Gülelim mi?
165.787 görüntülenme · 1.924 yanıt
RE: nerelisin
RE: nerelisin
Arkadaşlar, farkında olmadan neyle dalga geçtiğinizin farkında değilsiniz.
Bu 'KAHRAMAN' nâmı, sizin şimdi ağızınızda oynattığınız gibi kolay alınmadı. Lütfen daha dikkatli olalım, gülünecek şey var, gülünmeyecek şey var. İnsanlarımız öldüler, acı çektiler bu ismi de hak ettiler.
Sadece KahramanMaraş'tan bahsetmiyorum, Çanakkale Geçilmez, Gazi Antep, Şanlı Urfa, İstanbul... her şehrimizin kendine ait bir nâmı var ama hepsi aynı millettir. Bir bahçedeki ağaçlar gibidir Türkiye. Lütfen kendi kendimizle dalga geçmeyelim. Bu sözüme cevap yazmaya kalkanlar için, bu yazımda onların cevabı hazırdır, iyi okusun.
RE: nerelisin
Arkadaşlar, farkında olmadan neyle dalga geçtiğinizin farkında değilsiniz.
Bu 'KAHRAMAN' nâmı, sizin şimdi ağızınızda oynattığınız gibi kolay alınmadı. Lütfen daha dikkatli olalım, gülünecek şey var, gülünmeyecek şey var. İnsanlarımız öldüler, acı çektiler bu ismi de hak ettiler.
Sadece KahramanMaraş'tan bahsetmiyorum, Çanakkale Geçilmez, Gazi Antep, Şanlı Urfa, İstanbul... her şehrimizin kendine ait bir nâmı var ama hepsi aynı millettir. Bir bahçedeki ağaçlar gibidir Türkiye. Lütfen kendi kendimizle dalga geçmeyelim. Bu sözüme cevap yazmaya kalkanlar için, bu yazımda onların cevabı hazırdır, iyi okusun.
RE: nerelisin
RE: nerelisin
nikko kardeş yanlış anlıyorsun biz "kahraman" kelimesine gülmüyoruz.neden her şey yalnış anlaşılıyor ben anlamış değilim ne yazsan biri çıkıo yanlış tarafa çekiyor.burda temelin kelamı insanı güldürüyor "kahraman" kelimesi değil...adı üstünde mizah tabi siz burdan anlamak istemişsiniz nedense
RE: nerelisin
nikko kardeş yanlış anlıyorsun biz "kahraman" kelimesine gülmüyoruz.neden her şey yalnış anlaşılıyor ben anlamış değilim ne yazsan biri çıkıo yanlış tarafa çekiyor.burda temelin kelamı insanı güldürüyor "kahraman" kelimesi değil...adı üstünde mizah tabi siz burdan anlamak istemişsiniz nedense
RE: nerelisin
RE: nerelisin
Gülünecek şey var, gülünmeyecek şey var. Benim için önemli olan şekil değil, mânadır, ben sizin neyden bahsettiğinizi bilmeyecek kadar düşüncesiz değilim. Ama iş bostancıya dokunuyor.
Deli Yürek Kuşçu anlatıyor; berberde traş olan adam kafasını kazıtıyormuş, o sırada çırağın biri gelmiş gülerek
-Kabağa bak kabağa deyip iki şaplak atmış adamın kafasına.
Herkes şaşkın, hiçbireşey diyen yok, küçük çırak çıkar hemen dükkandan keyifli bir şekilde. Aradan fazla geçmez bir feryat kopar, yokuşta fireni patlayan arabanın altında kalmş çırak.
Sonra kel adama dönmüşler, adamın içinden söylediği ahı tuttu diye,
-Ne oldu yani çocuk kabağa bak kabağa değip şaplak attıysa,
Kel adam cevap vermiş;
-Kabağın bir suçu yok, ama iş bostancıya dokunuyor.
RE: nerelisin
AHSEN-I FIGAN yazdı:
nikko kardeş yanlış anlıyorsun biz "kahraman" kelimesine gülmüyoruz.neden her şey yalnış anlaşılıyor ben anlamış değilim ne yazsan biri çıkıo yanlış tarafa çekiyor.burda temelin kelamı insanı güldürüyor "kahraman" kelimesi değil...adı üstünde mizah tabi siz burdan anlamak istemişsiniz nedense
Gülünecek şey var, gülünmeyecek şey var. Benim için önemli olan şekil değil, mânadır, ben sizin neyden bahsettiğinizi bilmeyecek kadar düşüncesiz değilim. Ama iş bostancıya dokunuyor.
Deli Yürek Kuşçu anlatıyor; berberde traş olan adam kafasını kazıtıyormuş, o sırada çırağın biri gelmiş gülerek
-Kabağa bak kabağa deyip iki şaplak atmış adamın kafasına.
Herkes şaşkın, hiçbireşey diyen yok, küçük çırak çıkar hemen dükkandan keyifli bir şekilde. Aradan fazla geçmez bir feryat kopar, yokuşta fireni patlayan arabanın altında kalmş çırak.
Sonra kel adama dönmüşler, adamın içinden söylediği ahı tuttu diye,
-Ne oldu yani çocuk kabağa bak kabağa değip şaplak attıysa,
Kel adam cevap vermiş;
-Kabağın bir suçu yok, ama iş bostancıya dokunuyor.
RE: nerelisin
RE: nerelisin
neyse kardeş size laf anlatacak durumda değilim nasıl isterseniz öyle anlayın ama çok açık belli ki yanlış anlıyorsunuz
RE: nerelisin
neyse kardeş size laf anlatacak durumda değilim nasıl isterseniz öyle anlayın ama çok açık belli ki yanlış anlıyorsunuz
RE: nerelisin
RE: nerelisin
bencede biraz yanlış anlaşılmış galiba bir fıkra nerelere çekiliyor biz milletce biraz sabırsız hale gelmişiz lütfen hoşgörü hoşgörü adı islamiyet olan bir sitede yazıyoruz birbirimizin eksiklerini görmek değil paylaşmak için burdayız
RE: nerelisin
AHSEN-I FIGAN yazdı:
neyse kardeş size laf anlatacak durumda değilim nasıl isterseniz öyle anlayın ama çok açık belli ki yanlış anlıyorsunuz
bencede biraz yanlış anlaşılmış galiba bir fıkra nerelere çekiliyor biz milletce biraz sabırsız hale gelmişiz lütfen hoşgörü hoşgörü adı islamiyet olan bir sitede yazıyoruz birbirimizin eksiklerini görmek değil paylaşmak için burdayız
temellll 3
temellll 3
*Japon' un biri,
*Rize'de bir kahveye girmis ve,
*herkese kafa tutmuş:
*--- "Var mı ? Aranızda delikanlı ?
* Varsa ? Çıksın dışarı..."*
*TEMEL kapıya doğru yürümüş,
*--- "Çıkıyorum ulan !
** Görelim bakalım erkekliğini..."
*Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette,
*kahveye geri dönmüş...
*Peşinden de, JAPON kasılarak içeri girmiş
*ve kahvedekilere TEMEL'i göstererek :
*--- "Ona, *'Toyokumi' *ustanın, *'Katakori' *tekniğiyle vurdum."
*Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.
*Yine TEMEL' den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine,
*ağzı-burnu dağılmış birTEMEL.
*Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON :
*--- "Ona,* *'Kuyotomi'* *ustanın,*
*'Kihotomi' *tekniğiyle vurdum."
*Ertesi gün yine aynı hikaye.
*Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve
*hergün değişik bir stil kullanan JAPON :
*--- "Ona, *'Toyohama' *ustanın, *'Kimanto' *tekniğiyle vurdum."
*--- "Ona, *'Tiyotoki'*ustanın,* 'Kohimato'* tekniğiyle vurdum."*
*.............. derken,
*Bu böyle bir hafta devam etmiş.
*Ve sekizinci gün ! JAPON yine kahveye gelip,
*yine herkese kafa tutmuş.
*JAPON' un restini gören yine TEMEL olmuş tabii...
*Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,
*Bu kez JAPON,
*ağız-burun dağılmış, hoşaf ! Kanlar içinde kapı da belirmiş ? ? ?
*TEMEL' de hemen arkasından girmiş içeriye,
*JAPON' u göstererek :
*--- "Ona, *'Toyota' *nın *'Krikosuyla' *vurdum"* demiş...
temel dursun idris banka soymuşlar peşlerine polis takılmış inşaata doğru kaçmaya başlamışlar üçüde çuvalın içine saklanmış polis dursunun çuvalına tepmiş dursun hav hav demiş idrisin çuvalına tepmiş miyav miyav demiş temelin çuvalına tepmişler temelde demş ki patates
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış.
- Garson “ Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca,
- Temel “ Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.”
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz
Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
- Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
-Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür.
-Temel: "Daha acemiyim." der.
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş:
-Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel:
- Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!!
temellll 3
*Japon' un biri,
*Rize'de bir kahveye girmis ve,
*herkese kafa tutmuş:
*--- "Var mı ? Aranızda delikanlı ?
* Varsa ? Çıksın dışarı..."*
*TEMEL kapıya doğru yürümüş,
*--- "Çıkıyorum ulan !
** Görelim bakalım erkekliğini..."
*Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette,
*kahveye geri dönmüş...
*Peşinden de, JAPON kasılarak içeri girmiş
*ve kahvedekilere TEMEL'i göstererek :
*--- "Ona, *'Toyokumi' *ustanın, *'Katakori' *tekniğiyle vurdum."
*Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.
*Yine TEMEL' den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine,
*ağzı-burnu dağılmış birTEMEL.
*Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON :
*--- "Ona,* *'Kuyotomi'* *ustanın,*
*'Kihotomi' *tekniğiyle vurdum."
*Ertesi gün yine aynı hikaye.
*Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve
*hergün değişik bir stil kullanan JAPON :
*--- "Ona, *'Toyohama' *ustanın, *'Kimanto' *tekniğiyle vurdum."
*--- "Ona, *'Tiyotoki'*ustanın,* 'Kohimato'* tekniğiyle vurdum."*
*.............. derken,
*Bu böyle bir hafta devam etmiş.
*Ve sekizinci gün ! JAPON yine kahveye gelip,
*yine herkese kafa tutmuş.
*JAPON' un restini gören yine TEMEL olmuş tabii...
*Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,
*Bu kez JAPON,
*ağız-burun dağılmış, hoşaf ! Kanlar içinde kapı da belirmiş ? ? ?
*TEMEL' de hemen arkasından girmiş içeriye,
*JAPON' u göstererek :
*--- "Ona, *'Toyota' *nın *'Krikosuyla' *vurdum"* demiş...
temel dursun idris banka soymuşlar peşlerine polis takılmış inşaata doğru kaçmaya başlamışlar üçüde çuvalın içine saklanmış polis dursunun çuvalına tepmiş dursun hav hav demiş idrisin çuvalına tepmiş miyav miyav demiş temelin çuvalına tepmişler temelde demş ki patates
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış.
- Garson “ Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca,
- Temel “ Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.”
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz
Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
- Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
-Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür.
-Temel: "Daha acemiyim." der.
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş:
-Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel:
- Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!!
RE: Gülelim mi?
mustafa_xtar yazdı:s.a abi aynısı yapıyorlar bana ama ben onu yapamam çok yapmak isterdim ama:D:D:D:D:D
Düğünlerde yanınıza yaklaşıp sizi dürterek '' SEVİN SIRA SANA GELDİ'' diyen
ihtiyarlardan bunaldıysanız, aynısını sizde onlara cenazelerde yapın :) :) :)))
RE: Gülelim mi?
ya abi 9 ay önce keşke üye olsaydım çok güldüm ya evde birisi olsa kafama bişey patlatırdı galiba.tutamıyorum kendimi
ya abi 9 ay önce keşke üye olsaydım çok güldüm ya evde birisi olsa kafama bişey patlatırdı galiba.tutamıyorum kendimi
RE: AMERİKADA YILIN FIKRASI SEÇİLMİŞ...
RE: AMERİKADA YILIN FIKRASI SEÇİLMİŞ...
HELAL SANA AL BENDENDE 10LT
RE: AMERİKADA YILIN FIKRASI SEÇİLMİŞ...
HELAL SANA AL BENDENDE 10LT
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
:):):)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz
:):):)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu.
Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu:
- Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?
Temel:
- Sol sinyal takıldı da..
:D:DAynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu:
- Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?
Temel:
- Sol sinyal takıldı da..
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır.
Kaza sonucu sigorta sirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma imkanı vermiştir. Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır.
Ancak hiç yöneticilik tecrübesi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir.
Üç aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür.
İlk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar:
- Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?
Adam cevap verir:
- Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok.
Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar.
***
İkinci aday, birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar:
- Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?
Aday,
- Evet der, Kulaklarınız yok!
Adam üzgün ve kızgın, onu da atar dışarı...
***
Derken sıra üçüncü adaya gelir.
Üçüncü aday, bizim TEMEL’dir... Hepsinden de iyidir. Tabii ki bütün sorulara mükemmel cevaplar verir. Adam heyecanla sorar:
- Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?
Temel,
- Evet, kontakt lens kullanaysunuz, der.
Adam iyice heyecanlanmıştır!..
- Çok iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?
- Ula çok basittur, der Temel... Kulaklarin olsaydi cozluk takardun!
:D:D
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır.
Kaza sonucu sigorta sirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma imkanı vermiştir. Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır.
Ancak hiç yöneticilik tecrübesi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir.
Üç aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür.
İlk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar:
- Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?
Adam cevap verir:
- Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok.
Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar.
***
İkinci aday, birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar:
- Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?
Aday,
- Evet der, Kulaklarınız yok!
Adam üzgün ve kızgın, onu da atar dışarı...
***
Derken sıra üçüncü adaya gelir.
Üçüncü aday, bizim TEMEL’dir... Hepsinden de iyidir. Tabii ki bütün sorulara mükemmel cevaplar verir. Adam heyecanla sorar:
- Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?
Temel,
- Evet, kontakt lens kullanaysunuz, der.
Adam iyice heyecanlanmıştır!..
- Çok iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?
- Ula çok basittur, der Temel... Kulaklarin olsaydi cozluk takardun!
:D:D
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
politika
Nüfusumuz
Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
çıkan
Kemal Derviş;
- Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.
Arkasından da sormuş:
- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
- 26 milyon dolar...
- Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...
- Ben, 70 milyona bölmedim ki...
- Kaça böldün?
- 550'ye!..
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
politika
Nüfusumuz
Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
çıkan
Kemal Derviş;
- Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.
Arkasından da sormuş:
- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
- 26 milyon dolar...
- Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...
- Ben, 70 milyona bölmedim ki...
- Kaça böldün?
- 550'ye!..
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
RE: FIKRALARLA BİRAZ TEBESSÜM :)
osman-sel yazdı:
politika
Nüfusumuz
Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
çıkan
Kemal Derviş;
- Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.
Arkasından da sormuş:
- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
- 26 milyon dolar...
- Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...
- Ben, 70 milyona bölmedim ki...
- Kaça böldün?
- 550'ye!..
SELAMÜN ALEYKÜM
YA HEPSİ ÇOK GÜSEL..
EMEĞİ GEÇENLERDEN ALLAH RAZI OLSUN..
BİLGİSAYARA BAKIP GÜLÜYORUM...KENDİ KENDİNE GÜLÜYO DİYECEKLER..:D:D:D:D:D:D
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/5112-gulelim-mi · 08.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.