Meselâ çarşıda yürüyoruz. Aklımızda sadece alışveriş telâşı var ve ezan okunuyor. Herkesin sahibi seni bekliyor. Bütün sesler arasında, sana bir ses Allahı hatırlatıyor: Bana gel, Rabbine gel. Sen âcizsin, bana muhtaçsın, emrime gir, bana dayan. En büyük benim! Tek olan benim! Muhammed (asm) benim elçim. Onu dinle, onun yaptığını yap diyor. İşte o anda her şeyi unutup Allahı düşünüyorum, düşünüyoruz.
Ezanlar olmasaydı bir inançsıza, bir Allahı sevmeyene her gün beş vakit kim Allahı varlık ve birliğini ilân edecekti? Ezan sesinin gelmediği bir yerde olduğumda anlıyorum ki böyle olmaz buralar. Ne kadar büyük bir boşluk oluyor dünyada!
Ezan okunduğunda, herkesin bunu dinlemesi gerekir. Zira hepimizi birden namaza çağırmasını, güven veren ve yalnız olmadığımızı hatırlatan bir şey olarak anlıyorum. Allahın bir lütfu olan ezanların okunduğu beldede kötülükler azalır. Allah ezan okunduğu vakitte yapılan duâları kabul eder; bu da bize bir rahmettir aslında.
Ezanlar dinimizin güzelliklerinden bir güzellik. Dinimizi daha çok sevmemize vesile. Allahın yaptığı her şey kusursuz. Ezanlar camilerin nuru bence.
