birazda gülelim.....
208.303 görüntülenme · 2.265 yanıt
Msn'de Kız İsteme...:)
Msn'de Kız İsteme...:)
Talipp:
Slm...
KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.
Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.
KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten
Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek
KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.
Talipp:
Ok...
Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı
Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.
ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı
Oğlananası:
Slm...
KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi
Kaynana34:
Slm...
Oğlananası:
Hoş bulduk efendim
ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.
Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.
Kaynana34:
Nasılsınız? Iyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.
Talipp:
Iyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.
KızEvy:
Iyiyiz çok şükür.
Kaynana34:
Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?
Talipp:
Evet efendim. Sizler de Istanbul'dan
Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel bir yer.
Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.
KızEvy:
Inşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten
Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...
Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.
KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.
Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.
KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.
Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.
Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. Istanbul'da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.
Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı'da oturuyorlar.
Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.
Oğlananası:
Inşallah diyelim o zaman.
Kaynana34:
Inşallah efendim. Kızım! Hadisene.
BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!
BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.
KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.
Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.
KızEvy:
OK . Byeee!
Talipp:
Bye!
Oğlananası:
Bye..
Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı
Kaynana34:
Bye
BirEvinBirKızı:
Bye
Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı
Msn'de Kız İsteme...:)
Talipp:
Slm...
KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.
Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.
KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten
Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek
KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.
Talipp:
Ok...
Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı
Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.
ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı
Oğlananası:
Slm...
KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi
Kaynana34:
Slm...
Oğlananası:
Hoş bulduk efendim
ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.
Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.
Kaynana34:
Nasılsınız? Iyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.
Talipp:
Iyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.
KızEvy:
Iyiyiz çok şükür.
Kaynana34:
Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?
Talipp:
Evet efendim. Sizler de Istanbul'dan
Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel bir yer.
Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.
KızEvy:
Inşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten
Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...
Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.
KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.
Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.
KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.
Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.
Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. Istanbul'da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.
Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı'da oturuyorlar.
Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.
Oğlananası:
Inşallah diyelim o zaman.
Kaynana34:
Inşallah efendim. Kızım! Hadisene.
BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!
BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.
KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.
Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.
KızEvy:
OK . Byeee!
Talipp:
Bye!
Oğlananası:
Bye..
Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı
Kaynana34:
Bye
BirEvinBirKızı:
Bye
Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı
AFRA_NUR
haklısın güzel kardeşim ikiside köfte:Ksende çilekli pastasın:H[/COLOR]

Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
Afra Nur Sende Makarna Böreğisin:K:H
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
arzuersaniçine yerleştirdiğin herşeyi kendi kendine ütüleyen bir gardrop istiyorum. Ütü yapmaktan bıktımmmmmmm......
BENDE AYNEN BIKTIIIIIIM BULURSAN BANADA YOLLA :K
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
Seyyid Abdulbaki Hz.[k.s]
halifeyken, bir gün bu sohbeti bana yaptı;
Mevlana Halid [k.s] hacca giderken, Medine-i Münevvere de birisi önüne geçti dedi, “Ya Halid burada kimsenin haccına [işine] karışma.Sen haccına bak”dedi kayboldu.
Mevlana Halid [k.s] Mekke ye gidince, Mekke de Kabe de Delail-ü Hayrat okurken baktı ki birisi arkasını çevirmiş Kabe ye, zoruna gitti.Tabii ilim ehlidir.
Dedi bu cahil niye böyle yapıyor.İnsanlar buraya geliyor Kabe ye, ona yalvarıyor günahların affı için.
Buda şeriata aykırı, edebe aykırı hareket yapıyor,sırtını çevirmiş.
Dayanamadı, gitti ona;
- “Ya derviş, Kabe ye niye arkanı çeviriyorsun, niye böyle yapıyorsun”
- Dedi, senin insan, önünü Kabe ye vermiş ama sırtını Allah a vermiş, benim gibi insan da, sırtını Kabe ye vermiş, önünü Allah’a vermiştir.
Önemli olan kalptir, benim kalbim Allah a bağlıdır.
Mevlana Halid (k.s) baktı ki çok büyük zat tır, dedi burada sen bana tövbe tarikat verirmisin?
Yok dedi. Senin nasibin Şah Abdullah Dehlevi (k.s) dedir. Ondan sonra ayrıldı….
Mevlana Halid in (k.s) kalbine bir ateş düştü, yanmaya başladı. Irak a geldi.Süleymaniye de çok talebeleri vardı.
Seyyid Abdullah bizim silsilede geçiyor, O nun ismi Seyyid olarak geçiyor şeyh olarak geçmiyor.Silsilede öyle geçiyor.
Seyyid Abdullah (k.s) çok zengindi, çok alimdi,… dedi ki beraber gidelim dehleviye. Sonra düşündüler, Mevlana Halid dedi; sen burada kal, buradaki fakirler, mollaların işine bak iş aksamasın, ben dehleviye gideyim.Ne getirirsem ortağız.
Gitti, yedi sene orda kaldı yedi sene orda sekavcılık yaptı.Şah Abdullah Dehlevi dediki; sen burada hiçbir şey konuşmayacaksın, sekavcılık yapacaksın.
Mevlana Halid, bir fetva üzerine iki kişi tartışırken onlara rastladı. Tenekeleri indirdi, dediki; falan kitapta onun fetvası budur. Baktılar çok büyük alim…
Gittiler Şah Abdullah Dehlevi ye, dediler; bu sekavcı çok alimdir, suyun altına niye vermişsin, gelsin bize ders versin.
Dedi o bir şey bilmiyor. Çağırdı onu yanına, dedi, ben sana demedim mi ilmini kimseye söyleme sen kaybettin, sekavcılıkta senin elinden çıktı.
Gideceksin tuvaletleri temizleyeceksin.
Yedi senede tuvaletleri temizledi, hizmet etti.
On dört sene sonra Mevlana Halid (k.s) halifelik aldı, geldi Süleymaniye ye.
Seyyid Abdullah’a dedi,
-ben halifelik aldım.Buna karşılık sana da halifelik vereceğim.
Seyyid Abdullah dedi
-Ben istemiyorum,
-Dedi ne istiyorsun, Seyyid Abdullah dedi ki ;
-Silsileye benim ismimi yazdıracaksın.Bana kıyamete kadar Fatiha okusunlar.
Onun için şeyh diye geçmiyor.
Abdulbaki Hz. leri (k.s) dedi ki ;
“Hizmet hepsi etti. O tekkeye hizmet etti, Mevlana Halid gitti orda hizmet etti. O da karşılığını aldı”. Dedi ;
“Bu Sadatların yanında Allah’ın yanında hiçbir şey kaybolmaz.hizmet hizmettir”
Bir gün bir sofi Seyyid Abdulbaki Hz. lerine (k.s) dediki;
Kurban biz ilerleyemiyoruz, ne kadar zikir yapıyoruz vücudumuz uyanmıyor, gafletteyiz nasıl yapacağız ?
Seyyid Abdulbaki Hz. leri (k.s), bastonu koydu elini üzerine koydu, sofi dedi;
- Bir insan nazar ı haram yaparsa, ne kadar yaparsa ona fayda vermiyor.
- Dedi, bir insan, yirmi dört saat dünyayla meşgul olursa, alışveriş, insanlarla oturup kalkarsa, o insanın kalbi ne kadar zikir yaparsa fayda vermez.
- Bir insanın ailevi huzuru yoksa bu insanda ne kadar zikir yaparsa kalbine fayda vermez.
- Bir insan günah işlerse bu insan ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda yoktur. İnsan bu dört şeyi yaparsa, ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda vermez. Terk ederse fayda verir
halifeyken, bir gün bu sohbeti bana yaptı;
Mevlana Halid [k.s] hacca giderken, Medine-i Münevvere de birisi önüne geçti dedi, “Ya Halid burada kimsenin haccına [işine] karışma.Sen haccına bak”dedi kayboldu.
Mevlana Halid [k.s] Mekke ye gidince, Mekke de Kabe de Delail-ü Hayrat okurken baktı ki birisi arkasını çevirmiş Kabe ye, zoruna gitti.Tabii ilim ehlidir.
Dedi bu cahil niye böyle yapıyor.İnsanlar buraya geliyor Kabe ye, ona yalvarıyor günahların affı için.
Buda şeriata aykırı, edebe aykırı hareket yapıyor,sırtını çevirmiş.
Dayanamadı, gitti ona;
- “Ya derviş, Kabe ye niye arkanı çeviriyorsun, niye böyle yapıyorsun”
- Dedi, senin insan, önünü Kabe ye vermiş ama sırtını Allah a vermiş, benim gibi insan da, sırtını Kabe ye vermiş, önünü Allah’a vermiştir.
Önemli olan kalptir, benim kalbim Allah a bağlıdır.
Mevlana Halid (k.s) baktı ki çok büyük zat tır, dedi burada sen bana tövbe tarikat verirmisin?
Yok dedi. Senin nasibin Şah Abdullah Dehlevi (k.s) dedir. Ondan sonra ayrıldı….
Mevlana Halid in (k.s) kalbine bir ateş düştü, yanmaya başladı. Irak a geldi.Süleymaniye de çok talebeleri vardı.
Seyyid Abdullah bizim silsilede geçiyor, O nun ismi Seyyid olarak geçiyor şeyh olarak geçmiyor.Silsilede öyle geçiyor.
Seyyid Abdullah (k.s) çok zengindi, çok alimdi,… dedi ki beraber gidelim dehleviye. Sonra düşündüler, Mevlana Halid dedi; sen burada kal, buradaki fakirler, mollaların işine bak iş aksamasın, ben dehleviye gideyim.Ne getirirsem ortağız.
Gitti, yedi sene orda kaldı yedi sene orda sekavcılık yaptı.Şah Abdullah Dehlevi dediki; sen burada hiçbir şey konuşmayacaksın, sekavcılık yapacaksın.
Mevlana Halid, bir fetva üzerine iki kişi tartışırken onlara rastladı. Tenekeleri indirdi, dediki; falan kitapta onun fetvası budur. Baktılar çok büyük alim…
Gittiler Şah Abdullah Dehlevi ye, dediler; bu sekavcı çok alimdir, suyun altına niye vermişsin, gelsin bize ders versin.
Dedi o bir şey bilmiyor. Çağırdı onu yanına, dedi, ben sana demedim mi ilmini kimseye söyleme sen kaybettin, sekavcılıkta senin elinden çıktı.
Gideceksin tuvaletleri temizleyeceksin.
Yedi senede tuvaletleri temizledi, hizmet etti.
On dört sene sonra Mevlana Halid (k.s) halifelik aldı, geldi Süleymaniye ye.
Seyyid Abdullah’a dedi,
-ben halifelik aldım.Buna karşılık sana da halifelik vereceğim.
Seyyid Abdullah dedi
-Ben istemiyorum,
-Dedi ne istiyorsun, Seyyid Abdullah dedi ki ;
-Silsileye benim ismimi yazdıracaksın.Bana kıyamete kadar Fatiha okusunlar.
Onun için şeyh diye geçmiyor.
Abdulbaki Hz. leri (k.s) dedi ki ;
“Hizmet hepsi etti. O tekkeye hizmet etti, Mevlana Halid gitti orda hizmet etti. O da karşılığını aldı”. Dedi ;
“Bu Sadatların yanında Allah’ın yanında hiçbir şey kaybolmaz.hizmet hizmettir”
Bir gün bir sofi Seyyid Abdulbaki Hz. lerine (k.s) dediki;
Kurban biz ilerleyemiyoruz, ne kadar zikir yapıyoruz vücudumuz uyanmıyor, gafletteyiz nasıl yapacağız ?
Seyyid Abdulbaki Hz. leri (k.s), bastonu koydu elini üzerine koydu, sofi dedi;
- Bir insan nazar ı haram yaparsa, ne kadar yaparsa ona fayda vermiyor.
- Dedi, bir insan, yirmi dört saat dünyayla meşgul olursa, alışveriş, insanlarla oturup kalkarsa, o insanın kalbi ne kadar zikir yaparsa fayda vermez.
- Bir insanın ailevi huzuru yoksa bu insanda ne kadar zikir yaparsa kalbine fayda vermez.
- Bir insan günah işlerse bu insan ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda yoktur. İnsan bu dört şeyi yaparsa, ne kadar zikir yaparsa yapsın fayda vermez. Terk ederse fayda verir
Tüketici Şikayetleri :)
Tüketici Şikayetleri :)
Güldüren tüketici şikayetleri
Türkiye'de tüketicilerden bayilere gelen şikayetlerden bazıları fıkra gibi
Bulaşık makinasında sebze yıkayanlar, su ısıtıcısını ocakta ısıtanlar, buzdolabını mumla aydınlatanlar... ŞikayetVar adlı sitede tüketicilerden bayilere gelen şikayetlere yer verildi. Güldüren tüketici şikayetlerinden bazıları:
Ayakkabılık: Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantısında bir kişi, buzdolaplarının sebzeliklerinin daha büyük olması gerektiğini söylemiş. Bu talebin nedeni sorulduğunda, 'Yaz ayları çok sıcak geçiyor. Ayakkabılarımızı içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabı soğutabiliriz' yanıtını vermiş.
Su ısıtıcısını ısıtınca: İstanbul'daki bir müşteri, kettle'ın (su kaynatıcı) eridiği şikayeti ile servise başvurmuş. Kettle'ın elektrik ile çalıştığını bilmeyen müşterinin ocağının üzerine su ısıtıcısını koyarak ısıtmaya çalıştığı anlaşılmış. Ocaktaki ateşin erittiği ısıtıcının yenisi ile değiştirilmesinde müşteri çok ısrarcı olmuş.
Buzdolabında mum: Buzdolabının içini aydınlatan ışığı yetersiz bulan bir vatandaş, içine birkaç mum yerleştirerek kendince sorunu çözmüş. Ancak mum buzdolabının tavan kısmını yakınca üründen şikayetçi olmayı ihmal etmemiş.
Elektriksiz ütü: Mersin'de son model ütü alan tüketici, elektrikler kesilip işi yarım kalınca elektriksiz ütü yapmanın yöntemini keşfetmiş. Ütüyü ocakta ısıtarak işine devam etmek isteyen ev hanımı ütünün gövdesinin yanması üzerine bayiye başvurarak ütünün değiştirilmesini istemiş.
Bulaşık makinesinin başka işlevi: Servis elemanları, Türkiye'nin dört bir yanından gelen 'Bulaşık makinem tabakları, bardakları çiziyor ya da su boşaltamıyor' şikayetlerini incelemek için gittikleri evlerde müşterilerin ıspanak, lahana gibi yıkanması zor sebzeleri bulaşık makinesinde yıkadıklarını, hatta salça yapmak için domatesleri makinede yumuşatanlar olduğunu görünce şaşırmışlar. Sebzelerdeki kumun su çıkış borularını tıkadığı ya da makinenin içinde kalarak bulaşıkları çizdiği bunun da arızya yol açtığı ortaya çıkmış.
Eriyen fritöz: Fritöz alan bir müşteri, ilk kullanımda eridiğini görünce bayinin yolunu tutmuş. Büyük bir hırs ile içeri giren müşteri, elindeki erimiş fritözü göstererek kendisine arızalı mal satıldığını söylemiş. Fritözü gören satış görevlisi nasıl kullandığını sorunca adam anlatmış: 'Ocağı yaktım, fritözü üzerine koydum içine yağ koydum. Ama yanmaya, erimeye başladı.' Satış görevlileri, müşteriyi kusur kendisinde olduğu için ürünü değiştirmeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmış.
Minder keyfi: Erzincan'da aşırı sıcaklardan bunalan bir ev hanımı raflarını çıkardığı buzdolabının içine minder koyarak oturmuş. Kapısı açık kalan buzdolabının kompresörü bozulunca 'iyi soğutmuyor' diyerek ürününden şikayetçi olmuş.
İçeri girmiyor: Bir IBM müşterisi 'İlk disketi sürdüm, ikincisini sürerken çok zorlandım üçüncüsü asla içeri girmiyor.
Ayak pedalı: 'Yeni aldığım bilgisayar çalışmıyor' diye DELL firmasını arayan kadın sürekli 'Ayak pedalına basıyorum basıyorum makineden hiç ses gelmiyor' demiş. Ayak pedalı'nın fare olduğu ortaya çıkmış.
Yazıcı: Bir IBM müşterisi dökümanı yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş. 'Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu' sorusuna karşılık 'Ekranı yazıcıya doğru çevirdim ama hala görmüyor' cevabını vermiş.
Bilgisayar ve faks: DELL şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden şikayet etmiş. 40 dakikalık telefon görüşmesi sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp 'Gönder' tuşuna bastığı ortaya çıkmış.
-----------------------------------------------------------------------
Biz bu insalarla aynı ülkede yaşıyoruz çevrenizdekilerin değerinizi bilin...
Tüketici Şikayetleri :)
Güldüren tüketici şikayetleri
Türkiye'de tüketicilerden bayilere gelen şikayetlerden bazıları fıkra gibi
Bulaşık makinasında sebze yıkayanlar, su ısıtıcısını ocakta ısıtanlar, buzdolabını mumla aydınlatanlar... ŞikayetVar adlı sitede tüketicilerden bayilere gelen şikayetlere yer verildi. Güldüren tüketici şikayetlerinden bazıları:
Ayakkabılık: Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantısında bir kişi, buzdolaplarının sebzeliklerinin daha büyük olması gerektiğini söylemiş. Bu talebin nedeni sorulduğunda, 'Yaz ayları çok sıcak geçiyor. Ayakkabılarımızı içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabı soğutabiliriz' yanıtını vermiş.
Su ısıtıcısını ısıtınca: İstanbul'daki bir müşteri, kettle'ın (su kaynatıcı) eridiği şikayeti ile servise başvurmuş. Kettle'ın elektrik ile çalıştığını bilmeyen müşterinin ocağının üzerine su ısıtıcısını koyarak ısıtmaya çalıştığı anlaşılmış. Ocaktaki ateşin erittiği ısıtıcının yenisi ile değiştirilmesinde müşteri çok ısrarcı olmuş.
Buzdolabında mum: Buzdolabının içini aydınlatan ışığı yetersiz bulan bir vatandaş, içine birkaç mum yerleştirerek kendince sorunu çözmüş. Ancak mum buzdolabının tavan kısmını yakınca üründen şikayetçi olmayı ihmal etmemiş.
Elektriksiz ütü: Mersin'de son model ütü alan tüketici, elektrikler kesilip işi yarım kalınca elektriksiz ütü yapmanın yöntemini keşfetmiş. Ütüyü ocakta ısıtarak işine devam etmek isteyen ev hanımı ütünün gövdesinin yanması üzerine bayiye başvurarak ütünün değiştirilmesini istemiş.
Bulaşık makinesinin başka işlevi: Servis elemanları, Türkiye'nin dört bir yanından gelen 'Bulaşık makinem tabakları, bardakları çiziyor ya da su boşaltamıyor' şikayetlerini incelemek için gittikleri evlerde müşterilerin ıspanak, lahana gibi yıkanması zor sebzeleri bulaşık makinesinde yıkadıklarını, hatta salça yapmak için domatesleri makinede yumuşatanlar olduğunu görünce şaşırmışlar. Sebzelerdeki kumun su çıkış borularını tıkadığı ya da makinenin içinde kalarak bulaşıkları çizdiği bunun da arızya yol açtığı ortaya çıkmış.
Eriyen fritöz: Fritöz alan bir müşteri, ilk kullanımda eridiğini görünce bayinin yolunu tutmuş. Büyük bir hırs ile içeri giren müşteri, elindeki erimiş fritözü göstererek kendisine arızalı mal satıldığını söylemiş. Fritözü gören satış görevlisi nasıl kullandığını sorunca adam anlatmış: 'Ocağı yaktım, fritözü üzerine koydum içine yağ koydum. Ama yanmaya, erimeye başladı.' Satış görevlileri, müşteriyi kusur kendisinde olduğu için ürünü değiştirmeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmış.
Minder keyfi: Erzincan'da aşırı sıcaklardan bunalan bir ev hanımı raflarını çıkardığı buzdolabının içine minder koyarak oturmuş. Kapısı açık kalan buzdolabının kompresörü bozulunca 'iyi soğutmuyor' diyerek ürününden şikayetçi olmuş.
İçeri girmiyor: Bir IBM müşterisi 'İlk disketi sürdüm, ikincisini sürerken çok zorlandım üçüncüsü asla içeri girmiyor.
Ayak pedalı: 'Yeni aldığım bilgisayar çalışmıyor' diye DELL firmasını arayan kadın sürekli 'Ayak pedalına basıyorum basıyorum makineden hiç ses gelmiyor' demiş. Ayak pedalı'nın fare olduğu ortaya çıkmış.
Yazıcı: Bir IBM müşterisi dökümanı yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş. 'Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu' sorusuna karşılık 'Ekranı yazıcıya doğru çevirdim ama hala görmüyor' cevabını vermiş.
Bilgisayar ve faks: DELL şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden şikayet etmiş. 40 dakikalık telefon görüşmesi sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp 'Gönder' tuşuna bastığı ortaya çıkmış.
-----------------------------------------------------------------------
Biz bu insalarla aynı ülkede yaşıyoruz çevrenizdekilerin değerinizi bilin...
Soru--Beyinsiz bir insan kac yil yasar?
Cevap--Tam olarak bilmiyorum.Kac yasindasin?
---------------
Eli olmayan babaya ne denir?
No-el baba......
Bir gökdelenin üzerinde kırmızı bir ışık yanıp sönüyormuş neden?
Çünkü binanın şarjı bitiyormuş...
Can neden boğazdan gelir?
Çünkü: Can Emirgan'da oturuyormuş...
Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu ne demiş?
Çok korkuyorum elimi tutar misin???
Yaşınız kaç?
Bilmem her yıl değişiyo...
Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş...
İyi iyi, dinlensinler zaten çok yorulmuşlardı...
Saatin çalışıyor mu?
Benimkine de iş bulsana...
Tartı neden tartmamış?
Çünkü üzerinde anti-tartar dişmacunu varmış..
Sinüs 60,
Cosinüs tutmuş...
Karınca bir zencinin koluna düşmüş ne demiş?
Karakola düştüm.
Çok iyi göbek atan kazana ne denir?
İyi oynayan kazansın...
Size bir kıllık yapayım,
İçine kıllarınızı koyarsınız...
Viyana kuşatması neden bitmiş?
Etrafta atacak kuş kalmadığı için...
-----
Taksime cami yapmasınlar. Gitsinler başkasının taksisine cami yapsınlar.
Hiç terlemeyen devlet memuruna ne denir? Noter.
Adamın birinin elinde koltuk yayı, keman yayı, amortisör yayı gibi yaylar varmış. Bunları sırayla ısırıyormuş. Bunu gören arkadaşı meraklanıp ne yaptığını sormuş. Adamda yanıtlamış: "Yayla lezzet testi''
Adamın ayakları kokmuş,elleri linyit.
Evde oturuyorsun kapi çaldi baktin kimse yok. Kim gelmis olabilir?
-----
A1018-Ablan 19
taşımasu ile değirmen döner mi?
hayır dönmez çünkü taşümasu ufak bir japon çocuğudur
japonca da su ver nasıl denir?
ma ta ra ma su koy
Top yan ağlarda ben ağlamaz mıyım?
Mayın tarlasından geçersen ne olur ?
May çok kızar…
yumurtayı sahanda mı yersin deplasmanda mı?
Bir dişi bir erkek ahtapot hayvanat bahçesinde geziyorlar… Dişi - “Ne kadar mesuduz değil mi hayatım? Böyle kol kola, kol kola,kol kola, kol kola, kol kola………”
muazzez abacı sahnede kıpırdayamıyormuş.neden?
hatıralar sarmış dört bir yanını
ilk Türk bayrağını kim dikmiştir?
-terzi....
----
espriler sandığımdan iyi çıktı ama buzdolabımdan kötü çıktı :):)
Cevap--Tam olarak bilmiyorum.Kac yasindasin?
---------------
Eli olmayan babaya ne denir?
No-el baba......
Bir gökdelenin üzerinde kırmızı bir ışık yanıp sönüyormuş neden?
Çünkü binanın şarjı bitiyormuş...
Can neden boğazdan gelir?
Çünkü: Can Emirgan'da oturuyormuş...
Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu ne demiş?
Çok korkuyorum elimi tutar misin???
Yaşınız kaç?
Bilmem her yıl değişiyo...
Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş...
İyi iyi, dinlensinler zaten çok yorulmuşlardı...
Saatin çalışıyor mu?
Benimkine de iş bulsana...
Tartı neden tartmamış?
Çünkü üzerinde anti-tartar dişmacunu varmış..
Sinüs 60,
Cosinüs tutmuş...
Karınca bir zencinin koluna düşmüş ne demiş?
Karakola düştüm.
Çok iyi göbek atan kazana ne denir?
İyi oynayan kazansın...
Size bir kıllık yapayım,
İçine kıllarınızı koyarsınız...
Viyana kuşatması neden bitmiş?
Etrafta atacak kuş kalmadığı için...
-----
Taksime cami yapmasınlar. Gitsinler başkasının taksisine cami yapsınlar.
Hiç terlemeyen devlet memuruna ne denir? Noter.
Adamın birinin elinde koltuk yayı, keman yayı, amortisör yayı gibi yaylar varmış. Bunları sırayla ısırıyormuş. Bunu gören arkadaşı meraklanıp ne yaptığını sormuş. Adamda yanıtlamış: "Yayla lezzet testi''
Adamın ayakları kokmuş,elleri linyit.
Evde oturuyorsun kapi çaldi baktin kimse yok. Kim gelmis olabilir?
-----
A1018-Ablan 19
taşımasu ile değirmen döner mi?
hayır dönmez çünkü taşümasu ufak bir japon çocuğudur
japonca da su ver nasıl denir?
ma ta ra ma su koy
Top yan ağlarda ben ağlamaz mıyım?
Mayın tarlasından geçersen ne olur ?
May çok kızar…
yumurtayı sahanda mı yersin deplasmanda mı?
Bir dişi bir erkek ahtapot hayvanat bahçesinde geziyorlar… Dişi - “Ne kadar mesuduz değil mi hayatım? Böyle kol kola, kol kola,kol kola, kol kola, kol kola………”
muazzez abacı sahnede kıpırdayamıyormuş.neden?
hatıralar sarmış dört bir yanını
ilk Türk bayrağını kim dikmiştir?
-terzi....
----
espriler sandığımdan iyi çıktı ama buzdolabımdan kötü çıktı :):)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/3650-birazda-gulelim · 07.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
