berat05, post: 1002014, member: 88924İlk defa duymuş olduğum bu paylaşım için Rabbim c.c. razı olsun kardeşimiz
Aliye-aliye kardeşimiz
Siz bana biran birşey düşündürdünüz..İşte bu olayı seviyorum..seviniyorum..
Bazen hiç olmadık bir söz ufkumuzu açabiliyor...nasıl mı?
Hicret kelimesini hep Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında geçen bir kelime ve yolcuk anlamında düşünürdüm.
AMa şimdi başka bir ışık yakmış oldunuz gönlümde...Allah c.c. razı olsun...
Evet nice hareketlerimiz ve durumlarımız - yapamadıklarımız var ki hicret yapabiliriz şimdi görüyorum
esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu
Ve Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berekatühü Ablam..
Rabbimiz sizden de razı olsun inşallah.. Teşekkür ederim. Vesile kılana hamd olsun, vesile olabilmişsem ne güzel.... Hicret kelimesini sığ anlamda düşündüğümüzde, İslam Tarihi'nde yaşanan hicretten gayrısı gelmiyor çoğu kez akla.. İnsan, murdar olandan tahir olana kaçarken, batıldan hakka yürürken, şirki bırakıp tevhidi seçerken...Haram işlenen yeri terk ederken; kendisini Hak yolunda alıkoyan her şeye ''Lâ'' derken, hicret etmiş oluyor aslında.. Hayatımızın her anında hicretle iç içeyiz.. İbadetlere koşarken ayağımıza takılan her türlü meşgaleyi ezip geçmek; şeytanı kahretme yolunda en büyük hicrettir bizler için.. Saltanat-ı azamesi ile meşhur Hz. Süleyman (a.s)'ın, bu duruşu bizler için ne güzel bir ''Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tulhikum emvâlukum ve lâ evlâdukum an zikrillâh(zikrillâhi), ve men yef'al zâlike fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne). -Münafikun/9- duruşudur...
Tüm hicretimlerimizin, O'na ulaştıran basamaklar olması duası ile..
Rabbimize emanet olunuz.