🔒 GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!
220.274 görüntülenme · 2.215 yanıt
RE: Hayat Sabra Denktir
RE: Hayat Sabra Denktir
Bırak vursunlar ayıbını yüzüne, bir kusuruna binler cefâ taksınlar. Yaradan'ın "Settar" ismi, beşerin hükmüne mi kalmış. Sen sabret gönül... Felaket tellalları susmasınlar isterlerse? Olumsuzluğu yaymanın zevkine doyamayanlara inat, bütün güzel düşüncelerini yay sere serpe. Zehrini ağzında taşıyan yılanın başını ezemesen de, bal damlasın dilinden. İbrahim'in (as) ateşleri, gül olurken mi sunmuş Dostların Dostu şu ayetini: "Güzel söz, güzel bir ağaç gibidir ki onun kökü sabit, dalı ise göktedir." Sabır gücünün tükenirliğinden korkarsan bir gün, gel gir şu dizelerin sırlı havasına... İnan, kimse üzemez seni orda. Ve uzan o ağacın dallarından ötelere... Uzat ellerini ve bekle. Sabırla bekle gönül! En geç sûrun sesi duyulduğunda tutacak ellerinden Resuller Resulü. Pes etme, sabret gönül, sabret!...
nasılsa sabrın sonu selamet diye boşa dememişler...Sabretmek bazı şeylere çok zor be kardeş,ama paylaşımın ,yazılanlar çok güzel.Olaya bu perspektiften bakınca evet sabretmenin mükafatı büyük.Ayetlerle bile Rabbim bunu anlatıyor."ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR"
RE: Hayat Sabra Denktir
Bırak vursunlar ayıbını yüzüne, bir kusuruna binler cefâ taksınlar. Yaradan'ın "Settar" ismi, beşerin hükmüne mi kalmış. Sen sabret gönül... Felaket tellalları susmasınlar isterlerse? Olumsuzluğu yaymanın zevkine doyamayanlara inat, bütün güzel düşüncelerini yay sere serpe. Zehrini ağzında taşıyan yılanın başını ezemesen de, bal damlasın dilinden. İbrahim'in (as) ateşleri, gül olurken mi sunmuş Dostların Dostu şu ayetini: "Güzel söz, güzel bir ağaç gibidir ki onun kökü sabit, dalı ise göktedir." Sabır gücünün tükenirliğinden korkarsan bir gün, gel gir şu dizelerin sırlı havasına... İnan, kimse üzemez seni orda. Ve uzan o ağacın dallarından ötelere... Uzat ellerini ve bekle. Sabırla bekle gönül! En geç sûrun sesi duyulduğunda tutacak ellerinden Resuller Resulü. Pes etme, sabret gönül, sabret!...
nasılsa sabrın sonu selamet diye boşa dememişler...Sabretmek bazı şeylere çok zor be kardeş,ama paylaşımın ,yazılanlar çok güzel.Olaya bu perspektiften bakınca evet sabretmenin mükafatı büyük.Ayetlerle bile Rabbim bunu anlatıyor."ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR"
RE: Hayat Sabra Denktir
RE: Hayat Sabra Denktir
sabır gönlüm sabır ki ne sabır..bazen öyle oluyorki ablam insan artık bazı şeyler bardağı taşıran son damla oluyor ve sabredemiyor veya çok ama çok az sabır gösteriyor(kendi nefsime hitaben)..rabbim sabır ihsan eylesin herkese..pylşmn için sğlsn ablam..Allah razı olsun
RE: Hayat Sabra Denktir
sabır gönlüm sabır ki ne sabır..bazen öyle oluyorki ablam insan artık bazı şeyler bardağı taşıran son damla oluyor ve sabredemiyor veya çok ama çok az sabır gösteriyor(kendi nefsime hitaben)..rabbim sabır ihsan eylesin herkese..pylşmn için sğlsn ablam..Allah razı olsun
YOLUN BAŞINDAYKEN GÜLÜNÜ SEÇMEK
YOLUN BAŞINDAYKEN GÜLÜNÜ SEÇMEK
Vaktiyle, görkemli bir malikanede yasayan, yasli, çok zengin bir adam varmis.
Malikane, gözalici güzellikte güllerin yetistigi bir bahçenin içinde yer aliyormus.
Bu yasli zenginin evine, her hafta belli bir gün, orta yasli, tatli dilli bir bohçaci kadin gelir ve yepyeni birbirinden güzel, pahali kumaslarini önce adama sonra çalisanlarina sunarmis...
Bir gün yine Malikane'ye gelmis kadin yeni kumaslariyla, bekleme salonuna almislar onu...
Yasli, zengin ev sahibi biraz gecikince sıkılmıs kadin ve duvarlarda asili fotograflari incelemeye koyulmus.
Adam gelince "Beyim"demis, "gençlik fotograflariniza bakarken düsündüm de, çok ama çok yakisikliymissin. Mal mülk para desen, malum. Eee pek iyi de bir adamsin tanidigim kadariyla, o zaman niye hiç evlenip aile kurmadin be beyim?"
Adam gülümsemis ve "madem garibine gitti, anlatayim" demis. "Ama önce gül bahçesine çik ve bahçemin en güzel ama en güzel gülünü getir,"demis. "Ama kapiya giderken seç, eve geri dönerken degil!"
Kadin sasirarak "peki" demis ve çikmis bahçeye...
O büyüleyici güllerin arasinda ilerlerken bir türlü karar veremiyormus. "Su güzel, bu güzel, yok yok belki ileride daha güzeli vardir" diye... Fakat bir bakmis ki bahçe kapisina gelmis ve duvar dibinde gölgede kalmis bir kaç çelimsiz gülden baska gül yok?!
Ne yapsin dönerken seçemeyecegi için ve o güller de güzel olmadigi için eli bos dönmüs.
Adam "Hani en güzel gül?" diye sorunca anlatmis durumu...
Yasli zengin demis ki:
"Anladin mi simdi benim tüm hayatim boyunca niye evlenemedigimi? Doyumsuz olmasaydin eger daha güzeli, daha iyisi, bunun rengi, bunun dikeni diye... Ve sarilsaydin dört elle sevdigini, begendigini hissettigin o güzelim güllerden birine, ellerin bombos olmazdi benim gibi yolun sonuna geldiginde...
YOLUN BAŞINDAYKEN GÜLÜNÜ SEÇMEK
Vaktiyle, görkemli bir malikanede yasayan, yasli, çok zengin bir adam varmis.
Malikane, gözalici güzellikte güllerin yetistigi bir bahçenin içinde yer aliyormus.
Bu yasli zenginin evine, her hafta belli bir gün, orta yasli, tatli dilli bir bohçaci kadin gelir ve yepyeni birbirinden güzel, pahali kumaslarini önce adama sonra çalisanlarina sunarmis...
Bir gün yine Malikane'ye gelmis kadin yeni kumaslariyla, bekleme salonuna almislar onu...
Yasli, zengin ev sahibi biraz gecikince sıkılmıs kadin ve duvarlarda asili fotograflari incelemeye koyulmus.
Adam gelince "Beyim"demis, "gençlik fotograflariniza bakarken düsündüm de, çok ama çok yakisikliymissin. Mal mülk para desen, malum. Eee pek iyi de bir adamsin tanidigim kadariyla, o zaman niye hiç evlenip aile kurmadin be beyim?"
Adam gülümsemis ve "madem garibine gitti, anlatayim" demis. "Ama önce gül bahçesine çik ve bahçemin en güzel ama en güzel gülünü getir,"demis. "Ama kapiya giderken seç, eve geri dönerken degil!"
Kadin sasirarak "peki" demis ve çikmis bahçeye...
O büyüleyici güllerin arasinda ilerlerken bir türlü karar veremiyormus. "Su güzel, bu güzel, yok yok belki ileride daha güzeli vardir" diye... Fakat bir bakmis ki bahçe kapisina gelmis ve duvar dibinde gölgede kalmis bir kaç çelimsiz gülden baska gül yok?!
Ne yapsin dönerken seçemeyecegi için ve o güller de güzel olmadigi için eli bos dönmüs.
Adam "Hani en güzel gül?" diye sorunca anlatmis durumu...
Yasli zengin demis ki:
"Anladin mi simdi benim tüm hayatim boyunca niye evlenemedigimi? Doyumsuz olmasaydin eger daha güzeli, daha iyisi, bunun rengi, bunun dikeni diye... Ve sarilsaydin dört elle sevdigini, begendigini hissettigin o güzelim güllerden birine, ellerin bombos olmazdi benim gibi yolun sonuna geldiginde...
Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh) rivayet ediyor: Resulullah (sas) buyurdular ki: “Allah’ın, âlemde dolaşıp kendisini zikredenleri araştıran melekleri vardır.
Bu melekler Allahu Teala’yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini “Aradığınıza gelin!” diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -her şeyi en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar: “Kullarım ne diyorlar?” “Seni tesbih ediyorlar, Sana tekbir okuyorlar, Sana tahmid okuyorlar. Sana ta’zim ediyorlar” derler. Rab Teala sormaya devam eder: “Onlar beni gördüler mi?” “Hayır!” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” “Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta’zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı.” derler. Allah tekrar sorar: “Onlar ne istiyorlar?” “Senden,” derler, “Cennet istiyorlar.” “Cenneti gördüler mi?” der, “Hayır ey Rabb’imiz.” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” der. “Eğer görselerdi,” derler, “Cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi.” Allah Teala sormaya devam eder: “Neden istiaze ediyorlar, sakınıyorlar?” der. “Cehennemden istiaze ediyorlar.” derler. “Onu gördüler mi?” der. “Hayır Rabb’imiz, görmediler.” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” der. “Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı.” derler. Bunun üzerine Rabb Teala şunu söyler: “Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!”
Resulullah (sas) sözüne devamla şunu anlattı: “Onlardan bir melek der ki: “Bunların arasında falanca günahkâr kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksatla uğramıştı, oturuverdi.” Allah Teala: “Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar.” buyurur. (Buhari, Daavat 66)
Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh) rivayet ediyor: Resulullah (sas) buyurdular ki: “Allah’ın, âlemde dolaşıp kendisini zikredenleri araştıran melekleri vardır.
Bu melekler Allahu Teala’yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini “Aradığınıza gelin!” diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -her şeyi en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar: “Kullarım ne diyorlar?” “Seni tesbih ediyorlar, Sana tekbir okuyorlar, Sana tahmid okuyorlar. Sana ta’zim ediyorlar” derler. Rab Teala sormaya devam eder: “Onlar beni gördüler mi?” “Hayır!” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” “Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta’zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı.” derler. Allah tekrar sorar: “Onlar ne istiyorlar?” “Senden,” derler, “Cennet istiyorlar.” “Cenneti gördüler mi?” der, “Hayır ey Rabb’imiz.” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” der. “Eğer görselerdi,” derler, “Cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi.” Allah Teala sormaya devam eder: “Neden istiaze ediyorlar, sakınıyorlar?” der. “Cehennemden istiaze ediyorlar.” derler. “Onu gördüler mi?” der. “Hayır Rabb’imiz, görmediler.” derler. “Ya görselerdi ne yaparlardı?” der. “Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı.” derler. Bunun üzerine Rabb Teala şunu söyler: “Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!”
Resulullah (sas) sözüne devamla şunu anlattı: “Onlardan bir melek der ki: “Bunların arasında falanca günahkâr kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksatla uğramıştı, oturuverdi.” Allah Teala: “Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar.” buyurur. (Buhari, Daavat 66)
RE: Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
RE: Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
ALLAH RAZI OLSUN ABLAM
RE: Allah’ın zikredildiği sohbetlere katılmanın önemi
ALLAH RAZI OLSUN ABLAM
affetmenin hafifligi
affetmenin hafifligi
Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar." Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık." "Hem sıkıldık, hem yorulduk?" Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
affetmenin hafifligi
Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar." Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık." "Hem sıkıldık, hem yorulduk?" Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
RE: affetmenin hafifligi
RE: affetmenin hafifligi
SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM.ÇOK ANLAMLI BİR HİKAYE..PYLŞMN İÇİN ÇOK SAĞOL.AMA BİR GERÇEK VAR Kİ KIRILAN BİR KALP ASLA MI ASLA ESKİSİ GİBİ OLMUYOR..AMA ÖZÜRDİLEMEK VE AFFETMENİN DE GÜZEL ERDEMLERDEN OLDUĞUNA İNANIYORUM..SELAM VE DUA İLE.aLLAHIM RAZI OLSUN
RE: affetmenin hafifligi
SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM.ÇOK ANLAMLI BİR HİKAYE..PYLŞMN İÇİN ÇOK SAĞOL.AMA BİR GERÇEK VAR Kİ KIRILAN BİR KALP ASLA MI ASLA ESKİSİ GİBİ OLMUYOR..AMA ÖZÜRDİLEMEK VE AFFETMENİN DE GÜZEL ERDEMLERDEN OLDUĞUNA İNANIYORUM..SELAM VE DUA İLE.aLLAHIM RAZI OLSUN
RE: affetmenin hafifligi
RE: affetmenin hafifligi
Rabbim cümlemizden razı olsun kardeşim..Mutlaka ki yaşanan her şey ama her şey insanda iyi ya da kötü de olsa bir iz bırakıyor.Ama bu izlere takılırsak fazla da yol alamıyoruz.
efendimiz demiş ya Rabbim onlar cahiller,bilmiyolar diye.Kendisine zulüm edenlere hidayetleri için dua buyurmuş ya belki çok zor ama Onun ahlakıyla ahlaklanabilmemiz için de bazı şeylere sünger çekmek gerekiyor sanırım yanlış mıyım?:)
selametle güzel kardeşim hayat dilerim hep güzellikler getirir sana ve güzel izler kalır yaşamında....B)B)
RE: affetmenin hafifligi
Rabbim cümlemizden razı olsun kardeşim..Mutlaka ki yaşanan her şey ama her şey insanda iyi ya da kötü de olsa bir iz bırakıyor.Ama bu izlere takılırsak fazla da yol alamıyoruz.
efendimiz demiş ya Rabbim onlar cahiller,bilmiyolar diye.Kendisine zulüm edenlere hidayetleri için dua buyurmuş ya belki çok zor ama Onun ahlakıyla ahlaklanabilmemiz için de bazı şeylere sünger çekmek gerekiyor sanırım yanlış mıyım?:)
selametle güzel kardeşim hayat dilerim hep güzellikler getirir sana ve güzel izler kalır yaşamında....B)B)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/538-gunlerden-bir-gun-kurbaga-yarisi-duzenlenmis · 08.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
🔒 Bu konu kilitli; yeni cevap yazılamaz.