Bir nesneyi ki senin dostluğun uğruna vermiş olayım,

668 görüntülenme · 2 yanıt

Paylaş:
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#1
Cebrâîl aleyhisselâm dedi: Yâ Rabbel âlemîn! Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin dostluğu Ebû Bekrin gönlünde ne mikdâr ve ne kadar olduğunu bilmek isterim.
Bayram günü idi. Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü teâlâ anh” kıymetli ve gösterişli elbise giymiş ve otuz altınlık bir şal omuzuna almış idi. Cebrâîl aleyhisselâm a’mâ sûretinde gelip, yol üzerinde oturdu. Oraya Ebû Bekr-i Sıddîk geldi. Ona yaklaşdı. Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki, Allahü tebâreke ve teâlâ afv etsin o kimseyi ki, Muhammed Mustafâ dostluğuna [onun hâtırına] bana birşey versin. Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” o sözü işitdi. Mubârek omuzundan ridâsını [şalını] çıkarıp, ona verdi. Buyurdu ki, bir def’a dahâ söyle. Bir def’a dahâ söyledi. Ebû Bekr-i Sıddîk kaftanını çıkarıp, ona verdi. Dördüncüde, setr-i avretini örten elbiseden başka, bütün elbiselerini ona verdi. Beşincide na’lınını çıkarıp ona verdi. Sonunda artık elbisesi kalmadı. Bilâli “radıyallahü anh” çağırdı ve Ona buyurdu: Yâ Bilâl. Âişenin evine var. Birşey getir. Bilâl “radıyallahü teâlâ anh” giderken, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerine rast gelip,
buyurdular ki, nereye gidersin, yâ Bilâl! Sen mi söylersin, ben mi söyliyeyim.
Bilâl “radıyallahü teâlâ anh” dedi ki, yâ Resûlallah, siz buyurun.
Buyurdular ki: Yâ Bilâl! Bil ki, o a’mâ Cebrâîl-i emîndir. Allahü tebâreke ve teâlâ onu bu şeklde gönderdi ki, Ebû Bekr-i Sıddîkın bana muhabbeti ne kadardır anlasın.
Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” Bilâli bekler idi. Hazret-i Bilâl elbise getirdi.
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk o elbiseyi giydi.
Hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûr-ı şerîflerine gelip, dedi ki, yâ Muhammed! Ebû Bekr-i Sıddîkı tecrübe ederdim. Elbiseler benim işime yaramaz. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Cebrâîl aleyhisselâmın getirdiği elbiseleri
Ebû Bekr-i Sıddîka getirdi.
Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh”:
Bir nesneyi ki senin dostluğun uğruna vermiş olayım,
artık o bana gerekmez.
Nereye uygun bulursanız, oraya tasarruf ediniz, dedi.

HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...

Fârisî mısra’ tercemesi:

Kör göremezse, güneşin kabâhati ne?
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
dream&esra

dream&esra

Üye · 42 mesaj

#2
allah razı olsun kardeşim. paylaşımın için teşekkürelr.
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#3
dream&esra, post: 813902, member: 30473allah razı olsun kardeşim. paylaşımın için teşekkürelr.


AMİN.Allahü teala cümlemizden razı olsun.
Bende teşekkür ederim bunu yazan büyüklere..

Fârisî mısra’ tercemesi:

Allaha tevekkül edenin yâveri Hakdır.
Nâ-şâd gönül, birgün olur, şâd olacakdır.
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.