Taklidî Müslümanlık insanı kurtarır mı?

727 görüntülenme · 2 yanıt

Paylaş:
hepan

hepan

Yeni Üye · 5 mesaj

#1
İslam ülkelerinden birinde dünyaya gelen bir çocuk, haliyle Müslüman'ım diyecek. Anne-baba dinsiz yetiştirmediyse eğer, minareden ezanı duyacak, sokakta tekbirle götürülen cenazeye rastlayacak.

İmam, müezzin, cami kelimeleri hayatın tabii seyri içinde kültürüne dâhil olacak. Çocukken müezzin, minare, ölüm, kabir üzerine sorular sorsa bile sonra alışacak. Sormaz olacak. Üzerine düşülmeyen, derinlemesine araştırılmayan bu kavramlar adiyat sırasına dahil olacak.

Böyle bir insan, taklidî imana sahip olur. Müslümanlık miras gibi kalır.

Taklidî Müslümanlık insanı kurtarır mı? Kurtarır diyelim.

İnsan büyüdükçe, nefisinin arzu ve istekleri de büyür. Menfaatleri, ulaşılması gereken en büyük idealler gibi önüne dikilir. Nefsinin her arzusunu yerine getirmeye kalkan insan, çıkmaz sokağa saplanıverir.

Diyelim ki bir insan bir basamak ileri gitti. Hedefi ne olur?

Anne-babasına iyilik, onlara faydalı olmak...

Bir basamak daha yükseldi diyelim. Eşi ve çocukları devreye girer.

Bir basamak daha tekâmül ettiğini kabul edelim. Sırada akrabalar ve yakın arkadaşlar yer alır. Bu basamakta ileri giden, milliyetçi olur.

Beş basamak ilerledik ama, henüz İslamiyet'e gelemedik!..

İslam meselesine gelebilmek, hal ve hareketlerini Allah rızasına göre düzenlemek, "hayatımın gayesi rıza-yı ilahidir" diyebilmek için daha kaç fırın ekmek yemek gerekir?

Kafa yormak, tefekkür iklimlerinde yol almak lazım. Yani dinî konularda Müslüman şuurlanmalı.

Bir Müslüman'ın hayatının gayesi, Allah rızasını kazanmaktır. Bu noktada yaşamayan, bu noktayı es geçen Müslüman, bedavadan yaşar ve ölür. Hayatı ona cenneti kazandıramamıştır. İyilik, yapar iyilik görür.

Başka?

Allah bizi kendisini tanıyalım ve gerektiği gibi kulluk edelim diye yaratmış. Hepimiz bir hayat yaşıyoruz amma, asıl maksada ulaşabilmek önemli.

Alimleri dinlemeyi, tefekkür etmeyi ihmal etmemek lazım. Eskiler, "Allah kimseyi kitaptan uzaklaştırmasın" derdi. Ölünceye kadar ilim... 1953'te İslam'la karşılaştım. Ondan önce imanımızı yakmışlardı. Elif cüzü okumak yasaktı. O günden beri sigara parasını kitaba veririm.

Müslüman, gününü üçe ayıracak. İşte sekiz saat de uyku size. Amma sabah namazını kaçırmadan... Sokakta gezerek İslam kahramanı olmak yok! Dizimizi kırıp İslam'ı öğreneceğiz. Odanıza kapanın. Farzları, haramları yazın bir köşeye. Hangisine uyuyorsunuz, hangisine uymuyorsunuz, tespit edin, İslam'a dönün.



HEKİMOĞLU İSMAİL
Zaman
10 Ocak 2009, Cumartesi
__________________
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#2
İmam, müezzin, cami kelimeleri hayatın tabii seyri içinde kültürüne dâhil olacak. Çocukken müezzin, minare, ölüm, kabir üzerine sorular sorsa bile sonra alışacak. Sormaz olacak. Üzerine düşülmeyen, derinlemesine araştırılmayan bu kavramlar adiyat sırasına dahil olacak.

Böyle bir insan, taklidî imana sahip olur. Müslümanlık miras gibi kalır.

Selamun aleykum kardeşim.Öncelikle hoşgeldiniz diyorum.Maalesef toplum olarak gelenkeselleştirdik herşeyimizi.Buna ramazan ayında daha bir çok görüyoruz.Kapalılılığımız aman etraftan laf etmesinler diye,namazımız sadece "görev"olduğu için(öle diyenleri çok duydum),kısacacı ibadetlerimiz alışkanlık..!!!
Ağaç yaşken eğilir sözü günümüzde değerini yitirdi.Çünkü kuran kursuna 15 yaşından sonra gidebiliyorsun yasal olarak.Buna riayet etmeyenler var elbet.O da ayrı mesele.Durum böyle olunca televole kültürü tvden günümüze işleyince vahimleştikte vahimleştik.
Kardeşim dua ile kalın.Selamun selam
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#3
Müslüman, gününü üçe ayıracak. İşte sekiz saat de uyku size. Amma sabah namazını kaçırmadan... Sokakta gezerek İslam kahramanı olmak yok! Dizimizi kırıp İslam'ı öğreneceğiz. Odanıza kapanın. Farzları, haramları yazın bir köşeye. Hangisine uyuyorsunuz, hangisine uymuyorsunuz, tespit edin, İslam'a dönün.


ALLAH razı olsun kardeşim...
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.