istek köşesi

11.836 görüntülenme · 132 yanıt

Paylaş:
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#1
selamün aleyküm arkadaşlar isteklerinizi bulmaya talibim:)
ne dersiniz???
kim için istedinizi yazın bende ekledinizi bulayım yazın ilahiyi sizde istedinizde dinlesin
hadi başlayalım şimdi ekledigim ilahi islamiyet. net deki tüm kardeşlerime gelsin
selam ve dua ile..
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#3
[medya]
ŞEB-İ ARUS

ŞEB-İ ARUS

Mübarek Üye · 1.904 mesaj

#7
Madem actınız böyle bir paylaşımı eee madem bizde sizden bişeyler isteyelim :a12.
ben teknoloji özürlüsü oldugum için anlamam resim video yüklemekten şurdan senai demirci kimselere söyleyemem i de eklerseniz sevineceğim :)

beklemedeyim kardeşim...

selamün aleykum..

dua ile...
Sen yine sükutu giyin! Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her
harfi yoluna heceledim. Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim, Söz verdim
ben bu yüreğe, Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim
buket58

buket58

Mübarek Üye · 1.331 mesaj

#8
rahman allah rahim allah ilahisini tüm müslümanlar için istiyorum abalcım
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#9
Senai Demirci Namaz Kimseye Söyleyemem - Video Klip, Klip İzle, Videolar, Resimler, Haberler, Galeri, Müzik, Mp3, Clips, Movies, Videos ...Vidopa.com ... Sınırsız müzik, Sınırsız Eğlence


Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb’im.
Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm.
Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum.
Vakit girince, içim “cız” etti hep.
Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi,
bozdum keyfimi; öylece namaza durdum.
Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim.
“Az sonra”larım “çok sonralar”a döndü,
geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım.
Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna.
Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm.
Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim,
hemen kalktım, rahatladım.
Oysa rahatlığı Sana borçluyum.
Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana.
Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana.
Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana.
Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin.
Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa,
her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin.
Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa,
kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.
Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim.
Kendimi yontmaya heveslendim.
Benden istediğin zamanı çok gördüm.
Benden istediğini, benim için istediğini bile bile,
huzurunda huzursuz durdum.
Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım.
Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı,
hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm.
“Beni bana bırak”larla durdum huzuruna;
içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende,
belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım.
Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana!
Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada
çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni.
Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de,
işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin.
Düşmeyen bombalar kadar,
uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.

İçten pazarlıktı benimkisi.
Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim.
Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm.
Kendimi sıfırlamayı, benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim.
Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim.
Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden.
Bütün benliğimle aşağı inemedim. İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım.
Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım.
Uykum vardı, secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim.
İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim.
Bedenim eğilirken huzurunda,
“emrolunduğun gibi dosdoğru olma”nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim.
“Sırası değil!”di; “hele dur; sonra da olur!”du.
En Sevgili’ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.

Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde,
loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında,
gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle,
korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin.
Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip,
küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde,
mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.

İçten pazarlık mı denir buna?
Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı.
Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu.
Dilime bile değdirmekten korktuğum,
ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte.
Fısıldaması bile acı veriyor ya…
Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre,
heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe,
“bitmez şimdi bu namaz!” dediğim çok oldu.
Ama içimden. Kimseler duymadı.

Bir Sen duydun beni ey Rabb’im.
Sırrımı bir Sen bildin.
Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde,
dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken,
Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun, söyleyemediğimi de,
dile getiremediğimi de bildin.
Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde,
bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda, kovmadın beni, yakınlığında tuttun.

İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı…
“Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı.
Geçiştirdim namazı. Bir “sorun”du çözdüm, hallettim.
Selam verip sonra yaşamaya başladım…
Yaşamayı namazın içinde aramalıydım.
Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.

Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim;
ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni.
Her secdede rahmetinle okşadın alnımı.
Her rükûda “aferinler” fısıldadın gönlüme.
Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu.
Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın.
Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın. Utandırmadın.

Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb’im.
Kimselere söylemedin.
Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi,
bir Senin beni ayıplamandan korkmam.
Ben işte böyleyim; yine “bana ait”lerin hesabındayım.
Başka kime söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım?

Ben böyleyim RABBim...
Dilsizim....
Çaresizim....
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#11
buket58, post: 1182222, member: 95935rahman allah rahim allah ilahisini tüm müslümanlar için istiyorum abalcım


canim kim söylüyordu o ilahiyi
ayşee

ayşee

Mübarek Üye · 555 mesaj

#12
Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı.
Geçiştirdim namazı. Bir “sorun”du çözdüm, hallettim.
Selam verip sonra yaşamaya başladım…
Yaşamayı namazın içinde aramalıydım.
Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.


Rabbim bizleri affetsin.paylaşımların için yürekten teşekkürler..Allah razı olsun dilara-ı nur kardeşimm.
musab2721

musab2721

Yeni Üye · 3 mesaj

#17
Maşallah ne kadar güzel bir paylaşım,Allah razı olsun
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#19
Son ilahi nasil ben cok begendim
DiLaRa_I NuR

DiLaRa_I NuR

Mübarek Üye · 2.576 mesaj

#20
Bu son ilahi küçük kul,ayşee,su eda,ayşea,şahadetgülü,şimal,deniz yildizi,kuran sevdalisi,mavci,lale gül,ehl_i beyt, size gelsin...dinlersiniz inş..
Selam ve dua ile...
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.