İnandım demek yeter mi?

896 görüntülenme · 4 yanıt

Paylaş:
istikbal

istikbal

Mübarek Üye · 1.236 mesaj

#1
Sual: Hadis-i şeriflerde Kelime-i şehadeti getiren Müslüman olur deniyor. Bir kimse, inanmadan kelime-i şehadet söylese veya inansa, ancak Amentü’deki esaslara inanmasa yine Müslüman mıdır?
CEVAP
İman tarif edilirken, dil ile ikrar kalb ile tasdik deniyor. Kalb ile tasdik etmedikçe Müslüman olamaz.

Kelime-i şehadet, Allahü teâlânın var ve bir olduğuna, Ondan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın Allah Resulü ve son Peygamberi olduğuna ve bildirdiklerinin hepsine inanmak, hepsini beğenmek demektir. Yoksa, tarihi bir olayı anlatır gibi, öyle bir Peygamber vardır demek değildir. Ben O yüce Peygambere ve bildirdiklerinin hepsine iman ettim, hepsini beğendim, hepsi doğrudur, yanlış olma ihtimali yoktur diye kesin inanmak demektir. Dolayısıyla, Amentü’deki bütün esaslara inanması gerekir. İnanmadıkça, hatta inanıp da beğenmezse yine Müslüman olamaz. İmanın şartlarının birini kabul etmeyen veya dindeki meşhur bir farzı, bir sünneti veya bir haramı kabul etmeyen, beğenmeyen de Müslüman olamaz. İslamiyet’i bir bütün olarak kabul etmesi ve beğenmesi gerekir.

Hadis-i şerifler, İslam âlimlerinin açıklaması olmadan okunup anlamaya çalışılırsa tehlikeli olur, insanı küfre kadar götürür. Mesela aşağıdaki hadis-i şerifi, yukarıdaki açıklamalar dahilinde anlamak gerekir.
(Rab olarak Allahü teâlâya, din olarak İslâm'a, [son] Resul olarak Muhammed aleyhisselama [Onun bildirdiklerinin hepsine] inanıp razı olan, beğenen kimse [Müslüman’dır ve bu imanla ölürse] Cenneti hak eder.) [Müslim, Nesai]

İnanmak ve beğenmek
Sual: Cennete, Cehenneme ve Allah’a inanan herkes mümindir ve Cennete gider deniyor. Böyle bir şey var mıdır?
CEVAP
Çok yanlış bu. Şeytan da Allah’a inanıyor, o da Cennete Cehenneme inanıyor. Hatta imanın diğer şartlarına da inanıyor. Meleklere inanıyor, Peygamberlere inanıyor, gönderilen kitaplara inanıyor. Öldükten sonra dirilmeye inanıyor. Hesaba, kitaba inanıyor yani bunları biliyor. Demek ki Amentü’ye sadece inanmakla, bunları bilmekle iman olmuyor. Amentü’de bildirilen altı esasa inanmakla birlikte, Allahü teâlâ tarafından bildirilen emir ve yasakların tamamını kabul etmek ve hepsini beğenmek de şarttır. Birini bile beğenmeyen müslüman olamaz. Bir de Hubbu fillah buğdu fillah var. Yani Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek gerekir. Tersi, yani Allah dostlarını düşman, düşmanlarını da dost bilen kimse mümin olamaz.

Demek ki Amentü’ye şeytan da inanıyor, hepsini teker teker biliyor. Ancak şeytan, inandığı, teker teker bildiği bu şeyleri kabul etmiyor, beğenmiyor ve Allah dostlarını düşman, düşmanlarını da dost biliyor. Şeytan gibi bilen ve inanan kimse mümin olmaz.

alıntı
“Yeryüzünde en güzel sistem İslam’dır. Sakın ha bu sistemi mal korkusundan, can korkusundan çakallara parçalatmayın. Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Sonra hakkınızla beraber, müslümanlık şerefiniz de gider”[Şehid Muammer Aslantaş]
konak

konak

Mübarek Üye · 1.186 mesaj

#2
RE: İnandım demek yeter mi?

Rabbim bu güzel paylaşımınız için sizden razı olsun. Güzel bir mesaj. Rabbim hakkıyla kulluk eden kullarından eylesin.
eren emin

eren emin

Mübarek Üye · 831 mesaj

#3
RE: İnandım demek yeter mi?

S.A. KARDEŞİM YÜREĞİNE SAĞLIK YİNE ÇOK GÜZEL BİR KONUDA BİZLERİ BİLGİLENDİRMİŞSİN.ALLAH RAZI OLSUN. A.E.O.
''Allah bize kâfidir, o ne güzel vekîldir.Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl."
cigdem

cigdem

Mübarek Üye · 548 mesaj

#4
RE: İnandım demek yeter mi?

Allah razı olsun.Çok güzel açıklamalar.
yusufk

yusufk

Kıdemli Üye · 497 mesaj

#5
RE: insanlar imani konularda nasıl aldanıyorlar?

RE: insanlar imani konularda nasıl aldanıyorlar?

Geçmişte ve günümüzde insanların küfre girmesine sebep olan saiklerin başında Cehil gelir. Feza araştırmaları yapan insan da eğer Allah a inanmıyorsa, inanmamasındaki birinci sebep Cehalettir
İnsanların iman yoluna girmelerine mani olan ikinci husus, kibir'dir. Şeytanın Hak tan sapmasına ve rahmetten kovulmasına, bu duygu sebep olmuştur.
İnsanı küfre atan mühim bir sebep de, inhiraf denen duyguların yanılmasıdır. Tıpkı suyun içindeki bir cismi kırılmış gibi yanlış görme, hükmü ona göre verme ve o hüküm üzerinde fikir yürütmedir
İşlenen her bir günah, insanın kalp ve ruhunda yaralar açar, iman nurunu karartmaya başlar, insan günahta ısrar ettikçe kalbi, siyahlaşıp katılaşarak iman nurunu bütünüyle kaybedecek dereceye gelir. Bu bakımdan her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.