Dinlediğim her masalın ardından hayatın toz pembeliğinde boğulsaydım ve
inansaydım gerçekten kurdun karnının kesildiğinde babaannenin çıkacağına,
parmak çocuklara,
öpüldüğü zaman prens olan kurbağalara...
Mantık denen o asabi çehreyle hiç karşılaşmasaydım.
Büyük yaramazlıklar yapıp küçük cezalar alsaydım..
beni taklit etselerdi ve herkes benimle
beraber çocuk olsaydı.
Ayakkabı numaram yirmi beşi geçmeseydi...
Ellerim minicik, ayaklarım küçücük,
fakat hayallerim kocaman olsaydı ve hiç yıkılmasaydı.
Ölüm nedir bilmeseydim,
Öfke nedir görmeseydim,
yalan nedir duymasaydım,
kalbim hiç kırılmasaydı veya bunları hiç anlamasaydım. keşke çocuk kalsaydım
Avcuma denizi doldurabilseydim,
kuşlar gibi özgürce uçabilseydim,
hayallerle yaşasaydım,
masallarda dolaşsaydım,
baş parmağımı diğerine değdirip birdenbire tekrar çocuk olsaydım...
alıntı

