Yavuz Sultan Selim, Mısır yolunda, Ordu-yu Hümayun saatlerce Kocaelinin bağ ve bahçelerinden geçer. Yavuzun içinde bir endişe:
Acaba asker izinsiz bir tek elma koparmış mıdır? Bir müddet sonra ordusunu durdurur. Yeniçeri ağasını yanına çağırarak bütün askerin heybelerinin aranmasını emir verir. Arattığı şey tek bir elmadır. Fakat yok. Yarım elma bile çıkmaz heybelerden. Yavuz sevinçli -Eğer bir askerin üstünde halkın bahçesinden koparılmış tek elma çıksaydı, Mısır seferinden vazgeçecektim. Şükür Allah'ıma der.
Tarih gösteriyor ki; gerçek ZAFERler yalnız kılıçların ucunda değil, üstün ahlak anlayışının ve faziletlerin burcundad
Acaba asker izinsiz bir tek elma koparmış mıdır? Bir müddet sonra ordusunu durdurur. Yeniçeri ağasını yanına çağırarak bütün askerin heybelerinin aranmasını emir verir. Arattığı şey tek bir elmadır. Fakat yok. Yarım elma bile çıkmaz heybelerden. Yavuz sevinçli -Eğer bir askerin üstünde halkın bahçesinden koparılmış tek elma çıksaydı, Mısır seferinden vazgeçecektim. Şükür Allah'ıma der.
Tarih gösteriyor ki; gerçek ZAFERler yalnız kılıçların ucunda değil, üstün ahlak anlayışının ve faziletlerin burcundad
"Allahümme veffiknâ ilâ mâ tühibbu ve terdâ – Allah’ım bizi nefsin hoşuna giden değil, Senin razı olacağın, rıza ve hoşnutluğunu kazandıracak işlere muvaffak eyle."