
"SEV "DEDİKLERİNİZİ SEVMEDİK, "SEVME "DEDİKLERİNİZİ SEVDİK HEP..
YA RASULALLAH ..!!
SENİN BİN BİR GÜÇLÜKLE BİZE GETİRMİŞ OLDUĞUN İSLAMİYETİ YAŞAMAZ OLDUK..!!
YANİ GERÇEK İSLAMI'IN SADECE VE SADECE NÜFÜS CÜZDANLARIMIZDA BİR ADI KALDI………………
YA RASULALLAH!! TUT YİNE BİZİM ELLERİMİZİ...BIRAKMA EFENDİM..
Gönder yâ Rabbî!
Gönder yâ Rabbî!
“Kul ‘Yâ Rabbî, Yâ Rabbî’ dediği vakit, Allahü Teâlâ ‘Kulum, ne istiyorsun? ıste, (dilediğin) verilecektir’ buyurmaktadır.”1
***
Bütün mahlûkat bekliyor…
Rabbinin rahmet hazinesinden ta’yîn ve takdir ettiği rızkı beklemeyen var mıdır?
Kimi ağzını açmış, annesinin getireceği bir lokma “kay”a razı; kiminin elleri açılmış, “Hayy”dır fîzârı…
Gönder yâ Rabbî!
Mikroptan gergedana, papatyadan çınar ağacına kadar bütün canlılar Rezzâk’ından bekler rızkını.
Amelesi ağası, gedası paşası rızka muhtâç; makam mevki kâr etmez.
Yağmuru rahmet eden, arzda rızkı halk eden işitmez mi duâyı?
Tarlayı ekmeli çiftçi, işinde işlemeli işçi; usta dövmeli demiri, analar yoğurmalı hamuru…
Hâl, kâl’e omuz vermeli, duâ ederken.
Ağaçlar, semâya uzatmış kollar gibi dallarını, bekliyor.
Toprak tohuma, tohum hubûb’a hâmile, bekliyor.
Gönder yâ Rabbî!
Her duâya cevap veren Allah’ım! Muhtâca matlûbunu ver.
Demirciler tak tak eder, takırdar; damda leylek lâk lâk eder, lâkırdar. Umarlar hâlleriyle, isterler dilleriyle.
Gönder yâ Rabbî!
Yer altında solucan, yer üstünde halecân; kimi gider, kimi gelir, koşuşur.
Deryadaki, Dünyadaki bütün canlıların rızkını ihsan eden Allah’ım! Ne kadar cömertsin, ne çok merhamet sahibisin!
Kudretinin dairesini akıl alır gibi değil!
Sabah giden, akşam dönen bunca insan, bunca hayvan yuvasına çeker durur; karınca misâli, karınca kararınca…
Kımıldayan dudaklar, ister Senden daima; dinsizi hâlle, dinlisi kâlle.
Mutî’ kullarına ikrâm, asî kullarına ihsân eden Sensin!
Çalınacak kapı Sensin! Bilse de, bilmese de mahlûk…
Gönder yâ Rabbî!
Sen vermezsen ne hâl olur bunca can?
Büyüklüğün şânındandır “aman”a eman.
Dünyada sultan, orada hüsrân etme elaman!
Kerem-kârsın, meded-kârsın; yâ Hannan, yâ Mennan.
Sen, Rabbi’l-Âleminsin.
Hışırdayan yapraklar, çatlak kara topraklar; inekler, sinekler, böcekler; gülümseyen taç yapraklı çiçekler kendilerine mahsûs dilleriyle, dilerler rahmetini.
“Ey kullarım! Benim doyurduklarımdan başka hepiniz açsınız. O halde benden rızık isteyin ki, sizi doyurayım”2 buyuruyorsun.
Ne gelirse Sendendir, cümle kusur bizdendir.
Âkıbet hayr olacaksa, gönder yâ Rabbî!..
ALı RIZA AYDIN
Gönder yâ Rabbî!
“Kul ‘Yâ Rabbî, Yâ Rabbî’ dediği vakit, Allahü Teâlâ ‘Kulum, ne istiyorsun? ıste, (dilediğin) verilecektir’ buyurmaktadır.”1
***
Bütün mahlûkat bekliyor…
Rabbinin rahmet hazinesinden ta’yîn ve takdir ettiği rızkı beklemeyen var mıdır?
Kimi ağzını açmış, annesinin getireceği bir lokma “kay”a razı; kiminin elleri açılmış, “Hayy”dır fîzârı…
Gönder yâ Rabbî!
Mikroptan gergedana, papatyadan çınar ağacına kadar bütün canlılar Rezzâk’ından bekler rızkını.
Amelesi ağası, gedası paşası rızka muhtâç; makam mevki kâr etmez.
Yağmuru rahmet eden, arzda rızkı halk eden işitmez mi duâyı?
Tarlayı ekmeli çiftçi, işinde işlemeli işçi; usta dövmeli demiri, analar yoğurmalı hamuru…
Hâl, kâl’e omuz vermeli, duâ ederken.
Ağaçlar, semâya uzatmış kollar gibi dallarını, bekliyor.
Toprak tohuma, tohum hubûb’a hâmile, bekliyor.
Gönder yâ Rabbî!
Her duâya cevap veren Allah’ım! Muhtâca matlûbunu ver.
Demirciler tak tak eder, takırdar; damda leylek lâk lâk eder, lâkırdar. Umarlar hâlleriyle, isterler dilleriyle.
Gönder yâ Rabbî!
Yer altında solucan, yer üstünde halecân; kimi gider, kimi gelir, koşuşur.
Deryadaki, Dünyadaki bütün canlıların rızkını ihsan eden Allah’ım! Ne kadar cömertsin, ne çok merhamet sahibisin!
Kudretinin dairesini akıl alır gibi değil!
Sabah giden, akşam dönen bunca insan, bunca hayvan yuvasına çeker durur; karınca misâli, karınca kararınca…
Kımıldayan dudaklar, ister Senden daima; dinsizi hâlle, dinlisi kâlle.
Mutî’ kullarına ikrâm, asî kullarına ihsân eden Sensin!
Çalınacak kapı Sensin! Bilse de, bilmese de mahlûk…
Gönder yâ Rabbî!
Sen vermezsen ne hâl olur bunca can?
Büyüklüğün şânındandır “aman”a eman.
Dünyada sultan, orada hüsrân etme elaman!
Kerem-kârsın, meded-kârsın; yâ Hannan, yâ Mennan.
Sen, Rabbi’l-Âleminsin.
Hışırdayan yapraklar, çatlak kara topraklar; inekler, sinekler, böcekler; gülümseyen taç yapraklı çiçekler kendilerine mahsûs dilleriyle, dilerler rahmetini.
“Ey kullarım! Benim doyurduklarımdan başka hepiniz açsınız. O halde benden rızık isteyin ki, sizi doyurayım”2 buyuruyorsun.
Ne gelirse Sendendir, cümle kusur bizdendir.
Âkıbet hayr olacaksa, gönder yâ Rabbî!..
ALı RIZA AYDIN
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/67632-ya-rabbim · 08.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.