Peygamber Ziyaretinize Gelse

1.988 görüntülenme · 18 yanıt

Paylaş:
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#1
Peygamber Ziyaretinize Gelse

"Bir gün Peygamber ziyaretinize gelse, Yalnızca birkaç günlüğüne çalsa kapınızı, Merak ediyorum neler yapacağınızı..."
Bunu okuduğunuz anda, inancı sıkı veya gevşek nasıl biri olursanız olun hafiften sarsılıyorsunuz.

Gerçekten de ne yaparız Peygamber kapımızı çalıverse! Hele O'nu dilinden düşürmeyen ama bir yandan da hayatın harala gürelesi içine "düşen"ler nasıl bir telaşa kapılırlar acaba?

Ancak bu şiirimsi metni yazan aslında neler yapacağımızdan emin. Diyor ki...
"Biliyorum. Böylesine şerefli bir konuğa en güzel odanızı açacağınızı, Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını, Ve inandırmaya çalışacağınızı, Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı; Fakat söyleyin bana, Evinize doğru gelirken gördüğünüzde, O'nu hemen kapıda mı karşılayacaksınız? Yoksa içeri almadan önce, aceleyle, Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp Yerine Kur'an'ı mı koyacaksınız? "

Diyor ki...

"Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız?
Ve bunun yerine ortalığa, Kitaplığınızın raflarında tozlanmış, Hadis kitapları mı çıkaracaksınız? Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz? Yoksa telaşla ne yapayım diyerek, Sağa sola mı koşturacaksınız?"

Diyor ki...

"Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla? Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız, Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle? Şimdi söyleyin açık yüreklilikle, Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
Sonsuza dek, hep birlikte... Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız, Ziyareti bitip gittiğinde?"

Kabul edelim ki çok etkileyici bir sorgulama bu! İnananların kendilerini hep eksik, hep kusurlu görme (ama alttan alta da kendilerini değil de çağı suçlu çıkarma) eğilimini destekleyici mahiyette bir etkisi var.
Ve adım gibi eminim ki, bu metin şimdi Mevlit Kandili ve Kutlu Doğum Haftası nedeniyle yine internette sık sık karşımıza çıkacak, e-mektup yoluyla ondan ona dolaşacaktır.

Yalnız namazında niyazında olanlara değil, belki daha çok da benim çevremden insanlara; yani az çok bu manevi iklimi soluyan ama kafası hep bulanık kalanlara ulaşacaktır.

O yüzden, belki "senin üzerine vazife değil ki" diyeceksiniz bana ama konuyla ilgili bir iki satır not düşmek istiyorum şu köşeye...

Çünkü bu gönül çalan, inananları hemen etkileyen metnin ciddi sorunları var.

Asrı Saadet, bazılarının uzaktan uzağa sandığının aksine aynı bugün gibi insani ve toplumsal eksikler, kusurlar, hınçlar, nefretler, düşmanlıklar, ayrılıklar, açgözlülükler ve yalan imanların iktidarıyla doluydu. Merak eden açar kitapları okur, okuyunca da şaşkınlıktan küçük dilini yutar. O çağı "saadetli" kılan O'nun varlığıydı. O'nun yaşadığı bir dönemde yaşamak, aynı vakti ve atmosferi solumaktı saadet...

"Peygamber ziyaretimize gelse ne yapardık?" diye dövünmeye kalkışmadan önce bunu bilmek gerekir. O, içerisinde hangi rüzgarlar esiyor olursa olsun, ziyaretinin değerini bilen her evin değerini vermişti!
O'nu yakından tanıyanların deyişiyle "umanı umutsuzluğa düşürmeyen, güleryüzlü, yumuşak huylu, asla bağırıp çağırmayan" Peygamber'in ziyaret ettiği bir eve "bakalım içeride ne kusurlar ne sapkınlıklar göreceğim" fikri ve duygusuyla gireceğini hayal etmek ve ettirmek yanlıştır.

Ziyaret edilenler açısından da asıl olan O'na gönüllerini açmalarıdır. Yoksa yalancıktan çeki düzen verilmiş evlerini değil...
Korkuya, telaşa ne gerek var? Huysuzluğa, karamsarlığa ne gerek var? Gelen Peygamber...

"Bir an önce gitmesini isteme" konusuna gelince... Kimsenin bu konuda başkası yerine konuşma, bu soruyu siyasal-toplumsal bir sorgulama haline getirme hakkı yok.

Çünkü...

Gelen "sevgili"yse eğer, kim gitmesini ister ?
*ayşe*

*ayşe*

Mübarek Üye · 1.076 mesaj

#2
emegınıze saglık kardesım.Allah razı olsun.
mir_erhan

mir_erhan 🛡

Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 6.148 mesaj

#3
çok ceğişik ve gerçekten sorgulayıcı bir paylaşım ellerine sağlık..

gerçekten de ne yapardı insan..hicret döneminde medine de herkes bir kardeş seçip..evine oertak etti o kardeşi..şimdi baktığımızda bir misafir geldiğinde ki bu insanın anne ve babası bile oluyor bazen insan ne zaman giderler de ben evimde rahat hareket ederim diye çok kendinden geçmiş bir toplum görüyorum...
ne kadar da değişmişiz değil mi..ne yüzle bakacağız Allah Habibinin yüzüne. ne diyeceğiz senden sonra çok değiştik mi...

gelen Peygamber ise.....
gelen peygaber ise telaşa mı vereceğiz...

gerçekten de çok düşündürücü bir konu...Allah razı olsun sizden böyle bir paylaşım için

selam ve dua ile..
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#4
yüzüne bakamazdık...MUKADDES EMANETE SAHİP ÇIKMADIK....ALLAHCC ŞU ANDAN İTİBAREN YOLUNA REVAN OLANLARDAN...YOLUNUN DELİLERİNDEN EYLESİN BİZLERİ...
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#5
Rabbim cümlemizden razı olur inş
benekli007

benekli007

Üye · 11 mesaj

#6
Kendimizi her şeyi yaptığımıza inandırdığımız için geldiğinde kainatın efendisi,bir ürperme ile nelerimizin eksik olduğunu anlayacağız. Allah'a emanet olun.
medahms

medahms

Mübarek Üye · 1.989 mesaj

#7
ismaile, post: 929603, member: 93299Peygamber Ziyaretinize Gelse



[GVIDEO]http://video.google.com/videoplay?docid=-7462964223853890721&ei=QiH3SfeLF8LA-Aat7Zm1AQ&q=Peygamber+Ziyaretinize+Gelse+&hl=tr[/GVIDEO] "Bir gün Peygamber ziyaretinize gelse, Yalnızca birkaç günlüğüne çalsa kapınızı, Merak ediyorum neler yapacağınızı..."
Bunu okuduğunuz anda, inancı sıkı veya gevşek nasıl biri olursanız olun hafiften sarsılıyorsunuz.

Gerçekten de ne yaparız Peygamber kapımızı çalıverse! Hele O'nu dilinden düşürmeyen ama bir yandan da hayatın harala gürelesi içine "düşen"ler nasıl bir telaşa kapılırlar acaba?

Ancak bu şiirimsi metni yazan aslında neler yapacağımızdan emin. Diyor ki...
"Biliyorum. Böylesine şerefli bir konuğa en güzel odanızı açacağınızı, Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını, Ve inandırmaya çalışacağınızı, Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı; Fakat söyleyin bana, Evinize doğru gelirken gördüğünüzde, O'nu hemen kapıda mı karşılayacaksınız? Yoksa içeri almadan önce, aceleyle, Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp Yerine Kur'an'ı mı koyacaksınız? "

Diyor ki...

"Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız?
Ve bunun yerine ortalığa, Kitaplığınızın raflarında tozlanmış, Hadis kitapları mı çıkaracaksınız? Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz? Yoksa telaşla ne yapayım diyerek, Sağa sola mı koşturacaksınız?"

Diyor ki...

"Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla? Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız, Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle? Şimdi söyleyin açık yüreklilikle, Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
Sonsuza dek, hep birlikte... Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız, Ziyareti bitip gittiğinde?"

Kabul edelim ki çok etkileyici bir sorgulama bu! İnananların kendilerini hep eksik, hep kusurlu görme (ama alttan alta da kendilerini değil de çağı suçlu çıkarma) eğilimini destekleyici mahiyette bir etkisi var.
Ve adım gibi eminim ki, bu metin şimdi Mevlit Kandili ve Kutlu Doğum Haftası nedeniyle yine internette sık sık karşımıza çıkacak, e-mektup yoluyla ondan ona dolaşacaktır.

Yalnız namazında niyazında olanlara değil, belki daha çok da benim çevremden insanlara; yani az çok bu manevi iklimi soluyan ama kafası hep bulanık kalanlara ulaşacaktır.

O yüzden, belki "senin üzerine vazife değil ki" diyeceksiniz bana ama konuyla ilgili bir iki satır not düşmek istiyorum şu köşeye...

Çünkü bu gönül çalan, inananları hemen etkileyen metnin ciddi sorunları var.

Asrı Saadet, bazılarının uzaktan uzağa sandığının aksine aynı bugün gibi insani ve toplumsal eksikler, kusurlar, hınçlar, nefretler, düşmanlıklar, ayrılıklar, açgözlülükler ve yalan imanların iktidarıyla doluydu. Merak eden açar kitapları okur, okuyunca da şaşkınlıktan küçük dilini yutar. O çağı "saadetli" kılan O'nun varlığıydı. O'nun yaşadığı bir dönemde yaşamak, aynı vakti ve atmosferi solumaktı saadet...

"Peygamber ziyaretimize gelse ne yapardık?" diye dövünmeye kalkışmadan önce bunu bilmek gerekir. O, içerisinde hangi rüzgarlar esiyor olursa olsun, ziyaretinin değerini bilen her evin değerini vermişti!
O'nu yakından tanıyanların deyişiyle "umanı umutsuzluğa düşürmeyen, güleryüzlü, yumuşak huylu, asla bağırıp çağırmayan" Peygamber'in ziyaret ettiği bir eve "bakalım içeride ne kusurlar ne sapkınlıklar göreceğim" fikri ve duygusuyla gireceğini hayal etmek ve ettirmek yanlıştır.

Ziyaret edilenler açısından da asıl olan O'na gönüllerini açmalarıdır. Yoksa yalancıktan çeki düzen verilmiş evlerini değil...
Korkuya, telaşa ne gerek var? Huysuzluğa, karamsarlığa ne gerek var? Gelen Peygamber...

"Bir an önce gitmesini isteme" konusuna gelince... Kimsenin bu konuda başkası yerine konuşma, bu soruyu siyasal-toplumsal bir sorgulama haline getirme hakkı yok.

Çünkü...

Gelen "sevgili"yse eğer, kim gitmesini ister ?


.............
lale&gül

lale&gül

Mübarek Üye · 2.137 mesaj

#8
hayali bile heycanlandırıyor
Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Dünya tatlıdır ve manzarası hoştur. Şüphesiz ki Allah dünyanın idaresini size verecek ve nasıl davranacağınıza, ne gibi işler yapacağınıza bakacaktır. O halde dünyadan sakının…” (Müslim, Zikr 99)
TRHACKER

TRHACKER

Mübarek Üye · 2.454 mesaj

#9
o anki telaş .......... düşündürücü utancımdan ağlardım onun ümmetine layık olamadım diye inşaallah rabbime ve efendime layık kul oluruz
amiiiin
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#10
...........................
imported_risal_i nur

imported_risal_i nur

Üye · 11 mesaj

#11
peygamber efendimiz evime gelse hiç birşey yapamazdım çümkü o an beden ve kalp durur nefes alamazdık onun o nurku yüzüne bakmayı bırak bukadar büyük rabbimin kulu kapına gelse o an kitlenip soluk dai alamazdık
muberra

muberra

Mübarek Üye · 527 mesaj

#12
Elim ayağım birbirine dolanırdı heyecandan başka birşey düşünemiyorum şu an
ALLAH HERŞEYE KADİRDİR. O İSTERSE HERŞEY OLUR. RABBİMİZ DUALARIMIZI HAYIRLISI İLE KABUL EYLE,HAKKIMIZDA HAYIRLI OLMAYAN ŞEYLER İSTEMEKTEN SANA SIĞINIRIZ,SEN BİZİ TÜM KÖTÜLÜKLERDEN KORU.HER ZAMAN BİZİM YAR VE YARDIMCIMIZ OL.AMİN
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#13
Rabbim Rasulûn şefaatine bizleri nail eylesin inşALLAH
Nazar57

Nazar57

Mübarek Üye · 1.308 mesaj

#14
Genel manada soruldugunda efendimiz sana gelse ister miydin diye hepimiz evet derdik kuşkusuz..
ama yazıda da gectigi gibi biz nasıl yüzüne bakardık gelse.. çok şükür bedbaht bir evimiz yok velakin bu kadar gunahla karsısına gecipte efendim nasıl diyebiliriz..
İçim çok acıdı okurken..:(
Allah razı olsun.
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#15
.............................
ceylin2009

ceylin2009

Yeni Üye · 0 mesaj

#16
Emeginize Saglik Cok Güzel Olmus..
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#17
kalbinize sağlık
bjk__turkey

bjk__turkey

Aktif Üye · 94 mesaj

#18
Keşkee GelSe....RüYamda bilE gÖrmeYi o kaDar istiyorum kii!!!Ama kısmEt İnŞaaLlah Bir gÜn GöRürÜm:S
ismaile

ismaile

Mübarek Üye · 1.872 mesaj

#19
Rabbim hepimize kısmet eder inşALLAH
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.