Bu yol ki Allah yoludur, korku bilmeyiz, yürürüz!
Düşer mi tek taşı sandın namus ocağının?
Meğer ki savaşa giren son er şehit olsun.
Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa;
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;
Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,
Taşıp da kaplasa afakı bir kızıl sarsar;
Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir,
Değil mi cenge giden Çerkes’in, Laz’ın, Türkün,
Arab’la, Kürd ile bakidir ittihadı bugün;
Değil mi sinede birdir vuran yürek… Yılmaz!
Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz!
Nasıl ki yarmadan afakı pare pare düşer,
Huda’yı boğmak için saldıran Cünun-i beşer;
Nasıl ki nur-i hakikatle çarpışan evham;
Olur şerare-i gayretle akibet güm-nam,
Şu karşımızdaki mahşer de öyle haşrolacak.
Yakında kurtulacaktır bu cephe…
Kurtulacak…
Demek yıkılmayacak kıble-gâh-ı amalim…
Demek ki ölmüyoruz…
Haydi, arkadaş gidelim!
Mehmet Akif Ersoy
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK