Günün sözü

70.726 görüntülenme · 645 yanıt

Paylaş:
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#1







Erdemsiz güzellik, kokusuz çiçeğe benzer.

Sokrat




Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#2
Ölmek Felaket Değildir, Asıl felaket öldükten Sonra Başa Gelecekleri Bilmemektir.

İmam-ı Rabbâni
mehmet ercan

mehmet ercan

Kıdemli Üye · 325 mesaj

#3
''En mükemmel insan, başkalarına en çok yararı dokunan insandır.''

(HZ. MUHAMMED)
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#4




Hayatın fırtınaları karşısında ümmet-i Muhammed’e yakışan, Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- ve Hak dostları gibi “gül tabiatlı” olabilmektir. Zîrâ gül, dalındaki dikenlere katlandığı için, hoş rengiyle ve güzel râyihasıyla dâimâ tebessüm hâlindedir ve “beni gönül gözüyle okuyun da benim gibi olun” demektedir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#5




Bir mü’minin izzet ve fazîleti, kendinden önce din kardeşinin huzur ve saâdetini düşünebilmesidir. Yâni benlikten diğergâmlığa geçip “önce ben” yerine “önce sen” veya “önce o” diyebilmesidir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#6



Hakk’a kulluk; öncelikle yüksek bir îman ve şuur işidir. İlâhî kudret ve azamet karşısında hiçliğini idrâk etmek, O’na muhtaç olduğumuzu bilmek, kulluğumuzun özünü teşkil eder. Yâni kulluk, haddini bilebilmekten geçer. Bunu lâyıkıyla bilen bir insanda ise büyüklenmeye, varlık ve benlik iddiâsına mecâl kalmaz.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#7


Tebessüm, kişinin karşısındakiyle bir gönül râbıtasıdır. Hâlık’ın nazarıyla mahlûkâta en güzel bakış tarzı olan güler yüz ve tatlı söz kadar tesirli bir irşad metodu olamaz. Bu itibarla insanlara rehberlik yapanlar, en haşin ve nâdan kalpleri bile yumuşatabilmeli, en abus çehreleri dahî gülümsetebilmelidirler.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#8



Hazret-i Mevlânâ; “Toprak gibi ol.” der. Toprak, ayaklar altında çiğnense de bütün mahlûkâta cömertçe ikram hâlindedir. Toprak, mahlûkâtın cürûfâtını temizler ve tekrar bütün canlılara temiz ve şifâlı sofralar hâlinde ikrâm eder. Bütün mahlûkat, ona muhtaçtır. Toprağın hâli, mü’minler için ne güzel bir misaldir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#9




Kötülüğe iyilikle muâmele edebilmek, Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in alâmet-i fârikası idi. O’nun ümmeti olarak bizler de bu hasletlere sahip olmalıyız. Kusurları affetmeyi ve barışmayı yalnızca bayramlara hasretmek, kâmil mü’minlere yakışmaz. Bunu bir tabiat-ı asliye hâline getirmek, îmanda kemâlin alâmetidir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#10
İnsanoğlu, dâimâ iyilik ve ihsâna mağluptur. İyilik ve ihsan, en şerir bir düşmanı bile ıslah etmeye kâfîdir. Peygamberlerin hâli, bunun en güzel misâlidir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#11




Kâmil bir mü’min, su gibi azîz ve deryâ gibi engin gönüllü olmalı, ne kadar nâhoş hâdiseyle karşılaşsa da rahmet tevzî eden olgun bir karakter sergilemelidir. Nezâket, zarâfet ve güzellikler yansıtan bir gönül berraklığına sahip olmalı, dâimâ İslâm’ın güler yüzünü aksettirmelidir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#12



Tasavvufta belli bir müddet inzivâya çekilip insanlardan ve dünya meşgalelerinden el-etek çekmek, rûhî tekâmül için gerekli görülmüşse de, aslolan; “kesrette vahdet”, yâni kalabalıklar içinde bile Allâh ile beraberlik hâlinde yaşayabilmektir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#13



Kâmil mü’minler, sûretâ insanlardan geliyormuş gibi görünen ezâ ve cefâların, aslında Hak’tan gelen bir imtihan cilvesi olduğunu düşünerek onlara en güzel bir sûrette tahammül etmeye çalışırlar.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#14



İnsanların ezâ ve cefâlarına karşı alttan almak, sabır ve serinkanlılıkla muâmele etmek; mahlûkâta Hâlık’ın nazarıyla bakabilen derviş-meşrep ve deryâ gönüllü mü’minlerin kârıdır. Câhil ve ham ruhlar karşısında tasavvufî âdâbın gerektirdiği af, müsâmaha ve tahammülü gösteremeyenler, Hakk’ın bir imtihan cilvesi kıldığı bu sır ve hikmetten bîhaber kalmış olurlar.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#15




Aşk ve muhabbetin kantarı, fedâkârlıktır. İnsanlar en büyük bedeli, muhabbetleri uğrunda öderler.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#16



Yaşanmayan sözler ve samîmiyetten uzak riyâkâr davranışlar ise, içi boş ikramlar gibidir. Bunlar, esen hayat rüzgârları karşısında çok geçmeden kaybolup giderler, geriye en ufak bir iz bile bırakmazlar. Buna mukâbil Hak dostlarının kalplerde silinmez nakışlar bırakarak devâm etmelerinin sırrı; yüksek ihlâs, samîmiyet ve muhabbetleridir.


<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#17



Gece ve gündüzlerin ibâdetlerle ihyâ edilmesinin yanı sıra, bu ibadetlerin kalbî bir rikkat ve hassasiyet ile ifâ edilmesi de son derece mühimdir.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#18




Bir mü’minin gecesini tamamen uykuda harcayarak ilâhî feyiz ve rûhâniyetten mahrum kalması, geceleri bir heykel donukluğu içinde uykuya kurban etmesi büyük bir hüsrandır.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#19




Kur’ân hizmetinde bulunanlar, kendilerinin “lâ-yüs’el” yâni sorumsuz olmadıklarını, birgün ilâhî mizanda hesap vereceklerini unutmamalıdırlar.
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#20



Çocuklarımızı, Kur’ân ve Sünnet dünyâsı içinde yetiştirmemiz, sevgi ve merhamet muktezâsı; bu hususta ihmâl ise gaflet ve zulmet muktezâsıdır.
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.