Tufan olup hüznü düşse de ne ki ?
Bir testi mey..balın hası şerbetten,
Tasta ağu ! içip ölsem öyle ki !..
Şair derdi sevdi..dert ki her dertten !..
Mağara, kuşu, hicreti, yokuşu,
Kaş-kirpik, yarde saçı, tırnağı,
Örümceği ağı..yetim bakışı,
Dostu, Habibi..gül, ashab ve dağı..
Bilirken çıkılacak zor yokuşu,
Düşüp ağladı, öperken toprağı,
Vakti vuran, haşre sızan bakışı,
Bekler durur, daldaki son yaprağı !..
Savurup ömründen mazi külünü,
Rıhtımdan denize düşler kazırdı !
Bir geçebilseydi “Mecnun” çölünü,
Uğruna..“Leyla” yanarken, hazırdı..
Yağmurun ilk damlası, rahmet farklı,
Aşk, sızı, hasret, güzele sevdalı,
Manası gönül derininde saklı
Yolun hazzı garib, söyler kavalı...