din tahribatı.. reform..

1.176 görüntülenme · 9 yanıt

Paylaş:
ishakyakup

ishakyakup

Mübarek Üye · 550 mesaj

#1
MÜSLÜMANLARIN, din işlerinde cumhur-i ulemaya (din âlimlerinin büyük çoğunluğuna) tâbi ve bağlı olması gerekir. Mü’minlerin, bu büyük çoğunluğu bırakıp da birtakım aşırı, bid’atçi, mason, reformcu, aktivist, maceraperest, taqiyyeci, aldatan, fasık facir şahısların peşlerine düşmeleri, onları rehber ve önder kabul etmeleri büyük zararlara, hezimetlere, facialara sebep olur.

İslâm’da esas olan Şeriattır, zahir hükümleridir.

Şeriatın yanında dinimizin tasavvuf boyutu vardır. Şeriata, zahire aykırı olmamak şartıyla bu boyut da lazımdır.

Peygamberimiz, Ümmetinin gelecekte yetmiş üç fırkaya (parçaya) ayrılacağını haber vermiştir. İstikbale ait bu haber bir mucizedir. Buyurmuşlardır ki: “Biri dışında bunlar cehennemliktir”. Ashab-ı kiram sormuşlar: Kurtulacak olan Fırka-i Naciye (Kurtulacak grup) hangisidir?.. “Benim ve Ashabımın yolundan gidenler” (Yani, İslâm’ı benim ve Ashab-ı güzinimin anladığı ve uyguladığı şekilde anlayıp uygulayanlar) cevabını vermişlerdir.

Cumhur-i ulemanın anladığı, anlattığı, uyguladığı İslâm Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığıdır. Kur’ân’a, Sünnete uygun olan işte bu İslâm’dır. Onda ifrat ve tefrit yoktur.

İmdi bu geniş, mutedil yolu bırakıp da birtakım aşırıların, reformcuların, Farmasonların, bid’atçilerin, şu veya bu konuda sapıtmışların, aşırılığa düşmüşlerin peşinden gitmek hiçbir akıllı, mantıklı, vicdanlı Müslümana yakışmaz.

Bazıları tutturmuşlar, şu Farmason, taqiyyeci, ihtilalci, aktivist Cemaleddin Efganî’yi kurtuluş rehberi, büyük İslâm önderi olarak gösteriyorlar. Ne kadar büyük yanlışlık.

Bunca allâme, büyük ulema, kâmil mürşid, Ehl-i Sünnet büyüğü varken böyle bir adamın peşine düşülür mü?

Hazret bir kere şuurlu ve samimî bir masondur. Masonlukla Müslümanlık bağdaşır mı?

İkincisi: Şiî olduğu halde, Müslümanları aldatmak için kendisini Sünnî olarak göstermiştir.

Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.

Bu adam, Blunt adındaki İngiliz ajanıyla birlikte, Müslümanların halifesi, Osmanlıların padişahı Sultan Abdülhamid-i Sanî hazretlerini tahttan indirmek için entrikalar çevirmiştir.

Kahire’de oturduğu zaman, Yahudi mahallesinde bir evde ikamet etmiştir.

İranlı olduğu halde kendisini Afganistanlı olarak göstermiştir.

Bağlılarından biri İran Şahı Nasırüddin’i öldürmüştür.

Ehl-i Sünnet uleması onun aleyhinde nice kitaplar ve makaleler kaleme almıştır.

İslâm tarihinde ve dünyasında adam kalmadı da bu karışık ve bulaşık zatın peşinden mi gideceğiz?

Kahraman arıyorsak işte Şeyh Şamil.

Alim arıyorsak işte İmamı Gazalî ve benzerleri.

Mürşid arıyorsak işte Abdülkadir Geylanî, Ahmed er-Rufaî, Şah Muhammed Bahaüddin Nakşbend, İmamı Rabbani.

Âdil ve örnek devlet reisi arıyorsak işte Selahaddin Eyyubî.

Muhammed Abduh ve Reşid Rıza da Efganî gibi bozuk ve şaibeli kimselerdir.

Türkiye’de son kırk yıl içinde Arap dünyasına, Hint-Pakistan yarımadasına mensup aktivist kimseler Müslümanlara örnek, kılavuz, reis olarak gösterilmiştir.

Bu yüzden milyonlarca Müslümanın kafası karışmıştır.

Nice kimse sapıtmıştır.

Bugün Türkiye’de din ayağa düşmüştür. Elifi görseler mertek sanacak nice zır cahil dinî konularda, mangalda kül bırakmamacasına tartışıyor.

Önüne gelen ictihad yapıyor.

Al eline bir meal veya tercüme. Onun yanında bir de hadîs külliyatı ve bu ikisine bakarak kendi kafandan din hükmü çıkart... Bu ne büyük haddini bilmezlik ve saygısızlıktır. Bu çığır Efganî’nin açtığı bir çığırdır.

Merhum Mehmed Akif Efganî’yi övmüş... Olabilir. Akif masum (günahsız, hatasız) bir kimse değildir. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, bilmiyormuş, aldanmış... Bugünkü araştırmaları okumuş, yeni bilgilere ulaşmış olsaydı övmeyecekti...

Aktivist İslâmcıların anlamadığı bir temel gerçek var: Peygamber aleyhissalatü vesselam “Siz ne halde iseniz, öyle idare edilirsiniz” buyurmuşlardır. Demek ki, terör ile, sadece savaşarak, şiddete baş vurarak kurtulamayız. Kurtulmanın temel şartı kendimizi ıslah etmek, hayatımızı Kur’ân’a ve Sünnete göre tanzim etmek, vasıfsız Müslüman statüsünden, vasıflı ve olgun Müslüman statüsüne geçmektir. Herkesin böyle mi olması lazımdır? Hayır, YETERLİ miktarda Müslümanın vasıflı, güçlü, üstün, müttehid (birlik halinde), (İmam-ı zamana) biatli olması gerekir.

Sevgili din kardeşlerim:

Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım.

Müctehidlik taslamayalım.

Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım.

Dinî konularda tartışmayalım.

İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım.

Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım).

Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.
Yoksulluk korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm fakirliğin özünü
Çevirdim yüzümü...
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#2
Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi
Allah'u teala razı olsun
Allah'u teala cümlemize doğruyu idrak eteyi nasip etsin
Selametle
nihalim

nihalim

Mübarek Üye · 2.593 mesaj

#3
Selamünaleyküm ALLAH c.c. razı olsun
emeğinize sağlık okuyupta uygulayanlardan oluruz İNŞALLAH...
ALLAH c.c. emanet olun...selametle...
YÂ RAB, KUSURUMUZU AFFET.BİZİ,KENDİNE KUL KABUL ET.EMANETİNİ KABZETMEK ZAMANINA KADAR BİZİ EMANETTE EMİN KIL.AMİN...

SAİD NURSİ
ömer-muhtar

ömer-muhtar

Yeni Üye · 9 mesaj

#4
allah kimsenin yolunu şaşırtmasın dosdoğru yola götürsün amin
allah c.c razı olsun
Nur_u Secde

Nur_u Secde

Mübarek Üye · 5.268 mesaj

#5
Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım.

Müctehidlik taslamayalım.

Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım.

Dinî konularda tartışmayalım.

İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım.

Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım).

Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.


selamün aleyküm,
anladığım mezhepsizliğin diğer bir adıda reformculuk yanılıyormuyum?kendini alim,profesör zanneden insanların tvlerde boy gösterip mezheplerin şirk olduğunu söyleyenler bile var.o kadar din bilgim olmasada yıllarca bildiğimiz haramlar helal ,helaller haram ilan edilmeye başlandı.Rabbim bizi bu haddini bilmezlerden korusun.nasıl bir cesarettir hiç mi korkmazlar ,bu kadar insanın vebalini almaktan.bunun hesabı elbet sorulucak?bunlar bunu bilmiyor mu?iyi bir mümin olmanın şartlarından biride haddini bilmektir öyle değil mi?
Rabbim ahir zamanın sahte hocalarından bizleri muhafaza eylesin.Allah hidayet versin.bunlara fırsat vermesin inşallah.
Allah razı olsun.doğru yoldan ayırmasın mevlam.
ishakyakup

ishakyakup

Mübarek Üye · 550 mesaj

#6
sesene, post: 795668, member: 77129Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi
Allah'u teala razı olsun
Allah'u teala cümlemize doğruyu idrak eteyi nasip etsin
Selametle


ve aleyküm selam.. efendi kardeşim..
mevla teala cümlemizden razı olsun..


nihalimSelamünaleyküm ALLAH c.c. razı olsun
emeğinize sağlık okuyupta uygulayanlardan oluruz İNŞALLAH...
ALLAH c.c. emanet olun...selametle...

ve aleyküm selam..
inşaallah uygulayanlardan oluruz.. mevla bize güzel edebiyat yapmamızı değil, güzel amel işlememizi emr ediyor.. emrine uyanlardan oluruz inşaallah..


ömer-muhtarallah kimsenin yolunu şaşırtmasın dosdoğru yola götürsün amin
allah c.c razı olsun


selamün aleyküm... amin kardeşim.. Allah sizden de razı olsun...

mahsun kul, post: 801965, member: 62852Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım.

Müctehidlik taslamayalım.

Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım.

Dinî konularda tartışmayalım.

İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım.

Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım).

Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.


selamün aleyküm,
anladığım mezhepsizliğin diğer bir adıda reformculuk yanılıyormuyum?kendini alim,profesör zanneden insanların tvlerde boy gösterip mezheplerin şirk olduğunu söyleyenler bile var.o kadar din bilgim olmasada yıllarca bildiğimiz haramlar helal ,helaller haram ilan edilmeye başlandı.Rabbim bizi bu haddini bilmezlerden korusun.nasıl bir cesarettir hiç mi korkmazlar ,bu kadar insanın vebalini almaktan.bunun hesabı elbet sorulucak?bunlar bunu bilmiyor mu?iyi bir mümin olmanın şartlarından biride haddini bilmektir öyle değil mi?
Rabbim ahir zamanın sahte hocalarından bizleri muhafaza eylesin.Allah hidayet versin.bunlara fırsat vermesin inşallah.
Allah razı olsun.doğru yoldan ayırmasın mevlam.


ve aleyküm selam..hanımefendi kardeşim..

mezhepler kolaycılıktır.. esas iş hadis ve kur'an dan hüküm çıkarmaktır diyenlerden..

tarikat şirktir, rabıta şirktir,tevessül şirktir diyenlerden..

bir fıkhı konu üzerine hüküm verirken hanefide böyledir veya şafide böyledir demeyip bu mesele böyledir diye kendi hükmünü söyleyenlerden..

haremlik selamlık meselelerinde hüküm örf'e bakar, örfte ki durumu fıkıh hükmünü belirler diyenlerden..

fıkhı bir mesele üzerine büyük alimlerin net ifadeleri (fetvaları,ictihatları) varken, adı sanı bilinmeyen şaibeli kişilerin aykırı fikirlerini, aktarıp "bu şekilde görüşlerde var" diyerek fitneye sebep olanlardan..

sahabe hakkında konuşurken edebini takınmayan. hususan muaviye r.a. ve ebu hureyre r.a. hakkında suizan ile konuşan sinsi bir şekilde karalama yapanlardan..şiddetle sakının..

konuşmalarını derslerini dinlemeyin.. olur ki yanlış bir fikir kaparsınız da kapılır gidersiniz.. Allah cümlemizi muhafaza etsin..

bazı iyi niyetli saf kardeşlerim şöyle der.. "biz bu tür alimlerden de almamız gerekeni alırız yanlış fikirlerini almayız.." peh peh peh bu çok gülünçtür.. zira dinlediğin bir kişinin yanlışını doğrusunu ayırd edebilecek kadar ilmin varsa daha onu neden dinleyesin ki..

veya zehirli bir yemekten, "ben zehirsiz taraflarından yerim" diyerek yiyen varmı....

oturma münkir ile yeme sancı,,
pas alırsın paklamaz her kalaycı,,

oturma ehl-i bid'at ile zulami..
berbad eder seni eyler melami..

bu beyitleri iyi düşünmek lazım durup dururken böyle demediler ya büyükler..
Yoksulluk korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm fakirliğin özünü
Çevirdim yüzümü...
kjviespe

kjviespe

Aktif Üye · 68 mesaj

#7
ishakyakup, post: 803367, member: 82119ve aleyküm selam.. efendi kardeşim..
mevla teala cümlemizden razı olsun..



ve aleyküm selam..
inşaallah uygulayanlardan oluruz.. mevla bize güzel edebiyat yapmamızı değil, güzel amel işlememizi emr ediyor.. emrine uyanlardan oluruz inşaallah..




selamün aleyküm... amin kardeşim.. Allah sizden de razı olsun...

.



ve aleyküm selam..hanımefendi kardeşim..

mezhepler kolaycılıktır.. esas iş hadis ve kur'an dan hüküm çıkarmaktır diyenlerden..

tarikat şirktir, rabıta şirktir,tevessül şirktir diyenlerden..

bir fıkhı konu üzerine hüküm verirken hanefide böyledir veya şafide böyledir demeyip bu mesele böyledir diye kendi hükmünü söyleyenlerden..

haremlik selamlık meselelerinde hüküm örf'e bakar, örfte ki durumu fıkıh hükmünü belirler diyenlerden..

fıkhı bir mesele üzerine büyük alimlerin net ifadeleri (fetvaları,ictihatları) varken, adı sanı bilinmeyen şaibeli kişilerin aykırı fikirlerini, aktarıp "bu şekilde görüşlerde var" diyerek fitneye sebep olanlardan..

sahabe hakkında konuşurken edebini takınmayan. hususan muaviye r.a. ve ebu hureyre r.a. hakkında suizan ile konuşan sinsi bir şekilde karalama yapanlardan..şiddetle sakının..

konuşmalarını derslerini dinlemeyin.. olur ki yanlış bir fikir kaparsınız da kapılır gidersiniz.. Allah cümlemizi muhafaza etsin..

bazı iyi niyetli saf kardeşlerim şöyle der.. "biz bu tür alimlerden de almamız gerekeni alırız yanlış fikirlerini almayız.." peh peh peh bu çok gülünçtür.. zira dinlediğin bir kişinin yanlışını doğrusunu ayırd edebilecek kadar ilmin varsa daha onu neden dinleyesin ki..

veya zehirli bir yemekten, "ben zehirsiz taraflarından yerim" diyerek yiyen varmı....

oturma münkir ile yeme sancı,,
pas alırsın paklamaz her kalaycı,,

oturma ehl-i bid'at ile zulami..
berbad eder seni eyler melami..

bu beyitleri iyi düşünmek lazım durup dururken böyle demediler ya büyükler..


Allah razı olsun.Allah sizin gibi müminlerin ulemanın sayısını arttırsın.İnşaallah.
Allahın selamı rahmeti ve bereketi müminlerin üzerine olsun
mektubat

mektubat

Mübarek Üye · 2.308 mesaj

#8
ishakyakup, post: 795450, member: 59734MÜSLÜMANLARIN, din işlerinde cumhur-i ulemaya (din âlimlerinin büyük çoğunluğuna) tâbi ve bağlı olması gerekir. Mü’minlerin, bu büyük çoğunluğu bırakıp da birtakım aşırı, bid’atçi, mason, reformcu, aktivist, maceraperest, taqiyyeci, aldatan, fasık facir şahısların peşlerine düşmeleri, onları rehber ve önder kabul etmeleri büyük zararlara, hezimetlere, facialara sebep olur.

İslâm’da esas olan Şeriattır, zahir hükümleridir.

Şeriatın yanında dinimizin tasavvuf boyutu vardır. Şeriata, zahire aykırı olmamak şartıyla bu boyut da lazımdır.

Peygamberimiz, Ümmetinin gelecekte yetmiş üç fırkaya (parçaya) ayrılacağını haber vermiştir. İstikbale ait bu haber bir mucizedir. Buyurmuşlardır ki: “Biri dışında bunlar cehennemliktir”. Ashab-ı kiram sormuşlar: Kurtulacak olan Fırka-i Naciye (Kurtulacak grup) hangisidir?.. “Benim ve Ashabımın yolundan gidenler” (Yani, İslâm’ı benim ve Ashab-ı güzinimin anladığı ve uyguladığı şekilde anlayıp uygulayanlar) cevabını vermişlerdir.

Cumhur-i ulemanın anladığı, anlattığı, uyguladığı İslâm Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığıdır. Kur’ân’a, Sünnete uygun olan işte bu İslâm’dır. Onda ifrat ve tefrit yoktur.

İmdi bu geniş, mutedil yolu bırakıp da birtakım aşırıların, reformcuların, Farmasonların, bid’atçilerin, şu veya bu konuda sapıtmışların, aşırılığa düşmüşlerin peşinden gitmek hiçbir akıllı, mantıklı, vicdanlı Müslümana yakışmaz.

Bazıları tutturmuşlar, şu Farmason, taqiyyeci, ihtilalci, aktivist Cemaleddin Efganî’yi kurtuluş rehberi, büyük İslâm önderi olarak gösteriyorlar. Ne kadar büyük yanlışlık.

Bunca allâme, büyük ulema, kâmil mürşid, Ehl-i Sünnet büyüğü varken böyle bir adamın peşine düşülür mü?

Hazret bir kere şuurlu ve samimî bir masondur. Masonlukla Müslümanlık bağdaşır mı?

İkincisi: Şiî olduğu halde, Müslümanları aldatmak için kendisini Sünnî olarak göstermiştir.

Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.

Bu adam, Blunt adındaki İngiliz ajanıyla birlikte, Müslümanların halifesi, Osmanlıların padişahı Sultan Abdülhamid-i Sanî hazretlerini tahttan indirmek için entrikalar çevirmiştir.

Kahire’de oturduğu zaman, Yahudi mahallesinde bir evde ikamet etmiştir.

İranlı olduğu halde kendisini Afganistanlı olarak göstermiştir.

Bağlılarından biri İran Şahı Nasırüddin’i öldürmüştür.

Ehl-i Sünnet uleması onun aleyhinde nice kitaplar ve makaleler kaleme almıştır.

İslâm tarihinde ve dünyasında adam kalmadı da bu karışık ve bulaşık zatın peşinden mi gideceğiz?

Kahraman arıyorsak işte Şeyh Şamil.

Alim arıyorsak işte İmamı Gazalî ve benzerleri.

Mürşid arıyorsak işte Abdülkadir Geylanî, Ahmed er-Rufaî, Şah Muhammed Bahaüddin Nakşbend, İmamı Rabbani.

Âdil ve örnek devlet reisi arıyorsak işte Selahaddin Eyyubî.

Muhammed Abduh ve Reşid Rıza da Efganî gibi bozuk ve şaibeli kimselerdir.

Türkiye’de son kırk yıl içinde Arap dünyasına, Hint-Pakistan yarımadasına mensup aktivist kimseler Müslümanlara örnek, kılavuz, reis olarak gösterilmiştir.

Bu yüzden milyonlarca Müslümanın kafası karışmıştır.

Nice kimse sapıtmıştır.

Bugün Türkiye’de din ayağa düşmüştür. Elifi görseler mertek sanacak nice zır cahil dinî konularda, mangalda kül bırakmamacasına tartışıyor.

Önüne gelen ictihad yapıyor.

Al eline bir meal veya tercüme. Onun yanında bir de hadîs külliyatı ve bu ikisine bakarak kendi kafandan din hükmü çıkart... Bu ne büyük haddini bilmezlik ve saygısızlıktır. Bu çığır Efganî’nin açtığı bir çığırdır.

Merhum Mehmed Akif Efganî’yi övmüş... Olabilir. Akif masum (günahsız, hatasız) bir kimse değildir. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, bilmiyormuş, aldanmış... Bugünkü araştırmaları okumuş, yeni bilgilere ulaşmış olsaydı övmeyecekti...

Aktivist İslâmcıların anlamadığı bir temel gerçek var: Peygamber aleyhissalatü vesselam “Siz ne halde iseniz, öyle idare edilirsiniz” buyurmuşlardır. Demek ki, terör ile, sadece savaşarak, şiddete baş vurarak kurtulamayız. Kurtulmanın temel şartı kendimizi ıslah etmek, hayatımızı Kur’ân’a ve Sünnete göre tanzim etmek, vasıfsız Müslüman statüsünden, vasıflı ve olgun Müslüman statüsüne geçmektir. Herkesin böyle mi olması lazımdır? Hayır, YETERLİ miktarda Müslümanın vasıflı, güçlü, üstün, müttehid (birlik halinde), (İmam-ı zamana) biatli olması gerekir.

Sevgili din kardeşlerim:

Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım.

Müctehidlik taslamayalım.

Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım.

Dinî konularda tartışmayalım.

İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım.

Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım).

Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.


Kardeşim Allahü teala razı olsun.Fare rüyada kendisini aslan görmüş misali dediğin gibi nefsini ortaya koyup bana göre,benim görüşüm gibi abuk subuk saçmalamalarla insanların kafasını bulandırmaya çalışan müctehid imamlarımızın işlerine gelen görüşlerini gösterip te bak senin imamın ne diyor diyerek onlardan soğutmaya ve geçmişimizle alakamızı kesmeye çalışan okuduğu iki kitapla kendini müctehid zannedenlerin şerrinden Cenab-ı Hakka sığınırız..
Size özellikle kardeşim şu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Mezhepsizler öyle güzel anlatılmış ki hemen yazdıklarından anlaşılıyor mezhepsiz nasıl olur sorusu.

indekiler
Dualarınızı istirham ederim..
*Dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır.
* Allahü teâlâ rızka kefildir ama imana kefil değildir.
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#9
selamun aleykum kardeşim.Günümüzde ceditçilik hat safhada.İnsan kime inanacağını şaşırıyor.Seyyid kutubun şii olduğunu sanırdım meğer değilmiş.İbni teymiyye için imam birgivinin bir sözü aklıma geliyor;ibi teymiyye allahın gökyüzünde olduğunu savunmuş.Tabii allah heryerdedir ve bize şah damarımızdan yakındır.Şimdi hal böyle olunca bazı yazılarda ondan alıntılar görmekteyiz.Düşünceleriyle ilgili.Benim aklıma şu takılıyor kişi yanlış şeyler söylese dahi içlerinden iyi olanları seçmek doğrumu?.Yada yanlışlarından ya tövbe ettiyse ki bunu bilemeyiz.;bu yüzden o insan için kafir,zındık desek doğrumu?Selam ve dua ile.VesselamB)
kimkimdir

kimkimdir

Mübarek Üye · 6.610 mesaj

#10
ishakyakup, post: 795450, member: 59734MÜSLÜMANLARIN, din işlerinde cumhur-i ulemaya (din âlimlerinin büyük çoğunluğuna) tâbi ve bağlı olması gerekir. Mü’minlerin, bu büyük çoğunluğu bırakıp da birtakım aşırı, bid’atçi, mason, reformcu, aktivist, maceraperest, taqiyyeci, aldatan, fasık facir şahısların peşlerine düşmeleri, onları rehber ve önder kabul etmeleri büyük zararlara, hezimetlere, facialara sebep olur.

İslâm’da esas olan Şeriattır, zahir hükümleridir.

Şeriatın yanında dinimizin tasavvuf boyutu vardır. Şeriata, zahire aykırı olmamak şartıyla bu boyut da lazımdır.

Peygamberimiz, Ümmetinin gelecekte yetmiş üç fırkaya (parçaya) ayrılacağını haber vermiştir. İstikbale ait bu haber bir mucizedir. Buyurmuşlardır ki: “Biri dışında bunlar cehennemliktir”. Ashab-ı kiram sormuşlar: Kurtulacak olan Fırka-i Naciye (Kurtulacak grup) hangisidir?.. “Benim ve Ashabımın yolundan gidenler” (Yani, İslâm’ı benim ve Ashab-ı güzinimin anladığı ve uyguladığı şekilde anlayıp uygulayanlar) cevabını vermişlerdir.

Cumhur-i ulemanın anladığı, anlattığı, uyguladığı İslâm Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığıdır. Kur’ân’a, Sünnete uygun olan işte bu İslâm’dır. Onda ifrat ve tefrit yoktur.

İmdi bu geniş, mutedil yolu bırakıp da birtakım aşırıların, reformcuların, Farmasonların, bid’atçilerin, şu veya bu konuda sapıtmışların, aşırılığa düşmüşlerin peşinden gitmek hiçbir akıllı, mantıklı, vicdanlı Müslümana yakışmaz.

Bazıları tutturmuşlar, şu Farmason, taqiyyeci, ihtilalci, aktivist Cemaleddin Efganî’yi kurtuluş rehberi, büyük İslâm önderi olarak gösteriyorlar. Ne kadar büyük yanlışlık.

Bunca allâme, büyük ulema, kâmil mürşid, Ehl-i Sünnet büyüğü varken böyle bir adamın peşine düşülür mü?

Hazret bir kere şuurlu ve samimî bir masondur. Masonlukla Müslümanlık bağdaşır mı?

İkincisi: Şiî olduğu halde, Müslümanları aldatmak için kendisini Sünnî olarak göstermiştir.

Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.

Bu adam, Blunt adındaki İngiliz ajanıyla birlikte, Müslümanların halifesi, Osmanlıların padişahı Sultan Abdülhamid-i Sanî hazretlerini tahttan indirmek için entrikalar çevirmiştir.

Kahire’de oturduğu zaman, Yahudi mahallesinde bir evde ikamet etmiştir.

İranlı olduğu halde kendisini Afganistanlı olarak göstermiştir.

Bağlılarından biri İran Şahı Nasırüddin’i öldürmüştür.

Ehl-i Sünnet uleması onun aleyhinde nice kitaplar ve makaleler kaleme almıştır.

İslâm tarihinde ve dünyasında adam kalmadı da bu karışık ve bulaşık zatın peşinden mi gideceğiz?

Kahraman arıyorsak işte Şeyh Şamil.

Alim arıyorsak işte İmamı Gazalî ve benzerleri.

Mürşid arıyorsak işte Abdülkadir Geylanî, Ahmed er-Rufaî, Şah Muhammed Bahaüddin Nakşbend, İmamı Rabbani.

Âdil ve örnek devlet reisi arıyorsak işte Selahaddin Eyyubî.

Muhammed Abduh ve Reşid Rıza da Efganî gibi bozuk ve şaibeli kimselerdir.

Türkiye’de son kırk yıl içinde Arap dünyasına, Hint-Pakistan yarımadasına mensup aktivist kimseler Müslümanlara örnek, kılavuz, reis olarak gösterilmiştir.

Bu yüzden milyonlarca Müslümanın kafası karışmıştır.

Nice kimse sapıtmıştır.

Bugün Türkiye’de din ayağa düşmüştür. Elifi görseler mertek sanacak nice zır cahil dinî konularda, mangalda kül bırakmamacasına tartışıyor.

Önüne gelen ictihad yapıyor.

Al eline bir meal veya tercüme. Onun yanında bir de hadîs külliyatı ve bu ikisine bakarak kendi kafandan din hükmü çıkart... Bu ne büyük haddini bilmezlik ve saygısızlıktır. Bu çığır Efganî’nin açtığı bir çığırdır.

Merhum Mehmed Akif Efganî’yi övmüş... Olabilir. Akif masum (günahsız, hatasız) bir kimse değildir. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, bilmiyormuş, aldanmış... Bugünkü araştırmaları okumuş, yeni bilgilere ulaşmış olsaydı övmeyecekti...

Aktivist İslâmcıların anlamadığı bir temel gerçek var: Peygamber aleyhissalatü vesselam “Siz ne halde iseniz, öyle idare edilirsiniz” buyurmuşlardır. Demek ki, terör ile, sadece savaşarak, şiddete baş vurarak kurtulamayız. Kurtulmanın temel şartı kendimizi ıslah etmek, hayatımızı Kur’ân’a ve Sünnete göre tanzim etmek, vasıfsız Müslüman statüsünden, vasıflı ve olgun Müslüman statüsüne geçmektir. Herkesin böyle mi olması lazımdır? Hayır, YETERLİ miktarda Müslümanın vasıflı, güçlü, üstün, müttehid (birlik halinde), (İmam-ı zamana) biatli olması gerekir.

Sevgili din kardeşlerim:

Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım.

Müctehidlik taslamayalım.

Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım.

Dinî konularda tartışmayalım.

İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim.

İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım.

Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım).

Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.
...................Allahcc yar ve yardımcın olsun...
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.