🔒 GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!
220.271 görüntülenme · 2.215 yanıt
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
tayyar yazdı:Değerli kardeşim yorumunuz için çok tşk,ve eşinize olan davranışlaınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum,değerli kardeşim burda yorum yazan kardeşlerin hiç biri feminist düşüncelerle yazmamıştır eğer öyle bir şey olmuş olsa ben kardeşlerime müdahele ederim ve onlarda bana saygı duyarlar zaten sadece dertli olan bir kardeşimiz demekki kendine göre yorumlamış RABBİM HERKESİN GÖNLÜNE GÖRE VERSİN SİZİNDE MUTLULUĞUNUZU DAİM ETSİN İNŞ SELAMETLE KARDEŞİM
rahman ve rahim olan allahın adıyla.Kimseyi suçlamak için söylemiyorum fakat genelde bazı bacıların feministliği tutmuş rüzgardan çok etkilenmişler anlaşılan sizin eşiniz geleneksel bir erkek tipine uyuyor diye tüm erkekleri genellemeniz yanlış buna dilimizde yargısız infaz denir.ben dinimizin emrettiği şekilde dinimi yaşamya ve eşimede öyle davranıyorum.çünkü benim kahvehane alışkanlığım yok sonra mesala sobayı ben yakarım zor işleri de kendim yaparım çamaşır bulaşık desen makine ile bu sorun çözülüyor.Evde eşime bir yemek pişirmek kalıyır onaduda yapsın.Eşime şiddetde uygulamayorum.hatta sigara alışkanlığım yok şunu diyebilirsiniz çevremdeki dindar öğretmenlerde en az benim kadar veya daha fazla eşine yardım ediyor.hak hukuk bilen kim olursa olsun kimseye haksızlıketmez.günümüzde erkek olmak kolay değil aksine çok zor.anlayana.allaha emanet olunuz.selam ve dua ile.
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
mk5834 yazdı:A S Değerli kardeşim evet dediğiniz gibi bu zamanda insan olmak zordur,bende acizane şunu eklemek istiyorum,insan olmak zordur ama insanların birbirlerini tamamlamaları ve dünya hayatında ve ahiret hayatında gerçek anlamda mutlu olmalrı için bu tamamlamada islamı kurallara uyulmasıda zordunludur yaratılmış olan bu iki cinsi varlık birbirlerini tamamlamalıdırlar Rabbim doğru yoldan ayırmasın inş dua ile
s.a
YA ARKADAŞLAR NEYİ TARTIŞIYORUZ .BU DEVİRDR KADIN ERKEK OLMAK DEĞİL İNSAN OLMAK ZOR.İNSANLIĞINI KORUMAK ZOR.İNSAN MERTEBE MERTEBEDİR.BAZAN MELEKTE ÜSTÜN BAZAN HAYVANDAN AŞAĞI OLUR.BU İKİSİNE BİRER ÖRNEK VERECEK OLURSAK PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE EBU CEHİL VERİLEBİLİR.
ERKEĞİ ERKEK YAPAN KADINIDIR.ÖYLE KADIN VARDIRKİ ERKEĞİNİ ERKEKLİĞİNDEN UTANDIRIR.ÖYLE ERKEK VARDIRKİ KADININI CÜMLE ALEME MASKARA EDER.
BUNLAR KÖTÜ ÖRNEKLER .DİĞER TARAFTAN İNSAN GİBİ İNSAN LARDA VARDIR.EŞİNİ YÜCELTİR.RABBİM ONLARA KEVSERİN EŞSİZ LEZZETİNİ TATMAYI NASİP ETSİN.
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
Bu ülkede erkek olmak dünyanın en zor şeyi..1- Kadınların iş hayatında gereğinden fazla tercih edilmesi ve kaçınılmaz son... bayan eleman aranıyor başlıklarıyla hemcinslerimin işsiz kalması. Akabinde bir ürünü pazarlamanın en kolay yolunun kadın olduğunu düşünen zihniyet işin boyutunu abarttı. Geçenlerde 80 li yılların reklamlarını izlerken bir sitede parizyen çorap reklamında sadece bir bayanın ve gereğinden fazla erkeğin olduğu dikkatimi çekti bilirsiniz o reklamı "parizyenden müjde size" şeklinde sloganıyla tanınan ve yine o yıllardan bir kolanya reklamı isim vermeyim çok amotör bir ruhla çekilen bakkalın, eczacının,berberin kullanıldığı bi reklamla tanıtılıyor.Tebessümle şu aklıma geldi bu reklam şimdi çekilseydi dedim heralde şöyle en çıplağından 2-3 hatun başrolde olurdu...Kısacası kadının ürün pazarlamada ön plana çıkmasıyla ve iş hayatınada hızla giriş yapmasıyla ve popüler kültür(?)ün gazıyla işin çılkı çıktı. 2- İş ortamında ya da günlük hayatta yarı çıplak hatunların hani mübalağa etmeyim ama özür dileyerek söylüyorum o insanlardan alim ulemâ olsa bakmadan edemez hafif meşrep halleri...ve benim gibi çaresizlikten otobüste ya da minibüste başını önüne eğmek zorunda kalan azınlıktaki arkadaşlar...Hani maneviyatı zayıf olamyı anlıyorumda kadınlık gururu kavramıda olmayan yurdum hatunları varken Türkiye'de erkek olmak çoook zor...
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
Bu ülkede erkek olmak dünyanın en zor şeyi..1- Kadınların iş hayatında gereğinden fazla tercih edilmesi ve kaçınılmaz son... bayan eleman aranıyor başlıklarıyla hemcinslerimin işsiz kalması. Akabinde bir ürünü pazarlamanın en kolay yolunun kadın olduğunu düşünen zihniyet işin boyutunu abarttı. Geçenlerde 80 li yılların reklamlarını izlerken bir sitede parizyen çorap reklamında sadece bir bayanın ve gereğinden fazla erkeğin olduğu dikkatimi çekti bilirsiniz o reklamı "parizyenden müjde size" şeklinde sloganıyla tanınan ve yine o yıllardan bir kolanya reklamı isim vermeyim çok amotör bir ruhla çekilen bakkalın, eczacının,berberin kullanıldığı bi reklamla tanıtılıyor.Tebessümle şu aklıma geldi bu reklam şimdi çekilseydi dedim heralde şöyle en çıplağından 2-3 hatun başrolde olurdu...Kısacası kadının ürün pazarlamada ön plana çıkmasıyla ve iş hayatınada hızla giriş yapmasıyla ve popüler kültür(?)ün gazıyla işin çılkı çıktı. 2- İş ortamında ya da günlük hayatta yarı çıplak hatunların hani mübalağa etmeyim ama özür dileyerek söylüyorum o insanlardan alim ulemâ olsa bakmadan edemez hafif meşrep halleri...ve benim gibi çaresizlikten otobüste ya da minibüste başını önüne eğmek zorunda kalan azınlıktaki arkadaşlar...Hani maneviyatı zayıf olamyı anlıyorumda kadınlık gururu kavramıda olmayan yurdum hatunları varken Türkiye'de erkek olmak çoook zor...
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
333333 yazdı:Değerli kardeşim çok tşk ediyorum evet yorumunuzda haklısınız önemli olan zoru başarmaktır harama bakmamak için nefsimizi yenmektir RABBİM GÖZLERİMİZİ HARAMA BAKMAKTAN MUHAFAZA BUYURSUN DUA İLE
DEĞERLİ ARKADAŞLAR BİZ ALLAHIN KULUYUZ VE ONA İBADET EDRİZ EĞER BİZLER KENDİ NEFSİMİZİ AYAĞIMIZIN ALTINA ALIRDA YAŞAR BAKAN GÖZLERİMİZİ HARAMA DEĞİL HELALİNE YÖNLENDİRİRSEK DÜNYADA HANGİ ÜLKEDE OLURSAN OL BAHTİYARSIN YOKSA HER MEYVENİN TADI NASIL DİYE GÖZLERİMİZİ HARAMA YÖNLENDİRİRSEK TABİKİ ÇOK ZOR ÖNEMLİ OLAN ZORU BAŞARMAKTIR SİZLERDE ZORU BAŞARMAYA ÇALIŞIN. SELAM.VE.DUA.İLE
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
RE: ÜLKEMİZDE ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI
AMMAR79 yazdı:
Bu ülkede erkek olmak dünyanın en zor şeyi..1- Kadınların iş hayatında gereğinden fazla tercih edilmesi ve kaçınılmaz son... bayan eleman aranıyor başlıklarıyla hemcinslerimin işsiz kalması. Akabinde bir ürünü pazarlamanın en kolay yolunun kadın olduğunu düşünen zihniyet işin boyutunu abarttı. Geçenlerde 80 li yılların reklamlarını izlerken bir sitede parizyen çorap reklamında sadece bir bayanın ve gereğinden fazla erkeğin olduğu dikkatimi çekti bilirsiniz o reklamı "parizyenden müjde size" şeklinde sloganıyla tanınan ve yine o yıllardan bir kolanya reklamı isim vermeyim çok amotör bir ruhla çekilen bakkalın, eczacının,berberin kullanıldığı bi reklamla tanıtılıyor.Tebessümle şu aklıma geldi bu reklam şimdi çekilseydi dedim heralde şöyle en çıplağından 2-3 hatun başrolde olurdu...Kısacası kadının ürün pazarlamada ön plana çıkmasıyla ve iş hayatınada hızla giriş yapmasıyla ve popüler kültür(?)ün gazıyla işin çılkı çıktı. 2- İş ortamında ya da günlük hayatta yarı çıplak hatunların hani mübalağa etmeyim ama özür dileyerek söylüyorum o insanlardan alim ulemâ olsa bakmadan edemez hafif meşrep halleri...ve benim gibi çaresizlikten otobüste ya da minibüste başını önüne eğmek zorunda kalan azınlıktaki arkadaşlar...Hani maneviyatı zayıf olamyı anlıyorumda kadınlık gururu kavramıda olmayan yurdum hatunları varken Türkiye'de erkek olmak çoook zor...
SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı... Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: „Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?“
Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan...“ Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda... Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu... Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmıs 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı... Kadın neler diyecekti Herkesonu dinliyordu...Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez... 50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı.O zaman adak adadım.Her gece güneş doğmadan önce, bir tas suyla sulayacağım onu diye... Iyi gelirmiş derlerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demediTaa ki geçen geceye kadar... O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım... Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim.Hayatımı, umudumu, herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey görmedim.Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim.Hakim yaşlı adama dönerek:
"Diyeceğin birşey var mı, baba?" dedi.Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi.Tane tane konustu: "Askerliğimi Reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim.Fadime mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim.Ilk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime ****ürdüm.Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa, boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi.Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi.Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi...O günlerde, tesadüf, bu çiçek kurumaya yuz tuttu.Ben ona: „Gece çiçek sularsan geçer”, dedim. Adak dilettim...Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece, o çiçek ben oldum sanki..." dedi adam.O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle… „Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdakı suyu boşalttım. Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey... Geçen gece de... Yaşlılık... Ben de uyanamadım.Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilirdi... Suçlandım...Sesimi çıkartamadım...“O anda gazeteciler dahil, mahkeme salonundaki herkes ağlıyordu.Sevgide cömert ama sevdiklerimizi kırmada oldukca cimri olalım”
senai demirci
SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı... Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: „Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?“
Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan...“ Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda... Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu... Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmıs 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı... Kadın neler diyecekti Herkesonu dinliyordu...Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez... 50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı.O zaman adak adadım.Her gece güneş doğmadan önce, bir tas suyla sulayacağım onu diye... Iyi gelirmiş derlerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demediTaa ki geçen geceye kadar... O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım... Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim.Hayatımı, umudumu, herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey görmedim.Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim.Hakim yaşlı adama dönerek:
"Diyeceğin birşey var mı, baba?" dedi.Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi.Tane tane konustu: "Askerliğimi Reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim.Fadime mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim.Ilk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime ****ürdüm.Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa, boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi.Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi.Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi...O günlerde, tesadüf, bu çiçek kurumaya yuz tuttu.Ben ona: „Gece çiçek sularsan geçer”, dedim. Adak dilettim...Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece, o çiçek ben oldum sanki..." dedi adam.O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle… „Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdakı suyu boşalttım. Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey... Geçen gece de... Yaşlılık... Ben de uyanamadım.Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilirdi... Suçlandım...Sesimi çıkartamadım...“O anda gazeteciler dahil, mahkeme salonundaki herkes ağlıyordu.Sevgide cömert ama sevdiklerimizi kırmada oldukca cimri olalım”
senai demirci
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
RE: SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
RE: SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
bende okuyunca çok etkilendim onun için paylaşmak istedim ama okuyan yok B)B)B)
RE: SEDEF ÇİÇEĞİ OKUYUN
bende okuyunca çok etkilendim onun için paylaşmak istedim ama okuyan yok B)B)B)
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
sitemizin içerigine ne eklenmeli?
sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Merhaba değerli kardeşler sitemizin içeriğinde olmasını istediğiniz konular varmı?varsa paylaşırmısınız.
a)egitim yazilari
b) güncel konular
c) ögretim yöntemleri
d) planlar
sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Merhaba değerli kardeşler sitemizin içeriğinde olmasını istediğiniz konular varmı?varsa paylaşırmısınız.
a)egitim yazilari
b) güncel konular
c) ögretim yöntemleri
d) planlar
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
evindar yazdı:aleyküm selam kardeşim fikrini beyan ettiğin için çok tşk ediyorum inş çıkacak sonuçları değerlendirip site yönetimine bildireceğiz dua ile
selamünaleyküm zerda kardeşim,
benim özel tercihim eğitim yazıları olmasıdırB)B)B)
selamünaleyküm
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Melaike_binti_Haci yazdı:inş kardeşim değerlendireceğiz çok tşk ediyorum
Zerda kardes sitede Tarih mecmuasi olsa guzel olur Insaallah.
vessellam
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Melaike_binti_Haci yazdı:değerli kardeşim sizin isteklerinizi değerlendiriceğiz inş
Insaallah birde dini bilgiler altinda "Sorular ve cevaplar"adinda bir baslik acilsa cok guzel olur Insaallah. Bilenler bilmeyenlerimize muallim olur Insaallah....
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Allah razı olsun aklıma şu an bi şey gelmiyor aradığım her şeyi bulabiliyorum çok şükür daha ne isterim ... Yüreğinize, emeğinize sağlık ... Sağolun ...
RE: sitemizin içerigine ne eklenmeli?
Allah razı olsun aklıma şu an bi şey gelmiyor aradığım her şeyi bulabiliyorum çok şükür daha ne isterim ... Yüreğinize, emeğinize sağlık ... Sağolun ...
>>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
>>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle
ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl
ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf
gibi günü karşılıyordu.
Dedi ki, "Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş
bana gülümseyerek gün başlıyor."
Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.
Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de
baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.
Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle
ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl
ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf
gibi günü karşılıyordu.
Dedi ki, "Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş
bana gülümseyerek gün başlıyor."
Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.
Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de
baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.
"İiiiiiiiihhhhhh , bu da ne? Bu küçük fare benim manzaramı şimdi neden
bozuyor?"
Onun oradan bir an önce gitmesini istedi ve şöyle bir titredi.
Tepeden aşağıya doğru bir kaç taş hızla yuvarlanmaya başladı. Fare sesi
duyunca hemen bir yüksek kayanın üstüne sıçradı ve oraya yerleşti. Düşen
taşlarda ona hiç bir zarar vermedi. Farecik de başladı denizin güzelliğini
seyre...
Ara ara atlayan zıplayan balıklar denizin duruluğunda küçük halkalar
oluşturuyordu.
Deniz dağın sıkıntısını anladı ve dağa seslendi:
"Neden böyle bir günde bir küçük fare için mutsuzluk oyununa başlıyorsun ki?
Bak ben dümdüzken balıklar da benim duruluğumu bozuyorlar. Ben onlara
kızıyor muyum? Biliyorum ki onlar bensiz ben onlarsız olamayız. Sen de
seninle birlikte yaşamak zorunda olanlara kollarını açmalısın. Güneş hiç
bulutlara bozuluyor mu? Benim ışınlarımı engelliyorlar diye kızıyor mu?
Kabul et gerçeği, herşey bir şeylerle bütün aslında. Fark ve güzellik de
burada. Bu sayede hergün ayrı bir şey öğretiyor bize; her gün ayrı bir ders
veriyor. Sen iyisi mi sadece SEYRET, SUS ve DİNLE."
Dağ denize sordu:
"SEYRET, SUS ve DİNLE? O da ne demek?"
Deniz, "Bak... Seyrettiğinde güzellikleri göreceksin... Sustuğunda kendinden
başkalarının söylediklerini duyabileceksin...
Dinlediğindeyse onlardan öğrendiklerini uygulama fırsatı bulabileceksin..."
>>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle
ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl
ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf
gibi günü karşılıyordu.
Dedi ki, "Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş
bana gülümseyerek gün başlıyor."
Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.
Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de
baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.
Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle
ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl
ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf
gibi günü karşılıyordu.
Dedi ki, "Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş
bana gülümseyerek gün başlıyor."
Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.
Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de
baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.
"İiiiiiiiihhhhhh , bu da ne? Bu küçük fare benim manzaramı şimdi neden
bozuyor?"
Onun oradan bir an önce gitmesini istedi ve şöyle bir titredi.
Tepeden aşağıya doğru bir kaç taş hızla yuvarlanmaya başladı. Fare sesi
duyunca hemen bir yüksek kayanın üstüne sıçradı ve oraya yerleşti. Düşen
taşlarda ona hiç bir zarar vermedi. Farecik de başladı denizin güzelliğini
seyre...
Ara ara atlayan zıplayan balıklar denizin duruluğunda küçük halkalar
oluşturuyordu.
Deniz dağın sıkıntısını anladı ve dağa seslendi:
"Neden böyle bir günde bir küçük fare için mutsuzluk oyununa başlıyorsun ki?
Bak ben dümdüzken balıklar da benim duruluğumu bozuyorlar. Ben onlara
kızıyor muyum? Biliyorum ki onlar bensiz ben onlarsız olamayız. Sen de
seninle birlikte yaşamak zorunda olanlara kollarını açmalısın. Güneş hiç
bulutlara bozuluyor mu? Benim ışınlarımı engelliyorlar diye kızıyor mu?
Kabul et gerçeği, herşey bir şeylerle bütün aslında. Fark ve güzellik de
burada. Bu sayede hergün ayrı bir şey öğretiyor bize; her gün ayrı bir ders
veriyor. Sen iyisi mi sadece SEYRET, SUS ve DİNLE."
Dağ denize sordu:
"SEYRET, SUS ve DİNLE? O da ne demek?"
Deniz, "Bak... Seyrettiğinde güzellikleri göreceksin... Sustuğunda kendinden
başkalarının söylediklerini duyabileceksin...
Dinlediğindeyse onlardan öğrendiklerini uygulama fırsatı bulabileceksin..."
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
ÇOOOK GÜZELDİ CANIM KARDEŞİM BENİM.ALLAH RAZI OLSUN.B)
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
ÇOOOK GÜZELDİ CANIM KARDEŞİM BENİM.ALLAH RAZI OLSUN.B)
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
özgürlüğün özgürlüğümüzdür Kudüs
özgürlüğün özgürlüğümüzdür Kudüs
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
Teşekkür ederim güzel kardeşim, Rabbim hepimizden razı gele inşaallah ...
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
nuresma yazdı:
ÇOOOK GÜZELDİ CANIM KARDEŞİM BENİM.ALLAH RAZI OLSUN.B)
Teşekkür ederim güzel kardeşim, Rabbim hepimizden razı gele inşaallah ...
Aglayan_Seccadem
Yeni Üye
- Mesaj
- 0
Yeni Üye · 0 mesaj
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
selamunalykum guzel yurekli kardesim oncelikle yazdigin yaziyi cok begendigimi soylemek isterim ellerine saglik emeklerine saglik Allah razi olsun izniniz olursa ben bunu kopyalayip okulda arkadaslarimal paylasmak isterim hakkini helal ederseniz:) selametle
Aglayan_SeccademB)B)
RE: >>> SEYRET, SUS VE DİNLE <<<
selamunalykum guzel yurekli kardesim oncelikle yazdigin yaziyi cok begendigimi soylemek isterim ellerine saglik emeklerine saglik Allah razi olsun izniniz olursa ben bunu kopyalayip okulda arkadaslarimal paylasmak isterim hakkini helal ederseniz:) selametle
Aglayan_SeccademB)B)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/538-gunlerden-bir-gun-kurbaga-yarisi-duzenlenmis · 07.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
🔒 Bu konu kilitli; yeni cevap yazılamaz.