KİM Şehid....
15.519 görüntülenme · 125 yanıt
Hadis No : 0984Ravi: Ebu SaidTanım: Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en efdali kimdir?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Allah yolunda malıyla canıyla cihad eden mü'min kişi!" "Sonra kim?" diye tekrar soruldu. Bu sefer: "Tenhalardan bir tenhaya Allah korkusuyla çekilip, insanları şerrinden bırakan kimsedir" diye cevap verdi.
Kaynak: Buhari, Cihad 2, Rikak 34; Müslim, İmaret 122, 123, 127, (1888); Ebu Davud, Cihad 5, (2485); Tirmizi
Kaynak: Buhari, Cihad 2, Rikak 34; Müslim, İmaret 122, 123, 127, (1888); Ebu Davud, Cihad 5, (2485); Tirmizi
Rasûlullah (sallAllâhu 3leyhi we sellem) dedi ki: Semâdan yağmur yağdıkca cihâd tatlı we hoşdur. İnsanlar üzerine çokca
Qur’ân’ı okuyanların “Bu zaman cihâd zamânı değildir” dedikleri bir zaman
gelecekdir. Kim bu zamana ulaşırsa bilin ki bu ne güzel cihâd zamânıdır.
Dediler ki: ''Ya Rasûlallah bunu söyleyecek kimse var mıdır?''
Resulullah (sallAllâhu 3leyhi we sellem): ''Evet. Bu kimse ALLAH’ın, meleklerin we bütün insanların lanetlediği kimsedir.”
(İmâm-ı Newewî, Tağribu'l Tezhîb, Şifâ Es Südûr, Menâriu'l Eswağ ilâ Mesriussag)
Qur’ân’ı okuyanların “Bu zaman cihâd zamânı değildir” dedikleri bir zaman
gelecekdir. Kim bu zamana ulaşırsa bilin ki bu ne güzel cihâd zamânıdır.
Dediler ki: ''Ya Rasûlallah bunu söyleyecek kimse var mıdır?''
Resulullah (sallAllâhu 3leyhi we sellem): ''Evet. Bu kimse ALLAH’ın, meleklerin we bütün insanların lanetlediği kimsedir.”
(İmâm-ı Newewî, Tağribu'l Tezhîb, Şifâ Es Südûr, Menâriu'l Eswağ ilâ Mesriussag)
SADDAMA RAHMET...
ABDYE LANET...
Saddam Hüseyin'e göre, Bağdat'ın düşmesinde ihanet yok, yakalanması ise en yakın arkadaşının satması sonrasında.
Bir dönem Ortadoğu'nun yakın siyasi tarihine ışık tutması beklenen Saddam'ın hatıralarında, Bağdat'ın düşmesinde, askerinin kendisine ihanet ettiğini kabul etmiyor. Saddam, 'Bağdat düşmedi, işgal edildi, direnişçiler yeniden kurtaracak' diyor.
Sudan'da basılan ve Ürdün gibi satışa sunulan ülkelerde adeta yok satan hatıratta, Saddam Hüseyin, tutuklanışının gerçek hikayesini anlatırken, zindandan kaçma planlarını da, tutuklanmadan önce zaten yaptığını söylüyor.
Saddam Hüseyin hatıratında, oğullarının Amerikalılar tarafından öldürülmesi sonrasında, 'Onlar şehit oldu' diyor ve gurur duyduğunu söylerken, Bağdat'ın düşmesinde, ordunun ihanet iddialarını ise kesinlikle kabul etmiyor.
'Bağdat düşmedi işgal edildi, direnişçiler Bağdat'ı ihtilalden kurtaracak' diyen Saddam'ın hatıratındaki en ilginç detaylardan biri ise zindandan kaçmayı, tutuklanmadan önce planmış olması.
Eğer yakalanırsa, nasıl kurtulacağının planını bile yapan Saddam, direniş gruplarının ve özel kuvvetlerin işbirliği ile bulunduğu hapishanenin işgal edilmesini hedeflemiş.
Saddam hatıratında, kendisini koruyan Amerikan askerlerinin, hafif ve orta silahlar taşıdığını da belirterek, kaçma girişiminde, bu korkak Amerikan askerlerine iki tokat atarak, silahlarının rahatlıkla elinden alınabileceğini düşünmüş.
Saddam, tutuklama sebebi olarak en yakın ve güvendiği arkadaşlarından biri olan Gays El Namık'ın, mükafatı almak için hainlik yaptığını, yerini Amerikalılara söylediğini belirtiyor.
Amerikalıların Bağdat'a girmesinden sonra sabit bir yerde yaşamayan, devamlı hareket eden, Saddam, çoban elbisesi giyerek gizlenmiş.
Saddam tutuklanış anında Amerikan askerlerine niçin direnmediğini ise 'Irak halkının liderini kaybetmesinden korktuğu' şeklinde açıklıyor. Savaştan önce ülke dışına kaçmamasını da, 'Kendi kendime, nasıl olur da Irak halkını kendi başına bırakarak ülke dışına kaçarım' dedim' ifadesiyle anlatıyor.
Yanındaki Amerikan askerlerinin kendisinden hatıra imzası istediklerini anlatan Saddam, askerlere Irak tekrar bağımsızlığına kavuştuğunda kendilerini misafir olarak davet edeceğini söylediğini ve askerlerin de gelme sözü verdiklerini söylüyor.
Amerikalıların günde iki defa ateşini ölçtüğü Saddam, askerlere sağlığının son derece yerinde olduğunu belirtmek için şakayla karışık; 'Halk isterse evlenebilirim' demiş.
Saddam hatıratında, kendisine Amerikan askerlerine verilen yemekten verildiğini 2006 yılında ise 8 ile 20 Temmuz tarihleri arasında açlık grevi yaptığını da yazdı.
Hatıratında adil bir yönetici olduğunu, bu konuda en yakınlarına karşı bile son derece sert tavır takındığını anlatan Saddam; 'Oğlum Udey, Kamil Hanna'yı öldürdüğü zaman yargıçlardan adil karar vermelerini istedim. Adalet bakanı ve Irak mahkemelerinin bana karşı mahcup olduklarını hissettim ve kendi oğlum Udey'in idamına karar verdim. Ancak Udey'in annesi, Ürdün Kralı Hüseyin'e haber vermiş. Kral Hüseyin bana, eğer Udey'i affetmezse bir daha Irak'a gelmeyeceğini söyledi ve yemin etti. Ben de Arap adetlerine göre öldürülenin velisi affederse, affederim' dedim" ifadesini kullanıyor.
İçişleri bakanıyken üvey kardeşi Vatban İbrahim Hasan'ı da neden görevinden aldığını da şöyle anlatıyor. 'Kardeşim içişleri bakanıyken, şoförü trafik kurallarına uyarak, kırmızı ışıkta durunca, kızarak trakfik lamabasına ateş etmiş. Bunu öğrenir öğrenmez hemen görevine son verdim.'
Hatıratında yargıçın kendisi hakkında idam kararı verdiği anı da anlatan Saddam, o anda hiç korkmadığını, doktorunun sakinleştirici hap alması konusundaki önerilerini de kabul etmediğini ve doktora; 'Dağlar rahat olmak için sakinleştiriciye ihtiyaç duymaz' dediğini aktarıyor.
Hatıratın yayınlanan ilk bölümü tutukluluk döneminde Saddam ile 144 defa görüşen avukatlarından Halil El Dilimi tarafından hazırlandı. Kağıt ve kalem yasak olduğu için 480 sayfalık ilk bölümü Saddam, avukatına sözlü olarak anlattı.
Saddam'ın hatıratında, en tartışma doğuracak bölümlerden biri ise 'Irak'ın Kuveyt'i işgalinin hata, ancak İran ile tutuştukları savaşın doğru olduğunu ifade ettiği bölüm…
Dünya Bülteni

Türkiye'de bir ilk: "Laik, Kemalist değerlere dayanan ordu, dini inançlarıma aykırı" diyerek askere gitmiyor!
Aydemir, zorunlu askerliği reddettiği için ilk olarak 31 Temmuz 2007 tarihinde
tutuklanmıştı. Yaklaşık iki ay cezaevinde kalan Aydemir yapılan ikinci duruşmada iki gün içinde birliğine teslim olması istenerek tahliye edilmişti. Ancak Aydemir, birliğine teslim olmayınca asker kaçağı olduğu gerekçesiyle yine tutuklandı. Türkiye’de daha çok savaş, karşıtlığı veya politik nedenlerle askerlik reddedilirken ilk defa Aydemir, İslami inançlarını ileri sürerek askere gitmeyi
reddetti. Aydemir, laik, Kemalist değerlere dayanan ordunun dini inançlarına aykırı olduğunu belirterek, görev yapmak istemediğini belirtti.
‘SAYGI DUYULMALI’
İslamcı çevreler, Aydemir’in kararının daha çok imani nedenlerden olduğunu
söyleyerek, onun için vicdani retçiden çok “imani” ya da “İslami ret” kavramının
kullanılmasının daha doğru olduğunu söylüyor. Mazlum Der, Aydemir’in dini nedenlerden dolayı askerlik görevini reddeden ilk kişi olduğunu söylerken,
İlim ve Kültürel Araştırmalar Vakfı iman gerekçesiyle askerlik yapmayı reddedenlerin bu kararına saygı duyulmasını istedi.
Kaynak:Haber Türk
mürmüdük
Türkiye'de bir ilk: "Laik, Kemalist değerlere dayanan ordu, dini inançlarıma aykırı" diyerek askere gitmiyor!
Aydemir, zorunlu askerliği reddettiği için ilk olarak 31 Temmuz 2007 tarihinde
tutuklanmıştı. Yaklaşık iki ay cezaevinde kalan Aydemir yapılan ikinci duruşmada iki gün içinde birliğine teslim olması istenerek tahliye edilmişti. Ancak Aydemir, birliğine teslim olmayınca asker kaçağı olduğu gerekçesiyle yine tutuklandı. Türkiye’de daha çok savaş, karşıtlığı veya politik nedenlerle askerlik reddedilirken ilk defa Aydemir, İslami inançlarını ileri sürerek askere gitmeyi
reddetti. Aydemir, laik, Kemalist değerlere dayanan ordunun dini inançlarına aykırı olduğunu belirterek, görev yapmak istemediğini belirtti.
‘SAYGI DUYULMALI’
İslamcı çevreler, Aydemir’in kararının daha çok imani nedenlerden olduğunu
söyleyerek, onun için vicdani retçiden çok “imani” ya da “İslami ret” kavramının
kullanılmasının daha doğru olduğunu söylüyor. Mazlum Der, Aydemir’in dini nedenlerden dolayı askerlik görevini reddeden ilk kişi olduğunu söylerken,
İlim ve Kültürel Araştırmalar Vakfı iman gerekçesiyle askerlik yapmayı reddedenlerin bu kararına saygı duyulmasını istedi.
Kaynak:Haber Türk
eğer gerçekten askere gitmeme sebebi bu ise maaşallah kardeşe.
kemalist değerlere sahip bu orduya katılmak istemediği için
bu konudaki sessizliğimize rağmen konuştuğu için
demokrasi devletine başkaldırabildiği için
şehadete ulaşmak istediği halde şehitliğin bu ordu ile olmayacağını bildiği için
müslümanlara silahını doğrultmayacağı için
tağutların peşinden gitmediği için
demokrasiye karşı kötü düşünmenin dahi yasak olduğu bu ülkede
düşüncelerini bizzat yüzlerine söyleyip bu sessizliği bozduğu için...
maşallah kardeşe.
Allah şahadeti nasip etsin inşallah ona..
kemalist değerlere sahip bu orduya katılmak istemediği için
bu konudaki sessizliğimize rağmen konuştuğu için
demokrasi devletine başkaldırabildiği için
şehadete ulaşmak istediği halde şehitliğin bu ordu ile olmayacağını bildiği için
müslümanlara silahını doğrultmayacağı için
tağutların peşinden gitmediği için
demokrasiye karşı kötü düşünmenin dahi yasak olduğu bu ülkede
düşüncelerini bizzat yüzlerine söyleyip bu sessizliği bozduğu için...
maşallah kardeşe.
Allah şahadeti nasip etsin inşallah ona..
Tevbe[24-] De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü’nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun.

kimkimdir, post: 959340, member: 20924Bir kimsenin şehîd olabilmesi için aranan ilk şart; mü'min olmasıdır.
İkinci şart: Âkil-bâliğ olmasıdır.
Üçüncü şart: Zulmen öldürülmesidir.
Cünüb olan erkek weya hayızlı we nifaslı olan kadın şehîd olursa cünüblük sebebiyle wâcib olan gusl, şehâdetle birlikte düşer.
Haddlerin tatbîki weyâ kısas sebebiyle öldürülenler adâletin gereği olarak öldürülmüşdür. Zîrâ adâlet; Allahû Teâlâ'nın indirdiği hükmlere göre amel etmekdir. Zıddı ise zulmdür. Tâğûtî güçlerin hewâ we heweslerinden kaynaklanan kanunları gereğince öldürülen her mü'min, zulmen öldürüldüğü için "şehîd" hükmündedir. Burada "mü'min" kaydını hassaten zikrediyoruz. Zîrâ Allahû Teâlâ'nın indirdiği hükmleri tasdîk etmeyen we hatta şeriâte karşı sawaş açan kimseler, herhangi bir sebeble öldürüldüğü zaman "şehîd" olmazlar. Maâlesef günümüzde; İslâm'a düşmanlıklarıyla mâ'ruf olan ideolojiler, “şehîd” kawramını yozlaştırabilme gayretindedirler. Mâhiyeti küfr olan ideolojilere itikad eden kimseler; kendi ölülerine başka bir ism bulamadıkları için “şehîd” demekden çekinmiyorlar!... Onların hiç birisi “şehîd” değildir. Tâğûtî güçlerin birbirleriyle mücâdelelerinde weya sawaşlarında; ölen hiç kimse "şehîd" değildir. Tâğûtî güçlerin emri ile sawaşan kimseler de; welew ki müslüman dahi olsalar, şehîd olamazlar. Zîrâ "şehâdet mertebesi"; Allahû Teâlâ'nın, kendi rızâsı için sawaşanlara ihsân buyurduğu bir ni'mettir. Ne mutlu şehâdet nimetine tâlib olanlara!...alıntı...
güncelleme...
-Ya Rabbi, Sevdiklerimize Şehitlik şuuru, MUNTAKİM ismi celiline mazhar olarak gerekeni yapmayı ve ŞEHİT olmayı nasib eyle.
“YA RABBİ, BİZİ İNTİKAMINA MEMUR ET”
-Ya Rabbi, Bize de Şehitlik şuuru, MUNTAKİM ismi celiline mazhar olarak gerekeni yapmayı ve ŞEHİTLİK nasib eyle-
“ YA RABBİ, BİZİ İNTİKAMINA MEMUR ET”
“YA RABBİ, BİZİ İNTİKAMINA MEMUR ET”
-Ya Rabbi, Bize de Şehitlik şuuru, MUNTAKİM ismi celiline mazhar olarak gerekeni yapmayı ve ŞEHİTLİK nasib eyle-
“ YA RABBİ, BİZİ İNTİKAMINA MEMUR ET”
bırak haksıza boyun eğeni
sıcak odalardan seyretsin
soğuktan ciğeri delinenleri
açları, çıplakları
unutsun ipe çekilenleri
kurşunlananları...
malı azalmasın onun
teni incinmesin tek.
bırak karışmayıp seyredeni
candan geçen gelsin safımıza
kavga kaçkını
fistan giysin dolaşsın...
gizli inançsız için değil
kılıçların gölgesindeki yer.
S.M.
AzizİslamAllah yolunda cihad edenler ne güzeller
Allah yolunda gazi olanlar ne güzel hatıra
Allah yolunda ölenler ne mutlu onlara
hasgülŞarktan garba - cenuptan şimale ALLAH'ın dini için kafir ve zalimlerle vuruşanlara selam olsun...Aziz şühedaya Rahmet ki , Onlar yolumuzu ışıtan kandillerdir...
Allahcc razı olsun can gönüldaşlar...
Gönlünüze bereket...
Rabbimiz yar ve yardımcınız olsun inşaALLAH...
BESMELE...SELAM...DUA...
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/51512-kim-sehid · 23.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.




