Gerçek dindar Kendisini Din Polisi Gibi Göremez

1.238 görüntülenme · 13 yanıt

Paylaş:
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#1
Bir başka mesele de gerçek dindar, kendisini din polisi gibi göremez. O. kalplerin derinliklerinde gizli olanı araştırmakla görevli değildir. Bu sebeple zahire göre hükmeder. Hz. Peygamber (sav) sırf görünüşte Müslüman olan, aslında imana gelmemiş münafıkları mescidinden dahi uzaklaştırmamıştır. Zaten onları herkese ilân da etmemiştir. Onlar inançsızlıklarını dışarı yansıtıp zarar vermedikleri sürece Müslümanların arasında, hatta mescidinde kendilerine daima yer bulmuşlardır.

Bir savaşta, sahabe-i kiramdan biri, zorlu bir mücadeleye girmiş ve sonunda güç halle rakibini yere düşürüp kılıcını onun boynuna indirmek için kaldırmıştı. İşte tam bu sırada, yerde yatan adam, ‘lâilâhe illallah’ (Allah'tan başka ilah yoktur) deyivermişti. Ancak bu iman belirtisi, kılıcın boynuna inmesini önleyemedi. Zira son anda ölüm korkusundan söylendiği açıktı.

Ne var ki bu olayı duyan Allah Resulü (sav) fevkalâde üzüldü ve çok nadir kızgınlıklarından birini gösterdi. Sahabi defalarca dedi ki:

- Ey Allah'ın Resulü, adam benimle sonuna kadar mücadele etti. Eğer becerebilseydi beni öldürecekti. Son anda söylediği tevhid kelimesi ölüm korkusundandı...

Efendimiz'in (sav) üç kere tekrarladığı cevap ne kadar ibretli, ne kadar hassas ölçülü ve ne derece düşündürücüdür:

- Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı? (Bkz. İbn Mace, “Fiten,” 1; İ. Kesir, Tefsîru Kur’ani’l-Azîm, 1:539;

Evet, kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.

Başkasıyla Değil Nefsiyle Uğraşır

Vasıflı bir dindar, başkasının imanıyla, ibadetiyle ve ihlâsıyla uğraşmaz. Çünkü onun ilk ve en önemli düşmanı, daima kötülükleri emreden nefsidir. Dolayısıyla asıl savaşı, şeytanla işbirliği yapmış olan nefsine karşı verir.

Başkalarına hüsn-i zan besler. Ötekileri daima kendinden yüksek bilir. Ve hiçbir zaman yükseklik iddiasında bulunmaz. Bilir ki, "Ben yükseğim, yüceyim!" diyen, alçaktır. Çünkü İslâm ahlâkında iman, ibadet ve ahlakıyla övünmek düşüklük ve hastalıktır.
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#2
- Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı?
volkankaya3575

volkankaya3575

Kıdemli Üye · 142 mesaj

#3
İslâm ahlâkında iman, ibadet ve ahlakıyla övünmek düşüklük ve hastalıktır.
volkankaya3575

volkankaya3575

Kıdemli Üye · 142 mesaj

#4
kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.

bu cümleler okadar çok şey anlatıyor kiii
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#5
volkankaya3575, post: 787432, member: 87581kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.

bu cümleler okadar çok şey anlatıyor kiii


kesinlikle evet
insan makam mevki denilen o şerrin eline düşmeye görsün
raabbim önce kendi nefsimizi dizginlemeyi bizlere nasip etsin
ELİZAN

ELİZAN

Kıdemli Üye · 418 mesaj

#6
Evet, kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.


bu söze ekleyecek bir sözüm yok kardeşim ne güzel anlatmış rabbim anlamak nasip etsin inşallah
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#7
inşaALLAH
kardeşim
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#8
Bilir ki, "Ben yükseğim, yüceyim!" diyen, alçaktır. Çünkü İslâm ahlâkında iman, ibadet ve ahlakıyla övünmek düşüklük ve hastalıktır.
efzairem

efzairem

Mübarek Üye · 758 mesaj

#9
Evet, kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.


çok yerinde bir paylaşım olmuş ALLAH razı olsun
ihtiyacı olanlar faydalansın inşaALLAH
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#10
özyurdum, post: 787406, member: 85239Bir başka mesele de gerçek dindar, kendisini din polisi gibi göremez. O. kalplerin derinliklerinde gizli olanı araştırmakla görevli değildir. Bu sebeple zahire göre hükmeder. Hz. Peygamber (sav) sırf görünüşte Müslüman olan, aslında imana gelmemiş münafıkları mescidinden dahi uzaklaştırmamıştır. Zaten onları herkese ilân da etmemiştir. Onlar inançsızlıklarını dışarı yansıtıp zarar vermedikleri sürece Müslümanların arasında, hatta mescidinde kendilerine daima yer bulmuşlardır.

Bir savaşta, sahabe-i kiramdan biri, zorlu bir mücadeleye girmiş ve sonunda güç halle rakibini yere düşürüp kılıcını onun boynuna indirmek için kaldırmıştı. İşte tam bu sırada, yerde yatan adam, ‘lâilâhe illallah’ (Allah'tan başka ilah yoktur) deyivermişti. Ancak bu iman belirtisi, kılıcın boynuna inmesini önleyemedi. Zira son anda ölüm korkusundan söylendiği açıktı.

Ne var ki bu olayı duyan Allah Resulü (sav) fevkalâde üzüldü ve çok nadir kızgınlıklarından birini gösterdi. Sahabi defalarca dedi ki:

- Ey Allah'ın Resulü, adam benimle sonuna kadar mücadele etti. Eğer becerebilseydi beni öldürecekti. Son anda söylediği tevhid kelimesi ölüm korkusundandı...

Efendimiz'in (sav) üç kere tekrarladığı cevap ne kadar ibretli, ne kadar hassas ölçülü ve ne derece düşündürücüdür:

- Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı? Kalbini yarıp baktın mı? (Bkz. İbn Mace, “Fiten,” 1; İ. Kesir, Tefsîru Kur’ani’l-Azîm, 1:539;

Evet, kimse kimsenin samimiyetini ölçmekle vazifeli değildir. İmanda samimiyet ölçmek yetkisi hiç bir insana verilmemiştir.

Herkes kendi samimiyetini ölçmeli ve derecesini artırmaya çalışmalıdır. Zira ancak bundan sorumludur.

Başkasıyla Değil Nefsiyle Uğraşır

Vasıflı bir dindar, başkasının imanıyla, ibadetiyle ve ihlâsıyla uğraşmaz. Çünkü onun ilk ve en önemli düşmanı, daima kötülükleri emreden nefsidir. Dolayısıyla asıl savaşı, şeytanla işbirliği yapmış olan nefsine karşı verir.

Başkalarına hüsn-i zan besler. Ötekileri daima kendinden yüksek bilir. Ve hiçbir zaman yükseklik iddiasında bulunmaz. Bilir ki, "Ben yükseğim, yüceyim!" diyen, alçaktır. Çünkü İslâm ahlâkında iman, ibadet ve ahlakıyla övünmek düşüklük ve hastalıktır.




selamun aleykum
rabbim razı olsun kardeşim.. o kadar çok polis varki çevremizde keşke başkalarıyla ilgilendigimiz kadar kendi kalbimizin polisi olsak ...

emeginize saglık
selam ve dua ile kalın kardeşim
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#11
aminenurselamun aleykum
rabbim razı olsun kardeşim.. o kadar çok polis varki çevremizde keşke başkalarıyla ilgilendigimiz kadar kendi kalbimizin polisi olsak ...

emeginize saglık
selam ve dua ile kalın kardeşim


aleyküm selam
ALLAH sizden de razı olsun
inşaALLAH kendi nefsimizin polisi olalım
selametle
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#12
Ç..................................:H
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#13
aminenurselamun aleykum
rabbim razı olsun kardeşim.. o kadar çok polis varki çevremizde keşke başkalarıyla ilgilendigimiz kadar kendi kalbimizin polisi olsak ...

emeginize saglık
selam ve dua ile kalın kardeşim


aleyküm selam
kardeşim konuya katılmanıza sevindim
selametle kalın
özyurdum

özyurdum

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#14
::::::::::::::::::::::::::::)
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.