uzun!
Bir gülümseyişe,
bir kıpırdanışa,
bir dokunuşa
vakit ayıramayacak kadar
kısa!
taşıyamayacak kadar
ağır.
Bir kuşun kanadına konup ta
ona bile hissettirmeden
uçabilecek kadar
hafif!
dibine kadar yaşamaya
çalışmak için nefes nefese
koşturmayı
göze alacak kadar
dolu,
Bütün yaşadıklarının
sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar
boş!
"bir yalnız gün daha
nasıl geçecek,
şu saatler nasıl bitecek“
diye şikayet edebilecek kadar
muamma!
Göz açıp kapayıncaya kadar
geçen sürede
nihayete erebilecek kadar da
basit!
her büyüyü,
her cazibeyi,
her rengi,
yürekleri hoplatacak,
kanlarımızı kaynatacak
kadar
parlak ve güzel!
Gözlerimizi acılarla,
hüzünlerle,
ayrılıklarla,
ölümlerle
buluşturduğumuzda,
sadece iki renk!
sergileyebileceğin kadar
sanat!
Tek bir uyanışta,
görevinin
tek bir oyundan ibaret
tek bir rol olduğunu
fark edebileceğin kadar da
kısır ve monoton!
başkalarına bölüştürüp sunabileceğin,
nefes alıp verişlerinle
"paylaştırabileceğin" kadar
hayret verici ve cömert!
herşeyi mahvedebileceğin,
yok edebileceğin kadar da
cimri ve densiz!
katlanabilecek gücü bulup,
bulaştırıp, daha da
büyüğünü oluşturabilecek kadar
heybetli ve zor,
Her şeyden vazgeçip
"yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da
tadacak, sunacak, paylaşacak
..ve böyle sevgilerle, bütün sevgileri
çoğaltabilecek kadar
anlam'lı...
Nefreti seçip, sıçratmak,
sıçrattıkça da o pisliğe
bulaşacak kadar
anlam'sız...
Bir daha
bulunmayacak, yaşanmayacak
kadar "tek"...
senin dilediğin kadar
uzun!
Sadece
Senin dilediğin kadar
kısa!