Örtülü Çıplaklık..!!
5.877 görüntülenme · 51 yanıt
"Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır." Peygamber efendimiz burada onların kafasını develerin hörgüçlerine benzetiyor. Bende aklıma deve hörgücünü getirdim. Devenin hörgüçleri inişli çıkışlıdır. Sonrada sokaktaki bazı kapalılara baktım Kafalarını aynı deve hörgücü gibi yapmışlar. İnişli çıkışlı. Saçını içeriden doğru öyle bir kaldırmış kabartmış ki kafası aşşağı tarafta kalıyor.
hakaten kapanma işini severek yapmak lazım..
İtaatlerin mahsul vermesi için kalpte manevî bir zevk lâzımdır.” (Mesnevi)
ne güzel demiş değilmi???
ben yeni yeni bu işlerin içindeyim şu anda herşeyi severek yapıyorum.. türbanlı değilim ama inancım büyük.. her şey zamanla.. ama bir gün kapanırsam sadece allah rızası için.. inşallah..
İtaatlerin mahsul vermesi için kalpte manevî bir zevk lâzımdır.” (Mesnevi)
ne güzel demiş değilmi???
ben yeni yeni bu işlerin içindeyim şu anda herşeyi severek yapıyorum.. türbanlı değilim ama inancım büyük.. her şey zamanla.. ama bir gün kapanırsam sadece allah rızası için.. inşallah..
"Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru'l-Havâlif, c. 3, s.103)
Yasaklı Kullanıcı
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 1.220
- Ödül
- 36
- Katılım
- 08.2008
Yasaklı Kullanıcı · ✦ Mübarek Üye · 1.220 mesaj
Ben Tesettür emrine uymuyorum ama İmanım kuvvetli
Ben namaz kılmıyorum ama kalbim temiz..
Ben oruç tutmuyorum ama oruçlu insanlarada saygılıyım...
2 Vahy vardır.
Bir Allah'ın vahyi diğeri şeytanın vahyi....
Yukardaki yazdıklarımı sizce insanlara kim vahy ediyor ? ...
Ben namaz kılmıyorum ama kalbim temiz..
Ben oruç tutmuyorum ama oruçlu insanlarada saygılıyım...
2 Vahy vardır.
Bir Allah'ın vahyi diğeri şeytanın vahyi....
Yukardaki yazdıklarımı sizce insanlara kim vahy ediyor ? ...
Tabi ki de seve seve, Rabbinin rızasını kazanmanın bilinciyle örtünmek Çok güzell..
Ama bunun nefsi bir durum olmadığının, farz olduğunun bilincine varılması gerekli..
Ama bunun nefsi bir durum olmadığının, farz olduğunun bilincine varılması gerekli..
berat05 🛡
Yönetici
✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 7.768
- Tepki
- 1.045
- Ödül
- 163
- Katılım
- 10.2007
Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 7.768 mesaj
esselamünaleykümverahmetullahiveberakatuhu
esselamünaleykümverahmetullahiveberakatuhu
esselamünaleykümverahmetullahiveberakatuhu
Selam olsun ALLAH celle celalûhu'nun emirlerini yerine getirenlere
Selam olsun Hz.Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) izinden gidenlere
Selam olsun Tesettürü Hakkıyla Taşıyanlara
Selam olsun Tesettürü derisi eyleyenlere
Selam Olsun Selam OLSUN
Tüm hanım kardeşlerimiz için dua edelim değerli kardeşlerim
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ne demiş " Bilmiyorlardı Bilselerdi Yapmazlardı"
Belki bilen kardeşlerimiz var....yada bilmeyen...şeytana..nefsine uyan....
Biz dua edelim cümlesi için
"RABBİM TÜM hanım kardeşlerimize TESETTÜRÜN nurunu TATTIR...."
Mutluluk
İSLAMI
YAŞAMAKLA
BAŞLAR
Selam olsun Hz.Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) izinden gidenlere
Selam olsun Tesettürü Hakkıyla Taşıyanlara
Selam olsun Tesettürü derisi eyleyenlere
Selam Olsun Selam OLSUN
Tüm hanım kardeşlerimiz için dua edelim değerli kardeşlerim
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ne demiş " Bilmiyorlardı Bilselerdi Yapmazlardı"
Belki bilen kardeşlerimiz var....yada bilmeyen...şeytana..nefsine uyan....
Biz dua edelim cümlesi için
"RABBİM TÜM hanım kardeşlerimize TESETTÜRÜN nurunu TATTIR...."
Mutluluk
İSLAMI
YAŞAMAKLA
BAŞLAR
Lâ ilahe İllallah Muhammedun Resullullah
Tesettür, kadının cazibesini artırması değildir!
Tesettür, kadının imanının itikatının ve Allah'a teslimiyetinin simgesidir.
Tesettür, hayadır. Haya kadında güzeldir.
Siyah başörtünüzü, omuzlarınızdan aşağı bırakın ve gerçek özgürlüğü yaşayın..
Tesettür, kadının imanının itikatının ve Allah'a teslimiyetinin simgesidir.
Tesettür, hayadır. Haya kadında güzeldir.
Siyah başörtünüzü, omuzlarınızdan aşağı bırakın ve gerçek özgürlüğü yaşayın..
Selamun aleykum..
Gecen sokakta yururken arada bir rastladigim kapali-ciplak bir bayana rastladim..
Nasil gorundugunu neler giydiginin detaylarina girmek istemiyorum..
Demek istedigim bu sekilde sokaga cikan,basindan asagi batil basi muslumani cagristiran! cagristiran diyorum cunku o bas ortusunu dahi dogru duzgun bir sekilde baglamamis olan bu kardesime bakakaldim..
Icimi ofke kapladi,nasil davranacagimi bilemedim,sabretmek diyeceksiniz sabrediyoruz tabi ki ama bazen kolundan tutup ciddi anlamda ona konusmak istiyorum..
Ozellikle biz kapali bayanlari bu sekilde somurmeye haklari olmadigini yuzlerine bagira bagira soylemek istiyorum..
Cok uzgunum..
Acaba onlara iki soz soylesem benim durumum ne olur..?
Uyarsam biseyler soylesem nasil algilanir bilemedigim icin susmakla yoluma devam etmek zorunda kaliyorum..
Rabbim hidayetimizi artirsin,tamamina erdirsin insallah..
Selam ve dua ile..
Gecen sokakta yururken arada bir rastladigim kapali-ciplak bir bayana rastladim..
Nasil gorundugunu neler giydiginin detaylarina girmek istemiyorum..
Demek istedigim bu sekilde sokaga cikan,basindan asagi batil basi muslumani cagristiran! cagristiran diyorum cunku o bas ortusunu dahi dogru duzgun bir sekilde baglamamis olan bu kardesime bakakaldim..
Icimi ofke kapladi,nasil davranacagimi bilemedim,sabretmek diyeceksiniz sabrediyoruz tabi ki ama bazen kolundan tutup ciddi anlamda ona konusmak istiyorum..
Ozellikle biz kapali bayanlari bu sekilde somurmeye haklari olmadigini yuzlerine bagira bagira soylemek istiyorum..
Cok uzgunum..
Acaba onlara iki soz soylesem benim durumum ne olur..?
Uyarsam biseyler soylesem nasil algilanir bilemedigim icin susmakla yoluma devam etmek zorunda kaliyorum..
Rabbim hidayetimizi artirsin,tamamina erdirsin insallah..
Selam ve dua ile..
emeğine sağlık.geçenhafta okuldaki konumuz buydu.Bir mesai arkadaşımın öğrencileri üniversiteye gidince kapanmışlar.Kızlar okula geldiğinde herkes şaşırdı.Öğretmenleri bunun bilinli olmadığını,başkalarından etkilendiklerini ve dinimizde baş örtüsünün olmadığını söyledi.Kızlar karşı çıktı arkadaşımda bana dönerek sen bu şeylere inanıyormusun dedi.Kur'anda olduğuna inanıyormusun ben kur'anda olduğunu biliyorum ama ayeti hatırlayamadım bakıp söylerim ama bizde cesur olup kapanabilsek diye söyleyince biraz tuhaf baktı.Başka bir mesai arkadaşımda kapalı ancak ben açık olduğum halde daha usturuplu kıyafetler giyiyorum.Kapalı ama bikini ile denize giriyor ve geçen yıl bana sen neden açıksın diye soruyor.Garip düşünceler ve insanlarla dolu çevremiz.Kapalı arkadaşım buranın iran olmadığını düşünüyor ve ortama uygun hareket ettiğini söyüyor .selamlar
Ben Tesettür emrine uymuyorum ama İmanım kuvvetli
Ben namaz kılmıyorum ama kalbim temiz..
Ben oruç tutmuyorum ama oruçlu insanlarada saygılıyım...
2 Vahy vardır.
Bir Allah'ın vahyi diğeri şeytanın vahyi....
Yukardaki yazdıklarımı sizce insanlara kim vahy ediyor ? ...
bu şekilde düşünen insanlara sinir oluyorum peygamber efendimizin kalbi kirlimiydi gece gündüz ibadetini aksatmadan yerine getiriyordu insanın kalbi ancak Allah'ı anmakla tatmin olur kalbim temiz diyerek ibadetlerimizden kurtulacağımızı zannediyoruz ama sadece kendimizi kandırıyoruz...
Ben namaz kılmıyorum ama kalbim temiz..
Ben oruç tutmuyorum ama oruçlu insanlarada saygılıyım...
2 Vahy vardır.
Bir Allah'ın vahyi diğeri şeytanın vahyi....
Yukardaki yazdıklarımı sizce insanlara kim vahy ediyor ? ...
bu şekilde düşünen insanlara sinir oluyorum peygamber efendimizin kalbi kirlimiydi gece gündüz ibadetini aksatmadan yerine getiriyordu insanın kalbi ancak Allah'ı anmakla tatmin olur kalbim temiz diyerek ibadetlerimizden kurtulacağımızı zannediyoruz ama sadece kendimizi kandırıyoruz...
selamun aleykum. ben 3cu gun oluyo ki kapanmisim ama henuz o kadar yeniyim ki bu konuda neyi nasil giyeceyeimi de dogru durust bilmiyorum. el kassam adli uyenin en basta yazdiklarini dikkatlice okudum ama aklima bi sey takildi makyaj yapmak olmazmi meger? cunki ben gozlerime surme cekerim yani bir sozle goz makyaji yaparim. simdi bu yanlismidir acaba? selam ve dua ile
Süsten kaçınmak imandandır. [İbni Mace]
Kadının, kocasına karşı, meşru olan ziynetlerini takarak, güzel koku sürünerek süslenmesi gerekir ve çok sevaptır. Kadınların sokağa çıkarken sürünmeleri haramdır. Kadınların koku sürmesi erkekleri cezbeder. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
Bir kadın, cezbedici koku sürer ve erkekler de ona bakarsa, evine gelinceye kadar Allahü teâlânın gazabında olur. [Taberani]
(Bir kadın, koku sürünüp dışarı çıkar ve kokusunu duyurmak için, bir topluluk yanından geçerse, ona bakana da, kendine de, zina günahı [göz zinası] yüklenir.) [Nesai]
İbn Mes'ud (r.a)'tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah
(s.a.v)'den işittim şöyle diyordu: "Allah'ın yarattığı şekli bozarak
yüzlerinden kaşlarından kıl alarak değişiklik yapanlara ve dövme
yapanlara Allah lanet etsin." (Buhârî, Libas: 87; Müslim, Libas: 33)
Kadının, kocasına karşı, meşru olan ziynetlerini takarak, güzel koku sürünerek süslenmesi gerekir ve çok sevaptır. Kadınların sokağa çıkarken sürünmeleri haramdır. Kadınların koku sürmesi erkekleri cezbeder. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
Bir kadın, cezbedici koku sürer ve erkekler de ona bakarsa, evine gelinceye kadar Allahü teâlânın gazabında olur. [Taberani]
(Bir kadın, koku sürünüp dışarı çıkar ve kokusunu duyurmak için, bir topluluk yanından geçerse, ona bakana da, kendine de, zina günahı [göz zinası] yüklenir.) [Nesai]
İbn Mes'ud (r.a)'tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah
(s.a.v)'den işittim şöyle diyordu: "Allah'ın yarattığı şekli bozarak
yüzlerinden kaşlarından kıl alarak değişiklik yapanlara ve dövme
yapanlara Allah lanet etsin." (Buhârî, Libas: 87; Müslim, Libas: 33)
Tesettürün Şekli Ayetlerle Bildirilmiştir
Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilen emrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerek şeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…
Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)
“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)
"... Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır..." (33/Ahzâb, 32)
Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj, parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden, hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesi emredilmektedir.
Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileride görülecektir).
Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.
İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarak yürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunları açık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu da alamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim, Libâs 125, hadis no: 2128)
"Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)
"Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru'l-Havâlif, c. 3, s.103)
Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardan olsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağır şekilde tehdit etmezdi. Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimi âlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülü çıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerle Türkçeleştirmeye çalışmışlardır. Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyle uyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).
‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, c. 2, s. 94)
İbnü'l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında göz alıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir, diye belirtir. Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim (dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, Allah, alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmet nazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s. 465)
Sakınılması Gereken Davranışlar
Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri ve vücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiseler giymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olarak namahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadar parfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerden geçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerek yürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi (yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’ hareketleridir.
Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağı için de ilk İslâm toplumunu oluştururken Allah'ın Resûlü, mümine kadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı. Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.
Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar, Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi)." (7/A'râf, 26)
‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’
Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi, kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmaya çalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtü ile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırh gibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayan nöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur. İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasını kollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan bir mânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna, kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onu koruyan bir giysidir takva elbisesi. Tesettür; hanımlar için Allah'ın emirlerine uygun olarak örtünme demektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah'ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlar elbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler:
"Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumda yer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başka erkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir. Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp, yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunun değişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettür defileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilme arzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır. Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü Allah rızası için üzerine alır. O Allah’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez. O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.
Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
Modaya uymayacak diye de kadınlar için 'güzel giyinmesinler' demek istemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşuna gitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin ve derecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan ve yasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerin dikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edici kıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.
Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme? Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan bir örtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilen emrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerek şeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…
Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)
“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)
"... Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır..." (33/Ahzâb, 32)
Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj, parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden, hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesi emredilmektedir.
Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileride görülecektir).
Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.
İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarak yürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunları açık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu da alamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim, Libâs 125, hadis no: 2128)
"Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)
"Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru'l-Havâlif, c. 3, s.103)
Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardan olsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağır şekilde tehdit etmezdi. Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimi âlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülü çıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerle Türkçeleştirmeye çalışmışlardır. Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyle uyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).
‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, c. 2, s. 94)
İbnü'l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında göz alıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir, diye belirtir. Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim (dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, Allah, alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmet nazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s. 465)
Sakınılması Gereken Davranışlar
Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri ve vücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiseler giymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olarak namahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadar parfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerden geçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerek yürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi (yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’ hareketleridir.
Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağı için de ilk İslâm toplumunu oluştururken Allah'ın Resûlü, mümine kadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı. Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.
Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar, Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi)." (7/A'râf, 26)
‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’
Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi, kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmaya çalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtü ile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırh gibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayan nöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur. İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasını kollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan bir mânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna, kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onu koruyan bir giysidir takva elbisesi. Tesettür; hanımlar için Allah'ın emirlerine uygun olarak örtünme demektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah'ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlar elbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler:
"Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumda yer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başka erkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir. Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp, yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunun değişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettür defileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilme arzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır. Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü Allah rızası için üzerine alır. O Allah’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez. O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.
Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
Modaya uymayacak diye de kadınlar için 'güzel giyinmesinler' demek istemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşuna gitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin ve derecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan ve yasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerin dikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edici kıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.
Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme? Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan bir örtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
ablacım ruhiyye burdakileri tekrar oku ve uygula, başka söze gerek yok.rabbim yardımcın olsun,başörtün daim olsun inşallah....
serranur27, post: 1261732, member: 54443Tesettürün Şekli Ayetlerle Bildirilmiştir
Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilen emrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerek şeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…
Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)
“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)
"... Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır..." (33/Ahzâb, 32)
Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj, parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden, hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesi emredilmektedir.
Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileride görülecektir).
Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.
İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarak yürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunları açık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu da alamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim, Libâs 125, hadis no: 2128)
"Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)
"Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru'l-Havâlif, c. 3, s.103)
Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardan olsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağır şekilde tehdit etmezdi. Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimi âlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülü çıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerle Türkçeleştirmeye çalışmışlardır. Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyle uyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).
‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, c. 2, s. 94)
İbnü'l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında göz alıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir, diye belirtir. Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim (dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, Allah, alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmet nazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s. 465)
Sakınılması Gereken Davranışlar
Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri ve vücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiseler giymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olarak namahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadar parfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerden geçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerek yürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi (yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’ hareketleridir.
Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağı için de ilk İslâm toplumunu oluştururken Allah'ın Resûlü, mümine kadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı. Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.
Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar, Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi)." (7/A'râf, 26)
‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’
Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi, kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmaya çalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtü ile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırh gibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayan nöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur. İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasını kollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan bir mânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna, kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onu koruyan bir giysidir takva elbisesi. Tesettür; hanımlar için Allah'ın emirlerine uygun olarak örtünme demektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah'ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlar elbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler:
"Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumda yer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başka erkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir. Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp, yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunun değişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettür defileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilme arzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır. Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü Allah rızası için üzerine alır. O Allah’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez. O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.
Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
Modaya uymayacak diye de kadınlar için 'güzel giyinmesinler' demek istemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşuna gitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin ve derecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan ve yasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerin dikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edici kıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.
Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme? Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan bir örtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
Selamun aleyküm kardeşim. Allah celle celalühu razı olsun..
Rabbim örtüyü hakkıyla taşıyanlardan, hakkını verenlerden eylesin inşaallah..
Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır.
ve aleyküm selam kardeşim,rabbim cümlemizden razı olsun...
inşallah dediin gibi hakkını verenlerden oluruz,tesettürün önemini biliyoruz,uygulamaya gelince çevrenin önce ne dediğini değil, rabbimizin ne dediğine bakıp kendimize ona göre ayarlamalıyız...
inşallah dediin gibi hakkını verenlerden oluruz,tesettürün önemini biliyoruz,uygulamaya gelince çevrenin önce ne dediğini değil, rabbimizin ne dediğine bakıp kendimize ona göre ayarlamalıyız...
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/48154-ortulu-ciplaklik · 26.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.