Marifetname
15.538 görüntülenme · 169 yanıt
Dedi ki: (139)
— (Kendi kendimizi öncü ve ileri birlik ilân etmemiz fazla büyük mânâ taşımaz; davranışlarımızı o şekilde ayarlamalıyız ki, diğer birlikler de bizim öncülüğümüzü ve hareketin başında yürüdüğümüzü kabul etsinler.)
— (Kendi kendimizi öncü ve ileri birlik ilân etmemiz fazla büyük mânâ taşımaz; davranışlarımızı o şekilde ayarlamalıyız ki, diğer birlikler de bizim öncülüğümüzü ve hareketin başında yürüdüğümüzü kabul etsinler.)
Dedi ki: (142)
— (Uygulama alanında liberal ve marksist sistemdeki değişmeler, her iki sistemi doğuran yapılar arası uyuşmazlıkla açıklanabilir. Sistemler, iç çelişmelere ve ayrılıklara sahip olunca, karmaşık ve istikrarsız, değişken bir yapı doğmuştur. Her iki sistemin değişik sosyal şartlara uyma ve değişebilir unsurlara sahip olma nitelikleri zamanımızda anlamlı bir sonuç doğurmuştur: Kapitalizm de, kollektivizm de birbirlerine yaklaşmaktadırlar. İki uç birbirine değme yolundadır... Önemli olan, bu yaklaşımın varlığıdır; bir savaş çıksa bile, bu hadise artık vardır. Ve milletler arası münasebetler alanında büyük değişiklikler de doğurmaktadır. Sovyet komünizmi eskisi gibi ihtilâlci değildir; Batı demokrasilerinde de, komünist partiler bundan böyle proleterya diktatörlüğünden söz etmez olmuşlardır. Artık çatışmadan birleşik bir kaosa doğru bir gidiş görülüyor. O kadar ki, katılıklarını yitirmekte olan, bununla beraber yaşamaya çalışan bu iki sistem, klâsik mânâlarını yitirerek «genelleşen ekonomi»ye dönmektedirler. Günümüzün iktisatçılarını bu sonuca vardıran, herhalde kollektivizmle kapitalizm arasında buldukları ortak noktalardır ve paralel gelişmelerdir.)
— (Uygulama alanında liberal ve marksist sistemdeki değişmeler, her iki sistemi doğuran yapılar arası uyuşmazlıkla açıklanabilir. Sistemler, iç çelişmelere ve ayrılıklara sahip olunca, karmaşık ve istikrarsız, değişken bir yapı doğmuştur. Her iki sistemin değişik sosyal şartlara uyma ve değişebilir unsurlara sahip olma nitelikleri zamanımızda anlamlı bir sonuç doğurmuştur: Kapitalizm de, kollektivizm de birbirlerine yaklaşmaktadırlar. İki uç birbirine değme yolundadır... Önemli olan, bu yaklaşımın varlığıdır; bir savaş çıksa bile, bu hadise artık vardır. Ve milletler arası münasebetler alanında büyük değişiklikler de doğurmaktadır. Sovyet komünizmi eskisi gibi ihtilâlci değildir; Batı demokrasilerinde de, komünist partiler bundan böyle proleterya diktatörlüğünden söz etmez olmuşlardır. Artık çatışmadan birleşik bir kaosa doğru bir gidiş görülüyor. O kadar ki, katılıklarını yitirmekte olan, bununla beraber yaşamaya çalışan bu iki sistem, klâsik mânâlarını yitirerek «genelleşen ekonomi»ye dönmektedirler. Günümüzün iktisatçılarını bu sonuca vardıran, herhalde kollektivizmle kapitalizm arasında buldukları ortak noktalardır ve paralel gelişmelerdir.)
Dedi ki: (143)
— (Düşüncemizin önüne dikilen manialar aşılamaz olmadıkça ve bizdeki cesareti tahrip edebilecek kuvvette bulunmadıkça, arzu edilen şeyleri güzelleştirmekten ve bizi ona doğru daha fazla itmekten başka şeye yaramaz.)
— (Düşüncemizin önüne dikilen manialar aşılamaz olmadıkça ve bizdeki cesareti tahrip edebilecek kuvvette bulunmadıkça, arzu edilen şeyleri güzelleştirmekten ve bizi ona doğru daha fazla itmekten başka şeye yaramaz.)
Dedi ki: (144)
— (Fena ruhların bütün gayretlerine rağmen beşeriyete hayırlı olmak isteyen, zulmetleri yırtıp onu zaferlere götürmeğe cehdeden ne büyük liyâkatler var; bunlar, dağıtılması istenen zulmetin bu kadar derin kesafetinden ve bir türlü ışığa bakmak istemeyen şu kadar çok kör insanın müthiş inadından yılmıyorlar.)
— (Fena ruhların bütün gayretlerine rağmen beşeriyete hayırlı olmak isteyen, zulmetleri yırtıp onu zaferlere götürmeğe cehdeden ne büyük liyâkatler var; bunlar, dağıtılması istenen zulmetin bu kadar derin kesafetinden ve bir türlü ışığa bakmak istemeyen şu kadar çok kör insanın müthiş inadından yılmıyorlar.)
Dedi ki: (145)
— (Budalaların yaygaralarına muntazam cevap vermemelidir; çünkü bu yaygaralar, tekrarlandıkça zindelik bulur. En doğru taktik, düşmanı uyutup, silâhları ihzar etmek, sonra zulmetin ve sessizliğin içinde gümbür gümbür gümbürdeyerek, akabinde muhteşem bir huruç hareketine geçmektir.)
— (Budalaların yaygaralarına muntazam cevap vermemelidir; çünkü bu yaygaralar, tekrarlandıkça zindelik bulur. En doğru taktik, düşmanı uyutup, silâhları ihzar etmek, sonra zulmetin ve sessizliğin içinde gümbür gümbür gümbürdeyerek, akabinde muhteşem bir huruç hareketine geçmektir.)
Dedi ki: (148)
— (Elimizde olmayan şeyleri elde etmek için bize hiçbir şey yapmazken ve başkaları birçok teşebbüste bulunurken, seninde onlar kadar hisse alman veyahut müsavi muamele görmen kabil değildir.)
— (Elimizde olmayan şeyleri elde etmek için bize hiçbir şey yapmazken ve başkaları birçok teşebbüste bulunurken, seninde onlar kadar hisse alman veyahut müsavi muamele görmen kabil değildir.)
Dedi ki: (149)
— (Yapacağın her işte, teşebbüsten evvel, önceden ne olacağını ve arkasından ne çıkacağını iyice düşün, ondan sonra teşebbüse kalk; bu yolu tutmazsan, yapacağın her harekette evvelâ zevk duyarsın... Zira arkasından ne çıkacağını tasavvur etmiş değilsindir. Fakat sonunda rezalet kendini göstermeye başlayınca, hicap içinde kalırsın.)
— (Yapacağın her işte, teşebbüsten evvel, önceden ne olacağını ve arkasından ne çıkacağını iyice düşün, ondan sonra teşebbüse kalk; bu yolu tutmazsan, yapacağın her harekette evvelâ zevk duyarsın... Zira arkasından ne çıkacağını tasavvur etmiş değilsindir. Fakat sonunda rezalet kendini göstermeye başlayınca, hicap içinde kalırsın.)
Dedi ki: (151)
— (Bir şeye teşebbüs ederken bu işi yapmanın senin vazifen olduğunu bildikten sonra, halk ne kadar fena düşünecek olursa olsun, yaparken görülmüş olmaktan korkma. Eğer bu hareket fena ise onu hiç yapma. Yok eğer iyi bir hareket ise, o halde seni sebepsiz ve yersiz mahkûm edecek olanlardan niye korkuyorsun?)
— (Bir şeye teşebbüs ederken bu işi yapmanın senin vazifen olduğunu bildikten sonra, halk ne kadar fena düşünecek olursa olsun, yaparken görülmüş olmaktan korkma. Eğer bu hareket fena ise onu hiç yapma. Yok eğer iyi bir hareket ise, o halde seni sebepsiz ve yersiz mahkûm edecek olanlardan niye korkuyorsun?)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/56981-marifetname · 22.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
