"Peygamber Duaları"

467.890 görüntülenme · 2.902 yanıt

Paylaş:
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#1821
nisan14, post: 458351, member: 2847eline emeğine gönlüne sağlık kardeşim...:) a.e.o :T



:) Sizlerin güzel gönülleri olmasa benim emeğim nafile bir uğraştan öteye gitmez. Allah razı olsun B) Selametle Kalın..
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
kıvırcık fenerli

kıvırcık fenerli

Aktif Üye · 76 mesaj

#1822
Selamun Aleykum Kardeş Eline Sağlik
Hikaye Güzelmiş Sağol
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#1823
kıvırcık fenerli, post: 458391, member: 60364Selamun Aleykum Kardeş Eline Sağlik
Hikaye Güzelmiş Sağol


Ve Aleyküm Selam, sizde sağolun.Selametle..
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
garipkalp

garipkalp

Mübarek Üye · 629 mesaj

#1824
Sabah Uyaninca

Sabah Uyaninca

"Kim sabah uyanınca "Rab olarak ALLAH 'a ,din olarak islama, rasul olarak Muhammed 'e (s.a.v) razı olduk" derse onu razı etmekte ALLAH üzerine bir hak olmuştur" (Ebu Davud)

yine sabah

"Bizi öldükten sonra dirilten ve dönüş kendisine olacak olan ALLAH 'a hamd olsun" (Nesai)

kim sabaha erdiği zaman
"ALLAH 'ım benimle veya mahlukatından herhengi biriyle hangi nimet sabah ermişse bu sendendir.SEN birsin ortağın yoktur.hamdler SANA 'dır şükran SANA 'dır" derse o günün şükür bocunu ödemiş olur. (ebu Davud)
garipkalp

garipkalp

Mübarek Üye · 629 mesaj

#1825
Bizden Habersiz Edilen Dualar Hürmetine Bizi Affet Ve Bize Yardim Et Ya Rab
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#1826
garipkalp, post: 458398, member: 60769Bizden Habersiz Edilen Dualar Hürmetine Bizi Affet Ve Bize Yardim Et Ya Rab



amin.ecmain olsun inşaallah B)
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#1827
selamün aleyküm kardeşim; hatırlattığın için Allah razı olsun
Rabbim sana çok şükür inş...selam ve dua ile hayırlı Ramazanlar kardeşim selametle...
nisan14

nisan14

Kıdemli Üye · 122 mesaj

#1828
......................:).......................
ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol
CEVDET-71

CEVDET-71

Aktif Üye · 60 mesaj

#1829
selamün aleyküm kardeşim allah razı olsun vediğin bilgiler icin allah gönlüne göre versin allaha emanet ol kardeşim
NEFSİM DERKİ DAHA ZAMANIN COKTUR
KİMSENİN ELİNDE SENEDİ YOKTUR
VALLAHİ BİLLAHİ HESABI ZORDUR
SON NEFES GELMEDEN GEL TÖĞBE EYLE


cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#1830
CEVDET-71, post: 458492, member: 58484selamün aleyküm kardeşim allah razı olsun vediğin bilgiler icin allah gönlüne göre versin allaha emanet ol kardeşim


a.s Allah senden de razı olsun abicim Allah cümlemizin kalbine göre versin inş duanda kardeşini de unutma inş selametle...
mustafa11

mustafa11

Mübarek Üye · 3.063 mesaj

#1831
Rabbim Cümlemizden Razi Olsun..
Kim gülerek günah işlerse, ağlayarak Cehenneme gider . M.E.M.
cennet_agaci

cennet_agaci

Mübarek Üye · 2.468 mesaj

#1832
Dua...

Dua...

Dua; bir çağrı, bir yakarış ve küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya, arzdan, arzlılardan semâlar ötesine bir yöneliş, bir talep, bir niyaz ve bir iç dökmedir. Dua eden, kendi küçüklüğünün ve yöneldiği kapının büyüklüğünün şuurunda olarak, fevkalâde bir tevazu içinde ve istediklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçince, bütün çevresiyle beraber semâvîleşir ve kendini rûhânîlerin "hay-hû"yu içinde bulur. Böyle bir yönelişle mü'min, ümit ve arzu ettiği şeyleri elde etme yoluna girdiği gibi, korkup endişe duyduğu şeylere karşı da en sağlam bir kapıya dayanmış ve en metin bir kaleye sığınmış bulunur.


Dua eden bir kimse, bütün gönlüyle Allah'a yönelip yalvarışa geçebildiği takdirde, kendine her şeyden daha yakın olan Rabbisine karşı, kendi beden ve cismaniyetinden kaynaklanan uzaklığını aşarak O'nun her zaman var olan yakınlığına saygısını ifade etmiş ve kendi uzaklığının vahşetinden kurtulmuş olur. Cenâb-ı Hak da ona, duyması gerekenleri duyurur, görmesi gerekenleri gösterir, söylemesi icab eden şeyleri söyletir ve yapması lâzım gelen şeyleri de yapmaya muvaffak kılar. Bu paye aynı zamanda nafilelerle ulaşılan öyle hususi bir yakınlık (kurb) payesidir ki, artık böyle bir mazhariyetle şereflendirilen "kurb" kahramanının görmesi, gözler ötesi bir gözle, işitmesi kulaklar ötesi bir kulakla, diğer aktiviteleri de kendi benliğinin üstünde farklı bir kimlikle gerçekleşmeye başlar; başlar da bir hamlede gider, ayrı bir buudun insanı olma seviyesine yükselir; derken, her fırsatta Rabbi'yle dua ve icabet alış-verişinde bulunur, yalvarış ve yakarışa, O'nun sonsuz kudretine itimadın ifadesi olarak sımsıkı sarılır ve sırtını sarsılmayan bir güce dayamış olmanın güveniyle, dilinde dua yürür en olumsuz gibi görünen şeylerin üzerine.

Bu itibarladır ki, imanın zevkine ermiş ve ibadette hassaslaşmış ruhlar, kat'iyen duada kusur etmezler. Aksine böyleleri, ibadeti varlıklarının gayesi gibi duyar ve duaya da fevkalâde önem verirler.. maddî-manevî sebeplere riayetin yanında gönüllerini Rabbilerine açıp yalvarmayı, O'na yakınlık arayışının sesi-soluğu gibi değerlendirir ve dualarını bir ümit, bir reca nağmesi gibi seslendirirler. Böyle bir yakınlık atmosferinde, çok defa ümit ve beklenti neşvelerinin yanında, bazen de mehabet ve endişe esintileri hissedilebilir. İnsan, her şeye O'nun sonsuzluk ve sınırsızlığı içinde baktığı aynı anda, kalbinin râşelerle ürperdiğini duyar gibi olur ve hemen temkin ve teyakkuza geçer. Duada, her zaman iç içe yaşanan bu iki hâl, insanın mârifet ufkunun vüs'atiyle mebsuten mütenasip (doğru orantılı) inkişaf eder. Kur'ân, mü'min tabiatındaki bu hisler halitasını: "Rabbinize huşû ile ve içten içe duada bulunun" diyerek, kat'iyen O'ndan müstağni kalınamayacağını, ululuk, azamet ve ceberûtuna rağmen, rahmet ve inayet kapılarının da ardına kadar herkese açık bulunduğunu vurgular ve duanın önemi üzerinde ısrarla durur.

Bizim acz, fakr, zaaf ve ihtiyaçlarımıza karşılık O'nun, bizi var eden, besleyen, büyüten, arzu ve isteklerimizi görüp-gözeten ve bizi asla başkalarına bırakmayan bir engin rahmet sahibi olması, O'na karşı tavırlarımızı devamlı ince ayara tabi tutmamız bakımından fevkalâde önemlidir. Bizler aciz, zayıf ve muhtaç, O ise, her şeye hükmeden mutlak bir Hâkim'dir. Bu itibarladır ki, biz hemen her zaman, küçüklüğümüzün şuurunda ve O'nun büyüklüğünü takdir hisleriyle hep iki büklüm yaşar ve isteyeceğimiz her şeyi, kavlî, fiilî ve hâlî talep çerçevesinde sadece ve sadece O'ndan ister ve O'na karşı müstağni davranmayı küstahça bir çalım; O'nunla dua ve ibadet münasebetlerimizde lâubalî, gayriciddî bulunmayı da bir saygısızlık kabul ederiz; ederiz de, O'na teveccühlerimizde her zaman ümit ve endişe, mehabet ve beklenti mülâhazalarımızı beraber götürmeye çalışırız. O'nun bize çok yakın ve dualarımıza icabet edeceğini düşünürken, ululuk ve azametini rahmetinin vüs'at ve ihtişamıyla iç içe duyar.. haşyet ve râşelerle ürperir.. tavırlarımızı yeni baştan gözden geçirir.. ses tonlarımızı ayarlar.. hâzır ve nâzır birinin huzurunda bulunduğumuz mülâhazasıyla zevk ve temkini aynı anda hisseder ve yaşarız. Bu mânâda dua her zaman, Cenâb-ı Hakk'a arzıhâlde bulunmanın sesi-soluğu olması itibarıyla en sâfiyâne ve en hâlisâne bir kulluk tavrıdır. Aslında bütün varlık, istidât, kabiliyet veya fıtrî ihtiyaçlarının dilleriyle hep O'na dua ederler. O da bunların hepsine, belli bir hikmet çerçevesinde cevap verir ve her sesi duyup ona icabet ettiğini herkese ve her şeye duyurur.

Ne var ki, dualarımıza cevap verilmesini, bizim isteklerimizin aynıyla yerine getirilmesi şeklinde anlamak da doğru değildir. Biz bazen, sadece bugünü, hâlihazırdaki heves ve arzularımızın gereğini düşünerek kendi talep çerçevemizi daraltmış, yarınları ve bizimle münasebeti olan daha başka şeyleri gözden çıkarmış olabiliriz. O ise, hem bi-zim için hem her şey için, hem bugünümüzü hem de uzak-yakın yarınlarımızı iç içe görüp-gözeterek, bizim daralttığımız hususları açar, genişletir; dünya-ukba vüs'atine ulaştırarak, merhamet ve hikmetinin derinliğine göre çok buudlu cevaplarda bulunur.. evet O, hâlihazırdaki durumumuzu aydınlatırken yarınlarımızı karartmaz.. bugünün ışıklarını yarınların zulmeti hâline getirmez ve bize iltifatlarda, teveccühlerde bulunurken başkalarına kat'iyen mahrumiyet yaşatmaz.. herkese ve her şeye çok derinlikli cevaplar verir, dualarımızı duyduğunu, isteklerimizi nazar-ı itibara aldığını gösterir.. ve huzuruyla gönüllerimize tasavvurlarımızı aşkın ne inşirahlar, ne inşirahlar verir..

Bütün bu mülâhazalara açık bir gönül, ellerini açıp yakarışa geçince, kendisini gören, soluklarını duyan, içinden geçenleri bilen ve iniltilerini değerlendiren her şeye Kâdir, her şeye Hâkim, istediğini istediği gibi yapan, yaptığı her şeyde farklı hikmetler gözeten birinin var olduğunu düşünür; O'nun merhameti, iradesi, meşieti sayesinde her şeyin üstesinden gelebileceği inancıyla gerilir ve en karanlık anlarında bile sürekli huzur yudumlar, itminan soluklar ve ümitle oturur-kalkar. Bu çerçevede günde birkaç defa O'na yönelmek, kalbin gözü-kulağıyla fizik ötesi şeyleri görüp işitmeye çalışmak o kadar derin ve anlamlıdır ki, bir kere bu mazhariyeti duyup tadan birinin, bir daha da o kapıdan ayrılması düşünülemez. Bu mazhariyeti tam yakalayamasak da, son bir kez daha o Yüce Dergâh'a yöneliyor ve O'nun kapısının tokmağına dokunarak inliyoruz:

Ey, varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Varlık! Sen tenlerimize can vermeseydin, bizim çamurdan, balçıktan ne farkımız olurdu.! Sen gözlerimize ziya çalmasaydın, kâinatları, eşyayı nasıl değerlendirebilir ve Seni nasıl bilebilirdik.! Sen bizi önce taştan-topraktan, sonra da iman ve mârifet bahşederek iki kez var ettin. Sana kâinatın zerreleri adedince hamd ü senâda bulunsak, yine de hakkıyla şükür vazifesini yerine getirmiş sayılamayız...

Ey, her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahi izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Gönüllerimizi güzellik duygularıyla mamur kıl ve bize her zaman güzel kalmanın yollarını göster!

Ey, günahlarla kirlenmiş kimseleri hemen cezalandırmayan, haddini bilmezlerin ayıplarını görmezlikten gelerek onlara manevî kirlerinden arınma fırsatları veren Merhametliler Merhametlisi! Bizi günahlarla, hatalarla kirlenmekten koru; kirlendiğimizde de mağfiret ve merhametini bizden esirgeme! Biz, Senin var etmenle var olduk ve Senin lütuflarınla ayaktayız. Her zaman Senin cömertliğini soluklamakta ve Senin ihsanlarını yudumlamaktayız. Dimağlarımıza aydınlık veren Sen; gönüllerimizi iman zevkiyle mamur kılan da Sensin. Akıl Seni buluncaya kadar şaşkınlıklar içinde bocalayıp duruyor, nefis de bâğîlikler peşinde koşturuyordu. Aklı rehber hâline getiren Sen, nefsin arzularını frenleyip, ona itminan ufkunu gösteren de Sensin.. Senin lütuflarınla kendimizi bulduk ve şurada-burada zayi olup gitmekten kurtulduk.

Gönüllerimiz Senin mârifetinle itminana erip oturaklaştı.. düşüncelerimiz Sana teslim olmakla öldürücü hafakanlardan sıyrılabildi. Bizler hemen hepimiz, ellerimiz Senin kapının tokmağında boynu bükük dilencileriz -Allah, bu dilenciliği sonsuza kadar devam ettirsin-. Dualarımızla seni mırıldanıyor, içlerimizi çekiyor ve vereceğin cevabı bekliyoruz. Bugüne kadar Senden başka bizi duyan, yüzümüze bakan ve şefkatle başımızı okşayan olmadı. Ne bulduk, ne gördükse Sende bulduk, Sende gördük ve Sana inancımız sayesinde hayretten, dehşetten, gurbetten ve yalnızlıktan kurtulduk. Bütün benliğimizle son bir kere daha Sana yöneliyor, af ve afiyet dileniyoruz.

Kalb katılığından, gafletten, başkalarına bâr olmaktan, aşağılıktan, aşağılanmaktan, miskinlikten; cehaletten ve faydasız bilgiden; ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten, kabul edilmeyen duadan; nimetlerinin zeval bulmasından, lütuflarının değişip başkalaşmasından; ansızın bastıran azabından, gelip çatan gazabından Sana sığınıyoruz. Senden her zaman, yalvaran diller, haşyetle ürperen gönüller istiyoruz. Tevbelerimizi kabul buyur, bizi günahlardan arındır, dua ve isteklerimize cevaplar lütfeyle! Delil ve bürhanlarımızı hedefine yönlendir, kalblerimizin ufkunu aç, dilimizi doğruluğa bağla ve gönül kirlerimizi temizle! Allahım, Senden her işimizde sebat, Kur'ân yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme, itaatte bulunanlara bol bol karşılık ver, Sana baş kaldıranlara da doğru yolu göster.. muzdariplerin dualarını icabetle taçlandır, sıkıntıda bulunanları lütfunla şâd eyle, hasta ruhlara hususi muamelede bulun, küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiçbir yanda muzlim bir nokta..!o
RECEB-I KAMER

RECEB-I KAMER

Mübarek Üye · 3.771 mesaj

#1833
Ey, varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Varlık! Sen tenlerimize can vermeseydin, bizim çamurdan, balçıktan ne farkımız olurdu.! Sen gözlerimize ziya çalmasaydın, kâinatları, eşyayı nasıl değerlendirebilir ve Seni nasıl bilebilirdik.! Sen bizi önce taştan-topraktan, sonra da iman ve mârifet bahşederek iki kez var ettin. Sana kâinatın zerreleri adedince hamd ü senâda bulunsak, yine de hakkıyla şükür vazifesini yerine getirmiş sayılamayız...
Gönüllerimiz Senin mârifetinle itminana erip oturaklaştı.. düşüncelerimiz Sana teslim olmakla öldürücü hafakanlardan sıyrılabildi. Bizler hemen hepimiz, ellerimiz Senin kapının tokmağında boynu bükük dilencileriz -Allah, bu dilenciliği sonsuza kadar devam ettirsin-. Dualarımızla seni mırıldanıyor, içlerimizi çekiyor ve vereceğin cevabı bekliyoruz. Bugüne kadar Senden başka bizi duyan, yüzümüze bakan ve şefkatle başımızı okşayan olmadı. Ne bulduk, ne gördükse Sende bulduk, Sende gördük ve Sana inancımız sayesinde hayretten, dehşetten, gurbetten ve yalnızlıktan kurtulduk. Bütün benliğimizle son bir kere daha Sana yöneliyor, af ve afiyet dileniyoruz.

AMİN AMİN AMİN..
selamun aleyküm Allah(c.c.)razı olsun elinize,emeğinize sağlık gerçekten çok güzel bir paylaşımdı..zaten özümüz de dua değilmi..dua ile biz oluruz,dua ile kendimize geliriz..bu yüzden her daim dua ve şükür halinde olmalı,hakiki ve elemsiz lezzete ulaşmalıyız..Rabbim duası kabul olanlardan eylesin bizleri inşaAllah..Allaha(c.c.)emanet olunuz,selamun aleyküm
Allahümme inneke afüvvün kerimün, tuhıbbül affe fa'fü anni.

Allah'ım sen çok affedicisin çok kerimsin affetmeyi seversin,benide affet.

AMİN..
M DENIZ

M DENIZ

Mübarek Üye · 1.228 mesaj

#1834
SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM.
ALLAH(C.C) RAZI OLSUN DUA NIN GÜZELLİKLERİNİ BİZE TEKRAR HATIRLATTIN.
DUA İNSANIN YAŞAMINDAKİ EN İNCE AYRINTI. TABİKİ BUNA İNANMAKTA GEREKİYO HER ŞEYİN DUA İLE YANİ RABBİMİZDEN İSTEMEK ONA ACİZLİĞİMİ İHTİYACIMIZI BİLDİRMEK ONUN VARLIĞINA İNANMAK KARŞISINA ÇIKMAK İÇİN EN KOLAY YOL. ALLAH(C.C) HEPİMİZİN DUALARINI KABUL ETSİN İNŞALLAH. SELAMUN ALEYKÜM.
:B
dilara_44

dilara_44

Yeni Üye · 2 mesaj

#1835
ya hayatımda gördüğüm en güzel dua diyebilirim.gerçekten çok güzel olmuş kardeşim. Allah sen ve senin gibilerinden razı olsun..Allah a emanet olun
garipkalp

garipkalp

Mübarek Üye · 629 mesaj

#1836
Hz. Ebu Bekir 'in Duasi

Hz. Ebu Bekir 'in Duasi

Ebubekir Siddik (ra) Hazretleri, Serveri Kâinat Efendimize:

- Ya Rasulullah! Hafi zikre devam ettikçe, bende acayip garaip haller oldu. Nereye baksam sizi görüyorum. Hacete gitmeye dahi utaniyorum. Zevcemle münasebete bile hayâ ediyorum. Bundan dolayi çok mahcubum. Bunda bir hata var mi?” diye sordu.

Peygamber (sav) Hazretleri:

- Hayir, Ya Ebubekir! “Fenafir-Resül” makamina gelmissin” dedi.

Ebubekir Siddik Hazretlerinin yapmis oldugu esmalari degistirdi ve Hazreti Ebubekir Fenafillâh makamina geldi. O makama ulastiginda;

- Ya Rabbi! Ne olur benim bedenimi öyle büyüt ki; “La Ilahe Illallah Muhammedun Resülullah” diyen hiçbir mü'min cehenneme girmesin” diye dua etti.
nesrin_77

nesrin_77

Mübarek Üye · 527 mesaj

#1837
Selam aleyküm.
Amin inşallah cümlemize nasip olur.
Allah ( cc ) razı olsun paylaşımınız için.
Allah' a ( cc ) ısmarladık.
anamaya

anamaya

Kıdemli Üye · 332 mesaj

#1838
Amin Amin Amin
sila86

sila86

Aktif Üye · 67 mesaj

#1839
Selam aleyküm. Amin inşallah cümlemize nasip olur.Amin Amin Amin
dolunayhilal

dolunayhilal

Kıdemli Üye · 287 mesaj

#1840
Amin Amin Amin Amin
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.