Mâsumlara gelen felâketlerde, İnsanın anlayamadığı hikmetler vardır

719 görüntülenme · 0 yanıt

Paylaş:
İrşadNur

İrşadNur

Kıdemli Üye · 165 mesaj

#1
Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı Mesajı değiştirDeğiştir Mesajı SilSil Konuyu bölKonuyu böl
Arkadaş!

Mâsum bir insana veya hayvanlara gelen felâketlerde, musibetlerde, beşer fehminin anlayamadığı bazı esbab ve hikmetler vardır. Yalnız, meşiet-i İlâhiyenin düsturlarını hâvi şeriat-ı fıtriye ahkâmı, aklın vücuduna tâbi değildir ki, aklı olmayan birşeye tatbik edilmesin. O şeriatın hikmetleri kalb, his, istidada bakar. Bunlardan husule gelen fiillere, o şeriatın hükümleri tatbikle tecziye edilir. Meselâ, bir çocuk, eline aldığı bir kuş veya bir sineği öldürse, şeriat-ı fıtriyenin ahkâmından olan hiss-i şefkate muhalefet etmiş olur. İşte bu muhalefetten dolayı düşüp başı kırılırsa müstahak olur. Çünkü, bu musibet o muhalefete cezadır. Veya dişi bir kaplan, öz evlâtlarına olan şiddet-i şefkat ve himâyeyi nazara almayarak, zavallı ceylânın yavrucuğunu parçalayarak yavrularına rızık yapar. Sonra, bir avcı tarafından öldürülür. İşte, hiss-i şefkat ve himâyeye muhalefet ettiğinden, ceylâna yaptığı aynı musibete mâruz kalır.

İhtar

Kaplan gibi hayvanların halal rızıkları, ölü hayvanlardır. Sağ hayvanları öldürüp rızık yapmak, şeriat-ı fıtriyece haramdır.

İlgili Risale : Mesnevi-i Nuriye | 64
Ya kimse söylemesin sevdiğini...
Ya da yapsınlar sevginin şu asıl tarifini!
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.