Haset nedir, zararları nelerdir?

2.049 görüntülenme · 7 yanıt

Paylaş:
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#1




Haset nedir, zararları nelerdir?



Fudayl bin İyaz’ın, “Mü’min gıpta eder, münafık haset eder.” buyurur. Bu söz bizim için hem güzel bir ölçü, hem de büyük bir tehdit içerir. Bir insan, bir başkasının nâil olduğu maddî veya manevî bir ihsana kendisinin de erişmesini arzu edebilir. Bu haset değil gıptadır. Hasette ise, haset edilen şahıstan o ihsanın mutlaka geri alınması arzu edilir. Yani, zengin komşusuna haset eden adamın temel hedefi, kendisinin zengin olması değil, komşusunun fakir olmasıdır. Bu ise, ancak münafıklara yakışacak kadar aşağı ve bayağı bir düşüncedir.

Bununla beraber, bu güzel sözü yanlış yorumlayarak, haset edenlere hemen münafık damgası vurmak elbette doğru değil.

Çünkü münafığın tarifi açık: Münafık, gerçekte iman etmediği halde iman etmiş gözüken kimsedir. Haset eden bir mü’mine, bu mânâda, münafık demek mümkün değildir. O halde bu sözü, “Sakın haset etmeyiniz, zira bu ancak münafıklara yakışan alçak bir sıfattır.” şeklinde anlamamız gerekir.

Haset hastalığına tutularak, kendi kaybına değil de, başkalarının kazancına üzülen bir insan ticaret bilmezliğin en ileri örneğini sergiler.

Hasetten kurtuluş için Bediüzzaman Hazretleri’nin bir tavsiyesi var: “Hasit adam haset ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün ve kuvvet ve mertebe ve servet; fânidir, muvakkattir.”( Mektûbat)

Haset hastalığının temelinde, haset edilen kimseyi ve onun elindeki dünya nimetlerini ebedî zannetme gafleti yatar. Akıl planında, gerçeğin böyle olmadığını herkes bilir; ama, hissiyat hükmünü icra etti mi, zavallı akla kıvranmaktan öte bir şey kalmaz.

Bir asır sonra bütün haset edenler ve edilenler gibi, hasede konu olan mevki ve makamlar, servet ve devletler de başka insanların eline geçecekler; bir süre de onları oyalayacak ve hiçbirine gerçek yâr olmadan, bir başka gruba intikal edecekler.

Hasedin bir de kadere itiraz yönü var.

“Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için, insanlara haset mi ediyorlar?” (Nisa Sûresi, 54)

Âyet-i kerimede, “Allah’ın lütfundan verdiği” şeklinde çok hikmetli bir kayıt var. Bu kayıttan hareketle müfessirlerimiz, meşru olmayan kazançlara haset edilebileceğini belirtmişler ve “Vurguncunun elindeki malın gitmesini temenni etmek haset değil, gayrettir, adalettir.” demişler.

Buna göre bir adam hırsızlık ederek zengin olsa, o malın ondan alınmasını arzu etmek haset değildir. Haset; “Allah’ın lütfüyle verdiği” meşru servet, makam yahut fazileti çekememektir. Bunların, bir müminden alınmasını arzu etmek ise, kaderi tenkit ve rahmete itiraz mânâsı taşır.

Bir insan düşünelim: Belli bir nimete ulaşmak için elinden gelen gayreti göstermiş, meşru dairede çalışmış, fiilî ve kavlî duasını yaptıktan sonra Rabbinin rahmetini, inayetini gözlemeye başlamıştır. Bu insana yapılan İlâhî lütuf karşısında mü’mine düşen vazife, o nimete kendisi nâil olmuş gibi sevinmektir. Kadere iman da, İslâm kardeşliği de bunu gerektirir.




Alaaddin Başar (Prof.Dr.)



<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#2
Haset etmek kadere itiraz etmek anlamına gelir mi?

Haset etmek kadere itiraz etmek anlamına gelir mi?




Hasetle ilgili bir ayet-i kerime:


“Yoksa onlar, Allahın lütfundan verdiği şeyler için, insanlara haset mi ediyorlar?”
(Nisa Suresi , 54)



Bir insan düşünelim: belli bir nimete ulaşmak için elinden gelen gayreti göstermiş, meşru dairede çalışmış, fiilî ve kavlî duasını yaptıktan sonra rabbinin rahmetini, inayetini gözlemeye başlamıştır. Bu insana yapılan ilâhî lütuf karşısında mümine düşen vazife, o nimete kendisi nâil olmuş gibi sevinmektir. Kadere iman da, İslâm kardeşliği de bunu gerektirir.

Böyle yapmayıp haset ve düşmanlık yolunu tutanlar için üstad Bediüzzamandan bir tehdit cümlesi: “Kaderi tenkit eden başını örse vurur kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.” Mektûbat

Baştaki âyet-i kerimede, “Allahın lütfundan verdiği” şeklinde çok hikmetli bir kayıt var. Bu kayıttan hareketle müfessirlerimiz, meşru olmayan kazançlara haset edilebileceğini belirtmişler ve “Vurguncunun elindeki malın gitmesini temenni etmek haset değil, gayrettir, adalettir.” demişlerdir.

Buna göre bir adam hırsızlık ederek zengin olsa, o malın ondan alınmasını arzu etmek haset değildir. Haset; “Allahın lütfuyle verdiği” meşru servet, makam yahut fazileti çekememektir. Bunların, bir müminden alınmasını arzu etmek ise, kaderi tenkit ve rahmete itiraz mânâsı taşır.

Bu vesileyle gıpta ve hasedin farkına değinmek isteriz: Birisinin elindeki bir mala, yahut bir imkâna heveslenmek kendisinin de ona sahip olmasını istemek gıptadır ve caizdir. Haset ise o malın, o imkânın kendisine verilmesini değil o şahıstan gitmesini istemektir.



Alaaddin Başar (Prof.Dr.)


<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#3
HASET sevapları Yakar!!
aliye_aliye

aliye_aliye

Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj

#4
Selamün Aleyküm Gül Damlası..
Bilgi dolu bir paylaşımdı.. Rabbimiz c.c razı olsun inşallah..
Emeğine, yüreğine sağlık..B)B)
En Güzel'e emanetimsin inşallah.. Baki Dua ve muhabbetle..
zencefil_1109

zencefil_1109

Mübarek Üye · 939 mesaj

#5
selamun aleyküm güzel kardeşim RABBİM razı olsun paylaşım için...
<DAMLA>

<DAMLA>

Mübarek Üye · 6.461 mesaj

#6
HASET sevapları Yakar!!
mehtap58

mehtap58

Mübarek Üye · 864 mesaj

#7
Dünya malına düşkün olandan uzak durun.
Fakirseniz hor görür.
Zenginseniz haset eder.
özgürlü_zamanlar

özgürlü_zamanlar

Mübarek Üye · 597 mesaj

#8
Ne fazlası ne azı kararında ver Rabbim. Paylaşım için teşekkürler. Allah c.c. uzak eylesin.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.