Tasavvufun gayesi

1.391 görüntülenme · 8 yanıt

Paylaş:
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#1
Tasavvufun gayesi, ehl-i sünnet itikadından ve İslâmiyetin emirlerinden başka şeylere kavuşmak değildir. Ehl-i sünnet itikadının yakînî ve vicdânî olması, yani sağlamlaşması, şübhe getiren tesîrlerle sarsılmaması içindir. AkıI ile, delîl ile kuvvetlendirilen iman, böyle sağlam olamaz. Ra’d sûresi otuzuncu âyetinde meâlen, “Kalblere imanın sinmesi, yerleşmesi ancak ve yalnız zikr ile olur” buyuruldu. Tasavvufun ikinci gâyesi, ibâdetlerde kolaylık, lezzet hâsıl olması, nefs-i emmâreden doğan tenbelliklerin, sıkıntıların giderilmesidir.
Şunu da iyi anlamalı ki, tasavvufa sarılmak, herkesin bilmediklerini görmek, gayıbdan haber vermek, nûrları, ruhları ve kıymetli rü’yâlar görmek için değildir. Bunların hepsi, boş ve fâidesiz şeylerdir. Her zaman görülen zıyânın, çeşidli renklerin ve tabî’attaki güzelliklerin ne kusûrları vardır ki, insan bunları bırakıp da, başka şeyler görmek için, birçok sıkıntılara katlansın. Çünkü bu zıyâ da, o nûrlar da, bu güzel şekiller de, o şeyler de hepsi, Allahü teâlânın yarattığı şeylerdir ve hepsi Onun varlığını ve kudretinin sonsuzluğunu gösteren şâhidlerdir.
Tasavvuf büyükleri, her sözlerinde ve her hareketlerinde, sünnete uyup da, kendilerinde hiçbir keşf, keramet, hâl, görüş ve bilişler hâsıl olmaz ise, hiç üzülmezler. Fakat bunların hepsi hâsıl olup da, sünnete uymakta gevşek davranırlarsa, bunları hiç beğenmezler.
İşte bunun içindir ki, bunların yolunda simâ’ ve raks, yani mûsikî ve dans gibi şeyler yasaktır. Böyle şeylerden hâsıl olacak lezzet ve hâllere kıymet vermemişlerdir.
İslâmiyetin izin vermediği şeylerin, hâsıl edeceği bütün hâller, zevkler, hep istidrâcdır. Zîrâ, kâfirlerde ve fâsıklarda da böyle hâller hâsıl olmakta ve bu kâinât aynasında, onlar da, tevhîd, keşf gibi şeyler öğrenmekte, içlerine doğmaktadır. Eski Yunân felesoflarından ve Hindistândaki cûkiyye ve Berehmen papaslarında da, bu hâller görülmektedir.
Hâllerin doğru olmasına alâmet, İslâmiyete uygun olmaları ve harâm şeylerden hâsıl olmamalarıdır. Simâ yani mûsikî ve raks yani dans, lehv ve la’bdır, yani oyundur. Lokmân sûresi altıncı âyetinde, (Lehv-el-hadîs) tegannî ile okumağı yasak etmek için idi.
Abdüllah ibni Abbâsın “radıyallahü anhümâ” talebesinden olan, imâm-ı Mücâhid, Tâbi’înin büyüklerindendir. Bu âyet-i kerîmenin, tegannîyi, müziği yasak ettiğini bildirdi.. Abdüllah ibni Abbâs ve Abdüllah ibni Mes’ûd “radıyallahü anhüm”, bu âyet-i kerîmenin, tegannîyi yasak ettiğine yemîn etmiştir.
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#2
Tasavvuf büyükleri, her sözlerinde ve her hareketlerinde, sünnete uyup da, kendilerinde hiçbir keşf, keramet, hâl, görüş ve bilişler hâsıl olmaz ise, hiç üzülmezler. Fakat bunların hepsi hâsıl olup da, sünnete uymakta gevşek davranırlarsa, bunları hiç beğenmezler.


ALLAH (cC) RAZI OLSUN KARDEŞİM..
SELAM ETLE
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#3
Amin ablacım.Cenab-ı Hak cümlemizden razı olsun.Selametle kalın..
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#4
Allahcc bizleri gerçek tasavvuf erbabıyla birlik eylesin..Paylaşım için teşekkürler..
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#5
kimkimdir, post: 935095, member: 16903Allahcc bizleri gerçek tasavvuf erbabıyla birlik eylesin..Paylaşım için teşekkürler..


Amin kardeşim.Allahü teala kendisine giden en doğru yoluna kavuştursun.Biz teşekkür ederiz kardeşim.
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
ebuzer25

ebuzer25

Mübarek Üye · 1.845 mesaj

#6
RABBİM bizleri bu yolda daim etsin inşallah ALLAH razı olsun mektunat selametle kal
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#7
sevda hafız, post: 936202, member: 86801RABBİM bizleri bu yolda daim etsin inşallah ALLAH razı olsun mektunat selametle kal


Amin.Cenab-ı Hak cümlemizden razı olsun ablacım.İnşallahü teala razı olduklarının yollarında bulundursun.Selametle kalın.
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
şahiner

şahiner

Kıdemli Üye · 410 mesaj

#8
Resulün en büyük sünnetlerinden biri dünyaya tenezzül etmemesiy di? Şimdi şeyhlere bir bak,hangi şehirde kaç katı,yatı var, kaç köyü kaç tarlası var? Sünnet peygamber gibi yaşamaksa sadece sarık sakalla bu iş olmuyor?
yakais

yakais

Yasaklı Kullanıcı · ✦ Mübarek Üye · 3.363 mesaj

#9
İşte bu doğru...Allah C.C. 'nun emrini kişisel menfaatlerine kullanıyorlar...Maalesef ...nerede ise her mahallede görünmeye başladılar...
Allah C.C. 'nun mutlaka bir bildiği var ki fırsat veriyor...Bekleyip görelim...Kendimizi onlardan muhafaza edelim...
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.