
Geceye az kaldı. Ayrılık gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda.
Kimler ayrılmadı ki canından.
Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. Adem'e sor. Tufan'da oğlunu dalgaların pençesine bırakan Hz nuh'a,
Yusuf'u için inleyen Hz. yakub'a, içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya ,
Yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a, Şems için kavrulan mevlana'ya,
binlerce evladını gurbete gönderen anadoluya, en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyara, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.
Her şeyi alıp götüren de o'dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da ...
Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli. Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. Paylaşılan hayattır can!
O'nun nurlu ashabından almalı.
Ben o'nun veraların verasından haberler getirdiğine inanıyorum."diyen, sadakat ve vefadan .. bir lahza ayrılmayan Hz. Ebubekir gibi olmalı.
Sözlerini dedirten, an-be- an bütün mahlukata edebiyle vefalı olan Hz. Osman gibi olmalı.
sözlerinden sonra namaza çağrıldığında küheylanlar gibi "Namaz vakti mi ?" diyerek yaralı bedeniyle .. kan revan içinde şahlanan, namaza vefalı .. Hz. Ömer gibi olmalı.
Gönlümüzün kitabında; "Bize bize bir defa selam vereni kıyamete kadar unutmayız." düsturu kayıtlıdır.
Biz dersimizi; "Kabrimize gelip, bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir. İmanlarını kurtarmadan ölmesinler,
ömürleri boyunca fakirlik görmesinler."diye dua eden, hala büyük bir vefayla Üsküdarda dostlarını ağırlayan Aziz mahmut Hüdayiden almışız.
Nice vefa kahramanının manevi huzurunda hürmetle edeple selama durmuşuz.
Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.
gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla , öylece dağ gibi arkanda kalyım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkılan ben olayım.
En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme.Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın.
Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım.
Benim payıma; ilahi dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü.
Hak'tan gelene razıyım.
Vefa nedir, bilir misin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine,
bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır.
Vefa; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.
Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti ...
Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; ta özümden, ta közümden ...
Birazdan sabah olacak; yağmur yağacak ... Ardından gökkuşağı, sonra güneş .. Sıcacık apaydın, pırıl pırıl ..
Hep böyle oldu, tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu, güneş kazandı.
Yıldıza, Ay'a ve ibrahim'in Rabbine kasem ederim ki,
Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak."
Vefalıdır ; en çok o getirir kainata sevgilisinin sesini, neşvesini.Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini ..
En vefalı delildir o sevgili adına ...
Fırsatları kaçırıp da, Kalü Bela'ya vefasız olma! "Fırsatlar bulutlar gibidir, gelip ve geçer." Sakın ha! Fırsatları kaçırıpda, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.
Vasiyetim olsun:
Vefayla kal can!

