Yürekçe
30.698 görüntülenme · 229 yanıt
Kimseler anlamasın beni!
Züleyha'nın zindanında Yusuf anlasın,
Leyla'nın çöllerinde Mecnun anlasın,
Şirin'in dağlarında Ferhat anlasın,
Aslı'nın yüreğinde Kerem anlasın,
Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Gözyaşlarını yüreğinde biriktiren "hüzün" anlasın,
Yaprakları sararmış "hazan" anlasın,
Karanlıkları örten "güneş" anlasın,
Güneşe örtü olan "gece" anlasın,
Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Martılara hasret "deniz" anlasın,
Baharına hasret "çiçek" anlasın,
Ölümüne hasret "hayat" anlasın,
Sen anla!
Ey Rabbim!
Gözyaşlarımda umutlarımı büyüten kalbimin tek sahibi!
Izdıraplarımızı hafiflet!
Ellerimizden tut!
Düşüncelerimizi anlamlı kıl!
iktibas
Züleyha'nın zindanında Yusuf anlasın,
Leyla'nın çöllerinde Mecnun anlasın,
Şirin'in dağlarında Ferhat anlasın,
Aslı'nın yüreğinde Kerem anlasın,
Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Gözyaşlarını yüreğinde biriktiren "hüzün" anlasın,
Yaprakları sararmış "hazan" anlasın,
Karanlıkları örten "güneş" anlasın,
Güneşe örtü olan "gece" anlasın,
Sen anla!
Beni kimseler anlamasın!
Martılara hasret "deniz" anlasın,
Baharına hasret "çiçek" anlasın,
Ölümüne hasret "hayat" anlasın,
Sen anla!
Ey Rabbim!
Gözyaşlarımda umutlarımı büyüten kalbimin tek sahibi!
Izdıraplarımızı hafiflet!
Ellerimizden tut!
Düşüncelerimizi anlamlı kıl!
iktibas
Ve gece Sessiz çığlıklar yalvarırken acının notalarına,
her şey suspus olmuş
Sadece gözler konuşuyor, bir de bulutların titreyişleri
Gecenin perçemi süzülüyor Ben düşlerimi yineliyorum
Yenilenen bir umut huzmesi gözlerimde çağlarken,
müntehir kâbuslar inceden inceye nefes alıyor
Sızlıyor vicdan ayininde izdivaç hüzünler, cemrelerden kor getiriyor kar yağan düşlerime
Bir kafile geçiyor çölden Atların yeleleri savruluyor rüzgârda
Süreyya yıldızı toplamış kafilenin düşlerini ve yitik umutlarını baharlara saklamış habersizce
Müneccimler Süreyya yıldızıyla hemhal olurken,
kafiledekiler içlerindeki fırtınaları susturmuş olmalı ki, sükût yüreklerine düşmüş
Aşkı süveydalarına çeken kuşların düşleri gecenin rengine boyanmış,
gece karanlığa
Kuşların cenahlarında içi dua dolu tohumlar/kundaklar, çölleri yeşertmeye adanmış
Yıllanmış bir düş bizimkisi
Sevda tortuları arasında kalan;
gâh acı hatıraların arasından eski bir resim gibi çıkan,
gâh tavan arasına kaldırdığımız aşk şuruplarına karışan düşler
Gece izin veriyor sükûta, sükût da tavan arasına kaldırdığımız düşlere
Böylece zaman ilerliyor gibi görünüyor, lakin ilerlemiyor!
Zamanı ilerletmenin yolunu bulan gece sakinleri
rüyalara işkence eden karanlıkları bir bir gömüyor toprağa hiç çıkmamacasına
Toprak mahzun ve kederli
Güneşin kendisini terk ettiği zaman diliminde,
korkunun buğusuna aldanmayan böcekleri bağrına basıyor
Yapraklar hışırtılarıyla toprağa hüznünü damıtıyor
İliklerine kadar üşüyen gece sakinleri
aşkın şahikâsında sükûtlarını bozmadan yakarışlarına devam ediyorlar
Niyazları miraç fezasına ulaştıran melekler,
gökten yağmur tanelerini indirmeye başlıyorlar sessizce, usulca
Meyusane yapraklar soluyor, düşüyor bir bir toprağa
Kanlanmış gözlerin intizar avuçlarında, aşkından yuvarlanan taşlar
Paramparça olmuş bedenler savaş meydanlarında ve gül kokuları
Yılgın akışların tortularında biriktirilen narin sitemler demir parmaklıklara aldanmayarak sessizliğin göğsünü yumrukluyorlar
Oysa gece sükûtuyla güzel, isyankâr kalemlerin hokkalara batırılmasıyla değil
Biliyoruz ki, yaprağın okyanuslara ulaşmaya çabalaması nasıl mümkünse,
karıncanın İbrahim'in ateşine su taşıması o ateşi söndürmek istemesi de
o kadar mümkün, Rabb muktedir
Geceye "ol" dedi ve gece oluverdi
Sükûta "ol" dedi ve sükût oluverdi kanayan yaraların dinmesi için
Ve şimdilerde gözler dolunaya çevrildi
Dolunay da gecenin en feyizli anlarında yürekleri miraca çıkarmaya
vesile olduğu için acziyet merhemleri sürüyor gururuna
yoklukları basıyor bağrına
Aşk dolu bir yağmur şebnemine adanmış mahcup dualar
Sessizliği gömerken gecenin sükûtuna
kâinatın söylediği ilahi musikiye katılan hür vicdanlar;
gül âyinelerini resmediyorlar dolunaya dervişçe
Her bir gül âyinesi, ukdeleri sühâya çıkarmanın mutluluğunu tadıyor
Gam dağları yine hüzne büründü
Gece düşerken gam dağlarına, geceyi sinesine çeken kara bulutlar;
mavera dehlizlere döküyor ihmale uğrattığımız sevgiyi
Sevgiyi yeşertiyor çağlaya çağlaya uçurumlarda açan al gelincikler
Ala bürünüyor gece, güneş doğacağının müjdesini veriyor bekleyenlerine;
karada gemi yapan Nuhlara,
cemrelerdeki gülistanda teslimiyetle bekleyen İbrahimlere,
kuyulardaki Yusuflara,
kundaklardaki Musalara
yunus emre tozal
her şey suspus olmuş
Sadece gözler konuşuyor, bir de bulutların titreyişleri
Gecenin perçemi süzülüyor Ben düşlerimi yineliyorum
Yenilenen bir umut huzmesi gözlerimde çağlarken,
müntehir kâbuslar inceden inceye nefes alıyor
Sızlıyor vicdan ayininde izdivaç hüzünler, cemrelerden kor getiriyor kar yağan düşlerime
Bir kafile geçiyor çölden Atların yeleleri savruluyor rüzgârda
Süreyya yıldızı toplamış kafilenin düşlerini ve yitik umutlarını baharlara saklamış habersizce
Müneccimler Süreyya yıldızıyla hemhal olurken,
kafiledekiler içlerindeki fırtınaları susturmuş olmalı ki, sükût yüreklerine düşmüş
Aşkı süveydalarına çeken kuşların düşleri gecenin rengine boyanmış,
gece karanlığa
Kuşların cenahlarında içi dua dolu tohumlar/kundaklar, çölleri yeşertmeye adanmış
Yıllanmış bir düş bizimkisi
Sevda tortuları arasında kalan;
gâh acı hatıraların arasından eski bir resim gibi çıkan,
gâh tavan arasına kaldırdığımız aşk şuruplarına karışan düşler
Gece izin veriyor sükûta, sükût da tavan arasına kaldırdığımız düşlere
Böylece zaman ilerliyor gibi görünüyor, lakin ilerlemiyor!
Zamanı ilerletmenin yolunu bulan gece sakinleri
rüyalara işkence eden karanlıkları bir bir gömüyor toprağa hiç çıkmamacasına
Toprak mahzun ve kederli
Güneşin kendisini terk ettiği zaman diliminde,
korkunun buğusuna aldanmayan böcekleri bağrına basıyor
Yapraklar hışırtılarıyla toprağa hüznünü damıtıyor
İliklerine kadar üşüyen gece sakinleri
aşkın şahikâsında sükûtlarını bozmadan yakarışlarına devam ediyorlar
Niyazları miraç fezasına ulaştıran melekler,
gökten yağmur tanelerini indirmeye başlıyorlar sessizce, usulca
Meyusane yapraklar soluyor, düşüyor bir bir toprağa
Kanlanmış gözlerin intizar avuçlarında, aşkından yuvarlanan taşlar
Paramparça olmuş bedenler savaş meydanlarında ve gül kokuları
Yılgın akışların tortularında biriktirilen narin sitemler demir parmaklıklara aldanmayarak sessizliğin göğsünü yumrukluyorlar
Oysa gece sükûtuyla güzel, isyankâr kalemlerin hokkalara batırılmasıyla değil
Biliyoruz ki, yaprağın okyanuslara ulaşmaya çabalaması nasıl mümkünse,
karıncanın İbrahim'in ateşine su taşıması o ateşi söndürmek istemesi de
o kadar mümkün, Rabb muktedir
Geceye "ol" dedi ve gece oluverdi
Sükûta "ol" dedi ve sükût oluverdi kanayan yaraların dinmesi için
Ve şimdilerde gözler dolunaya çevrildi
Dolunay da gecenin en feyizli anlarında yürekleri miraca çıkarmaya
vesile olduğu için acziyet merhemleri sürüyor gururuna
yoklukları basıyor bağrına
Aşk dolu bir yağmur şebnemine adanmış mahcup dualar
Sessizliği gömerken gecenin sükûtuna
kâinatın söylediği ilahi musikiye katılan hür vicdanlar;
gül âyinelerini resmediyorlar dolunaya dervişçe
Her bir gül âyinesi, ukdeleri sühâya çıkarmanın mutluluğunu tadıyor
Gam dağları yine hüzne büründü
Gece düşerken gam dağlarına, geceyi sinesine çeken kara bulutlar;
mavera dehlizlere döküyor ihmale uğrattığımız sevgiyi
Sevgiyi yeşertiyor çağlaya çağlaya uçurumlarda açan al gelincikler
Ala bürünüyor gece, güneş doğacağının müjdesini veriyor bekleyenlerine;
karada gemi yapan Nuhlara,
cemrelerdeki gülistanda teslimiyetle bekleyen İbrahimlere,
kuyulardaki Yusuflara,
kundaklardaki Musalara
yunus emre tozal

Birgün çıkıp gel uzak yollardan
Benim can yaramı sarmak için.
Çünkü, derin bir nefes ki aşk sana benzer…
Gökte parlayan ay,
Kalpte incinen söz,
Çölde ışıldayan su sana benzer…
Hoyrat bir aşk içinde yandım çok zaman.
Söyle koca bir hayat nasıl geçer
Senle geçen her ömür sana benzer…
Şimdi söyle bu hayat nasıl geçer
Sensiz geçen her ömür küle benzer…
Nurettin Rençber

Bir bütün idim ben leyla ile. Sense Leyla'yım diyorsun.
Sen Leyla isen eğer, beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya.
Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismimdeki bir başka candır;
bir özge candır.
Sensin beni benden ayıran,uzaklaştıran.Ben yokum,senin tecellin var.Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın,şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık.Gönül çok önceleri sana koştu,canım seninle gitti. Şimdiki canım Leyla'ya değil, Mevla'ya yönelik. Bir'lik yolunda seninle olamam,yanarım.
Şimdi,gözümün nuru,gönlümün aydınlığı!..
Git şimdi , Ey Vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını aleme bildirip deliliğine ferman yazdırma.
Kimse seni burda görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..

"iste, yeryuzunde yalnizim; kendimle bas basayim; artik ne bir kardesim var,ne bir benzerim, ne dostum ne de ait oldugum bir toplum. insanlarin en sefkatlisi, en cana yakini, bu insanlar arasindan soz birligiyle dislandi. bunlar, olanca kinleriyle hassas ruhuma hangi azabin daha cok dokunabilecegini arastirip beni kendilerine baglayan baglari kesip attilar. onlari istemedikleri halde savebilecektim. sevgimden ancak insan olmaktan cikma yoluyla kurtuldular. mademki oyle istediler, simdi benim icin yabanci,mechul ve hictirler. fakat onlardan ve herseyden koparilan ben neyim?" (rousseau / yalniz gezenin dusleri)
Bir küçük tebessüm arar bazen insan;
Nice nice yollara açılır o tebessüm!
Bir küçük mutluluk, küçük bir umut,
Aradığını bulamaz çoğu zamam...
Bir küçük sevgi arar bazen insan;
Dolu dolu yüreklere ulaşır o sevgi!
Bir yanda mutluluk, bir yanda hüzün,
Kalbindekini söyleyemez çoğu zaman...
Bir küçük huzur arar bazen insan;
Engin engin diyarlara uzanır o an!
Solan bahçede bir gül ise kırılan,
Kırılan gülde bir damla gözyaşı,
Ağlamak ister, ağlayamaz insan...
Abacan Aşkısev Şenkal
Nice nice yollara açılır o tebessüm!
Bir küçük mutluluk, küçük bir umut,
Aradığını bulamaz çoğu zamam...
Bir küçük sevgi arar bazen insan;
Dolu dolu yüreklere ulaşır o sevgi!
Bir yanda mutluluk, bir yanda hüzün,
Kalbindekini söyleyemez çoğu zaman...
Bir küçük huzur arar bazen insan;
Engin engin diyarlara uzanır o an!
Solan bahçede bir gül ise kırılan,
Kırılan gülde bir damla gözyaşı,
Ağlamak ister, ağlayamaz insan...
Abacan Aşkısev Şenkal
yazdıklarınız çok güzel...takip etmeye çalışıyorum...emeğinize sağlık...
Gölgelenir mutluluk içimde,
Yalnızlığa uzanır bir yol.
Susarım, söyleyemem kimseye,
İçin için ağlarım bazen.
Bir hatıra, dünü yaşatan,
Bir resim, bir nota veya sen!
Zaten her zaman aklımdayken...
Abacan Aşkısev Şenkal
Gölgelenir mutluluk içimde,
Yalnızlığa uzanır bir yol.
Susarım, söyleyemem kimseye,
İçin için ağlarım bazen.
Bir hatıra, dünü yaşatan,
Bir resim, bir nota veya sen!
Zaten her zaman aklımdayken...
Abacan Aşkısev Şenkal

La Tahzen!
Bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten…
La Tahzen!
Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?...
La Tahzen!
Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olmaz. Yüzük olmak dileyen ezilmeyi ve yontulmayı göze almalıdır
MEVLANA

" Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."
Anlam demek, Allah demektir.
Sonuç, sevgi Allah demektir.
"İnşallah" derse Yakaran...
"İnşa" eder YARADAN.
SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
MEVLANA

Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine ya Mevlasını özlemiştir ya da Mevlası onu…
Mevlayı özleyen gönül ya hüznü bekler ya da hüzündedir.
Bela, gam ve keder Mevlanın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır.
Vurdukça kendine çeker.
İmam Rabbani

Korkmayacaksın ölümden.
Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.
Dünyaya kafa tutacaksın tek başına.
Yandaş yoldaş aramayacaksın.
Bir ’ına bir kendine güveneceksin sadece.
Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda,aşkına sahip çıkacaksın sonuna
kadar.
Tek başıma taşıyamam demeyeceksin.
Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.
Karşılık beklemeyeceksin.
Sevmek olacak tek amacın.
Sevilmemişsin ne fark eder.
Ayıplanmaktan korkmayacaksın.
Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde, kim ne derse desin…
Sevgin için zindana atılmayı da attırmayı da göze alacaksın.
Karanlıklar sırdaşın, böcekler yoldaşın olacak.
Bileceksin sonunda ayrılık olduğunu.
İsyan etmeyeceksin, vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak.
Nerede olursan ol, her daim sevdiğinin yanında olacaksın.
Üzüntüsüne üzülecek, sevincine sevineceksin.
Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım.
Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek, duyacaksın.
Gönül diliyle konuşacaksın.
Bilmez misin gönlü kainat bile kuşatamaz dar gelir.
Gönül dilinden anlamam konuşamam, dayanamam bu çileye karşılıksız hiçbir şey veremem diyorsan; talip olmayacaksın Yusufluğa.
Yusuf olmak için Yusuf gibi yürek gerek, gönül gerek, iman gerek.
Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların.
Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek, layık olabilmek, Züleyha olabilmek!..
Fahrettin Petriçli
_YUSUF_ 🛡
Yönetici
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 4.070
- Tepki
- 1.043
- Ödül
- 113
- Katılım
- 06.2008
Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj
vaktileyl
Korkmayacaksın ölümden.
Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.
Dünyaya kafa tutacaksın tek başına.
Yandaş yoldaş aramayacaksın.
Bir ’ına bir kendine güveneceksin sadece.
Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda,aşkına sahip çıkacaksın sonuna
kadar.
Tek başıma taşıyamam demeyeceksin.
Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.
Karşılık beklemeyeceksin.
Sevmek olacak tek amacın.
Sevilmemişsin ne fark eder.
Ayıplanmaktan korkmayacaksın.
Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde, kim ne derse desin…
Sevgin için zindana atılmayı da attırmayı da göze alacaksın.
Karanlıklar sırdaşın, böcekler yoldaşın olacak.
Bileceksin sonunda ayrılık olduğunu.
İsyan etmeyeceksin, vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak.
Nerede olursan ol, her daim sevdiğinin yanında olacaksın.
Üzüntüsüne üzülecek, sevincine sevineceksin.
Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım.
Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek, duyacaksın.
Gönül diliyle konuşacaksın.
Bilmez misin gönlü kainat bile kuşatamaz dar gelir.
Gönül dilinden anlamam konuşamam, dayanamam bu çileye karşılıksız hiçbir şey veremem diyorsan; talip olmayacaksın Yusufluğa.
Yusuf olmak için Yusuf gibi yürek gerek, gönül gerek, iman gerek.
Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların.
Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek, layık olabilmek, Züleyha olabilmek!..
Fahrettin Petriçli
MasaAllah...
Bu şiir tamda beni anlatmış :)
Emeğine sağlık olsun kardeşim
Saklayacağım izninizle, hakkınızı helal ediniz...
Selam ve dua ile
Hayat Öyle ßir Karmaşa Ki
Ya Doğru Zamanda Yanlış İnsanı Çıkarıyor Karşına
Ya Da Yanlış Zamanda Doğru İnsanın Kaybına Neden Oluyor..
Artık Güven Ve Mutluluğu ßulmak Çok Zor
İnsanları Tanımak ßir 0 Kadar İmkansız!
Ya Zamana YeniliyorsunYa Da Kişiye..!!
Ya Doğru Zamanda Yanlış İnsanı Çıkarıyor Karşına
Ya Da Yanlış Zamanda Doğru İnsanın Kaybına Neden Oluyor..
Artık Güven Ve Mutluluğu ßulmak Çok Zor
İnsanları Tanımak ßir 0 Kadar İmkansız!
Ya Zamana YeniliyorsunYa Da Kişiye..!!

Her kelime yalan, her yürek vefasız Can üzgün perişan, can suskun kararsız Çek git diyor şeytan, git sessiz sedasız Ve gittiğin zaman sanma ki, Ağlayıp sızlarlar ardından Ben bu dünyadan Dosttan, düşmandan Aldım payımı gidiyorum Günahlarımla, sevaplarımla Aldım başımı gidiyorum Her duygu yıpranmış, her bakış anlamsı...z Can bıkmış usanmış, can çökmüş zamansız Çek git diyor şeytan, git sessiz sedasız
Tıkandı hecelerim.. Yitti biriktirdiklerim.. Bir de sustu sözlerim.. Ama ağlayamadı nemli gözlerim.. Sadece nefessizim.. Ve kendime sükûn/ettim..
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/51577-yurekce · 06.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.

