Unutulan Sünnetler ve Farzlar

2.754 görüntülenme · 12 yanıt

Paylaş:
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#1
Sual: Bir hadiste, (Terk edilip, unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehid sevabı verilecektir) buyuruluyor. Günümüzde terk edilen sünnetler hangileridir? Bilirsek başkaları yapmasa da biz yapıp şehid sevabına kavuşuruz.

CEVAP: Terk edilen çok sünnet vardır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Ümmetim bozulduğu zaman sünnetime sarılana bir şehid sevabı vardır.) [Taberani, Hâkim]

Özellikle şu sünnetler daha çok terk ediliyor:

Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.
Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.
Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.
Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.
Aksıran (Elhamdülillah) demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, “çok yaşa” diyor. Hâlbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan Müslümanın da (yerhamükellah) demesi farzdır.
Yalnız tanıdıklara selam vermek, kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.
Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor.
Abdestte kaplama, yani başın tamamı mesh edilmiyor. Maliki ve Hanbeli’de kaplama mesh farz olduğu halde, bu sünnet genelde yapılmıyor. Sadece farzla iktifa ediliyor.
Duada eller sünnet üzere açılmıyor.
Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve âyet-el kürsi okunmuyor.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevab verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.,

Halkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:

Farzları ve haramları öğrenmek, [Bilmeyen hep günah işler.]
Doğru itikada sahip olmak, [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek]
Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek,
Namaz kılmak ve uşur vermek,
Tesettüre riayet etmek,
Selam verenin selamını almak,
Aksırıp (Elhamdülillah) diyene (Yerhamükellah) demek,
Helal kazanıp helalden yiyip içmek,
Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak,
Tevekkül ve kanaat etmek,
Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak,
Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek,
Günahlara tevbe etmek,
Ana babaya iyilik etmek,
Emri maruf yapmak, [Farz-ı kifayedir]
Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak,
Âleme ibret nazarıyla bakmak,
Dilini müstehcen sözlerden korumak,
Hiç kimseyi, alaya almamak,
Harama bakmamak,
Kulağı çalgılardan korumak.

HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
anchoritic

anchoritic

Üye · 10 mesaj

#2
Allah razı olsun....
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#3
Özellikle şu sünnetler daha çok terk ediliyor:

Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.

Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.

Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.

Aksıran (Elhamdülillah) demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, “çok yaşa” diyor. Hâlbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan Müslümanın da (yerhamükellah) demesi farzdır.

Yalnız tanıdıklara selam vermek, kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.

Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor.

Abdestte kaplama, yani başın tamamı mesh edilmiyor. Maliki ve Hanbeli’de kaplama mesh farz olduğu halde, bu sünnet genelde yapılmıyor. Sadece farzla iktifa ediliyor.

Duada eller sünnet üzere açılmıyor.

Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve âyet-el kürsi okunmuyor.


Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#4
anchoriticAllah razı olsun....



Amin Hak teala cümlemizden razı olsun..

Dua eder, dualarınızı beklerim

Vesselam
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
sebatkar

sebatkar

Aktif Üye · 54 mesaj

#5
allah razı olsun
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#6
sebatkarallah razı olsun



Amin, Allahü teala cümlemizden razı olsun.

Dua eder, dua beklerim. Selametle kalın..



Allahü teâlâyı sevmeyenleri sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaşdırır.

Teberrî etmedikce, tevellî olmaz. Ya'nî uzaklaşmadıkça, dostluk olmaz.

Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#7
Allahü teala hak ile batılı ayırmamazı nasib eylesin. Hakkı hak olarak bilmeyi ve ona uymayı, batılı batıl olarak bilmeyi ve ondan kaçmayı nasib etsin.
Bizler ağzımızdan ya da kalemimizden çıkan her sözün kayda alındığını unutmamalı ve çok dikkatli olmalıyız. İlim konusuna dahil bir mevzuda kendi görüşlerimizi belirtmemizin felakatimize sebep olacağını unutmamalıyız. İslamiyet nakil dinidir, selim olan akla uygundur buyrulmuştur. Kendi aklımız, kendi mantığımızla o uydurmadır, bu yoktur diyecek olursak mevcut insan adedince din ortaya çıkar. Bizler ehli sünnet alimlerinden nakli esas alan ilmihal bilgilerini öğrenip amel etmeye, ihlas sahibi olmaya gayret etmeli ve üzerimize vazife olmayan, bizleri küfre kadar götürebilecek herşeyden siddetle kaçmalıyız. Allahü tealaya kul, habibine aleyhissalatü vesselam ümmet olmak için var gücümüzle çalışmalıyız.

Bunun için de Allahü tealaya çok dua etmeli, gözyaşı dökerek yalvarmalıyız. Tevfik ve hidayet Allahü tealadandır.

İnşaallahü teala, istifade edenlerden oluruz.

1- Kitab ve Sünnet ifadesindeki sünnet, hadis-i şerifler demektir.

2- Farz ve Sünnet ifadesindeki sünnet, Resulullahın emirleri demektir. Bunlar ikiye ayrılır:

Sünnet-i zevaid: Peygamber efendimizin ibadet olarak değil, âdet olarak devamlı yaptığı şeylerdir. Elbiselerini giyiniş şekli, temiz şeylere sağdan başlaması gibi.

Sünnet-i hüda: Yalnız dinimizin şiarı olan işlerdir. Ezan okumak, cemaatle namaz kılmak gibi.

3- Sünnet yalnız olarak kullanılınca, İslamiyet anlaşılır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ümmetimin arasında fitne fesat yayıldığı zaman sünnetime uyana, [Dinin bildirdiği ibadetleri yapıp haramlardan kaçana] yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim]

(Bir zaman gelir ki, sünnetim [İslam] unutulur, sünnete uyan garip olur.) [Şir’a]

(Sünnetimi [İslam dinini] terk edene şefaatim haramdır.) [H.Erbain]
(İslamiyet’ten ayrılan şefaate kavuşamaz) demektir. (Şerh-i hadis-i erbain, Şir’a)



(Ümmetim, 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si, Cehenneme gidecek, yalnız bir fırka kurtulacaktır. Cehennemden kurtulacak olan tek fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.) [Tirmizi, İbni Mace]

İslamiyet’in dışına çıkıldığı zaman, Ehl-i sünnet âlimlerinin yolunda olanlara, kıyamette yüz şehit sevabı verilecektir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Fitne fesat yayıldığı zaman, sünnetime yapışana yüz şehid sevabı verilir!) [Hâkim]

Çünkü fitne fesat zamanında İslamiyet’e uymak, kâfirlerle savaşmak gibi güç olacaktır. Böyle güç bir zamanda sünnete yapışmak da, ancak Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dört elle sarılmakla mümkün olur.


Allahü teâlânın emir ve yasaklarına yani Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açık bildirilmiş ve İslam âlimlerinin kitapları ile her tarafa yayılmış, inanılması zaruri olan din bilgilerinden birine inanmamak, beğenmemek veya önem vermemek, küfre götüren hal ve sözler arasında sayılmıştır. ( İbni Hacer-i Mekki hazretlerinin Zevacir isimli eseri, Hadika, Berika, Birgivi, Miftah-ül Cenne, Mektubat-ı Rabbani, Seadet-i Ebediyye, İbni Abidin)

Cenab- ı Hak din gayretimizi ve uyanıklığımızı artdırsın. Afiyet ve selametle kalınız
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#8
smmmtuba, post: 818320, member: 86712Sual: Bir hadiste, (Terk edilip, unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehid sevabı verilecektir) buyuruluyor. Günümüzde terk edilen sünnetler hangileridir? Bilirsek başkaları yapmasa da biz yapıp şehid sevabına kavuşuruz.

CEVAP: Terk edilen çok sünnet vardır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Ümmetim bozulduğu zaman sünnetime sarılana bir şehid sevabı vardır.) [Taberani, Hâkim]

Özellikle şu sünnetler daha çok terk ediliyor:

Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.
Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.
Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.
Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.
Aksıran (Elhamdülillah) demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, “çok yaşa” diyor. Hâlbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan Müslümanın da (yerhamükellah) demesi farzdır.
Yalnız tanıdıklara selam vermek, kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.
Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor.
Abdestte kaplama, yani başın tamamı mesh edilmiyor. Maliki ve Hanbeli’de kaplama mesh farz olduğu halde, bu sünnet genelde yapılmıyor. Sadece farzla iktifa ediliyor.
Duada eller sünnet üzere açılmıyor.
Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve âyet-el kürsi okunmuyor.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevab verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.,

Halkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:

Farzları ve haramları öğrenmek, [Bilmeyen hep günah işler.]
Doğru itikada sahip olmak, [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek]
Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek,
Namaz kılmak ve uşur vermek,
Tesettüre riayet etmek,
Selam verenin selamını almak,
Aksırıp (Elhamdülillah) diyene (Yerhamükellah) demek,
Helal kazanıp helalden yiyip içmek,
Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak,
Tevekkül ve kanaat etmek,
Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak,
Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek,
Günahlara tevbe etmek,
Ana babaya iyilik etmek,
Emri maruf yapmak, [Farz-ı kifayedir]
Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak,
Âleme ibret nazarıyla bakmak,
Dilini müstehcen sözlerden korumak,
Hiç kimseyi, alaya almamak,
Harama bakmamak,
Kulağı çalgılardan korumak.

HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...


Selamun Aleykum
Sevgili kardeşim guzel bir konu fakat başlığı sanki biraz yanlış olmuş gibi Unutulan sünneti anlarımda unutulan farz mı olur bunu anlayamadım eğer farzlarıda unutursak ne olur bizim halimiz.Kusura bakmada bence o kısmı başlıktan sil
selametle
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#9
Halkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:

Farzları ve haramları öğrenmek, [Bilmeyen hep günah işler.]
Doğru itikada sahip olmak, [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek]
Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek,
Namaz kılmak ve uşur vermek,
Tesettüre riayet etmek,
Selam verenin selamını almak,
Aksırıp (Elhamdülillah) diyene (Yerhamükellah) demek,
Helal kazanıp helalden yiyip içmek,
Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak,
Tevekkül ve kanaat etmek,
Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak,
Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek,
Günahlara tevbe etmek,
Ana babaya iyilik etmek,
Emri maruf yapmak, [Farz-ı kifayedir]
Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak,
Âleme ibret nazarıyla bakmak,
Dilini müstehcen sözlerden korumak,
Hiç kimseyi, alaya almamak,
Harama bakmamak,
Kulağı çalgılardan korumak.


YERHAMÜKALLAH:
Aksırıp, Elhamdülillah diyene, yanında bulunan kimsenin; "Allahü teâlâ sana merhamet
etsin" mânâsına söylediği mübârek bir söz, teşmit.

Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Selâmına cevâb vermek, hastasını
yoklamak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek ve aksırıp Elhamdülillah diyene
yerhamükallah demek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî-Müslim)

Aksırıp, Elhamdülillah diyene, namazda iken yerhamükallah demek namazı bozar.
Namazın dışında hemen cevâb vermek üç kerreye kadar farz-ı kifâye, fazla aksırmalarda ise
müstehabdır. (Riyâd-ün-Nâsihîn)


Selam verenin selamını almak farz olduğu gibi, aksırana da Yerhamükellah demek Hanefi’de "Farz"dır. Bu farz-ı ayn değil, farz-ı kifayedir. Yabancı kadınların aksırmalarına yerhamükillah demek caiz değildir. Bir toplantıda, bir kimse aksırıp Elhamdülillah dese, oradaki biri, Yerhamükellah demezse, hepsi günah işlemiş olur. Biri derse diğerlerinin de söylemesi gerekmez. Söyleseler de zararı olmaz, iyi olur. Hadis-i şerifte, (Selamı ve teşmiti yayın!) buyuruldu. (İbni Asakir)

[Teşmit; aksırıp da, "Elhamdülillah" diyene, "Yerhamükellah" diyerek hayır ve bereketle dua etmektir.]

Aksırınca Elhamdülillah demeli, bunu duyan müslüman da, Yerhamükellah demeli! Daha sonra aksıran Yehdina ve yehdikümullah demeli! Oradaki başka biri de bunu söyleyebilir. Helada iken aksıran heladan çıkınca "Elhamdülillah" der veya içinden söyler. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Aksıran hamd etmemişse, hatırlatmak için Elhamdülillah de! Çünkü aksıranın hamd etmesi her derde devadır.) [Deylemi]

(Aksıran, "Elhamdülillahi Rabbil âlemin" veya "Elhamdülillahi alâ külli hal" desin. Yanındaki de "Yerhamukellah" desin. Aksıran da "Yağfirullahü lena ve leküm" desin.) [Hakim]

(Aksıran "Elhamdülillah" derse, melekler de "Rabbil alemin" derler. Aksıran "Rabbil alemin" derse, melekler bu defa "Rahimekellah" derler.) [Taberani]

(Müslümanın müslüman üzerindeki beş hakkından biri, aksırıp Elhamdülillah diyene, Yerhamükellah demektir.) [Buhari]

(Aksırıp da, "Elhamdülillah" diyene "Yerhamükellah" demek farzdır.) [Buhari]

(Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz ağrısı görmez.) [Taberani]
(Aksıranı teşmit etmek, diş ve kulak ağrısından korur.) [Şir’a]

(Aksırınca "Elhamdülillah alâ külli hâlin minel hal" demek 70 derde devadır.) [Hatib]


Estağfirullah abicim, yalnız başlığa çok dikkat ettiğiniz için içeriği okuyamamışsınız sanırım :a12: İnsaf eyleyerek tekrar okuyunuz, biz bu farzları unutmuyor muyuz, unutmayı bırakınız farz olduğunu bile bilmiyoruz :(

Afiyet ve selametle kalınız.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
koskun

koskun

Mübarek Üye · 1.030 mesaj

#10
selamun aleyküm ,

güzel konu için teşekküler ...

bende unutulan bir sünnet ilave edeceğim ; cemaat namaza başladığı zaman koşarak camiye yetişmeye çalışmak ... peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem evden çıkıp camiye yöneldikten sonra kişi namaza başlamıştır demiştir. ( Müslim )

allaha emanet olunuz ...
.


Ve Sen Yine Denendiğinde..
Ve Kalbin Daraldığında..
Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında..
Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!


Allah kuluna Kafi Değil mi?
Zümer Suresi

smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#11
smmmtubaAllahü teala hak ile batılı ayırmamazı nasib eylesin. Hakkı hak olarak bilmeyi ve ona uymayı, batılı batıl olarak bilmeyi ve ondan kaçmayı nasib etsin.
Bizler ağzımızdan ya da kalemimizden çıkan her sözün kayda alındığını unutmamalı ve çok dikkatli olmalıyız. İlim konusuna dahil bir mevzuda kendi görüşlerimizi belirtmemizin felakatimize sebep olacağını unutmamalıyız. İslamiyet nakil dinidir, selim olan akla uygundur buyrulmuştur. Kendi aklımız, kendi mantığımızla o uydurmadır, bu yoktur diyecek olursak mevcut insan adedince din ortaya çıkar. Bizler ehli sünnet alimlerinden nakli esas alan ilmihal bilgilerini öğrenip amel etmeye, ihlas sahibi olmaya gayret etmeli ve üzerimize vazife olmayan, bizleri küfre kadar götürebilecek herşeyden siddetle kaçmalıyız. Allahü tealaya kul, habibine aleyhissalatü vesselam ümmet olmak için var gücümüzle çalışmalıyız.

Bunun için de Allahü tealaya çok dua etmeli, gözyaşı dökerek yalvarmalıyız. Tevfik ve hidayet Allahü tealadandır.

İnşaallahü teala, istifade edenlerden oluruz.

1- Kitab ve Sünnet ifadesindeki sünnet, hadis-i şerifler demektir.

2- Farz ve Sünnet ifadesindeki sünnet, Resulullahın emirleri demektir. Bunlar ikiye ayrılır:

Sünnet-i zevaid: Peygamber efendimizin ibadet olarak değil, âdet olarak devamlı yaptığı şeylerdir. Elbiselerini giyiniş şekli, temiz şeylere sağdan başlaması gibi.

Sünnet-i hüda: Yalnız dinimizin şiarı olan işlerdir. Ezan okumak, cemaatle namaz kılmak gibi.

3- Sünnet yalnız olarak kullanılınca, İslamiyet anlaşılır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ümmetimin arasında fitne fesat yayıldığı zaman sünnetime uyana, [Dinin bildirdiği ibadetleri yapıp haramlardan kaçana] yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim]

(Bir zaman gelir ki, sünnetim [İslam] unutulur, sünnete uyan garip olur.) [Şir’a]

(Sünnetimi [İslam dinini] terk edene şefaatim haramdır.) [H.Erbain]
(İslamiyet’ten ayrılan şefaate kavuşamaz) demektir. (Şerh-i hadis-i erbain, Şir’a)


(Ümmetim, 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si, Cehenneme gidecek, yalnız bir fırka kurtulacaktır. Cehennemden kurtulacak olan tek fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.) [Tirmizi, İbni Mace]

İslamiyet’in dışına çıkıldığı zaman, Ehl-i sünnet âlimlerinin yolunda olanlara, kıyamette yüz şehit sevabı verilecektir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Fitne fesat yayıldığı zaman, sünnetime yapışana yüz şehid sevabı verilir!) [Hâkim]

Çünkü fitne fesat zamanında İslamiyet’e uymak, kâfirlerle savaşmak gibi güç olacaktır. Böyle güç bir zamanda sünnete yapışmak da, ancak Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dört elle sarılmakla mümkün olur.

Allahü teâlânın emir ve yasaklarına yani Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açık bildirilmiş ve İslam âlimlerinin kitapları ile her tarafa yayılmış, inanılması zaruri olan din bilgilerinden birine inanmamak, beğenmemek veya önem vermemek, küfre götüren hal ve sözler arasında sayılmıştır. ( İbni Hacer-i Mekki hazretlerinin Zevacir isimli eseri, Hadika, Berika, Birgivi, Miftah-ül Cenne, Mektubat-ı Rabbani, Seadet-i Ebediyye, İbni Abidin)

Cenab- ı Hak din gayretimizi ve uyanıklığımızı artdırsın. Afiyet ve selametle kalınız

.............................................
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#12
Estağfirullah...Cenab-ı hak bizleri "bence, bana göre, bana kalırsa, böyle düşünüyorum" şeklinde başlayan cümlelerden, kendi görüşümüze göre din anlatmaktan muhafaza eylesin.

Bu site bir çok kez şahit oldu, bundan sonrada şahit olacak gibi gözüküyor. Yazılsa birçok şey yazılır, safiyane nakiller yapılır fakat kabul olunmaz. Sonra kişiselleşmeye başlar, yazılır yazılır yazılır ve hiçbir sonuca gidilmez. İnkar eden inkarından vazgeçmez. Sayfalarca yazı yazılır, forum konuya kilitlenir ve sonunda da ya kitlenen konunun kendisi olur ya da komple silinir. İşte akibet budur.

Bizlerin ehli sünnet alimlerinin kitaplarından alıntı yapmaktan başka nasibimiz yoktur. Hidayete vesile olmak için ;emr-i maruf ya da nasihat yapanın ve yapılanın bildirilen özelliklere haiz olması gerekir. Aksi takdirde münakaşaya zemin yaratılır ve münakaşa tüm fayda kapılarını kapatır. Her açıdan zarardayız, kaybedilen zaman, gerilen sinirler, öfkeyle söylenen sözler…Fayda yok.

Velhasılı kelam; Cenab-ı hak; inşallahü teala samimi olarak isteyene dini doğru kaynaklardan öğrenmeyi, amel etmeyi ve bunları yalnız kendi rızası için yapmayı nasib eder.

Hidayet ve tevfik Allahü tealadandır.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#13
smmmtubaHalkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:

Farzları ve haramları öğrenmek, [Bilmeyen hep günah işler.]
Doğru itikada sahip olmak, [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek]
Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek,
Namaz kılmak ve uşur vermek,
Tesettüre riayet etmek,
Selam verenin selamını almak,
Aksırıp (Elhamdülillah) diyene (Yerhamükellah) demek,
Helal kazanıp helalden yiyip içmek,
Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak,
Tevekkül ve kanaat etmek,
Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak,
Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek,
Günahlara tevbe etmek,
Ana babaya iyilik etmek,
Emri maruf yapmak, [Farz-ı kifayedir]
Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak,
Âleme ibret nazarıyla bakmak,
Dilini müstehcen sözlerden korumak,
Hiç kimseyi, alaya almamak,
Harama bakmamak,
Kulağı çalgılardan korumak.


YERHAMÜKALLAH:
Aksırıp, Elhamdülillah diyene, yanında bulunan kimsenin; "Allahü teâlâ sana merhamet
etsin" mânâsına söylediği mübârek bir söz, teşmit.

Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Selâmına cevâb vermek, hastasını
yoklamak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek ve aksırıp Elhamdülillah diyene
yerhamükallah demek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî-Müslim)

Aksırıp, Elhamdülillah diyene, namazda iken yerhamükallah demek namazı bozar.
Namazın dışında hemen cevâb vermek üç kerreye kadar farz-ı kifâye, fazla aksırmalarda ise
müstehabdır. (Riyâd-ün-Nâsihîn)


Selam verenin selamını almak farz olduğu gibi, aksırana da Yerhamükellah demek Hanefi’de "Farz"dır. Bu farz-ı ayn değil, farz-ı kifayedir. Yabancı kadınların aksırmalarına yerhamükillah demek caiz değildir. Bir toplantıda, bir kimse aksırıp Elhamdülillah dese, oradaki biri, Yerhamükellah demezse, hepsi günah işlemiş olur. Biri derse diğerlerinin de söylemesi gerekmez. Söyleseler de zararı olmaz, iyi olur. Hadis-i şerifte, (Selamı ve teşmiti yayın!) buyuruldu. (İbni Asakir)

[Teşmit; aksırıp da, "Elhamdülillah" diyene, "Yerhamükellah" diyerek hayır ve bereketle dua etmektir.]

Aksırınca Elhamdülillah demeli, bunu duyan müslüman da, Yerhamükellah demeli! Daha sonra aksıran Yehdina ve yehdikümullah demeli! Oradaki başka biri de bunu söyleyebilir. Helada iken aksıran heladan çıkınca "Elhamdülillah" der veya içinden söyler. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Aksıran hamd etmemişse, hatırlatmak için Elhamdülillah de! Çünkü aksıranın hamd etmesi her derde devadır.) [Deylemi]

(Aksıran, "Elhamdülillahi Rabbil âlemin" veya "Elhamdülillahi alâ külli hal" desin. Yanındaki de "Yerhamukellah" desin. Aksıran da "Yağfirullahü lena ve leküm" desin.) [Hakim]

(Aksıran "Elhamdülillah" derse, melekler de "Rabbil alemin" derler. Aksıran "Rabbil alemin" derse, melekler bu defa "Rahimekellah" derler.) [Taberani]

(Müslümanın müslüman üzerindeki beş hakkından biri, aksırıp Elhamdülillah diyene, Yerhamükellah demektir.) [Buhari]

(Aksırıp da, "Elhamdülillah" diyene "Yerhamükellah" demek farzdır.) [Buhari]

(Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz ağrısı görmez.) [Taberani]
(Aksıranı teşmit etmek, diş ve kulak ağrısından korur.) [Şir’a]

(Aksırınca "Elhamdülillah alâ külli hâlin minel hal" demek 70 derde devadır.) [Hatib]


Estağfirullah abicim, yalnız başlığa çok dikkat ettiğiniz için içeriği okuyamamışsınız sanırım :a12: İnsaf eyleyerek tekrar okuyunuz, biz bu farzları unutmuyor muyuz, unutmayı bırakınız farz olduğunu bile bilmiyoruz :(

Afiyet ve selametle kalınız.

..................................................
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.