Hayırlı genç nasıl olur

2.836 görüntülenme · 25 yanıt

Paylaş:
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#1
Bir hadis-i şerifte, en hayırlı gencin özellikleri nasıl anlatılıyor? Bir gencin Allahın hoşnutluğunu kazanması hangi hususlara bağlıdır?

Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta heva perest) gençler gibi yaşayandır.buyurmuştur.

Bu itibarla, ister kadın ister erkek en hayırlı genç, bir ayağı kabirde yaşlı bir insan edasıyla sürekli ölümü ve ölüm ötesini düşünen, âhiretine azık tedarik etmek için çalışıp didinen, gençlik heveslerine esir olmayan ve gaflette boğulmayan gençtir. O, nefsânîliğin en azgın olduğu dönemlerde bile, öteler iştiyakıyla coşup cismanî arzularını gemleyebilmiş , kulluğu tabiatının bir derinliği haline getirmiş ve kendisini Hakkın yoluna vermiş bir adanmış ruhtur.

Yaşı açısından daha küçücük bir çocuk iken, Teâlânın hususî lütuflarına mazhar olan ve kendisine hikmet verilen Hazreti Yahya (aleyhisselam) bu yiğitler için en güzel örneklerden birisidir. Rivâyete göre; yaşıtı olan çocuklar, Yahya, gel, sen de bize katıl; beraberce oynayalım! dedikleri zaman, Ben, oyun için yaratılmadım diyen Aziz Nebî, oynamak çocukların şiarı olmasına rağmen, kendisi daha o yaşta hilkatin gayesini kavramıştı.

İşte, en hayırlı genç,
Hazreti Yahya gibi, daha hayatının ilkbaharında, kulluğunun farkına varıp dünya misafirhanesini ebedî saadetin kapısını açmak için bir vesile olarak değerlendiren delikanlıdır. Genç, iman gücüyle şahlanıp iradesinin hakkını vererek nefsanî arzularını sınırlayabilen, her gün birkaç defa kendini hesaba çekerek davranışlarını kontrol altına alabilen, silkinip gönül dünyasında dirilerek gerçekten var olduğunu ortaya koyabilen, en ulvî hislerle mamur ettiği gönlünü fizik ötesi âlemlere de açık hale getirendir.
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.171 mesaj

#2
Selamünaleykum...Hayırlı Genç Olalım İnşallah...

Selamünaleykum...Hayırlı Genç Olalım İnşallah...

En Hayırlı Genç
Yüce Peygamberimiz (a.s.m.) gençlerle ilgili bir hadislerinde şöyle buyurur:

"Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlarınıza benzeyendir. İhtiyarlarınızın en şerlisi, gençlerinize benzeyendir." (Feyzü'-l Kadîr, 15:776)

Elbette buradaki "benzemek"ten kasıt, kılık-kıyâfette birbirlerini taklit etmek veya saçların ağarması, dökülmesi, yüzlerin kırışması değildir.

Nitekim Bedîüzzaman Hazretleri, bu hadîsi izah ederken, şunları söyler:

"En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukcasına, hevesât-ı nefsaniyeye tâbi olur."

Gençlerin dünyanın fâniliğini kavrayıp, ebedî hayatları için çalışmalarında, ölümü düşünmelerinin büyük etkisi vardır. Bir gün mutlaka öleceğini düşünüp o şuur ile çalışmayan, kendisine âhireti kazanmak için verilen ömür sermayesini boş yere harcar. Gelip geçici lezzetlere dalar, dünyayı bir oyun ve eğlence alanı zanneder.

Peygamberimiz, "Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz" (Tirmizi, Zühd: 2), buyurarak, bizleri bu gafletten kurtarmak ister.

Nitekim Abdullah ibni Ömer'in (r.a.) anlattığı şu hâdise ne kadar ibretlidir:

Ensardan bir adam gelerek, Peygamberimize (a.s.m.) şöyle sordu:

"Yâ Resûlâllah, mü'minlerin hangisi daha akıllı, daha şuurludur?"

"Ölümü en çok hatırlayanı ve ölümden sonrası için en güzel şekilde hazırlananı. İşte onlar en akıllı, en şuurlu olanlarıdırlar." (İbn-i Mâce, Zühd: 31)

Yine Abdullah ibni Ömer (r.a.) şunları anlatır:

Resul-i Ekrem (a.s.m.) vücudumun bir yanından tutarak şöyle buyurdu:

"Dünyada sanki bir garîb (gurbette olan yabancı), hattâ yoldan geçen bir yolcu imişsin gibi ol ve kendini kabir halkından (biri) say. "

Daha sonra İbni Ömer (r.a.) sözüne şöyle devam etti:
Sabaha çıktığın zaman kendine akşamın sözünü etme, akşama çıktığın zaman da kendine sabahın sözünü etme. Hastalığından önce sıhhatinden, ölümünden önce hayatından (istifâde edip tedbir) al. Çünkü sen, ey Abdullah! Yarın adının (mutlu mu, bedbaht mı) ne olacağını bilemezsin. (Tirmizi, Zühd: 25)

Gerçekten de, dünya hayatının fâniliğini bundan daha güzel anlatan bir söz olamaz. Çünkü, insanın elinde bulunan "ömür" ve sahip olduğu zaman, sadece bir "an"dır. Hiç kimse, bir sene, bir ay, bir gün, hattâ bir saat sonrasına kadar yaşayacağını garanti edemez. O halde bulunduğu ânı, en güzel bir şekilde değerlendirmeli, Allah'a hakkıyla kul olmalıdır.

Bununla birlikte, dünyanın fâniliğini anlamak ve zevklerini terk etmek demek, kendisini Allah'ın nimetlerinden mahrum etmek değildir.

Bu hususu şu hadîs çok güzel ifâde eder:

"Dünya zevkinin terki, helâl bir şeyden kendini mahrum etmek veya malı elden çıkarmakla değildir. Fakat dünya sevgisinin terki, elinde bulunanların Allah'ın katında bulunanlardan daha güven verici olmaması ve bir musibete uğradığın zaman o musibet sende bırakılmış olsaydı sevabı için ona daha istekli olmandır." (Tirmizi, Zühd: 29)

Gençlerin dünyaya dalmamaları için sadece ölümü düşünmeleri yeterli değildir. Aynı zamanda ölümden sonrasını da tefekkür etmek gerekir. Kabir hayatını, Kıyâmeti, Haşir Meydanını, muhasebe ve muhâkemeyi, Mîzanı, Sıratı ve Cehennemi de iyice düşünmek lâzımdır ki, buraların azabından kurtulmak için Allah'a sığınalım ve zamanımızı Allah'ın istediği tarzda geçirelim.

İnsanın ölümden sonra uğrayacağı ilk durak kabirdir. Peygamberimiz (a.s.m.), "Kabir âhiret menzillerinden bir menzildir. Kişinin buradaki hesabı kolay olursa diğer duraklardaki hesabı da kolay olur, zor olursa diğerleri de zor olur" buyurmuştur.

Kabir azabı haktır. Kişi, dünyada yaptığı kötülüklerden dolayı önce kabirde azap görecektir. Hazret-i Osman (r.a.) ağlayarak, Resul-i Ekremin (a.s.m.) şu sözünü aktarırdı: "Kabirden daha korkunç bir manzara görmedim." (Tirmizi, Zühd: 5)

Peygamberimiz, kabirleri ziyaret ettiğinde, bura ehlinin vaziyetini görür ve sahabîlere haber verirdi. Yukarıdaki hadiste kabrin korkunçluğunu belirttiğine göre, kabir azabına uğramamak için çok çalışmak gerekir.

Kabirden sonraki dehşetli zaman, kıyâmet günüdür. Bu hususta Efendimiz (a.s.m.) şunları söyler:

"Kıyâmet günü olunca güneş, kullara bir mil veya iki mil mesafede oluncaya kadar yaklaştırılacaktır. Güneş onları âdetâ eritecek ve amelleri miktarınca ter içinde kalacaklardır. Onlardan kimini topuğuna kadar alacak, kimini diz kapaklarına kadar alacak, kimini beline kadar alacak, kimine de basbayağı gem vuracaktır." (Bu sırada Resul-i Ekrem ağzını işaretliyordu.) (Tirmizi, Kıyame: 2)

İşte böyle dehşetli bir günde kurtuluşun yolu, dünyada iken Allah'ın emirlerine sarılmak, yasaklarından kaçınmaktır. Peygamberimizin sünnetini de rehber edinmektir.

Kişi, dünyada yaptığı her şeyden haşirde hesaba çekilecektir. O kadar ki, Zilzal Sûresinde, zerre kadar yaptığı bir iyiliği veya kötülüğü mutlaka göreceği belirtilir. Kişinin sevapları ve günahları tartılacak, iyilikleri fazlaysa Cennete, kötülükleri fazlaysa Cehenneme gidecektir.

Bu zorlu muhâsebeye uğramadan önce şu hadîsden ders almak gerekir:

Abdullah bin Mes'ud'dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Vallahi sizden hiç kimse yoktur ki, birinizin gördüğü dolunayla başbaşa kaldığı gibi Rabbiyle başbaşa kalmasın. Sonra Allah ona şöyle buyurur:

Ey Ademoğlu, benim hakkımda seni ne aldattı?

Ey Ademoğlu benim için ne amel işledin?

Ey Ademoğlu, Benden ne kadar hayâ ettin?

Ey Ademoğlu, peygamberlere ne cevap verdin?

Ey Âdemoğlu, sana helâl olmayana bakarken Ben gözlerinin üzerinde gözcü değil miydim?

Sana helâl olmayan şeyleri dinlerken Ben kulaklarının üzerinde kontrolcü değil miydim?

Ey Âdemoğlu, sana helâl olmayan şeyleri söylerken Ben dilinin üzerinde murakıp değil miydim?

Sen ellerinle helâl olmayan şeyleri tutarken, Ben onların üzerinde gözcü değil miydim?

Ayaklarınla sana helâl olmayan şeylere giderken Ben ayaklarının üzerinde gözetleyici değil miydim?

Sana helâl olmayan şeylerle kalben ilgilenip dururken Ben, kalbinin üzerinde murakıp değil miydim?

Yoksa sana olan yakınlığımı ve sana gücümün yettiğini inkâr mı ettin?"

Rabbimizin bu hitapları, şu anda bile bizleri ürpertmekte, tüylerimizi diken diken etmektedir. Bir de aynı hitabın, bütün haşmet ve dehşetiyle âhirette yapılacağını düşünelim. Bu hitap, Allah'ın emirlerine uymayanlar için ne kadar utandırıcı, acıklı ve hüzün vericidir.

Bu bakımdan fırsat elde iken âhirete ciddi çalışmak gerekir.

Cehennem azabını da düşünmeli ve ondan kurtulmak için duâ etmeliyiz.

Cehennem azabının dehşetini anlamak için Numan bin Beşir'den (r.a.) rivâyet edilen şu hadîs, yeterlidir:

"Azap bakımından Cehennem ehlinin en hafif olanı, iki ayağının oyuğunda iki ateş bulunan ve bundan dolayı beyni kaynayan kişidir." (Tirmizi, Cehennem: 12)

Cehennem azabının en hafifi buysa, en dehşetlisinin ne olacağını düşünmek zor değildir.

Allah bizleri ölümü düşünüp fâni dünyanın zevklerine dalmayan, kabir ve Cehennem azâbından kurtulan kullarından eylesin.
AMİNNN...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
uzeyr

uzeyr

Mübarek Üye · 826 mesaj

#3
selamün aleyküm kardeşim
emeğinize sağlık faydalı bir paylaşım Allahcc razı olsun..
Allahcc bizleri ölümü düşünüp fâni dünyanın zevklerine dalmayan kabir ve Cehennem azabından kurtulan kullarından eylesin.(Amin)
selametle kalın..
Allahcc emenet olun..
selam ve dua ile..
-Ammar Bin Yasir-

-Ammar Bin Yasir-

Mübarek Üye · 4.864 mesaj

#4
selamun aleyküm ellerinize sağlık çok istifadeli bir paylaşım olmuş Rabbimiz sevabınıza yazsın inşaallah
hayırlı günler..
selam ve dua ile
gülsengül

gülsengül

Mübarek Üye · 5.816 mesaj

#5
Selamünaleyküm
Elinize ve emeğinize sağlık çok faydalı bilgiler... paylaşım için Allah razı olsun
Selametle kalınız...
elifffff

elifffff

Mübarek Üye · 1.217 mesaj

#6
selamün aleyküm...
Allah razı olsun,emeğinize elllerinize sağlık...
bahsettiğiniz o hayırlı gençlerden olabilmemiz duasıyla....
Rabbime emanetsiniz.
elifffff

elifffff

Mübarek Üye · 1.217 mesaj

#7
mavci, post: 831887, member: 18192
En Hayırlı Genç
Yüce Peygamberimiz (a.s.m.) gençlerle ilgili bir hadislerinde şöyle buyurur:

"Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlarınıza benzeyendir. İhtiyarlarınızın en şerlisi, gençlerinize benzeyendir." (Feyzü'-l Kadîr, 15:776)

Elbette buradaki "benzemek"ten kasıt, kılık-kıyâfette birbirlerini taklit etmek veya saçların ağarması, dökülmesi, yüzlerin kırışması değildir.

Nitekim Bedîüzzaman Hazretleri, bu hadîsi izah ederken, şunları söyler:

"En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukcasına, hevesât-ı nefsaniyeye tâbi olur."

Gençlerin dünyanın fâniliğini kavrayıp, ebedî hayatları için çalışmalarında, ölümü düşünmelerinin büyük etkisi vardır. Bir gün mutlaka öleceğini düşünüp o şuur ile çalışmayan, kendisine âhireti kazanmak için verilen ömür sermayesini boş yere harcar. Gelip geçici lezzetlere dalar, dünyayı bir oyun ve eğlence alanı zanneder.

Peygamberimiz, "Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz" (Tirmizi, Zühd: 2), buyurarak, bizleri bu gafletten kurtarmak ister.

Nitekim Abdullah ibni Ömer'in (r.a.) anlattığı şu hâdise ne kadar ibretlidir:

Ensardan bir adam gelerek, Peygamberimize (a.s.m.) şöyle sordu:

"Yâ Resûlâllah, mü'minlerin hangisi daha akıllı, daha şuurludur?"

"Ölümü en çok hatırlayanı ve ölümden sonrası için en güzel şekilde hazırlananı. İşte onlar en akıllı, en şuurlu olanlarıdırlar." (İbn-i Mâce, Zühd: 31)

Yine Abdullah ibni Ömer (r.a.) şunları anlatır:

Resul-i Ekrem (a.s.m.) vücudumun bir yanından tutarak şöyle buyurdu:

"Dünyada sanki bir garîb (gurbette olan yabancı), hattâ yoldan geçen bir yolcu imişsin gibi ol ve kendini kabir halkından (biri) say. "

Daha sonra İbni Ömer (r.a.) sözüne şöyle devam etti:
Sabaha çıktığın zaman kendine akşamın sözünü etme, akşama çıktığın zaman da kendine sabahın sözünü etme. Hastalığından önce sıhhatinden, ölümünden önce hayatından (istifâde edip tedbir) al. Çünkü sen, ey Abdullah! Yarın adının (mutlu mu, bedbaht mı) ne olacağını bilemezsin. (Tirmizi, Zühd: 25)

Gerçekten de, dünya hayatının fâniliğini bundan daha güzel anlatan bir söz olamaz. Çünkü, insanın elinde bulunan "ömür" ve sahip olduğu zaman, sadece bir "an"dır. Hiç kimse, bir sene, bir ay, bir gün, hattâ bir saat sonrasına kadar yaşayacağını garanti edemez. O halde bulunduğu ânı, en güzel bir şekilde değerlendirmeli, Allah'a hakkıyla kul olmalıdır.

Bununla birlikte, dünyanın fâniliğini anlamak ve zevklerini terk etmek demek, kendisini Allah'ın nimetlerinden mahrum etmek değildir.

Bu hususu şu hadîs çok güzel ifâde eder:

"Dünya zevkinin terki, helâl bir şeyden kendini mahrum etmek veya malı elden çıkarmakla değildir. Fakat dünya sevgisinin terki, elinde bulunanların Allah'ın katında bulunanlardan daha güven verici olmaması ve bir musibete uğradığın zaman o musibet sende bırakılmış olsaydı sevabı için ona daha istekli olmandır." (Tirmizi, Zühd: 29)

Gençlerin dünyaya dalmamaları için sadece ölümü düşünmeleri yeterli değildir. Aynı zamanda ölümden sonrasını da tefekkür etmek gerekir. Kabir hayatını, Kıyâmeti, Haşir Meydanını, muhasebe ve muhâkemeyi, Mîzanı, Sıratı ve Cehennemi de iyice düşünmek lâzımdır ki, buraların azabından kurtulmak için Allah'a sığınalım ve zamanımızı Allah'ın istediği tarzda geçirelim.

İnsanın ölümden sonra uğrayacağı ilk durak kabirdir. Peygamberimiz (a.s.m.), "Kabir âhiret menzillerinden bir menzildir. Kişinin buradaki hesabı kolay olursa diğer duraklardaki hesabı da kolay olur, zor olursa diğerleri de zor olur" buyurmuştur.

Kabir azabı haktır. Kişi, dünyada yaptığı kötülüklerden dolayı önce kabirde azap görecektir. Hazret-i Osman (r.a.) ağlayarak, Resul-i Ekremin (a.s.m.) şu sözünü aktarırdı: "Kabirden daha korkunç bir manzara görmedim." (Tirmizi, Zühd: 5)

Peygamberimiz, kabirleri ziyaret ettiğinde, bura ehlinin vaziyetini görür ve sahabîlere haber verirdi. Yukarıdaki hadiste kabrin korkunçluğunu belirttiğine göre, kabir azabına uğramamak için çok çalışmak gerekir.

Kabirden sonraki dehşetli zaman, kıyâmet günüdür. Bu hususta Efendimiz (a.s.m.) şunları söyler:

"Kıyâmet günü olunca güneş, kullara bir mil veya iki mil mesafede oluncaya kadar yaklaştırılacaktır. Güneş onları âdetâ eritecek ve amelleri miktarınca ter içinde kalacaklardır. Onlardan kimini topuğuna kadar alacak, kimini diz kapaklarına kadar alacak, kimini beline kadar alacak, kimine de basbayağı gem vuracaktır." (Bu sırada Resul-i Ekrem ağzını işaretliyordu.) (Tirmizi, Kıyame: 2)

İşte böyle dehşetli bir günde kurtuluşun yolu, dünyada iken Allah'ın emirlerine sarılmak, yasaklarından kaçınmaktır. Peygamberimizin sünnetini de rehber edinmektir.

Kişi, dünyada yaptığı her şeyden haşirde hesaba çekilecektir. O kadar ki, Zilzal Sûresinde, zerre kadar yaptığı bir iyiliği veya kötülüğü mutlaka göreceği belirtilir. Kişinin sevapları ve günahları tartılacak, iyilikleri fazlaysa Cennete, kötülükleri fazlaysa Cehenneme gidecektir.

Bu zorlu muhâsebeye uğramadan önce şu hadîsden ders almak gerekir:

Abdullah bin Mes'ud'dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Vallahi sizden hiç kimse yoktur ki, birinizin gördüğü dolunayla başbaşa kaldığı gibi Rabbiyle başbaşa kalmasın. Sonra Allah ona şöyle buyurur:

Ey Ademoğlu, benim hakkımda seni ne aldattı?

Ey Ademoğlu benim için ne amel işledin?

Ey Ademoğlu, Benden ne kadar hayâ ettin?

Ey Ademoğlu, peygamberlere ne cevap verdin?

Ey Âdemoğlu, sana helâl olmayana bakarken Ben gözlerinin üzerinde gözcü değil miydim?

Sana helâl olmayan şeyleri dinlerken Ben kulaklarının üzerinde kontrolcü değil miydim?

Ey Âdemoğlu, sana helâl olmayan şeyleri söylerken Ben dilinin üzerinde murakıp değil miydim?

Sen ellerinle helâl olmayan şeyleri tutarken, Ben onların üzerinde gözcü değil miydim?

Ayaklarınla sana helâl olmayan şeylere giderken Ben ayaklarının üzerinde gözetleyici değil miydim?

Sana helâl olmayan şeylerle kalben ilgilenip dururken Ben, kalbinin üzerinde murakıp değil miydim?

Yoksa sana olan yakınlığımı ve sana gücümün yettiğini inkâr mı ettin?"

Rabbimizin bu hitapları, şu anda bile bizleri ürpertmekte, tüylerimizi diken diken etmektedir. Bir de aynı hitabın, bütün haşmet ve dehşetiyle âhirette yapılacağını düşünelim. Bu hitap, Allah'ın emirlerine uymayanlar için ne kadar utandırıcı, acıklı ve hüzün vericidir.

Bu bakımdan fırsat elde iken âhirete ciddi çalışmak gerekir.

Cehennem azabını da düşünmeli ve ondan kurtulmak için duâ etmeliyiz.

Cehennem azabının dehşetini anlamak için Numan bin Beşir'den (r.a.) rivâyet edilen şu hadîs, yeterlidir:

"Azap bakımından Cehennem ehlinin en hafif olanı, iki ayağının oyuğunda iki ateş bulunan ve bundan dolayı beyni kaynayan kişidir." (Tirmizi, Cehennem: 12)

Cehennem azabının en hafifi buysa, en dehşetlisinin ne olacağını düşünmek zor değildir.

Allah bizleri ölümü düşünüp fâni dünyanın zevklerine dalmayan, kabir ve Cehennem azâbından kurtulan kullarından eylesin.
AMİNNN...


selamün aleyküm abicim,Rabbim sizden de razı olsun...
güzel katkılarda bulunmuşsunuz.
selamele kalın abim.
esrasultan

esrasultan

Üye · 10 mesaj

#8
Gercekten cok guzel yazilar.ALLAH razi olsun ...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#9
uzeyr, post: 831899, member: 18192
selamün aleyküm kardeşim
emeğinize sağlık faydalı bir paylaşım Allahcc razı olsun..
Allahcc bizleri ölümü düşünüp fâni dünyanın zevklerine dalmayan kabir ve Cehennem azabından kurtulan kullarından eylesin.(Amin)
selametle kalın..
Allahcc emenet olun..
selam ve dua ile..




vealeyküm selam. hepimizden olsun inş. en güzele emanet olun...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#10
esrasultanGercekten cok guzel yazilar.ALLAH razi olsun ...







cümlemizden olsun inş. Allaha emanet olun...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#11
elifffffselamün aleyküm...
Allah razı olsun,emeğinize elllerinize sağlık...
bahsettiğiniz o hayırlı gençlerden olabilmemiz duasıyla....
Rabbime emanetsiniz.






vealeyküm selam. hepimizden olsun kardeşim, amin...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#12
gülsengülSelamünaleyküm
Elinize ve emeğinize sağlık çok faydalı bilgiler... paylaşım için Allah razı olsun
Selametle kalınız...






velaeyküm selam. rica ederim hepimizden olsun inş. ALLAH a emanet olun...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#13
-Tuğba-selamun aleyküm ellerinize sağlık çok istifadeli bir paylaşım olmuş Rabbimiz sevabınıza yazsın inşaallah
hayırlı günler..
selam ve dua ile







velaeyküm selam amin Allah a emanet olun...
Kahramankentli

Kahramankentli

Mübarek Üye · 641 mesaj

#14
Allah (cc.) her ikinizden de razı olsun İnşallah .. Rabbimiz rızası yolunda sevdiği ve hoşnut olduğu amelleri bizlere yapmada kolaylıklar İhsan eylesin. (AMİN)
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.171 mesaj

#15
Ve Aleykumselam Kardeşim...

Ve Aleykumselam Kardeşim...

elifffffselamün aleyküm abicim,Rabbim sizden de razı olsun...
güzel katkılarda bulunmuşsunuz.
selamele kalın abim.


Allah CC. cümlemizden razı olsun....
abı_hayat kardeşimize katkıda bulunmak istedim...
İnşallah yararlı olmuşuzdur...
Allaha emanet olunuz...
:a35:
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.171 mesaj

#16
Selamünaleykum...

Selamünaleykum...

KahramankentliAllah (cc.) her ikinizden de razı olsun İnşallah .. Rabbimiz rızası yolunda sevdiği ve hoşnut olduğu amelleri bizlere yapmada kolaylıklar İhsan eylesin. (AMİN)


Allah CC. cümlemizden razı olsun değerli hemşehrim...
Amin...Tüm dualarınıza...
Selam ve DUA ile...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
pinar1988

pinar1988

Kıdemli Üye · 322 mesaj

#17
Selamün aleyküm çok güzel ve anlamli bir paylaşim allah c.c razi olsun..
hk8506

hk8506

Kıdemli Üye · 229 mesaj

#18
Allah razı olsun sizlerden gerçekten güzel paylaşımlardı ellerinize sağlık
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#19
KahramankentliAllah (cc.) her ikinizden de razı olsun İnşallah .. Rabbimiz rızası yolunda sevdiği ve hoşnut olduğu amelleri bizlere yapmada kolaylıklar İhsan eylesin. (AMİN)






hepimizden olsun inş. Amin ALLAH a emanet olun...
abı_hayat

abı_hayat

Mübarek Üye · 5.186 mesaj

#20
hk8506Allah razı olsun sizlerden gerçekten güzel paylaşımlardı ellerinize sağlık








hepimizden olsun inş. okuduğunuz için gözlerinize sağlık...:a03::a03:
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.