Öfkeli Bir Anne Baba mısınız?

2.243 görüntülenme · 4 yanıt

Paylaş:
selimoğlu

selimoğlu

Mübarek Üye · 504 mesaj

#1
ASLINDA NORMAL BİR DUYGU OLAN “ÖFKE”, KONTROL EDİLEMEDİĞİNDE AİLEDEKİ HERKESİN RUH SAĞLIĞINI YARALIYOR.

Öfkemizi kontrol edemeyişimiz ailede eşler arasında olduğu kadar anne baba ve çocukların iletişiminde de pek çok sorunlara davetiye çıkarır. Aslında öfke bir davranış değil duygudur. Bu duygumuzu değişik davranışlarla ifade ederiz ve bu davranış şekilleri bizim asabi, sakin ya da kontrollü gibi anılmamıza yol açar. Kontrolden çıkıp yıkıcı hale dönüşen öfke kişinin bedensel, ruhsal olarak hayat kalitesinde ve çevresiyle iletişiminde sorunlara yol açar. Aile içi şiddet, fiziksel ya da sözel saldırganlık, toplumsal şiddet gibi bir çok sosyal yaraların temelinde öfkeyi dışa vurma şekillerindeki anormallikler vardır. Bu yanlış dışavurumlara yol açan düşünce ise öfkemizin hep başkalarının yüzünden ortaya çıktığı inancıdır. Oysa öfkelerimizin çoğu bizim düşünce yanlışlıklarımızdan, kuruntu ve takıntılarımızdan kaynaklanabilir.

ÖFKELENDİĞİMİZDE NELER YAPARIZ?

Bağırıp çağırmak, bir şeyleri kırmak, saç başa kavga etmek, ısrar etmek-inatlaşmak, şiddet göstermek, dik dik bakmak, tehdit etmek, masayı yumruklamak, içe kapanmak, öç almayı planlamak en belirgin öfke davranışlarıdır. Bunları uygulamanın ne kadar doğru olduğunu ise “normallik” ve “anormallik” ölçütlerimiz belirler. Toplumun genelinin uygun gördüğü, yadırgamadığı davranışları normal kabul ediyoruz. Böyle davranan insanları da “sağlıklı” , “ölçülü” gibi tanımlıyoruz.
Öfkelenildiğinde gösterilen davranışlar da kişinin sağlıklı olup olmadığı hakkında ip uçları veriyor. Eğer vurma, kırma, hakaret gibi davranışlar gösteriliyorsa bunlar kişilik özelliklerine işaret ediyor ve değiştirilmesi nerdeyse imkansız kabul ediliyor. Ruh bilimlerinde bu güne kadar kişiliğin değiştirilmesi ya da kişilik bozukluğunun tedavi edilmesine yönelik bir gelişme kaydedilmiş değil. Bilinen gerçek sadece sonradan oluşan hastalıkların tedavi edilebildiği fakat bozuk kişilikler konusunda tıbbın aciz kaldığı. Bu noktaya insanımız zaten “Can çıkar huy çıkmaz” teşhisiyle işaret etmiş. Bu konu bilhassa eşler arası iletişimde kendini gösteriyor. Şiddetin olduğu ailede bu sağlıksız davranış hep devam ede geliyor ve çocukların ruh sağlığını olumsuz etkiliyor.


ÖFKE DÜZEYİNİZİ BEDENSEL TEPKİLERİNİZLE ÖLÇÜP ÖNLEM ALIN

Öncelikle öfke durumunda vücudunuzun nasıl tepkiler verdiğini keşfederek öfkenizin şiddetini anlamalısınız. Vücudunuzun verdiği sinyalleri düşünce ve davranışlarınızı değiştirmek için bir ipucu olarak kullanın. Sol şakağınızdaki damarların pıt pıt attığını ve şiştiğini hissettiğinizde artık öfkenize hakim olamıyorsunuz ya da eliniz ayağınız titremeye başladı. Bu uyarılar size bir adım ötesinin tehlike olduğunu söyler. Hemen duraklamalı ve ortamı terk etmelisiniz.
Derin nefes alın. Sinirlendiğinizde tepki vermeden önce 5 kere derin nefes alıp verin. Nefes alıp verme beyne giden kan akışınızı dengeler.
Pozisyon değiştirin. Efendimiz’in (s.a.v) tavsiye ettiği gibi, ayaktaysanız oturun. Oturuyorsanız kalkın. Ve en güzeli abdest alın…

ÖFKE NASIL KONTROL EDİLİR?

Öfke kontrolünde amaç; saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisi kazanmak olmalıdır. Doğru yöntem kişiden kişiye değişir. Doğru yöntemi belirlerken kişinin kendine uygun olanı seçmesi gerekir.
Öncelikle öfkenin sebebini tanımlamalısınız ve bu durumlarla yüzleşmeli ve nasıl kaçınabileceğinizi bulmalısınız. Sizi öfkelendiren olaya alternatif açıklamalarla yaklaşın. Aynı konuyu farklı bakış açılarıyla düşünmeniz sizi daha doğru tepkiler vermeye yönlendirir.
Öfkelendiğinizde olayları büyütür, çarpıtır ve farklı algılarsınız. Öfkeliyken düşünme biçiminizi yeniden gözden geçirin. Öfke kontrol cümleleriniz olsun. “Öfkenin seni ele geçirmesine izin verme”; “Susan daima kazanır, susmalısın” vs…

Sizi öfkelendireceğini tahmin ettiğiniz olayları önceden yönlendirmeye çalışın. Çocuğunuz sabahları vaktinde kalkamıyorsa çalar saati yarım saat daha erkene alabilirsiniz. Olumlu bir olayı örnek alıp, ardından kafanızda tekrarlayıp ders çıkarın. Kızdığı zaman sabredip susan bir arkadaşınızın tavrını örnek alıp uygulayın.
Karşılık vermeyin, suçlamayın. Suçlayan ya da öfkeye öfkeyle karşılık veren yöntem öfkeyi çoğaltır. Sizi üzen kızdıran gerçek nedeni yapıcı ifadelerle izah edin. “Her zaman geç geliyorsun” demek yerine “Bundan sonra erken gelmeye çalış” demek yapıcı bir ifadedir.

Genellemelerden kaçının. Genellemeler yıkıcı ifadelerdir. Öfkeyi çoğaltır. “Hiç laf anlamazsın”, “Hep beni sinirlendiriyorsun” ifadelerindeki “hep” ve hiç” le başlayan cümleler öfkeyi alevlendirir.



Alıntı; Hanzade YÜCEL

Semerkand Aile dergisi• 40. Sayı

Semerkand Aile Dergisi - Aylık Aile Dergisi
gurbette

gurbette

Mübarek Üye · 2.850 mesaj

#2
selamun aleykum
degerli paylasiminiz için tesekkurler
bircogumuzda maalesef ¨¨ofkelenme hastaligi var yine bunu çözümünu yazinizdada belirtildigi gibi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bizlere ögretmis;Efendimiz’in (s.a.v) tavsiye ettiği gibi, ayaktaysanız oturun. Oturuyorsanız kalkın. Ve en güzeli abdest alın…bir baska hadisi serifte ise Efendimiz;
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir" Kaynak: Buhari, Edeb 76; Müslim, Birr 107, (2760); Muvatta, Hüsnü'l-halk 12, (2, 906)
selam ve dua ile...
sahaff

sahaff

Kıdemli Üye · 276 mesaj

#3
Bağırıp çağırmak, bir şeyleri kırmak, saç başa kavga etmek, ısrar etmek-inatlaşmak, şiddet göstermek, dik dik bakmak, tehdit etmek, masayı yumruklamak, içe kapanmak, öç almayı planlamak en belirgin öfke davranışlarıdır


Kardeşim Allah sizden razı olsun.

Bir çoğumuzda olan ama önemsemediğimiz bir ''Hastalığı'' ! gündeme getirmişsiniz teşekkürler.
cerennur16

cerennur16

Üye · 17 mesaj

#4
allah razı olsun kardeşim güzel bir yazıydı allaha emanet olun
leyla-1

leyla-1 🛡

Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 42.001 mesaj

#5
Allah razı olsun kardeşim emeklerinize gönlünüze sağlık gerçek önemli herkesin düşünmesi ders alması gereken bir paylaşımdı.Selam ve dua ile selametle kalınız.
Hani melekler sormuştu Rabbimize;
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.