İlme olan düşkünlüğü onu Hz. Peygamber’in katında ayrıcalıklı kılıyor, iltifatın en kıymetlisiyle taçlandırıyordu. “Senden önce bana kimse bu soruyu sormamıştı!” diyen Hz. Peygamber’in yüzü aydınlanıyor, kıyamet günü şefaatine nail olacak en mutlu kişileri açıklıyordu: “Bütün kalbiyle ve benliğiyle ‘Lâ ilâhe illallah’ diyenler”. Öte yandan Hz. Peygamber’e olan sevgisini, “Seni görünce mutlu oluyorum! Gözüm gönlüm aydınlanıyor” sözleriyle ifade etmeye çalışan Ebu Hureyre’ye Hz. Peygamber: “İlim Kabı” adını veriyordu. Zira onun nebevî bir duayla sırlanmış güçlü bir hafızası vardı.
Zeyd bin Sâbit’in anlattığına göre bir gün Hz. Peygamber mescidde bazı sahabilerinin yanına gelmiş, “Her biriniz Allah’tan bir dilekte bulunsun!” buyurmuştu. Zeyd bin Sâbit ve bir başka sahabî dua etmiş, Hz. Peygamber de “Amin” demişti. Sıra Ebu Hureyre’ye gelince “Allah’ım senden iki arkadaşımın istediklerini ayrıca unutulmayan bir ilim dilerim” demiş, Hz. Peygamber de bu duaya “âmin” demişti. Bunun üzerine Zeyd ve diğer arkadaşı, ”Ey Allah’ın Resûlü! Biz de Allah’tan unutulmayan bir ilim isteriz” demişler, Hz. Peygamber gülümseyerek şu cevabı vermişti onlara: “Devsli genç sizden önce davrandı!”
Bir başka rivayete göre “Kediciğin Babası”, Hz. Peygamber’in, “Kim cübbesini yere serer de ben sözümü bitirdikten sonra toplarsa benden duyduğunu bir daha unutmaz!” sözünü duyar duymaz cübbesini yere sermiş, o günden sonra Hz. Peygamber’den duyduğu her şeyi aklında tutmuş, unutmamıştı. İlâhî bir sorumlulukla harfi harfine ezberlediği yüzlerce hadis-i şerîfe kendine ait bir sözün karışmaması için, “Bu benim kesemden” diye dikkat çekerdi Ebu Hureyre.
Kulluk bilinci, gündüzlerini oruca, gecelerini namaza ayırmıştı. Yoksulluğu ve Suffe Ehli’nden oluşu evliliğini Hz. Peygamber zamanından sonraya ertelemişse de, bir aile oluşturduktan sonra dahi aynı hassasiyeti eşi ve kızının da dahil olduğu teheccüd şehrâyinleriyle devam ettirmişti. Nöbetleşe uyanıyorlar, geceyi dilimlere ayırıp namazla aydınlatıyorlardı. Bir lokma ekmek bulamadıkları günlerden sevgiyle söz ediyorlar, öğrendikleri bir âyetin açlıklarını nasıl unutturduğunu anlatıyorlardı. Geceyi üçe ayırırdı Ebu Hureyre: Üçte birinde uyur, üçte birinde namaz kılar, üçte birinde Hz. Peygamber’in hadisleri üzerinde düşünürdü. Evine geldiğinde, yiyecek bir şey olup olmadığını ailesine sorar, ”yok” cevabını aldığında, tebessümünü çürütmeden, “Olsun, ben oruçluyum” derdi. O kadar kanaatkârdı ki; bir avuç hurmayla bütün gününü geçirir, bu nimetin şükrünü eda edebilmek için her vesileyle Allah’ı anardı. Yokluğa rağmen misafiri sever, azığını paylaşmakta tereddüt etmezdi. O günlerde üç cümlelik bir biyografisi vardı: “Yetim büyüdüm. Yoksul olarak hicret ettim. Karın tokluğuna çalışan bir işçiydim.”
İlimde yükseldikten sonra Hz. Peygamber tarafından İslam’ı yayması için Bahreyn’e gönderildi. Daha sonra Hz.Ebu Bekir ve Hz. Ömer dönemlerinde de aynı yerde imamlık, müezzinlik ve valilik gibi görevlerde bulundu, müslümanların meselelerini çözdü, tevazuyla çalıştı. Hoşsohbet ve nüktedandı. Medine valisi Mervan’a vekalet ettiği bir gün, hurma lifinden bir başlığı kafasına geçirip eşeğe binmiş, çarşıda bineğini koşturuyor, karşısına çıkanlara “Yol açın, emir geliyor!” diye bağırıyordu. Çocuklarla oynamaktan, onları sevindirmekten büyük haz alırdı. Geceleri oynadıkları “Karga oyunu”na gizlice katılır, sonunda ayaklarını yere vurarak onları şaşırtır ve güldürürdü. Ebu Rafi’yi davet ettiği akşam yemeğini “Buyurun emirin yemeğinden!” diyerek yağlı suyun içinde kuru ekmek sunmuştu.
Hz. Peygamber’in vefatından sonra Mescid-i Nebevî’de ne zaman hadis rivayet etse gözyaşlarına boğulan Ebu Hureyre ilim ve fedakârlık üzerine bina ettiği dünya hayatını 78 yaşında tamamladı ve Medine’deki Cennetü’l-Bakî’a defnedildi. Bâki kalan onun rivayet ettiği bini aşkın hadis-i şerif oldu. Yüzlerce yıldır dünyanın neresinde bir Müslüman Hz. Peygamber’den bir hadis rivayet etse onun adı da anılıyor: “Ebu Hureyre (r.a)’nin rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:” sözü milyonlarca dudağı süslüyor.
Ali Ural
özgürlüğün özgürlüğümüzdür Kudüs