Abdulhalık-ı Goncdüvani hazretleri/ Kimin ne olduğu belli olmaz..

968 görüntülenme · 0 yanıt

Paylaş:
gamzeli73

gamzeli73

Kıdemli Üye · 103 mesaj

#1
AB-I HAYAT.....


PINARDAN DAMLAYANLAR....



Abdulhalık-ı Goncdüvani hazretleri, daha gençlik zamanında yatsı namazını kılıp, camiden çıkarken bir dilenci görmüş. Bakıyor ki herkes bir şeyler veriyor. Versem mi, vermesem mi,... vermek lazım değil ama kalbi kırılır, herkes verdi, ben vermiyorum diye üzülür deyip, gitmiş vermiş ama içinden devamlı suretle bir şey dürtüyor. Bir düşünce geçiyor aklından, bu yakışmadı diyor. Dilenmek uygun değil, çalışması lazım diye düşünüyor. Devamlı olarak bunları düşünüyor, bir miktar kur'an-ı kerim okuyup yatıyor. Abdulhalık-ı Goncdüvani hazretlerine o gece rüyasında, bir tepsi yemek getiriyorlar. Tepsi gelir, gelmez bir koku yayılıyorki, bayılma noktasına geliyor, iştahı kaçıyor, ne olur, Allah aşkına kaldırın bu tepsiyi diyor. Bir koku ki dayanılacak gibi değil, ekmekten yemekten hepsinden ayrı koku geliyor. Tepsiyi getirene, bu çok fena kokuyor diyor. Tepsiyi getirende "Allah, Allah, senin girdiğin gıybet günahı daha fena kokuyordu" diyor. Sabahleyin namaza geliyor, dilenci gene orada. Namazı kıldıktan sonra, çıkarken dilencinin kulağına eğiliyor, "senin hakkında bir şey söylemedim. Sadece aklıma bir düşünce getirdim. O da mı gıybetti" diyor. Dilenci zannettiği kişide diyorki; "Avamın dilinden çıkan ile havasın kalbinden geçen aynıdır" diyor. "Havas'ın kalbinden geçen düşünce gıybet sayılır ve günah yazılır" diyor. Sen havastan olduğuna göre, büyük bir zat olduğuna göre, kalbinden böyle düşünceler geçirmek sana yakışırmı diyor ve kayboluyor. Meğer O Hızır aleyhisellam'mış. Kimin ne olduğu belli olmaz, bu çok mühim bir şey… .
"Ey ümmetim ve eshabım! Sizler sabahları kalkarken şu duayı okuyun:
"Sübhânallahi ve bihamdihi, subhânallahil'az'im" Hadîs-i şerîf"
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.