zeynep2008, post: 821265, member: 83361selamün aleyküm degerli kardeslerim benim büyük bir sorunum var ne yapmaliyim sizce diye sormak istiyorum .....Ben 25 yasinda bir bayanim ve iki sen önce hamdolsun kapandim ve namazimi kilmaya basladim ve hemen sorunalr basladi dislandim yadirgandim ama allaha sükür fikirlerimdne birsey kaybetmedim bu iki sene icerisinde bayagi degistridim cevremi almanyada yasiyorsan ayak uyduracaksin kardesim diyenler coook oldu ben yinede bildigim yoldan sasmadim hamdolsun....ama asil canimi yakan annem onu hicbirseye degismem ama beni annme dahi anlamiyor biz 7 kizkardesiz babasiz büyüdük sailir bi vardi bi yoktu neyse bizi 7sene önce terk edip türkiyeye gitti.... ve büyük ablamla ben kapaliyiz sadece gerisi acik annem de acik ve bana annemin degigi kelimeler sunlar
1.Ben dügünlere gitmyiorum bana cevabi"aman sende insan icine gir ne olcak sanki iyice eve tikandin bir iki saat dur gidersin ne olcak
2.Anne ben tarikata girmeyi düsünüyorum baglanicam cevab bu"aman basima iyice hoca kesildiniz
3.anne mesela basini kapat ne bilim su günaha giriyor bunu yapmayin cevap"aman ona baklrasan attigimiz adim günah
eevet kardeslerim böyle seyler bei cok yaraliyor ben minicik yavruma daha 5 yasinda enesim ve kizim 3 yasinda hatice onlara bile ögretmeye calisiyorum elif baya basladim onlaral bana dedikleri su fazlada abrtmayin bunlarin diyen malesef ve malesef ki yabancilar degil benim kendi AILEM ...ben annemin kapanmasini istyiroum
abdestli namazli olmasini istiyorum ama kendisi is yerinde olmaz falan diyor diretse olur ama ne yazikki
yapmiyor ben onunda allah yoluna gitmesini istyiroum daha dün mesela saclarini boyattmis sorsam diyorki beyazladi iyice ondan ne yapacagimi gecekten sasirdim dogru bildigim seyleri söylüorum kimse ilgilenmyior ne yapyaim kardeslerim bana bir akil verirseniz cok sevinirim simdiden RABBIM razi olsun dua ile zeynep.........
Allahü teala yardımcınız olsun.
Şu olay size belki yardımcı olur.
[Maşite hatunun imanı
Firavunun hazine işleriyle görevli bir veziri, bunun da Maşite adında bir hanımı vardı. Firavunun kızının dadılığını yapıyordu. Kendisi Musa aleyhisselamın dinine inandığı halde imanını gizliyor, ibadetlerini de gizli yapıyordu.
Maşite hatun bir gün hamamda Firavunun kızının saçını tararken, tarak yere düştü. Tarağı yerden gayri ihtiyari besmele çekerek aldı. Firavunun kızı bu söze kızarak dedi ki:
-Ey dadı! Bu nasıl sözdür. Benim babamdan başka tanrı mı vardır? Babamın adını değil de, bir başkasının adını nasıl söylersin?
-Evet yavrum Allah vardır. Hem yeri, göğü ve içindekileri yoktan var eden, seni beni, babanı ve bütün varlıkları yaratan bir Allah vardır.
Firavunun kızı bu sözlere daha da kızarak dedi ki:
-Seni babama şikayet edeceğim. Hak ettiğin cezaya çarptırılacaksın.
Durumu babasına söyledi. Firavun Maşite hatuna dedi ki:
- Sen benden başka bir tanrıya inanıyormuşsun. Söyle, benden başka yer yüzünde tanrı var mıdır?
- Ey Firavun sen de biliyorsun ki sen ilâh değil, âciz bir kulsun. Seni de yaratan Allah'tır. Sen fânisin, yok olacaksın. Fakat Allah ebedidir. Fâni değildir. Musa aleyhisselam da Onun Peygamberidir.
Bu sözlere çok kızan Firavun onu hemen öldürmektense, her gün bir uzvunu keserek başkalarına da bir ders olmasını istedi. Önce tırnaklarını çektirdi. Saçından tavana asıldı. Kamçılarla vücudundan kan çıkıncaya kadar kırbaçlandı. Bunlara rağmen dininden dönmeyince, Firavunun kini günden güne fazlalaşıyordu. Maşite hatunu bir ağaca bağlattı. Biri 5 yaşında, diğeri de 5 aylık olan iki kız çocuğundan büyüğünü karşısına getirerek şöyle söyledi:
-Ey Maşite, beni tanrı olarak kabul edersen seni serbest bırakacağım.
Maşite, yavrusunun acıklı hâline, bir de Firavunun hâline baktı. Sonra dedi ki:
- Ben ancak bir olan Allah'a inanıyorum.
Firavun eline geçirdiği bıçakla 5 yaşındaki yavrunun gırtlağını annesinin gözü önünde kesti. Kanını da Maşite'nin ağzına yüzüne sürdürdü. Sonra tekrar hiddetlenerek şöyle sordu:
- Söyle, benden başka tanrı var mıdır?
- Allah birdir, Allah'tan başka ilâh yoktur.
Bu sefer Firavun 5 aylık kundaktaki yavruyu getirmelerini istedi. Getirilen yavruyu annesine yaklaştırdıklarında saatlerdir süt emmeyen yavru, meme aramaya başladı.
Maşite hatun önceki yavrusunun uğratıldığı akıbetini düşündü. İkinci yavrusunun da hunharca kesilmesine bir anne olarak dayanamayacaktı, kararını verdi. Firavuna Rabbim sensin diyecek, fakat kalben inanmayacaktı. Tam ''Rabbim sensin'' diyeceği sırada küçük yavru dile gelerek dedi ki:
- Hayır anne, hayır! sabreyle! Rabbim sensin deme! İmanından asla dönme. Firavuna inanma! Benim için, ablam için, senin için, Allah'ın Cennette hazırlamış olduğu makamı görüyorum. O makamı, etrafında sana hizmet etmek için pervane gibi dönen hurileri de görüyorum.
Firavun ve orada hazır olanlar bu sözü duydular. Tevbe edeceklerine daha da hiddetlenen Firavun, 5 aylık yavruyu da hemen boğazlattı. Fakat Maşite hatun ağlamıyor, gülüyordu. Kızının gördüklerini artık o da görüyordu. Ölümünün bir an evvel gelmesini arzuluyordu. Firavun, kocasıyla beraber Maşite hatunu ve yavrusunu kaynar kazanın içine attı. Fakat kini hâlâ yatışmamıştı.]
Din işlerinde kendinden yukarıdakilere bakmalı ki gayret artsın
Dünya işlerinde de kendinden aşağıdakilere bakmalı ki şükredilsin..
Durumunuz gerçekten zor ama neticede sizde Allahü tealanın kulusunuz annenizde kardeşlerinizde.İnsan sevdiğinin ateşe düşmesini istemez.Siz söylemekten bıkmayın ama bu arada ilim tahsil ederek öğrendiklerinizi uygun dille anlatmaya çalışın.
Daha fazla bilgi için
Gönül Pınarı Arşivi .:.: www.osman-unlu.com :.:.