Örtüdeki Sır, Necip Fazıl Kısakürek

2.998 görüntülenme · 15 yanıt

Paylaş:
maharaja

maharaja

Aktif Üye · 82 mesaj

#1
Örtüdeki Sır, Necip Fazıl Kısakürek

Adına “yüksek sosyete” dedikleri bir toplantıda genç şair konuşuyor:

-Bütün sır örtüde… Kadın soyundukça vazıhlaşıyor (manası anlaşılıyor) , böyle olunca da mana peçesi düşmüş bir şiir gibi basitleşiyor, yavanlaşıyor, çirkinleşiyor…

Kadınlı erkekli bir kahkahadır koptu.

Mini etekli bir kız haykırdı:

-Paradoks! Buna paradoks derler!

Genç şair acı acı güldü:

- Size, üniversiteli sayın bayan, içinde yaşadığınız dünya, fikre fikirle karşılık vermeyi öğretmiyor da teker kelimelik klişeler belletiyor. Kutudan fiş çekercesine her fikrin tek kelimelik yaftasını çıkarıyorsunuz, o kadar… Sonra da “saçma” yerine (paradoks) demekle, hastalığı teşhis etmiş bir doktor edasına bürünüyorsunuz!

Bu defa kahkahalar daha sert patladı.

Genç şair devam etti:

- Bütün sır örtüde… Örtü, kadının manasına, aranması, bulunması, erişilmesi lazım bir derinlik veriyor. O manayı zorlaştırıyor, giriftleştiriyor, kıymetlendiriyor. İdeal… İdeal işte budur. Aranması, bulunması, erişilmesi gereken gaye… Kadın vücuduyla idealden bir çizgidir. Ve mutlaka perde arkasında, göz ufkunun gerisinde el uzanır uzanmaz tutulamayacak bir noktada olmalıdır.

Bir ses yükseldi:

-Sen, yobazların savunduğu şeylerin mükemmel bir avukatı olabilirsin!

-Ben, yobaz dediklerinizin gerçeklerine tamamıyla inanıyorum! Sahte olmayan, her şeyin hesabını veren tek dünya onlarındır. Bu gerçeklerin kıymetini de estetik planda göstermeye çalışıyorum.

Kahkahalar kasırgalaştı. Mini etekli kız atıldı:

-Şimdi ben çarşafa girecek, sadece iki gözüm ve burnumu dışarıda bırakacak olursam sizin için ideal kadın mı olurum?

-Dinin kadın vücudunda mahrem nokta olarak görünmesini yasakladığı yerler, kadında büyük mananın sınır çizgilerinden başlar. Erkeğin hayali bu çizgilerin ötesindedir ve onlar muhafazalı olduğu nispette çekicidir.

Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!

* * *

İlerici kızlar ve arkadaşları, genç şaire bir oyun oynamaya karar verdiler. Baş rolü de mini etekli kıza ısmarladılar.

Mini etekli kız, yüzündeki koyu makyaj sıvasını silip attı. Başına sımsıkı bir türban sardı ve uzun etekli bir elbiseye büründü. Kendi gerçek şekline dönen kız tanınmaz hale gelmişti; onu bir partide, tesadüfen evde bulunan terzi işçisi diye genç şaire takdim ettiler:

-Sizi tanıyacak gibiyim. Siz, şu bizim ileri, ilerici, İngiliz Filolojisi öğrencisi mini etek…

Kahkahalar boşandı:

-Ayol, o birazdan gelecek, nerdeyse damlar… Ufak bir benzerlikten ibaret…
Kız, mahcup mahcup, müsaade alıp çıktı ve beş dakika sonra her zamanki kılığı içinde döndü.

Alkış, kahkaha, kıyamet…

Genç şair afallamıştı.

Kısa bir zaman sonra, örtülü kılığıyla, genç şairin yoluna çıkıp, verdiği randevuyu kabul eden kız, Eyüp sırtlarında, Çamlıca tepelerinde ve Boğaziçi’nde birkaç gün süren masum gezintilerden sonra, onu kolundan yakaladığı gibi, arkadaşlarının muhitine götürdü ve herkesin hayret nazarı önünde haykırdı:

-Bu adamı gülünç düşürmek için oynadığımız oyuna son veriyorum! Ben bu adamın kendisine olduğu kadar, fikirlerine de tutuldum! Artık bu kılıktan çıkmayacağım!

Evlenme dairesinde, sımsıkı örtülü kızla yanındaki genç şairin arkasında bir sürü mini etekli ve favorili tipler… Biri, öbürüne fısıldıyor:

-Bütün sır örtüde…

Ve içinden inanarak söylediği bu söze, dışından inanmadığını gösteren bir eda ile sırıtıyor… (1967)


Necip Fazıl KISAKÜREK
“Hikayelerim - s:207 - 210”
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#2
Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!


ÜSTADIMIZA RAHMET...Allahcc razı olsun gönüldaşımız...BESMELE...SELAM...DUA...
haya87

haya87

Kıdemli Üye · 234 mesaj

#3
kimkimdir, post: 985553, member: 96901Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!


ÜSTADIMIZA RAHMET...Allahcc razı olsun gönüldaşımız...BESMELE...SELAM...DUA...




Allahü teala binlerce kez razı olsun.Emeğiniz için sonsuz teşekkürler çok güzel bir paylaşımdı.Allahü teala iki cihan seadeti ihsan eylesin.
maharaja

maharaja

Aktif Üye · 82 mesaj

#4
kimkimdir, post: 985553, member: 96901Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!


ÜSTADIMIZA RAHMET...Allahcc razı olsun gönüldaşımız...BESMELE...SELAM...DUA...


rabbim cümlemizden razı olsun..
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#5
İşte üstadın kalemindeki ok örtünün düşmanlarının gönlüne bir kez daha saplandı Elhamdülillah.Cenab-ı Hak razı olsun kardeşim.Anlayana çok güzel bir paylaşım.Teşekkür eder kıymetli dualarınızı istirham ederiz..
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
Çeşm-i Bülbül

Çeşm-i Bülbül

Mübarek Üye · 13.384 mesaj

#6
çok güzel ve anlamlı bir paylaşım olmuş Allah hepinizden razı olsun
.....

Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

NFK
yarensin

yarensin

Mübarek Üye · 978 mesaj

#7
- Bütün sır örtüde… Örtü, kadının manasına, aranması, bulunması, erişilmesi lazım bir derinlik veriyor. O manayı zorlaştırıyor, giriftleştiriyor, kıymetlendiriyor. İdeal… İdeal işte budur. Aranması, bulunması, erişilmesi gereken gaye… Kadın vücuduyla idealden bir çizgidir. Ve mutlaka perde arkasında, göz ufkunun gerisinde el uzanır uzanmaz tutulamayacak bir noktada olmalıdır.

ALLAH RAHMET ETSİN ÜSTAT İŞTE NEDE GÜZEL İFADE ETMİŞ ÖRTÜYÜ BASİTLEŞTİRENLERE....EMEĞİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR PAYLAŞIM OLMUŞ....
kalemgenç

kalemgenç

Kıdemli Üye · 499 mesaj

#8
s.a. emeğinize sağlık. RABBİM razı olsun değerli kardeşim.
bu arada üstad Necip Fazıl'ıda rahmetle anıyorum.
selam ve dua ile....
maharaja

maharaja

Aktif Üye · 82 mesaj

#9
Cenab-ı hak cümlemizden razı olsun..
savunduğumuz şeylerin hakikatine varmak önemli..
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#10
selamun aleykum ALLAH razı olsun ..
üstadın ruhu şad olsun ..
selam ve dua ile
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#11
Şimdi ben çarşafa girecek, sadece iki gözüm ve burnumu dışarıda bırakacak olursam sizin için ideal kadın mı olurum?

-Dinin kadın vücudunda mahrem nokta olarak görünmesini yasakladığı yerler, kadında büyük mananın sınır çizgilerinden başlar. Erkeğin hayali bu çizgilerin ötesindedir ve onlar muhafazalı olduğu nispette çekicidir.

Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Selamun aleykum kardeşim.Bütün sır evet örtüde.hakikat damlalarından süzülmüş cümleler herbiri!!!İnşlallah o katreler azda olsa içimize nakış nakış ,motif motif işlenir.

Gerçek manada kapanmak,inanmak duasıyla
En emine emanet olunuz.Selamun aleykum
Guo1903

Guo1903

Mübarek Üye · 2.657 mesaj

#12
Elhamdülillah..
''Bütün sır örtüde...''
Allah razı olsun..
nrydmrl

nrydmrl

Kıdemli Üye · 471 mesaj

#13
emeğinize sağlk çok anlamlı bir hikaye rabbim herkese hidayeini verir inşalah selam ve dua ile.
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#14
"Başörtüsü: İcaz... İcazet... İzin... Müsaade... Şehâdetnâme... Diploma... «Olur!» demek... Destur vermek... Revâ görmek... İlmî ehliyet... Veciz bir tarzda... Kısa ifâdelerle çok şey anlatmak hâlinde olan... Mucizeli olmak... Başkalarını acze düşürecek derecede olmak... Âciz bırakmak... Şaşırtmak... Hayran etmek... Mucize derecesinde düzgün söz söylemek... Güzel söz söylemekle insanların muktedir olamadıkları derece... Çok mânâya gelen kısa cümlenin hâli... Bilinen ve açık olan cümleden kısa bir cümle ile maksadı ifâde sanatı... Kabir... İstikbâl... Lisan... Her nesnenin dibi, kökü ve sonu... Küçük gömlek... Devenin göğsünde olan nişan ve alâmet... Hürriyet..." tilki günlüğü S M...
Çeşm-i Bülbül

Çeşm-i Bülbül

Mübarek Üye · 13.384 mesaj

#15
Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!

Güncelleme...
.....

Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

NFK
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#16
maharaja, post: 985087, member: 96287Örtüdeki Sır, Necip Fazıl Kısakürek

Adına “yüksek sosyete” dedikleri bir toplantıda genç şair konuşuyor:

-Bütün sır örtüde… Kadın soyundukça vazıhlaşıyor (manası anlaşılıyor) , böyle olunca da mana peçesi düşmüş bir şiir gibi basitleşiyor, yavanlaşıyor, çirkinleşiyor…

Kadınlı erkekli bir kahkahadır koptu.

Mini etekli bir kız haykırdı:

-Paradoks! Buna paradoks derler!

Genç şair acı acı güldü:

- Size, üniversiteli sayın bayan, içinde yaşadığınız dünya, fikre fikirle karşılık vermeyi öğretmiyor da teker kelimelik klişeler belletiyor. Kutudan fiş çekercesine her fikrin tek kelimelik yaftasını çıkarıyorsunuz, o kadar… Sonra da “saçma” yerine (paradoks) demekle, hastalığı teşhis etmiş bir doktor edasına bürünüyorsunuz!

Bu defa kahkahalar daha sert patladı.

Genç şair devam etti:

- Bütün sır örtüde… Örtü, kadının manasına, aranması, bulunması, erişilmesi lazım bir derinlik veriyor. O manayı zorlaştırıyor, giriftleştiriyor, kıymetlendiriyor. İdeal… İdeal işte budur. Aranması, bulunması, erişilmesi gereken gaye… Kadın vücuduyla idealden bir çizgidir. Ve mutlaka perde arkasında, göz ufkunun gerisinde el uzanır uzanmaz tutulamayacak bir noktada olmalıdır.

Bir ses yükseldi:

-Sen, yobazların savunduğu şeylerin mükemmel bir avukatı olabilirsin!

-Ben, yobaz dediklerinizin gerçeklerine tamamıyla inanıyorum! Sahte olmayan, her şeyin hesabını veren tek dünya onlarındır. Bu gerçeklerin kıymetini de estetik planda göstermeye çalışıyorum.

Kahkahalar kasırgalaştı. Mini etekli kız atıldı:

-Şimdi ben çarşafa girecek, sadece iki gözüm ve burnumu dışarıda bırakacak olursam sizin için ideal kadın mı olurum?

-Dinin kadın vücudunda mahrem nokta olarak görünmesini yasakladığı yerler, kadında büyük mananın sınır çizgilerinden başlar. Erkeğin hayali bu çizgilerin ötesindedir ve onlar muhafazalı olduğu nispette çekicidir.

Genç şair sesini yükseltti:

-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nadide bir yemiş gibi ortaya koymak isterken onu, en aziz mana ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonklu bir ceset haline getiren, yani gerçekten yok eden sizsiniz!

Sonra dönüp, gözlerini mini etekli kıza dikti:

-Siz diz kapaklarınızdan birer karış yukarısına açık vücudunuzda mahrem nokta tanımadığınızı ilan ederken, diz kapaklarınızdan yukarısına ait bütün tesirinizi kaybettiğinizin farkında mısınız? Erkeğin hasret ve kıymet hükmünü öldürerek mi kıymetleneceksiniz? Siz, vücudunuzun neresini açarsanız, o noktayı kesip atmış gibi kaybediyorsunuz!

* * *

İlerici kızlar ve arkadaşları, genç şaire bir oyun oynamaya karar verdiler. Baş rolü de mini etekli kıza ısmarladılar.

Mini etekli kız, yüzündeki koyu makyaj sıvasını silip attı. Başına sımsıkı bir türban sardı ve uzun etekli bir elbiseye büründü. Kendi gerçek şekline dönen kız tanınmaz hale gelmişti; onu bir partide, tesadüfen evde bulunan terzi işçisi diye genç şaire takdim ettiler:

-Sizi tanıyacak gibiyim. Siz, şu bizim ileri, ilerici, İngiliz Filolojisi öğrencisi mini etek…

Kahkahalar boşandı:

-Ayol, o birazdan gelecek, nerdeyse damlar… Ufak bir benzerlikten ibaret…
Kız, mahcup mahcup, müsaade alıp çıktı ve beş dakika sonra her zamanki kılığı içinde döndü.

Alkış, kahkaha, kıyamet…

Genç şair afallamıştı.

Kısa bir zaman sonra, örtülü kılığıyla, genç şairin yoluna çıkıp, verdiği randevuyu kabul eden kız, Eyüp sırtlarında, Çamlıca tepelerinde ve Boğaziçi’nde birkaç gün süren masum gezintilerden sonra, onu kolundan yakaladığı gibi, arkadaşlarının muhitine götürdü ve herkesin hayret nazarı önünde haykırdı:

-Bu adamı gülünç düşürmek için oynadığımız oyuna son veriyorum! Ben bu adamın kendisine olduğu kadar, fikirlerine de tutuldum! Artık bu kılıktan çıkmayacağım!

Evlenme dairesinde, sımsıkı örtülü kızla yanındaki genç şairin arkasında bir sürü mini etekli ve favorili tipler… Biri, öbürüne fısıldıyor:

-Bütün sır örtüde…

Ve içinden inanarak söylediği bu söze, dışından inanmadığını gösteren bir eda ile sırıtıyor… (1967)


Necip Fazıl KISAKÜREK
“Hikayelerim - s:207 - 210”


Allah celle celaluhu razı olsun..
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.