Ama hocası, çok geçmeden çıkagelir. Çok sevdiğini söyleyen talebesini uyur hâlde bulur. Hocası, saatin zilini iptal eder. Cebine de, biraz leblebi, üzüm gibi kuru yemiş koyarak gider. Talebe uyanınca, çok üzülür, yaptığı hataya pişman olur, uyuyarak beklenilmeyeceğini, sevenin gözüne uyku girmeyeceğini anlar, ondan sonra ömrü boyunca, uyanık kalmaya gayret eder. Hocası da, bir gece gelir, talebe de muradına erer.
Aslında daima uyanık olmak gerekir......
