Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır
Bu temel noktalar bir amentüden başkası değildir ve biz ehl-i kitapla bu amentüde müttefikiz. Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz. Halbuki temelde ittifak varken teferruattaki ihtilaflara takılıp kalmak makul değildir.
Sahine gore ehl' kitab kafir degildir teferruat ise kelimeyi sehadetin Muhammedurresulullah ksimidir !!!
"Ehl-i Kitap ile amentüde ittifakımız vardır" inancını taşımanın veya gönüllü olarak bu ifadeyi kullanmanın itikadî hükmü nedir?
Böyle bir inancı taşıyan ve ikrar eden Müslüman, İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Böyle bir inanç, Hakk'ı batılın seviyesine indirmek, Hakk'ı batıl ile karıştırmak, ilahi olan ile muharref olanı aynı kefeye koymak ve eşitlemektir ki, İslâm akaidi, Ehl-i Sünnet esasları ve bizzat Kur'an-ı Kerim'in ikaz edici beyanlarına göre bu küfürdür. ( A.Z. Gümüşhanevî, Cami’ül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )Bir kimse, ehl-i kitap ile amentüde ittifakın var olduğuna inanırsa, hatta kiliselerin Allah'ın evleri olduğuna, orada Allah'a kulluk yapıldığına, Yahudi ve Hristiyanların yaptıklarının Allah'a kulluk, O'na ve Rasulüne itaat olduğuna inanırsa, Allah'ın da bu yapılanlardan hoşnut ve memnun kaldığına itikad ederse kafir olur. Ehl-i zimmeti (gayr-i müslimlerî) kiliselerinde ziyaret etmenin Allah'a yakınlık vesilesi olduğuna itikad eden kimse, İslâm dininden çıkar, mürted olur. ( Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib’ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
Al-i Imran Suresi 19: "Allah katında yegâne Hak Din Islâmdır.
Al-i İmran Suresi 85: "Herkim İslam'dan başka birdin ararsa, bilsin ki, (o din) ondan asla kabul edilmeyecektir; o kimse, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
Al-i İmran, 100: "Ey iman edenler, Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba tabi olursanız, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar."
Ahirette kurtuluş için Hz. Muhammed'e (sav) inanmaya hacet yoktur; Kelime-i Tevhid'in ikinci rüknü olan "Muhammedu'r Rasûlullah" kısmını ikrar bir kemal mertebesidir, cennetlik olma için bunu ikrar ve buna iman etmek lüzumlu değildir demenin hükmü nedir?
Böyle bir inancı taşımak ve yaymak, İslâm akaidine göre, Müslüman'ı dinden çıkartır, mürted yapar, küfre düşürür. (A.Z. Gümüşhanevî,
Camîül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
Peygamberlik müessesesini kabul etmekle beraber peygamberlerden bazısının nübüvvetini inkâr etmek küfürdür. Bu sebeple Hz. Adem'den beri gönderilen bütün peygamberleri kabul etmekle beraber Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i Allah Rasûlü olarak tanımayıp yalanlayan Yahudiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in risaletine inanmayan Hristiyanlar, Peygamberimizin Risaletine inanmanın bir zaruret değil, sadece bir kemal mertebesi olduğunu iddia edenler, Peygamberimizi ve O'nun Peygamberliğini hafife alanlar küfre düşmüşlerdir.
(Ali el-Kari, Şerhu'l Fıkhı'l Ekber, s 50; Gazali, el-iktisad, s 112; Ibn Hazm, el-Fasl , c1,s35 )