HZ. FATIMA (AS)'IN YAŞANTISIYLA iLGiLi HADiSLER
6.324 görüntülenme · 19 yanıt
1- Kalbinin İmanla Dolu Olması
Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:
“Allah-u Teala, kızım Fatıma’nın kalbini ve bütün azalarını, kıkırdağına kadar imanla doldurmuştur;
işte bundan dolayı kendini Allah’ın itaatine atamıştır."
Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:
“Allah-u Teala, kızım Fatıma’nın kalbini ve bütün azalarını, kıkırdağına kadar imanla doldurmuştur;
işte bundan dolayı kendini Allah’ın itaatine atamıştır."
2- Zehra Lakabıyla Adlanmasının Sebebi
Ravi diyor ki:
İmam Sadık (a.s)’a:
“Neden Fatıma (a.s) “Zehra” lakabıyla adlandı?” diye sorduğumda şöyle buyurdular:
“Fatıma (a.s)’ın “Zehra” lakabıyla adlanmasının sebebi şudur ki;
Fatıma (a.s) mihrapta ibadete durduğunda,
yıldızların yeryüzü halkına nur saçtığı gibi onun nuru da gökyüzü ehline öyle saçılıyordu.”
Ravi diyor ki:
İmam Sadık (a.s)’a:
“Neden Fatıma (a.s) “Zehra” lakabıyla adlandı?” diye sorduğumda şöyle buyurdular:
“Fatıma (a.s)’ın “Zehra” lakabıyla adlanmasının sebebi şudur ki;
Fatıma (a.s) mihrapta ibadete durduğunda,
yıldızların yeryüzü halkına nur saçtığı gibi onun nuru da gökyüzü ehline öyle saçılıyordu.”
3- Fatıma (a.s)’dan Daha Çok İbadet Eden Yoktu
Hasan-ı Basri şöyle diyor:
“Bu ümmet arasında Hz. Fatıma (a.s)’dan daha abit (çok ibadet eden) biri yoktu.
Namazda o kadar duruyordu ki, ayakları şişerdi.”
Hasan-ı Basri şöyle diyor:
“Bu ümmet arasında Hz. Fatıma (a.s)’dan daha abit (çok ibadet eden) biri yoktu.
Namazda o kadar duruyordu ki, ayakları şişerdi.”
4- Allah’tan Korkması
İrşad’ul- Kulub’da şöyle nakledilmiştir:
“Hz. Fatıma (a.s) namazında Allah korkusundan ard arda nefes alıyordu
(nefes alıp vermesi güçleşiyordu).”
İrşad’ul- Kulub’da şöyle nakledilmiştir:
“Hz. Fatıma (a.s) namazında Allah korkusundan ard arda nefes alıyordu
(nefes alıp vermesi güçleşiyordu).”
5- Müminleri Kendisine Tercih Etmesi
İmam Musa bin Cafer (a.s) buyurmuştur ki:
“Hz. Fatıma (a.s) dua ettiğinde, mümin erkek ve kadınlara dua ederdi ama kendisine dua etmezdi."
‘Ey Resulullah’ın kızı!
Siz neden halk için dua ediyor ama kendiniz için dua etmiyorsunuz?’
dediklerinde O:
“Önce komşu, sonra ev halkı” buyuruyordu.”
İmam Musa bin Cafer (a.s) buyurmuştur ki:
“Hz. Fatıma (a.s) dua ettiğinde, mümin erkek ve kadınlara dua ederdi ama kendisine dua etmezdi."
‘Ey Resulullah’ın kızı!
Siz neden halk için dua ediyor ama kendiniz için dua etmiyorsunuz?’
dediklerinde O:
“Önce komşu, sonra ev halkı” buyuruyordu.”
6- Kadir Gecesine Önem Vermesi
Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Fatıma (a.s) kadir gecesinde ev halkından hiç kimsenin yatmasına müsaade etmezdi;
az yemek vermekle onların yatmamasını sağlıyor, kendisi de bu gecenin ihyası için hazırlanıyordu
ve buyuruyordu ki:
“Mahrum, bu gecenin bereketlerinden mahrum kalan kimsedir.”
Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Fatıma (a.s) kadir gecesinde ev halkından hiç kimsenin yatmasına müsaade etmezdi;
az yemek vermekle onların yatmamasını sağlıyor, kendisi de bu gecenin ihyası için hazırlanıyordu
ve buyuruyordu ki:
“Mahrum, bu gecenin bereketlerinden mahrum kalan kimsedir.”
7- Duanın İsticabet Vaktini Gözetmesi
Hz. Fatıma (a.s) buyurmuştur ki:
“Ben, Resulullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğunu duydum:
“Cuma günü öyle bir saat vardır ki, kim onu gözetler de o anda Allah’tan hayır dilerse, Allah-u Teala istediği şeyi ona bağışlar...
O vakit, güneşin yarısının battığı andır.”
Hz. Fatıma (a.s) hizmetçisine şöyle buyuruyordu:
“Git tepenin üzerine çık, güneşin yarısının battığını gördüğünde dua etmem için bana haber ver.”
Hz. Fatıma (a.s) buyurmuştur ki:
“Ben, Resulullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğunu duydum:
“Cuma günü öyle bir saat vardır ki, kim onu gözetler de o anda Allah’tan hayır dilerse, Allah-u Teala istediği şeyi ona bağışlar...
O vakit, güneşin yarısının battığı andır.”
Hz. Fatıma (a.s) hizmetçisine şöyle buyuruyordu:
“Git tepenin üzerine çık, güneşin yarısının battığını gördüğünde dua etmem için bana haber ver.”
8- Cebrail’in Öğrettiği İki Rek’at Namaz
İmam Sadık (a.s) buyurdular ki:
“Annem Fatıma (a.s)’ın sürekli kıldığı iki rekat namaz vardı;
bu namazı Cebrail ona öğretmişti.
İlk rekatta “Hamd” suresinden sonra yüz defa “Kadir” suresini,
ikinci rekatta ise “Hamd” suresinden sonra yüz defa “İhlas” suresini okurdu.
Bu namazı kılıp selam verdikten sonra, Hz. Fatıma (a.s)’ın tespihini (zikrini) de söyle.”
İmam Sadık (a.s) buyurdular ki:
“Annem Fatıma (a.s)’ın sürekli kıldığı iki rekat namaz vardı;
bu namazı Cebrail ona öğretmişti.
İlk rekatta “Hamd” suresinden sonra yüz defa “Kadir” suresini,
ikinci rekatta ise “Hamd” suresinden sonra yüz defa “İhlas” suresini okurdu.
Bu namazı kılıp selam verdikten sonra, Hz. Fatıma (a.s)’ın tespihini (zikrini) de söyle.”
9- Dünyadan Daha Değerli Zikir
“Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma (a.s)’a, Resulullah (s.a.a)’in yanına gidip O’ndan bir hizmetçi istemesini emretti (önerdi).
Bunun üzerine Hz. Fatıma (a.s) Resulullah (s.a.a)’in yanına giderek şöyle dedi:
“Ya Resulellah! El değirmeni beni zahmet ve meşakkate uğratmıştır.”
Bu esnada ellerindeki değirmen izini Resulullah (s.a.a)’e göstererek O’ndan kendisine bir hizmetçi vermesini istedi.
Resulullah (s.a.a) cevaben şöyle buyurdular:
“Ya Fatıma! -Hizmetçi yerine- dünya ve dünyada olan şeylerden daha hayırlı olan bir şeyi sana öğreteyim mi?
Yatmaya gittiğinde otuz dört defa “Allah-u Ekber”, otuz üç defa “el-hamdu lillah” ve otuz üç defa da “Subhanellah” söyle.”
“Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma (a.s)’a, Resulullah (s.a.a)’in yanına gidip O’ndan bir hizmetçi istemesini emretti (önerdi).
Bunun üzerine Hz. Fatıma (a.s) Resulullah (s.a.a)’in yanına giderek şöyle dedi:
“Ya Resulellah! El değirmeni beni zahmet ve meşakkate uğratmıştır.”
Bu esnada ellerindeki değirmen izini Resulullah (s.a.a)’e göstererek O’ndan kendisine bir hizmetçi vermesini istedi.
Resulullah (s.a.a) cevaben şöyle buyurdular:
“Ya Fatıma! -Hizmetçi yerine- dünya ve dünyada olan şeylerden daha hayırlı olan bir şeyi sana öğreteyim mi?
Yatmaya gittiğinde otuz dört defa “Allah-u Ekber”, otuz üç defa “el-hamdu lillah” ve otuz üç defa da “Subhanellah” söyle.”
10- Topraktan Olan Tesbihi
İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’in kızı Fatıma (a.s)’ın tesbihi, tekbirler (34) sayısınca düğümlenen bir yün ipinden ibaretti.
Hz. Fatıma (a.s), Hz. Hamza şehit oluncaya dek bu ipi elinde döndürerek tekbir ve tesbih diyordu.
Hz. Hamza şehit olduktan sonra onun kabrinin toprağından bir tesbih yaptı.
Artık ondan sonra tespih yapmak halk arasında yaygınlaştı.”
İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’in kızı Fatıma (a.s)’ın tesbihi, tekbirler (34) sayısınca düğümlenen bir yün ipinden ibaretti.
Hz. Fatıma (a.s), Hz. Hamza şehit oluncaya dek bu ipi elinde döndürerek tekbir ve tesbih diyordu.
Hz. Hamza şehit olduktan sonra onun kabrinin toprağından bir tesbih yaptı.
Artık ondan sonra tespih yapmak halk arasında yaygınlaştı.”
11- Hatice’nin Yadigârı
Ravi diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) Fatıma (a.s)’ı, onun zahit,
abide
ve Hatice’den de bir yadigâr olduğundan dolayı çok severdi."
Ravi diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) Fatıma (a.s)’ı, onun zahit,
abide
ve Hatice’den de bir yadigâr olduğundan dolayı çok severdi."
12- Edep Kaynağı
Ümmü Seleme diyor ki:
“Ben Resulullah (s.a.a) ile evlendiğimde... kızı Fatıma’nın işlerini bana havale etti.
Ben de ona yol gösterip onu eğitmek ve ona yaşayış adabını öğretmek istiyordum.
Allah’a and olsun ki, o yaşayış adabını ve bütün şeyleri benden daha iyi biliyordu."
Ümmü Seleme diyor ki:
“Ben Resulullah (s.a.a) ile evlendiğimde... kızı Fatıma’nın işlerini bana havale etti.
Ben de ona yol gösterip onu eğitmek ve ona yaşayış adabını öğretmek istiyordum.
Allah’a and olsun ki, o yaşayış adabını ve bütün şeyleri benden daha iyi biliyordu."
13- Resulullah’a Benzemesi ve Hazretin Ona İhtiramı
Aişe diyor ki:
“Allah’ın kulları arasında, konuşma ve söz söyleme açısından Fatıma (a.s) kadar Resulullah (s.a.a)’e benzeyen bir kimse görmedim.
Resulullah (s.a.a)’in yanına geldiğinde, Resulullah (s.a.a) onun elinden tutarak onu öpüyor, ona hoş geldin diyor ve onu kendi yerinde oturtuyordu. P
eygamber (s.a.a) de Fatıma (a.s)’ın yanına gittiğinde, Fatıma (a.s) ayağa kalkarak Hazrete hoş geldiniz deyip elinden tutarak onu öpüyordu.”
14- Resulullah’ın Yolunu Beklemesi
Ravi diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) sefere gidip döndüğünde, Resulullah’ın seferden dönme haberi Fatıma (a.s)’a ulaşınca, Fatıma (a.s) kapının önüne çıkarak Resulullah (s.a.a)’i bekliyordu.
Resulullah (s.a.a)’i gördüğünde O’nu karşılamaya gidip yüzünden öpüyordu.”
Aişe diyor ki:
“Allah’ın kulları arasında, konuşma ve söz söyleme açısından Fatıma (a.s) kadar Resulullah (s.a.a)’e benzeyen bir kimse görmedim.
Resulullah (s.a.a)’in yanına geldiğinde, Resulullah (s.a.a) onun elinden tutarak onu öpüyor, ona hoş geldin diyor ve onu kendi yerinde oturtuyordu. P
eygamber (s.a.a) de Fatıma (a.s)’ın yanına gittiğinde, Fatıma (a.s) ayağa kalkarak Hazrete hoş geldiniz deyip elinden tutarak onu öpüyordu.”
14- Resulullah’ın Yolunu Beklemesi
Ravi diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) sefere gidip döndüğünde, Resulullah’ın seferden dönme haberi Fatıma (a.s)’a ulaşınca, Fatıma (a.s) kapının önüne çıkarak Resulullah (s.a.a)’i bekliyordu.
Resulullah (s.a.a)’i gördüğünde O’nu karşılamaya gidip yüzünden öpüyordu.”
15- Resulullah (s.a.a)’i Savunması
Ravi diyor ki:
(Ebu Talib’in vefatından sonra) Kureyiş’in düşmanlığı Resulullah’a karşı şiddetlendiğinde, Fatıma (a.s) müşriklerin ve Kureyş ahmaklarının hile ve eziyetleri karşısında Resulullah (s.a.a)’i savunuyordu.
Bir gün... (müşriklerden Amr As ve Ukbe gibi birkaç kişi) ceninin rahimdeki eşi denen deriyi kaldırarak, Resulullah (s.a.a)’in Ka’be’nin kenarında secde ettiği bir sırada O’nun başına bıraktılar.
Bu durumu gören Fatıma (a.s) ağlar bir halde gelerek onu babasının başından kaldırıp bir kenara attı.”
16- Sırrı Koruması
Aişe diyor ki:
"Fatıma, Resulullah’ın hastalandığı sırada onun ziyaretine geldi.
Onun yürüyüşü sanki Resulullah’ın yürüyüşüydü.
Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir söz söyledi.
Bunun üzerine Fatıma ağladı.
Daha sonra yine Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir şey söyledi.
Bu defasında Fatıma güldü...
Resulullah’ın ona ne dediğini sorduğumda: “Resulullah’ın sırrını açığa vurmam” dedi.
Ravi diyor ki:
(Ebu Talib’in vefatından sonra) Kureyiş’in düşmanlığı Resulullah’a karşı şiddetlendiğinde, Fatıma (a.s) müşriklerin ve Kureyş ahmaklarının hile ve eziyetleri karşısında Resulullah (s.a.a)’i savunuyordu.
Bir gün... (müşriklerden Amr As ve Ukbe gibi birkaç kişi) ceninin rahimdeki eşi denen deriyi kaldırarak, Resulullah (s.a.a)’in Ka’be’nin kenarında secde ettiği bir sırada O’nun başına bıraktılar.
Bu durumu gören Fatıma (a.s) ağlar bir halde gelerek onu babasının başından kaldırıp bir kenara attı.”
16- Sırrı Koruması
Aişe diyor ki:
"Fatıma, Resulullah’ın hastalandığı sırada onun ziyaretine geldi.
Onun yürüyüşü sanki Resulullah’ın yürüyüşüydü.
Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir söz söyledi.
Bunun üzerine Fatıma ağladı.
Daha sonra yine Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir şey söyledi.
Bu defasında Fatıma güldü...
Resulullah’ın ona ne dediğini sorduğumda: “Resulullah’ın sırrını açığa vurmam” dedi.
17- Mihriyesi
İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“Hz. Fatıma (a.s)’ın mihriyesi; çizgili eski bir çarşaf (veya elbise) ve ağır bir zırh idi.
Evinin sergisi ise, yere serdiklerdi ve üzerinde yattıkları bir koç pustu idi.”
18- Hz. Ali (a.s) Açısından Hz. Fatıma
**Hz. Ali (a.s) bir konuşmasında buyurmuştur ki:
"...Allah’a and olsun ki, ben Fatıma’yı asla öfkelendirmedim
ve Allah onun ruhunu alana dek asla onu -sevmediği- bir işe zorlamadım.
O da asla beni öfkelendirmedi
ve hiçbir işte bana karşı çıkmadı.
Ona baktığımda bütün gam ve üzüntüler benden gideriliyordu.”
İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“Hz. Fatıma (a.s)’ın mihriyesi; çizgili eski bir çarşaf (veya elbise) ve ağır bir zırh idi.
Evinin sergisi ise, yere serdiklerdi ve üzerinde yattıkları bir koç pustu idi.”
18- Hz. Ali (a.s) Açısından Hz. Fatıma
**Hz. Ali (a.s) bir konuşmasında buyurmuştur ki:
"...Allah’a and olsun ki, ben Fatıma’yı asla öfkelendirmedim
ve Allah onun ruhunu alana dek asla onu -sevmediği- bir işe zorlamadım.
O da asla beni öfkelendirmedi
ve hiçbir işte bana karşı çıkmadı.
Ona baktığımda bütün gam ve üzüntüler benden gideriliyordu.”
19- Ev İşlerinde Yardımlaşmaları
İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“-Ev işlerinde- Hz. Ali (a.s) su ve odun temin ediyordu;
Fatıma (a.s) da buğdayı un yapıyor, hamur ediyor, ekmek pişiriyor ve yırtık elbiseleri yamıyordu."
20- İşlerin Bölünmesi
İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“-Ev işlerinin taksiminde- Hz. Fatıma (a.s) ev içindeki işleri, (yani) hamur etmek, ekmek pişirmek ve evi süpürmek gibi işlerin sorumluluğunu üstlendi.
Hz. Ali (a.s) da evin dışındaki yani odun getirmek ve yemek malzemeleri temin etmek gibi işleri üstlendi.”
İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“-Ev işlerinde- Hz. Ali (a.s) su ve odun temin ediyordu;
Fatıma (a.s) da buğdayı un yapıyor, hamur ediyor, ekmek pişiriyor ve yırtık elbiseleri yamıyordu."
20- İşlerin Bölünmesi
İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“-Ev işlerinin taksiminde- Hz. Fatıma (a.s) ev içindeki işleri, (yani) hamur etmek, ekmek pişirmek ve evi süpürmek gibi işlerin sorumluluğunu üstlendi.
Hz. Ali (a.s) da evin dışındaki yani odun getirmek ve yemek malzemeleri temin etmek gibi işleri üstlendi.”
21-Marifet ve Fedakarlığı
Bir gün Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma (a.s)’a:
“Evde bana verecek bir yemek var mı?” diye sordu.
Fatıma (a.s) cevaben:
“İki gündür ki -seni kendime, Hasan ve Hüseyin’e tercih ettiğim şeyden başka- evde herhangi bir yiyecek şey yoktur” dedi.
Bunun üzerine Hz. Ali (a.s):
“Neden, bir şey temin etmek için bu durumu bana bildirmedin?” dediğinde,
Hz. Fatıma (a.s) cevaben:
“Ya Ebe’l- Hasan! Temin edemeyeceğin bir şeyi sağlamakta zahmete düşmen hususunda Rabbimden utanıyorum” dedi.
22- Sade Yaşayışı
Hz. Fatıma (a.s) bir konuşmasında şöyle demiştir:
“...Ya Resulallah! Selman benim elbiseme şaşırıyor!
Seni hak olarak gönderen Allah’a and olsun ki, beş yıldır ki benim ve Ali’nin, gündüzleri üzerine develer için ot döktüğümüz
geceleyin de serip üzerinde yattığımız bir koç postundan başka bir şeyimiz yoktur ve yastığımız da hurma lifiyle doludur.”
Bir gün Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma (a.s)’a:
“Evde bana verecek bir yemek var mı?” diye sordu.
Fatıma (a.s) cevaben:
“İki gündür ki -seni kendime, Hasan ve Hüseyin’e tercih ettiğim şeyden başka- evde herhangi bir yiyecek şey yoktur” dedi.
Bunun üzerine Hz. Ali (a.s):
“Neden, bir şey temin etmek için bu durumu bana bildirmedin?” dediğinde,
Hz. Fatıma (a.s) cevaben:
“Ya Ebe’l- Hasan! Temin edemeyeceğin bir şeyi sağlamakta zahmete düşmen hususunda Rabbimden utanıyorum” dedi.
22- Sade Yaşayışı
Hz. Fatıma (a.s) bir konuşmasında şöyle demiştir:
“...Ya Resulallah! Selman benim elbiseme şaşırıyor!
Seni hak olarak gönderen Allah’a and olsun ki, beş yıldır ki benim ve Ali’nin, gündüzleri üzerine develer için ot döktüğümüz
geceleyin de serip üzerinde yattığımız bir koç postundan başka bir şeyimiz yoktur ve yastığımız da hurma lifiyle doludur.”
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/54760-hz-fatima-as-in-yasantisiyla-ilgili-hadisler · 22.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- HZ. FATIMA (A.S)’IN HAYATIYLA iLGiLi SORULAR ve CEVAPLAR Ehlibeyt 37 cevap
- Ramazan ayı ve oruçla ilgili hadisler. Ramazan Ayı 3 cevap
- Cennet İle İlgili Hadisler Hadis-i Şerif 5 cevap
- Türklerle İlgili Hadisler! Hadis-i Şerif 7 cevap
- İMAN İLE İLGİLİ HADİSLER Hadis-i Şerif 1 cevap
- Mustafa İslamoğlu’nun nüzul-i İsa ve ilgili hadisler hakkındaki görüşü Dini sohbet 1 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.