'' Yeteeeeerr ''
Yusufu zindana attıran Züleyha
4.356 görüntülenme · 20 yanıt
Anlatırlarki ; Züleyha,Yusuf'u zindana attırdığı vakit onun ayrılığıyla yanıp yakılmaya başlamış.Hem kendisinden ayırmış,hem hasretini çeker olmuş.Bu yüzden zaman zaman zindan ziyaretine gider, sureta '' hükümlüm kaçmış olmasın!'' diye kontrol eder, ama içten hasrette giderirmiş.
Eğer yusufu uyurken bulursa hücresinin önünde bekler,seyreder, uyanık bulursa azarlar ve böylece yüzüne bakarmış.Nihayet bir keresinde Yusufun sesinide özlediğini fark etmiş ve bir köle çağırıp '' hemen şimdi, Yusufu yere yık,adamakıllı kamçıla! öyle vur ki uzaktan ah ettiğini duyayım!'' demiş.
Köle emre itaate niyetlendiysede Yusufun güzel yüzünü görünce kıyamamış.Hücrede bir post var imiş , onu yere sermiş ve başlamış posta vurmaya.Kölenin her kamçısında Yusuf mahsustan feryad etmekte, çığlık atmaktaymış.Züleyha ise bağırmaya devamda ;
'' Daha hızlı vur,adamakıllı vur!''
Nihayet köle yusufa yalvarmış;
''A güneş yüzlü sultan,Züleyha gelirde sırtında kırbaç izi görmezsse şüphesiz beni öldürür.Omuzunu aç,dişini sık,bir kerecik olsun kamçıya dayan ''
Yusuf elbisesini sıyırdı,köle öyle bir vuruşla vurmuştu ki Yusuf yere kapaklanmış,Züleyha bu sefer Yusufun ah edişini duyar duymaz bağırmış ;
'' Yeteeeeerr ''
'' Yeteeeeerr ''
alıntı
Kıymetli kardeşim Züleyha hanımın yıllar sonra saraydan kovulup,Yusuf a.s mın Sultan olmasından sonra da o nun la evlenip Peygamber hanımı olduğunu biliyormuydunuz ?... :) Dolayısı ile Peygamber eşleri inananların anneleri olurlar,Züleyha hanımda bizlerin validesidir,Nereden nereye değilmi ?... :)
Eline sağlık...
Eline sağlık...
ERZURUMLİKıymetli kardeşim Züleyha hanımın yıllar sonra saraydan kovulup,Yusuf a.s mın Sultan olmasından sonra da o nun la evlenip Peygamber hanımı olduğunu biliyormuydunuz ?... :) Dolayısı ile Peygamber eşleri inananların anneleri olurlar,Züleyha hanımda bizlerin validesidir,Nereden nereye değilmi ?... :)
Eline sağlık...
bilmez miyim değerli abim, Rabbim nelere kadir...:)
Züleyha annemizin yıllarca süren sabrı, aşkı....bambaşka...
okuyan gözlerinize sağlık...:)
Ben,YUSUF sınanmış bir kalbin sahibiyim....
Şöyle buyur,bu kalp senin efendim....
Şimdi ben,YUSUF tutki mısıra azizim,efendiyim...
Boynumdaki künyede hala vasfım yazılı... ZÜLEYHAYA KÖLEYİM...
Vay beeee...
Onların aşkı bu işte.Şimdikilere aşkmı denir acaba?Emeğine,O güzel yüreğine sağlık kardeşim,çok güzel ya.
Şöyle buyur,bu kalp senin efendim....
Şimdi ben,YUSUF tutki mısıra azizim,efendiyim...
Boynumdaki künyede hala vasfım yazılı... ZÜLEYHAYA KÖLEYİM...
Vay beeee...
Onların aşkı bu işte.Şimdikilere aşkmı denir acaba?Emeğine,O güzel yüreğine sağlık kardeşim,çok güzel ya.
Kur'ana sevdalı, post: 1195241, member: 46876Ben,YUSUF sınanmış bir kalbin sahibiyim....
Şöyle buyur,bu kalp senin efendim....
Şimdi ben,YUSUF tutki mısıra azizim,efendiyim...
Boynumdaki künyede hala vasfım yazılı... ZÜLEYHAYA KÖLEYİM...
Vay beeee...
Onların aşkı bu işte.Şimdikilere aşkmı denir acaba?Emeğine,O güzel yüreğine sağlık kardeşim,çok güzel ya.
teşekkürler abi...
gizli-modeste, post: 1195243, member: 71093Güzel paylaşım. Bilmediğimiz ne kadar da güzel şeyler var.
farkına varmak gerek o güzel şeylerin...
okuyan gözlerinize sağlık
deniz yıldızı, post: 1195237, member: 46876Ben,YUSUF sınanmış bir kalbin sahibiyim....
Şöyle buyur,bu kalp senin efendim....
Şimdi ben,YUSUF tutki mısıra azizim,efendiyim...
Boynumdaki künyede hala vasfım yazılı... ZÜLEYHAYA KÖLEYİM...
Esselamu Aleyküm canım
Rahman c.c. ebeden razı olsun inşallah
yüreklere dokunan bir paylaşım...
emeğine ve güzel yüreğine sağlık
selam ve duayla
Rahman c.c. emanetsinB)
Su-Eda, post: 1197244, member: 99365
Esselamu Aleyküm canım
Rahman c.c. ebeden razı olsun inşallah
yüreklere dokunan bir paylaşım...
emeğine ve güzel yüreğine sağlık
selam ve duayla
Rahman c.c. emanetsinB)
ve aleyküm selam canım
Rabbim senden de razı olsun
teşekkürler...B)
Rabbim senden de razı olsun
teşekkürler...B)
güzel bir konu olmuş müsadenle bir iki katkıda ben yapayım konuna... emeğine sağlık...
Benki senin geldiğin çöllerin yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanıyım,indim su içmeye senin kıyına.Susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir bana....
------------
Sırtımda taşıdığım gül dalından bir çarmıh ola efendim,ÖLMEYİ BİLECEK KADAR SENİ SEVDİM...Refakat et ölümüme,izin ver ölümüne refakat edeyim,ALLAH AŞKINA BANA ÖLÜMÜ GÜLLERLE GETİR EFENDİM...
------------
Yusuf Dedi ki; Züleyha bu sen misin...?
Züleyha hayır dedi bir zamanlar bendim şimdi bütünüyle sensin...
Benki senin geldiğin çöllerin yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanıyım,indim su içmeye senin kıyına.Susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir bana....
------------
Sırtımda taşıdığım gül dalından bir çarmıh ola efendim,ÖLMEYİ BİLECEK KADAR SENİ SEVDİM...Refakat et ölümüme,izin ver ölümüne refakat edeyim,ALLAH AŞKINA BANA ÖLÜMÜ GÜLLERLE GETİR EFENDİM...
------------
Yusuf Dedi ki; Züleyha bu sen misin...?
Züleyha hayır dedi bir zamanlar bendim şimdi bütünüyle sensin...
yarensin, post: 1198278, member: 98391güzel bir konu olmuş müsadenle bir iki katkıda ben yapayım konuna... emeğine sağlık...
Benki senin geldiğin çöllerin yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanıyım,indim su içmeye senin kıyına.Susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir bana....
------------
Sırtımda taşıdığım gül dalından bir çarmıh ola efendim,ÖLMEYİ BİLECEK KADAR SENİ SEVDİM...Refakat et ölümüme,izin ver ölümüne refakat edeyim,ALLAH AŞKINA BANA ÖLÜMÜ GÜLLERLE GETİR EFENDİM...
------------
Yusuf Dedi ki; Züleyha bu sen misin...?
Züleyha hayır dedi bir zamanlar bendim şimdi bütünüyle sensin...
bu güzel katkın için çok teşekkür ederim arkadaşım
özellikle işaretlediğim yer daha da harika...
bütünüyle yusuf olabilmek...
"Aşk" diye ben buna derim..
EyvALLAH güzellik...
EyvALLAH güzellik...
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Mısır azizi, Hz. Yusuf ile hanımı Züleyha arasında çıkan söylentilerin, dedikoduların önünü kesmek istedi. Hz. Yusuf'u zindana attırdı. Yusuf aleyhisselâm zindanda
kendisini ibadete verdi. Bazan da yoksullarla ilgilendi, hastaların tedavisiyle meşgul oldu. Hz. Yusuf'a Allah tarafından rüyaları yorumlama ilmi verilmişti. Zindanda kim bir rüya görse, Yusuf aleyhisselâma tabir ettirirdi. Yusuf'un söyledikleri aynen çıkardı. Zindanda Mısır sultanının şarapçısı ile fırıncısı da vardı. İkisi de putperestti. Bunlar Hz. Yusuf'a gelerek rüya gördüklerini söylediler. Şarapçı, ''Rüyamda üzüm sıkıp padişah için şarap yapıyordum'' dedi. Fırıncı da, ''Ben de başımın üstündeki tepsiyle sultana ekmek götürüyordum. Kuşlar o tepsiye konup o ekmekleri yiyordu'' dedi. Hz. Yusuf şarapçıya, ''Sen affedilip tekrar sultanın hizmetine gireceksin'' fırıncıya da, ''Sen ne yazık ki idam edileceksin. Kuşlar kafana konup beynini yiyecekler'' dedi. Aradan biraz zaman geçince, Hz. Yusuf'un söyledikleri aynen çıktı. Şarapçı affedilerek tekrar sultanın hizmetine girdi. Fırıncı idam edildi, beynini kuşlar yedi. Hz. Yusuf, şarapçı ya zindandan çıkarken, ''Sultana benim durumumu arzet. Suçsuz yere zindanda olduğumu söyle'' diye tembihledi. Şeytan şarapçıya, Yusuf'u ve söylediklerini unutturdu.
Hz. Yusuf, Allah'tan değil, kuldan yardım istemişti. Bu da ilâhî cezanın gelmesine sebep oldu. Yedi sene zindanda kaldı. Cenâb-ı Hak, Yusuf'a, çürük sopaya dayanmamak gerektiğini ve takdire rıza göstermeyi öğretti. Gönlünün üzüntüsünü gidermek için de sevgisini lutfetti. Yusuf aleyhisselâm, Allah sevgisinin mânevî zevkiyle gerçek hürriyete kavuştu. Artık gözünde ne zindan vardı ne de karanlık.
Dünyada bulunan bütün insanlar, ölümünü bekleyen birer mahkumdur. Sıkıntı içerisinde kıvranan bir mahkumun, diğerine ne faydası olabilir?
alıntı
kendisini ibadete verdi. Bazan da yoksullarla ilgilendi, hastaların tedavisiyle meşgul oldu. Hz. Yusuf'a Allah tarafından rüyaları yorumlama ilmi verilmişti. Zindanda kim bir rüya görse, Yusuf aleyhisselâma tabir ettirirdi. Yusuf'un söyledikleri aynen çıkardı. Zindanda Mısır sultanının şarapçısı ile fırıncısı da vardı. İkisi de putperestti. Bunlar Hz. Yusuf'a gelerek rüya gördüklerini söylediler. Şarapçı, ''Rüyamda üzüm sıkıp padişah için şarap yapıyordum'' dedi. Fırıncı da, ''Ben de başımın üstündeki tepsiyle sultana ekmek götürüyordum. Kuşlar o tepsiye konup o ekmekleri yiyordu'' dedi. Hz. Yusuf şarapçıya, ''Sen affedilip tekrar sultanın hizmetine gireceksin'' fırıncıya da, ''Sen ne yazık ki idam edileceksin. Kuşlar kafana konup beynini yiyecekler'' dedi. Aradan biraz zaman geçince, Hz. Yusuf'un söyledikleri aynen çıktı. Şarapçı affedilerek tekrar sultanın hizmetine girdi. Fırıncı idam edildi, beynini kuşlar yedi. Hz. Yusuf, şarapçı ya zindandan çıkarken, ''Sultana benim durumumu arzet. Suçsuz yere zindanda olduğumu söyle'' diye tembihledi. Şeytan şarapçıya, Yusuf'u ve söylediklerini unutturdu.
Hz. Yusuf, Allah'tan değil, kuldan yardım istemişti. Bu da ilâhî cezanın gelmesine sebep oldu. Yedi sene zindanda kaldı. Cenâb-ı Hak, Yusuf'a, çürük sopaya dayanmamak gerektiğini ve takdire rıza göstermeyi öğretti. Gönlünün üzüntüsünü gidermek için de sevgisini lutfetti. Yusuf aleyhisselâm, Allah sevgisinin mânevî zevkiyle gerçek hürriyete kavuştu. Artık gözünde ne zindan vardı ne de karanlık.
Dünyada bulunan bütün insanlar, ölümünü bekleyen birer mahkumdur. Sıkıntı içerisinde kıvranan bir mahkumun, diğerine ne faydası olabilir?
alıntı
.................
Gül BerraMısır azizi, Hz. Yusuf ile hanımı Züleyha arasında çıkan söylentilerin, dedikoduların önünü kesmek istedi. Hz. Yusuf'u zindana attırdı. Yusuf aleyhisselâm zindanda
kendisini ibadete verdi. Bazan da yoksullarla ilgilendi, hastaların tedavisiyle meşgul oldu. Hz. Yusuf'a Allah tarafından rüyaları yorumlama ilmi verilmişti. Zindanda kim bir rüya görse, Yusuf aleyhisselâma tabir ettirirdi. Yusuf'un söyledikleri aynen çıkardı. Zindanda Mısır sultanının şarapçısı ile fırıncısı da vardı. İkisi de putperestti. Bunlar Hz. Yusuf'a gelerek rüya gördüklerini söylediler. Şarapçı, ''Rüyamda üzüm sıkıp padişah için şarap yapıyordum'' dedi. Fırıncı da, ''Ben de başımın üstündeki tepsiyle sultana ekmek götürüyordum. Kuşlar o tepsiye konup o ekmekleri yiyordu'' dedi. Hz. Yusuf şarapçıya, ''Sen affedilip tekrar sultanın hizmetine gireceksin'' fırıncıya da, ''Sen ne yazık ki idam edileceksin. Kuşlar kafana konup beynini yiyecekler'' dedi. Aradan biraz zaman geçince, Hz. Yusuf'un söyledikleri aynen çıktı. Şarapçı affedilerek tekrar sultanın hizmetine girdi. Fırıncı idam edildi, beynini kuşlar yedi. Hz. Yusuf, şarapçı ya zindandan çıkarken, ''Sultana benim durumumu arzet. Suçsuz yere zindanda olduğumu söyle'' diye tembihledi. Şeytan şarapçıya, Yusuf'u ve söylediklerini unutturdu.
Hz. Yusuf, Allah'tan değil, kuldan yardım istemişti. Bu da ilâhî cezanın gelmesine sebep oldu. Yedi sene zindanda kaldı. Cenâb-ı Hak, Yusuf'a, çürük sopaya dayanmamak gerektiğini ve takdire rıza göstermeyi öğretti. Gönlünün üzüntüsünü gidermek için de sevgisini lutfetti. Yusuf aleyhisselâm, Allah sevgisinin mânevî zevkiyle gerçek hürriyete kavuştu. Artık gözünde ne zindan vardı ne de karanlık.
Dünyada bulunan bütün insanlar, ölümünü bekleyen birer mahkumdur. Sıkıntı içerisinde kıvranan bir mahkumun, diğerine ne faydası olabilir?
alıntı
katkın için teşekkürler can :)
kanal 7de hergün "hz. yusuf" yayınlanıyo ve gerçektende muhteşem bi yapıt izlerken dahada iyi anlıyoruz ;)
YUSUF OLMAK Yusuf olmak zor çok zor… Yusuf’san önce sevmekle başlayacaksın çileye…
Öyle bir seveceksin ki; şüphe olmayacak içinde. Öyle saf, öyle temiz olacak işte.En yakınların kesecek başını…
En yakınların itecek seni karanlıklara… En yakınların yakacak her zerreni. Ve sen güzel görecek, güzel bakacaksın her şeye…
Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor Bu dünya perdesinde Yusuf olmayı seçtiysen, önce dar kapılardan geçeceksin…Dört duvara dokunacaksın, her köşe başında bir kuyu olacak sen girecek – sen çıkacaksın.
Her çıkış bir başlangıç, her düşüş bir devrin bitişi olacak. Ve O’ndan başka kimseyi imdada çağırmayacaksın. Zindanların yakın edecek bütün yaratılmışı… Dağlar yoldaşın, taşlar arkadaşın, kuyular sırdaşın olacak. Önce sıla yakacak içini… Sonra adı hasret olan tüm özlemler gelecek peşinden… Sabırla başlayacak dünya sürgünün.
Yusuf olmak zor çok zor…“Nurunda hoş, narında” diyeceksin. Tüm ateşleri gül diye tutacaksın.Kor önce avucunu, sonra yüreğini yakacak, susacak susacaksın “ Ah” demeyi bile çok göreceksin diline. Şikâyet kapılara gelip gelip gidecek eski yerine.. Sevmenin ne zor olduğunu elbet anlayacaksın. Yusuf olmak zor çok zor… Köle olup önce pazarlarda satılacaksın… Saraylara ayağında kelepçeyle gireceksin.Toprak değecek tenine, rüzgâr savuracak tanelerini gözlerine Kimse inanmazken sana, yitirmeyeceksin hiç ümidi. Hamken yanacak, yandıkça pişeceksin, “Elhamdülillah” kemerini kuşanacaksın, Çileden geçmeden gidilmez hiçbir yere..
Çekecek çekecek hep pişeceksin… İmtihanı öyle kolay olmayacak aşk yolunun Her adımda bir kez daha bileneceksin.Yusuf olmak zor çok zor…
Her yanışında anlayacak; Yusuf olmak zor diyeceksin.Sonra aşkın ne zehir olduğunu tadacaksın, Kılıçtan keskinliğini, nankörlüğünü, acizliğini Yolun zindanlara düşecek, edep perdesinin ardında bekleyeceksin. Beyaza değen siyah temizlenene kadar sürecek bekleyişin.
Öyle kolay olmayacak siyahtan arınmak, Yani seneler sürecek bekleyişin. Kapılara asılacak Yusuf gömleğin, Bakıp bakıp, eğeceksin başını Ama mahcubiyetten değil, yine edepten olacak sakınışın.
Ne zamanki sebepler kapısını kapatıp tümden, Dönünce yüzünü Rahmana bir haber gelecek gaybtan: “Yusuf tertemizdir günahtan” Sultanlığın yolu zindandan geçecek bileceksin… Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor.. Yusufken sultan olmakta zor Hele Yusuf’un Yakup’u olmak, işte o hepsinden zor…
ALINTI
Öyle bir seveceksin ki; şüphe olmayacak içinde. Öyle saf, öyle temiz olacak işte.En yakınların kesecek başını…
En yakınların itecek seni karanlıklara… En yakınların yakacak her zerreni. Ve sen güzel görecek, güzel bakacaksın her şeye…
Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor Bu dünya perdesinde Yusuf olmayı seçtiysen, önce dar kapılardan geçeceksin…Dört duvara dokunacaksın, her köşe başında bir kuyu olacak sen girecek – sen çıkacaksın.
Her çıkış bir başlangıç, her düşüş bir devrin bitişi olacak. Ve O’ndan başka kimseyi imdada çağırmayacaksın. Zindanların yakın edecek bütün yaratılmışı… Dağlar yoldaşın, taşlar arkadaşın, kuyular sırdaşın olacak. Önce sıla yakacak içini… Sonra adı hasret olan tüm özlemler gelecek peşinden… Sabırla başlayacak dünya sürgünün.
Yusuf olmak zor çok zor…“Nurunda hoş, narında” diyeceksin. Tüm ateşleri gül diye tutacaksın.Kor önce avucunu, sonra yüreğini yakacak, susacak susacaksın “ Ah” demeyi bile çok göreceksin diline. Şikâyet kapılara gelip gelip gidecek eski yerine.. Sevmenin ne zor olduğunu elbet anlayacaksın. Yusuf olmak zor çok zor… Köle olup önce pazarlarda satılacaksın… Saraylara ayağında kelepçeyle gireceksin.Toprak değecek tenine, rüzgâr savuracak tanelerini gözlerine Kimse inanmazken sana, yitirmeyeceksin hiç ümidi. Hamken yanacak, yandıkça pişeceksin, “Elhamdülillah” kemerini kuşanacaksın, Çileden geçmeden gidilmez hiçbir yere..
Çekecek çekecek hep pişeceksin… İmtihanı öyle kolay olmayacak aşk yolunun Her adımda bir kez daha bileneceksin.Yusuf olmak zor çok zor…
Her yanışında anlayacak; Yusuf olmak zor diyeceksin.Sonra aşkın ne zehir olduğunu tadacaksın, Kılıçtan keskinliğini, nankörlüğünü, acizliğini Yolun zindanlara düşecek, edep perdesinin ardında bekleyeceksin. Beyaza değen siyah temizlenene kadar sürecek bekleyişin.
Öyle kolay olmayacak siyahtan arınmak, Yani seneler sürecek bekleyişin. Kapılara asılacak Yusuf gömleğin, Bakıp bakıp, eğeceksin başını Ama mahcubiyetten değil, yine edepten olacak sakınışın.
Ne zamanki sebepler kapısını kapatıp tümden, Dönünce yüzünü Rahmana bir haber gelecek gaybtan: “Yusuf tertemizdir günahtan” Sultanlığın yolu zindandan geçecek bileceksin… Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor.. Yusufken sultan olmakta zor Hele Yusuf’un Yakup’u olmak, işte o hepsinden zor…
ALINTI
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/63962-yusufu-zindana-attiran-zuleyha · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.