...Önce Namaz...!!

7.476 görüntülenme · 52 yanıt

Paylaş:
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#21
berat05, post: 730309, member: 61910
SELAMÜN ALEYKÜM




değerli kardeşimiz yazınız çok güzeldi...Çok önemli ve güncelleştirilmesi gereken konulardan


emeğinize sağlık.Allah c.c. razı olsun inşallah



umarım sık sık uğrayacağız






Aleyküm Selam Kardeşim
Amin Ecmain Cümlemizden İnşaallah.
Allah'a Emanet, Emanete Sahip Olunuz
Selam ve dua ile

"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#22
nihalim, post: 730348, member: 48205
selamünaleyküm değerli abim ALLAH c.c. razı olsun İNŞALLAH


emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşım RABBİM edalarımızı noksanları ile kabul eylesin İNŞALLAH...

ALLAH c.c. emanet olun...selam ve dua ile...








Aleyküm Selam Kardeşim
Amin Ecmain İnşaallah.
Allah'a Emanet, Emanete Sahip Olunuz Olunuz


"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
nihalim

nihalim

Mübarek Üye · 2.593 mesaj

#23
değerli abim izinsiz bir ekleme oldu özürdilerim...

değerli abim izinsiz bir ekleme oldu özürdilerim...

Ezanın Titreten Dirilişi!


Bir haziran günü herkes minarelerden yükselen “Allahü ekber” nidalarıyla ağlamaya başladı. 18 yıllık Türkçe ezan işkencesinin bitişi bütün ülkeye bayram yaşattı. 14 asır önce ilk defa Bilal-i Habeşi’nin okuduğu ezan yaşanan her türlü sıkıntıya rağmen bugün elhamdülillah okunduğu her yere nur saçıyor.

Her gün minarelerden yükselen ezanı dinlerken gözyaşına boğuldunuz mu hiç? Hele bu kutlu çağrıyı işitince sevinçten uçup kurban keserek bayram ettiniz mi?

Çoğumuz için imkânsız bu. Çünkü ezana alıştık, onu kanıksadık, cazibesinden, ihtişamından, güzelliğinden uzaklaştık. Belki ezanı işitince duygulanıp ağlayan olur, ama kurban kesip bayram etmek hayli uzak bir ihtimal.

Ancak 17 Haziran 1950’de minarelerden ezan sesini duyanlar önce kulaklarına inanamadılar. “Acaba bir yanlışlık mı var?” diye dikkat kesildiler. Minarelerden, “Allahü ekber… Allahü ekber” sedaları yükseliyordu. Devamı olan, “Eşhedü enlâ ilâhe illâllah” gelmeye başlamış, 18 yıldır hasret kaldıkları ezana kavuşmuşlardı. Ezanı sonuna kadar adeta her kelimesini, her hecesini büyük bir özlemle dinlemişlerdi.

Genç ihtiyar, kadın erkek, hüzün ve sevinçle karışık duygu yoğunluğunu gözyaşlarıyla ifade ediyor, kimileri de şükür kurbanları keserek bu muhteşem günü kutluyordu. Özellikle yaşlı olanların, ezanın orijinal halini yıllarca dinleyip 18 yıllık Türkçe ezan işkencesine sabredenlerin sevinci bambaşkaydı.



Hüzünlü bir hikâye: Türkçe ezan

Türkçe ezanın hikâyesi 1931 yılının Aralık ayında başladı. Mustafa Kemal’in emriyle dokuz hafız, Dolmabahçe Sarayı’nda ezanın ve hutbenin Türkçeleştirilmesi çalışmalarına başladı. Kur’an’ın Türkçe tercümesi ilk kez İstanbul’da Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar tarafından okundu.

İlk Türkçe ezanı Fatih Camii’nde okuyan ise, Hafız Rıfat Bey’di. Çalışmalar büyük bir hızla ilerliyordu. 3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi’nde İstanbullular yeni bir sürprizle karşılaştılar. Bu kez yer, Ayasofya Camii’ydi ve sıra Türkçe Kur’an’la birlikte tekbir ve kamete gelmişti.

18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı aldığı emir üzerine ezanın Türkçe okunmasına karar verdiğini açıkladı. Takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe ezan metni gönderildi. 4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların kesin ve şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir genelge gönderildi.

Bu genelge tavizsiz ve acımasız bir şekilde uygulandı. Türkçe ezan ve kamet okumayanlar işkence gördü, cezalandırıldı, hapsedildi, sürgüne gönderildi.



Türkçe ezanın sözleri

Ezanın Arapça cümleleri Türkçe ezanda şöyle düzenlenmişti:

Allahü ekber: Tanrı uludur.

Eşhedü enlâ ilâhe illâllah: Şüphesiz bilirim bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak.

Eşhedü enne Muhammedür resûlüllah: Şüphesiz bilirim bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed.

Hayye alessalâh: Haydi namaza.

Hayye alelfelâh: Haydi felaha.

Lâilâhe illâllah: Tanrı’dan başka yoktur tapacak.

Arapça’dan Türkçe’ye tercüme, tamamen acemice, ruhsuz ve anlamsızdı. Ezanın orijinal halindeki cazibe, ihtişam, tesir, nefaset yok edilmiş, sadece şekilden ibaret kalmıştı.



İlk ezan nasıl okundu?

Oysa ezanın doğuşu, ilk okunuşu öylesine ilginç ve tatlıydı ki…

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine’ye hicret edince Müslümanları namaza çağırmak için ashabıyla istişare etmişti. Namaz vakti bir bayrak dikmek, boru veya çan çalmak, ateş yakmak gibi teklifler yapıldı. Ama Efendimiz hiçbirini beğenmedi.

Bir sabah, Abdullah bin Zeyd (r.a.) Peygamber Efendimize gelerek, rüyasında bir adamın kendisine namaza davet etmek için bazı cümleler öğrettiğini belirtti. Zikrettiği cümleler, bugün okunan ezandaki cümlelerdi.

Bunun üzerine Efendimiz, “İnşaallah bu rüya doğrudur! Bilâl ile birlikte kalk da, gördüğünü ona öğret, ezanı okusun. Çünkü, onun sesi güzel ve gürdür” buyurdu.

Hz. Bilâl, Mescid-i Nebevî’nin yakınında bulunan yüksek bir yere çıkarak, öğretilen kelimelerle ezanı ilk defa okudu. O gece Hz. Ömer (r.a.) ve Ashâb-ı Kiram’dan bazıları da bu rüyâyı aynen görmüşlerdi. İşte bu sırada, “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, hemen Allah’ın zikri olan namaza koşunuz. Alışverişi bırakınız. Bilirseniz sizin için bu daha hayırlıdır" meâlindeki Cuma Sûresi’nin 9. âyet-i kerîmesi nâzil oldu. Böylece, ezan vahiyle de bildirilip teyit edildi.



İslam’ın bir sembolü

İşte o günden beri 14 asırdır orijinal haliyle okunmakta olan ezan ülkemizde 18 yıl boyunca Türkçe okunmuştu. 14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti, yaklaşık bir ay sonra 17 Haziran’da ezanı aslına döndürdü. Ne yazık ki, 27 Mayıs 1960’da yapılan ihtilalin gerekçelerinden birisi bu icraat olmuştu.

DP’nin yaptığı doğruydu. Çünkü, İslam’ın bir sembolü olan ezanın kelimeleri ve nasıl okunacağı Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından belirlenmişti. Ezan dünyanın her yerinde, farklı ırk ve dil taşıyan Müslüman milletlerde hep Arapça okunmuştu. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, ezan sadece namaz vaktini bildirmek için değil; kâinatın yaratılmasının en büyük neticesi ve insanlığın yaratılış sebebi olan tevhidi ilân ve Allah’a karşı kulluğu izhar etmek içindi. Yine o, ezanı aslına çevirmekle Demokratların on derece kuvvet kazandığını belirtiyordu.



Ezan etrafa nur yayar

Ezan cümlelerinin dizilişi bile ayrı bir güzellik ve aşamalı bir seyir takip eder. Önce Allahü ekber ile Yüce Yaratıcımızın en büyük olduğu ilân edilir. Ezan sesinin ulaştığı yere kadar bir nur yayılır. Sonra “Eşhedü enlâ ilâhe illâllah” ile Allah’ın birliğine olan şahadetimizi haykırırız. Arkasından gelen “Eşhedü enne Muhammedür resûlüllah” cümlesi, ismini ismiyle birlikte yazan Rabbimizin Habibine olan imanımızı terennüm eder. İman hakkıyla ifade edilince sıra ibadete gelir. “Hayye alessalâh”, en muhteşem ibadet olan namaza çağrıdır. “Hayye alelfelâh” ise, iman edip namaz kılanların kurtuluşunu müjdeler. En sonunda yine Rabbimizin en büyük olduğu vurgulanır ve tevhidin ilânıyla ezan son bulur.

Bu yüzden her ezan okunurken onu dinlemek, konuşmamak, hatta selam vermeyip Kur’an bile okumadan müezzinin her cümlesinden sonra onu tekrar etmek gerekir.

Sanki ezanı okuyan Bilâl-i Habeşî imiş gibi duygulanmak, sanki az sonra Mescid-i Nebevî’de imam olacak olan Resulüllah’ın arkasında namaz kılacakmışız gibi heyecanlanmak, Yüceler Yücesi’nin huzuruna çıkmak arzusu ve sevinciyle dolup taşmak lâzımdır.



“Ezanı duyunca hücrelerim titredi”

İşte böyle bir heyecanı yaşayan manken ve oyuncu Yaşar Alptekin’in üç yıl önceki ilk namazındaki duygularını paylaşmak istiyorum ki, yaşadığımız sıradanlığı kırıp ezandan zevk almak için bir çabaya girelim. Kendisini Moral FM’deki programımıza davet ettiğimizde anlattıkları gerçekten heyecan vericiydi. Şöyle anlatıyordu camide namazı beklerken dinlediği sabah ezanını:

“Camide tam diz çökmüş yerde otururken, bir sesle irkildim. Hani deprem olur ya... Alttan sallar ya her şeyi... Sanki yer gök sarsılıyordu… Ezan sesini duyduğum zaman, Allah şahidimdir ki, organlarımı bırakın, en küçük hücrelerim bile böyle titremeye başladı. İşte bu yıllardır hasret kaldığım ezandı. Bu Sultanlar Sultanı olan Rabbimin çağrısıydı. Tam 42 yıl bu sese kulak tıkamış, Rabbimin davetine sırtımı dönmüştüm. Ama şimdi beni çepeçevre kuşatmış, adeta şefkatle kucaklamış, bağrına basıyordu.

Ayağa kalktığımda hâlâ titriyordum. Ben ezan sesini daha önce de duymuştum, ama ilk defa o kadar kuvvetli, o kadar derinden hissetmiştim. Ben hâlâ titriyordum. Başkası fark etmedi benim titrediğimi… Ama ben içimde bir deprem yaşıyordum.”

Allah bizlere her namaz vaktinde asumanı çınlatan ezanı dinlerken böyle bir heyecanı ve duygu selini yaşamayı nasip etsin.


Moraldergisi...

(alıntı)
YÂ RAB, KUSURUMUZU AFFET.BİZİ,KENDİNE KUL KABUL ET.EMANETİNİ KABZETMEK ZAMANINA KADAR BİZİ EMANETTE EMİN KIL.AMİN...

SAİD NURSİ
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#24
nihalim, post: 730442, member: 73443
Ezanın Titreten Dirilişi!




Bir haziran günü herkes minarelerden yükselen “Allahü ekber” nidalarıyla ağlamaya başladı. 18 yıllık Türkçe ezan işkencesinin bitişi bütün ülkeye bayram yaşattı. 14 asır önce ilk defa Bilal-i Habeşi’nin okuduğu ezan yaşanan her türlü sıkıntıya rağmen bugün elhamdülillah okunduğu her yere nur saçıyor.


Her gün minarelerden yükselen ezanı dinlerken gözyaşına boğuldunuz mu hiç? Hele bu kutlu çağrıyı işitince sevinçten uçup kurban keserek bayram ettiniz mi?


Çoğumuz için imkânsız bu. Çünkü ezana alıştık, onu kanıksadık, cazibesinden, ihtişamından, güzelliğinden uzaklaştık. Belki ezanı işitince duygulanıp ağlayan olur, ama kurban kesip bayram etmek hayli uzak bir ihtimal.


Ancak 17 Haziran 1950’de minarelerden ezan sesini duyanlar önce kulaklarına inanamadılar. “Acaba bir yanlışlık mı var?” diye dikkat kesildiler. Minarelerden, “Allahü ekber… Allahü ekber” sedaları yükseliyordu. Devamı olan, “Eşhedü enlâ ilâhe illâllah” gelmeye başlamış, 18 yıldır hasret kaldıkları ezana kavuşmuşlardı. Ezanı sonuna kadar adeta her kelimesini, her hecesini büyük bir özlemle dinlemişlerdi.


Genç ihtiyar, kadın erkek, hüzün ve sevinçle karışık duygu yoğunluğunu gözyaşlarıyla ifade ediyor, kimileri de şükür kurbanları keserek bu muhteşem günü kutluyordu. Özellikle yaşlı olanların, ezanın orijinal halini yıllarca dinleyip 18 yıllık Türkçe ezan işkencesine sabredenlerin sevinci bambaşkaydı.




Hüzünlü bir hikâye: Türkçe ezan


Türkçe ezanın hikâyesi 1931 yılının Aralık ayında başladı. Mustafa Kemal’in emriyle dokuz hafız, Dolmabahçe Sarayı’nda ezanın ve hutbenin Türkçeleştirilmesi çalışmalarına başladı. Kur’an’ın Türkçe tercümesi ilk kez İstanbul’da Yerebatan Camii’nde Hafız Yaşar tarafından okundu.


İlk Türkçe ezanı Fatih Camii’nde okuyan ise, Hafız Rıfat Bey’di. Çalışmalar büyük bir hızla ilerliyordu. 3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi’nde İstanbullular yeni bir sürprizle karşılaştılar. Bu kez yer, Ayasofya Camii’ydi ve sıra Türkçe Kur’an’la birlikte tekbir ve kamete gelmişti.


18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı aldığı emir üzerine ezanın Türkçe okunmasına karar verdiğini açıkladı. Takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe ezan metni gönderildi. 4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların kesin ve şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir genelge gönderildi.


Bu genelge tavizsiz ve acımasız bir şekilde uygulandı. Türkçe ezan ve kamet okumayanlar işkence gördü, cezalandırıldı, hapsedildi, sürgüne gönderildi.




Türkçe ezanın sözleri


Ezanın Arapça cümleleri Türkçe ezanda şöyle düzenlenmişti:


Allahü ekber: Tanrı uludur.


Eşhedü enlâ ilâhe illâllah: Şüphesiz bilirim bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak.


Eşhedü enne Muhammedür resûlüllah: Şüphesiz bilirim bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed.


Hayye alessalâh: Haydi namaza.


Hayye alelfelâh: Haydi felaha.


Lâilâhe illâllah: Tanrı’dan başka yoktur tapacak.


Arapça’dan Türkçe’ye tercüme, tamamen acemice, ruhsuz ve anlamsızdı. Ezanın orijinal halindeki cazibe, ihtişam, tesir, nefaset yok edilmiş, sadece şekilden ibaret kalmıştı.




İlk ezan nasıl okundu?


Oysa ezanın doğuşu, ilk okunuşu öylesine ilginç ve tatlıydı ki…


Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine’ye hicret edince Müslümanları namaza çağırmak için ashabıyla istişare etmişti. Namaz vakti bir bayrak dikmek, boru veya çan çalmak, ateş yakmak gibi teklifler yapıldı. Ama Efendimiz hiçbirini beğenmedi.


Bir sabah, Abdullah bin Zeyd (r.a.) Peygamber Efendimize gelerek, rüyasında bir adamın kendisine namaza davet etmek için bazı cümleler öğrettiğini belirtti. Zikrettiği cümleler, bugün okunan ezandaki cümlelerdi.


Bunun üzerine Efendimiz, “İnşaallah bu rüya doğrudur! Bilâl ile birlikte kalk da, gördüğünü ona öğret, ezanı okusun. Çünkü, onun sesi güzel ve gürdür” buyurdu.


Hz. Bilâl, Mescid-i Nebevî’nin yakınında bulunan yüksek bir yere çıkarak, öğretilen kelimelerle ezanı ilk defa okudu. O gece Hz. Ömer (r.a.) ve Ashâb-ı Kiram’dan bazıları da bu rüyâyı aynen görmüşlerdi. İşte bu sırada, “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, hemen Allah’ın zikri olan namaza koşunuz. Alışverişi bırakınız. Bilirseniz sizin için bu daha hayırlıdır" meâlindeki Cuma Sûresi’nin 9. âyet-i kerîmesi nâzil oldu. Böylece, ezan vahiyle de bildirilip teyit edildi.




İslam’ın bir sembolü


İşte o günden beri 14 asırdır orijinal haliyle okunmakta olan ezan ülkemizde 18 yıl boyunca Türkçe okunmuştu. 14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti, yaklaşık bir ay sonra 17 Haziran’da ezanı aslına döndürdü. Ne yazık ki, 27 Mayıs 1960’da yapılan ihtilalin gerekçelerinden birisi bu icraat olmuştu.


DP’nin yaptığı doğruydu. Çünkü, İslam’ın bir sembolü olan ezanın kelimeleri ve nasıl okunacağı Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından belirlenmişti. Ezan dünyanın her yerinde, farklı ırk ve dil taşıyan Müslüman milletlerde hep Arapça okunmuştu. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, ezan sadece namaz vaktini bildirmek için değil; kâinatın yaratılmasının en büyük neticesi ve insanlığın yaratılış sebebi olan tevhidi ilân ve Allah’a karşı kulluğu izhar etmek içindi. Yine o, ezanı aslına çevirmekle Demokratların on derece kuvvet kazandığını belirtiyordu.




Ezan etrafa nur yayar


Ezan cümlelerinin dizilişi bile ayrı bir güzellik ve aşamalı bir seyir takip eder. Önce Allahü ekber ile Yüce Yaratıcımızın en büyük olduğu ilân edilir. Ezan sesinin ulaştığı yere kadar bir nur yayılır. Sonra “Eşhedü enlâ ilâhe illâllah” ile Allah’ın birliğine olan şahadetimizi haykırırız. Arkasından gelen “Eşhedü enne Muhammedür resûlüllah” cümlesi, ismini ismiyle birlikte yazan Rabbimizin Habibine olan imanımızı terennüm eder. İman hakkıyla ifade edilince sıra ibadete gelir. “Hayye alessalâh”, en muhteşem ibadet olan namaza çağrıdır. “Hayye alelfelâh” ise, iman edip namaz kılanların kurtuluşunu müjdeler. En sonunda yine Rabbimizin en büyük olduğu vurgulanır ve tevhidin ilânıyla ezan son bulur.


Bu yüzden her ezan okunurken onu dinlemek, konuşmamak, hatta selam vermeyip Kur’an bile okumadan müezzinin her cümlesinden sonra onu tekrar etmek gerekir.


Sanki ezanı okuyan Bilâl-i Habeşî imiş gibi duygulanmak, sanki az sonra Mescid-i Nebevî’de imam olacak olan Resulüllah’ın arkasında namaz kılacakmışız gibi heyecanlanmak, Yüceler Yücesi’nin huzuruna çıkmak arzusu ve sevinciyle dolup taşmak lâzımdır.




“Ezanı duyunca hücrelerim titredi”


İşte böyle bir heyecanı yaşayan manken ve oyuncu Yaşar Alptekin’in üç yıl önceki ilk namazındaki duygularını paylaşmak istiyorum ki, yaşadığımız sıradanlığı kırıp ezandan zevk almak için bir çabaya girelim. Kendisini Moral FM’deki programımıza davet ettiğimizde anlattıkları gerçekten heyecan vericiydi. Şöyle anlatıyordu camide namazı beklerken dinlediği sabah ezanını:


“Camide tam diz çökmüş yerde otururken, bir sesle irkildim. Hani deprem olur ya... Alttan sallar ya her şeyi... Sanki yer gök sarsılıyordu… Ezan sesini duyduğum zaman, Allah şahidimdir ki, organlarımı bırakın, en küçük hücrelerim bile böyle titremeye başladı. İşte bu yıllardır hasret kaldığım ezandı. Bu Sultanlar Sultanı olan Rabbimin çağrısıydı. Tam 42 yıl bu sese kulak tıkamış, Rabbimin davetine sırtımı dönmüştüm. Ama şimdi beni çepeçevre kuşatmış, adeta şefkatle kucaklamış, bağrına basıyordu.


Ayağa kalktığımda hâlâ titriyordum. Ben ezan sesini daha önce de duymuştum, ama ilk defa o kadar kuvvetli, o kadar derinden hissetmiştim. Ben hâlâ titriyordum. Başkası fark etmedi benim titrediğimi… Ama ben içimde bir deprem yaşıyordum.”


Allah bizlere her namaz vaktinde asumanı çınlatan ezanı dinlerken böyle bir heyecanı ve duygu selini yaşamayı nasip etsin.



Moraldergisi...



(alıntı)






Yüreğine Sağlık, Allah Razı Olsun
Allah'a Emanet Olunuz
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
berat05

berat05 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 7.767 mesaj

#25
güncellleme

güncellleme

Gene sevgili Peygamberimiz, "Dünyada bana üç şey sevdirildi; "Kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz" diye buyurmuşlardır. Namazdan bahsederken, "gözümün nuru" diye ifadede bulunmaları, bu ibadetin önemini işaret içindir.
Lâ ilahe İllallah Muhammedun Resullullah
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#26
berat05
Gene sevgili Peygamberimiz, "Dünyada bana üç şey sevdirildi; "Kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz" diye buyurmuşlardır. Namazdan bahsederken, "gözümün nuru" diye ifadede bulunmaları, bu ibadetin önemini işaret içindir.






........B)B)
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
lutfiyenigun

lutfiyenigun

Aktif Üye · 64 mesaj

#27
Allah hakiyla kilanlardan eylesin.namzasiz hayat düşünemiyorum.çok güzel yazmişsin allah razi olsun.
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#28
lutfiyenigunAllah hakiyla kilanlardan eylesin.namzasiz hayat düşünemiyorum.çok güzel yazmişsin allah razi olsun.





Amin Ecmain İnşaallah
Selam ve dua ile
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#29
B)''ANLATAMADIK KİMSEYE ; BİZE EYYÜBUN SABRI DÜŞTÜ ''B)


Allah'a Emanet Olunuz
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
berat05

berat05 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 7.767 mesaj

#30

.

Sevgili peygamberimiz (s.a.) "İslâm beş şey üzerine kurulmuştur, Kelime-i şahadet, namaz, zekat, hac, oruç." diye buyurmuşlardır.
Namazda vakit esastır. Her namazı vaktinde kılmalıdır. Cemaatle kılmaya büyük özen gösterilmelidir. Çünkü cemaatin hem sevabı bakımından hem de içtimai bakımdan büyük önemi vardır.
Namazın sunduğu güzellikler içinde, abdest gibi temizlik esasının yanında, ezan gibi bir harika mesaj da vardır. Allahü ekber derken. Allah'ın en büyük olduğunu, tek hüküm sahibinin o olduğunu bütün âleme ilân etmek ne güzel bir harekettir.
Lâ ilahe İllallah Muhammedun Resullullah
GÖNÜLDENİZİ

GÖNÜLDENİZİ

Aktif Üye · 52 mesaj

#31
namaz Allaha en yakın olduğumuz bir andır biz inanan müslümanlar için. heleki secdenin tadı bambaşkadır. bir yandan da şeytanın en çok uğraştığı bir konu dur namaz. insanın aklına türlü türlü şeyler getirir olmadık şeyleri düşündürür. namazı huşu içinde eda etmememiz için elinden geleni yapar. Allahım bizlere namazlarımızı huşu içinde kılabilmemizi nasip eder inşallah ve kıldığımız namazları kabul eyler.
@ebruli

@ebruli

Mübarek Üye · 811 mesaj

#32
ALLAHU TEALA razi olsun sizden.dinimizin diregi olan namazi bir daha bizlere sevdirdiniz bu yazinizla.
YUCE RABBIM namazdan ayirmasin bizleri.(amin)
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN...
GÖNÜLDENİZİ

GÖNÜLDENİZİ

Aktif Üye · 52 mesaj

#33
Binamaz ile şeytan arkadaş olur. Şeytan binamazın Allah'a secde etmediğini görünce derki: "Yahu! Ben Hz. Adem'e bir kere secde etmekle emrolunduğum halde etmediğim için ilahi huzurdan kovuldum. Sen ise hergün beş vakit namazda bu kadar secde etmekle emredilmişken hiçbirini etmiyorsun. Acaba senin halin nasıl olacak?"
Allah sonumuzu hayretsin arkadaşlar..........
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#34
GÖNÜLDENİZİnamaz Allaha en yakın olduğumuz bir andır biz inanan müslümanlar için. heleki secdenin tadı bambaşkadır. bir yandan da şeytanın en çok uğraştığı bir konu dur namaz. insanın aklına türlü türlü şeyler getirir olmadık şeyleri düşündürür. namazı huşu içinde eda etmememiz için elinden geleni yapar. Allahım bizlere namazlarımızı huşu içinde kılabilmemizi nasip eder inşallah ve kıldığımız namazları kabul eyler.






.............B)B)
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#35
@ebruliALLAHU TEALA razi olsun sizden.dinimizin diregi olan namazi bir daha bizlere sevdirdiniz bu yazinizla.
YUCE RABBIM namazdan ayirmasin bizleri.(amin)
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN...





Amin, Cümlemizden inşaallah
Allah'a Emanet Olunuz
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#36
A'lamenittebeğalhüda
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#37
Güncelleme
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
cakdoc

cakdoc

Mübarek Üye · 1.507 mesaj

#38
Nur_u Secde, post: 730264, member: 73862selamün aleyküm kardeşim.

10 gün önceye kadar secdede 3 defa sübhane rabbiyel ala deyip kalkıyordum.ama kurs hocam secdede ne kadar uzun kalırsan o kadar sevap alırsın dedi.sünnetmiş.aman Allahım 10 gündür deniyorum çok güzel mükemmel bir duygu.daha çok şey öğrenicem inşallah.

RABBİM HAYATI SECDE TADINDA YAŞATMAYI NASİP ETSİN CÜMLEMİZE.


oylemiiii ben buna cok sevindim yaa:):):) ben cogu zaman fazlaca kaliyorum ve diyordumki cok subhane rabbiyel ala okuyorum bu gunahmi namazim bozuluyomu diye:) ne hikmetse cok mutlu oluyodum secdedeyken ve dilim cok fazla subhanerabbiyel ala diyor:) Allah razi olsun kardesim..
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#39
cakdocoylemiiii ben buna cok sevindim yaa:):):) ben cogu zaman fazlaca kaliyorum ve diyordumki cok subhane rabbiyel ala okuyorum bu gunahmi namazim bozuluyomu diye:) ne hikmetse cok mutlu oluyodum secdedeyken ve dilim cok fazla subhanerabbiyel ala diyor:) Allah razi olsun kardesim..








"Duanın en makbul olduğu an secde an'ıdır, O An'ı kalb-i dualarınızla ganimet biliniz"
Hadis-i şerif- Riyazüs-salihin.


Rabbim cümlemizin dualarını kabul buyursun inşaallah.
Selam ve dua ile....
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.173 mesaj

#40
Esselamünaleykum...

Esselamünaleykum...

Allah CC. razı olsun değerli abimiz...
Güzel ve faydalı bir konu...
Şu zamanlarda bu konuyla ilgili kitap okuyordum...
Parelel yazılar var...
Müsade ederseniz onlaradn bir kaç paragraf koyarım buraya inşallah...
Allaha emanet olunuz...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.