Ölüm!ün Seslenişi...

792 görüntülenme · 4 yanıt

Paylaş:
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#1
ÖLÜM'ün SESLENİŞİ



Öteler Limanının Üzgünler Misafirhanesin’ den,
Fıtratına Ayrılıklar Nefhalaştırılmış İnsan’adır, bu sesleniş

Kapını çalıyorum, öyle ansızın çıkıp gelen davetsiz bir misafir
gibi. Belki de ümitle koşuyorsun kapıya, uzun zamandır
gelmeyen dostunun kapı çalışına benzetmişsindir, bu sesli ve
sessizlik arasındaki dokunuşu. Ürkek ürkek aralarken kapını,
eşikte beliren aydınlıktan irkilmende neden… Gelen dost,
siması hatırda kalmayacak kadar mı unutuldu, ya da gelenin
hiç gelmeyeceğimi dimağlara nakış nakış dokundu.




Şimdi anlıyorum, yüzündeki bu şaşkınlığı, ellerinin titreyişini,
çehrenden süzülen çiğ tanelerini. Anlaşılan sen kapında hep dost
görmeyi düşlemişsin, iyide bende senin bir dostun sayılmaz mıyım
bir yerde. Hem de ben senden öyle her şeyin ilkini istemem, benim
senden tek isteğimdir, seni davet etmeye geldiğim yere benimle
gelmen. Benim dostluğum öyle baki değil, dostluğumun diyetidir
bakinin kapısına dosttu getirmek.



Tedirginliğini yükünü hissediyorum gözlerine bakarken, soğukluğum
ürpertse de bedenini, şimdi mahcupluğa salmadan beni tut ellerimden,
senden istediğim faniliğin deryasında dolaştırdığın ilklerinin, sonlarını
avuçlarıma bırakmandır. İlk sevdanın, son busesini, ilk kahkahanın,
son tebessümünü, ilk ağlayışının, son damlasını, sende son kalan
her ne varsa, son nefesini, son duanı, son bakışını, son umudunu,
ve sonlara sakladığın en son sevdanı bırak şimdi seni sana getirecek
rüzgarıma…



Beni hep kendinden uzaklara savurmanın nedeni ne ki, oysa
bilmez misin sana yakınlığımı, son adımın olabileceğim aklına
gelmez mi? Sıcacık yatağında uyurken, yastığının altını yoklamaz
mısın ellerinle, gözlerini açamadığın derin uykuların mana yüklü
rüyalarını bana yormaz mısın? Hep aramıza dağları koyman
yüceliklerini aşamayacağım zannını mı uyandırır sende. Oysa
tefekkür etmez misin, seni o mesafelerin kuytularına saklayanın,
beklenen gün geldiğinde aşikarlıkla baş başa bırakacağını…



Başkalarına yakıştırdın hep çat kapı gelişlerimi, sana gelmeden
haber vereceğimi zannettin, vermedim değil. Ama baharın
kollarına öylesine sarmışsın ki kendini, güzün yaklaştığını, gelen
kırkikindi yağmurlarının seni alıp götüreceğine hiç ihtimal vermedin.
Her ismimi duyunca susturu verdin etrafında yankılanan sesleri,
bulunduğum her kareden kesip aldın resmini, akıp giden sulara
yazdın gidip de gelmeyeceğini sandığın cismimi, oysa ben her tan
ağarışında üzerine doğan, her seher kızıllığında koynuna girip
uykuya dalandım.



Zaman dilimi bilmem ben, kuytu köşelerin birinden çıkıp gelirim,
istenilen istendiğinde, öyle suretim yoktur benim, kimi zaman
en sevdiğinin elinden, kimi zaman hayal bile etmediğin bir iklimde
sunarım sana vuslat şerbetini, gözlerinin kaybolduğu ufukta değilim
ben, göz kapaklarının kapandığı yerde ara beni.



Ah fani, yanı başında gezinirimde bana uğramaz dersin, en
sevdiklerini bırakırsında kollarıma kendi benliğini neden vermek
istemezsin. Beni sonlara değil de, başlangıca vesile eylemezsin,
faniliğin elemini dilersinde, Rahmet deryasından çekinirsin. Bütün
vebali bana yüklersin de, o seni, senin sevdiğinden çok sevenin
emri geri çevrilmez bilmez misin, bilmez misin?
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


emin-43

emin-43

Mübarek Üye · 581 mesaj

#2
ALLAH C.C. RAZI OLSUN... Eger birgün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa RABBİNE dönüp :

Büyük bir derdim var , deme ; Derdine dönüp :benim çok büyük bir

RABBİM var de...
sewwda66

sewwda66

Aktif Üye · 79 mesaj

#3
eminiş43allah C.c. Razi Olsun... Eger Birgün Dünyaya Ait çok Büyük Bir Derdin Olursa Rabbine Dönüp :

Büyük Bir Derdim Var , Deme ; Derdine Dönüp :benim çok Büyük Bir

Rabbim Var De...


Senin Bu Sözün Harika.allah Sendende Razi Olsun.firdevs Te Buluşmak Dilegiyle
sewwda66

sewwda66

Aktif Üye · 79 mesaj

#4
hafizeölüm'ün Seslenişi



öteler Limanının üzgünler Misafirhanesin’ Den,
Fıtratına Ayrılıklar Nefhalaştırılmış Insan’adır, Bu Sesleniş

Kapını çalıyorum, öyle Ansızın çıkıp Gelen Davetsiz Bir Misafir
Gibi. Belki De ümitle Koşuyorsun Kapıya, Uzun Zamandır
Gelmeyen Dostunun Kapı çalışına Benzetmişsindir, Bu Sesli Ve
Sessizlik Arasındaki Dokunuşu. ürkek ürkek Aralarken Kapını,
Eşikte Beliren Aydınlıktan Irkilmende Neden… Gelen Dost,
Siması Hatırda Kalmayacak Kadar Mı Unutuldu, Ya Da Gelenin
Hiç Gelmeyeceğimi Dimağlara Nakış Nakış Dokundu.




şimdi Anlıyorum, Yüzündeki Bu şaşkınlığı, Ellerinin Titreyişini,
çehrenden Süzülen çiğ Tanelerini. Anlaşılan Sen Kapında Hep Dost
Görmeyi Düşlemişsin, Iyide Bende Senin Bir Dostun Sayılmaz Mıyım
Bir Yerde. Hem De Ben Senden öyle Her şeyin Ilkini Istemem, Benim
Senden Tek Isteğimdir, Seni Davet Etmeye Geldiğim Yere Benimle
Gelmen. Benim Dostluğum öyle Baki Değil, Dostluğumun Diyetidir
Bakinin Kapısına Dosttu Getirmek.



Tedirginliğini Yükünü Hissediyorum Gözlerine Bakarken, Soğukluğum
ürpertse De Bedenini, şimdi Mahcupluğa Salmadan Beni Tut Ellerimden,
Senden Istediğim Faniliğin Deryasında Dolaştırdığın Ilklerinin, Sonlarını
Avuçlarıma Bırakmandır. Ilk Sevdanın, Son Busesini, Ilk Kahkahanın,
Son Tebessümünü, Ilk Ağlayışının, Son Damlasını, Sende Son Kalan
Her Ne Varsa, Son Nefesini, Son Duanı, Son Bakışını, Son Umudunu,
Ve Sonlara Sakladığın En Son Sevdanı Bırak şimdi Seni Sana Getirecek
Rüzgarıma…



Beni Hep Kendinden Uzaklara Savurmanın Nedeni Ne Ki, Oysa
Bilmez Misin Sana Yakınlığımı, Son Adımın Olabileceğim Aklına
Gelmez Mi? Sıcacık Yatağında Uyurken, Yastığının Altını Yoklamaz
Mısın Ellerinle, Gözlerini Açamadığın Derin Uykuların Mana Yüklü
Rüyalarını Bana Yormaz Mısın? Hep Aramıza Dağları Koyman
Yüceliklerini Aşamayacağım Zannını Mı Uyandırır Sende. Oysa
Tefekkür Etmez Misin, Seni O Mesafelerin Kuytularına Saklayanın,
Beklenen Gün Geldiğinde Aşikarlıkla Baş Başa Bırakacağını…



Başkalarına Yakıştırdın Hep çat Kapı Gelişlerimi, Sana Gelmeden
Haber Vereceğimi Zannettin, Vermedim Değil. Ama Baharın
Kollarına öylesine Sarmışsın Ki Kendini, Güzün Yaklaştığını, Gelen
Kırkikindi Yağmurlarının Seni Alıp Götüreceğine Hiç Ihtimal Vermedin.
Her Ismimi Duyunca Susturu Verdin Etrafında Yankılanan Sesleri,
Bulunduğum Her Kareden Kesip Aldın Resmini, Akıp Giden Sulara
Yazdın Gidip De Gelmeyeceğini Sandığın Cismimi, Oysa Ben Her Tan
Ağarışında üzerine Doğan, Her Seher Kızıllığında Koynuna Girip
Uykuya Dalandım.



Zaman Dilimi Bilmem Ben, Kuytu Köşelerin Birinden çıkıp Gelirim,
Istenilen Istendiğinde, öyle Suretim Yoktur Benim, Kimi Zaman
En Sevdiğinin Elinden, Kimi Zaman Hayal Bile Etmediğin Bir Iklimde
Sunarım Sana Vuslat şerbetini, Gözlerinin Kaybolduğu Ufukta Değilim
Ben, Göz Kapaklarının Kapandığı Yerde Ara Beni.



Ah Fani, Yanı Başında Gezinirimde Bana Uğramaz Dersin, En
Sevdiklerini Bırakırsında Kollarıma Kendi Benliğini Neden Vermek
Istemezsin. Beni Sonlara Değil De, Başlangıca Vesile Eylemezsin,
Faniliğin Elemini Dilersinde, Rahmet Deryasından çekinirsin. Bütün
Vebali Bana Yüklersin De, O Seni, Senin Sevdiğinden çok Sevenin
Emri Geri çevrilmez Bilmez Misin, Bilmez Misin?


Eline Sağlik Kardeşim.unutmamak Lazim ölümü
hafize

hafize

Mübarek Üye · 14.020 mesaj

#5
eminiş43ALLAH C.C. RAZI OLSUN... Eger birgün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa RABBİNE dönüp :

Büyük bir derdim var , deme ; Derdine dönüp :benim çok büyük bir

RABBİM var de...


amin cümlemizden inş dünyadaki derdimizde neymiş büyük rabbimiz varken selam ve dua ile :evet
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz

YARADAN'ı görmeden sevmedik mi

Mevlana'dan

Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin


Bana


Rabb'im Kulum Desin Yeter...


Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.