✦ Mübarek Üye
- Mesaj
- 16.828
- Tepki
- 4
- Ödül
- 38
- Katılım
- 10.2006
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
selimoğluBana benden olur, her ne olursa
Başım rahat bulur, dilim durursa
Selam ve dua ile.
7.197 görüntülenme · 60 yanıt
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
selimoğluBana benden olur, her ne olursa
Başım rahat bulur, dilim durursa
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Delete, post: 665489, member: 79472Esselamun aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.
Allah razı olsun kardeşim. İsabetli bir paylaşım olmuş.
Allah'a emanet olun.
Selam ve baki dua ile kalın.
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Nevin_1982SELAMEUN ALEYKÜM ALİYECİĞİM DİL İLE YAZILAR OLDUMU KENDİMİ ELEŞTİRMEDEN EDEMİYORUM.HATTA MSNME BİLE YAZIYORUM BAZI YAZILAR DİLLE İLGİLİ HATALARIM AKLIMA GELSİN DİYE.BEN ÇOK DOĞRUCU İNSANIM,HAKLIZLIĞA HİÇ GELEMİYORUM BAŞKASINADA OLSA O YÜZDEN ÇABUK PARLAYABİLİYRORUM.AMA BOŞ KONUŞMALARA KATILMAMAK DİNLEMEMEK BENCEDE ÇOK GÜZEL TARTIŞMA KONUSUNA GELİNCE AŞAGIDAKİ YAZI HERŞEYİ YALIN BİR ŞEKİLDE ANLATIYOR.SAYGILARIMLA ARZEDERİM
Modern hayatta Müslümanlar olarak en çok yaptığımız şeyin “tartışmak” olduğunu söylersem abartı yapmış olur muyum? Abartı yaptığımı düşünenler de, hak verenler de olacaktır. Bu hüküm cümlesinin de yeni bir tartışmaya vesile olmaması için araya bir “belki de” eklemek en iyisi. Ama bu bizi, meseleyi hafife alma hatasına düşürmemeli!
Problem birkaç noktada kendini gösteriyor:
Birincisi: Her şeyi, birkaç aşama sonra tartışmaya dönüşeceği açık olan bir konuşma tarzıyla halletmeyi tercih ediyoruz. İbn Teymiyye’nin tabiriyle “münasaha münazarası” değil, “muhasama münazarası” yapıyoruz. Hepimizin doğruları var ve hepimiz kendimizi o doğruları “batıldaki karşı taraf”a tebliğ etmekle mükellef sayıyoruz. Ama “karşı taraf”ın da tebliğ edilmeyi hak eden doğruları var? İşte bu gerçekle yüzleştiğimizde “konuşma” yerini “tartışma”ya bırakıyor.
İkincisi: Neleri tartışabileceğimizi ve neleri tartışmamamız gerektiğini kestiremiyoruz. Yani haddimizi, hududumuzu, sınırımızı, kapasitemizi, selahiyetimizi… göz önünde bulundurmadan dalıyoruz tartışma ortamlarına. İnternette, çayhanelerde, sokakta, okulda… Zaman zaman boyumuzu aşan meselelere daldığımızı fark ediyoruz belki, ama “yenilmiş” görüntüsü vermektense “direnme”yi sürdürmeyi tercih ediyoruz…
Hanefî mezhebinin ileri gelen imamlarından el-Hasen b. Ziyâd diyor ki: “Züfer ile münazara eden kimi gördüysem kendisine acıdım.” Bunun sebebi, münazara esnasında kişinin ilzam edilmiş olmayı nefsine yediremeyerek beyhude direnmeyi tercih etmesidir. Zikri geçen İmam Züfer’in şöyle dediği nakledilir: “Ben muhatabıma “hata etmişim” dedirtene kadar değil, muhatabım cinnet geçirene kadar münazaraya devam ederim.” Kendisine bunun nasıl olduğu sorulunca da şu cevabı vermiş: “Öyle bir noktaya gelir ki, hiç kimsenin söylemediği şeyleri söylemeye (yani saçmalamaya) başlar.”
Diyeceksiniz ki, “bu nakiller geçmiş ulemamızın da tartıştığını gösteriyor.” Doğru. Ama onlar, varlıklarına kasdetmiş küresel meydan okumalarla karşı karşıya değildiler. İslamî karakterini sürdüren, topluma, ilim anlayışına, varlık telakkisine, kalkış noktasına ve hedefe ilişkin temel kodların belirlendiği bir sistem içinde yaşıyorlardı. Onların “öteki”ni hem içeriden hem dışarıdan kuşatan küresel bir sisteme karşı varlık-yokluk mücadelesi vermek gibi bir mecburiyetle muhatap değildiler.
Tam tersine, İslam medeniyetinin kuruluş safhalarında, yani devletten medeniyete geçiş aşamasında yaptıkları bütün o tartışmaların devleti, ilmî hayatı, medeniyet ufkunu tahkim etmek gibi bir fonksiyonu da oluyordu. Bizimkiyle kıyası gayri kabil olan ilmî derinlikleri, dindarlıkları ve müktesebatları da ayrı bir bahis.
Biz ise daha kendi Müslümanlığımızın adamakıllı bir tanımını yapabilmiş değiliz. Genelleme yapmayalım, ama pek çoğumuz için durum maalesef böyle. Modern dünyanın görünür-görünmez propaganda mekanizmalarının etkisi altında bilincimizin ne ölçüde kirlenmeye/bulanmaya maruz kaldığını bilmiyoruz. Kanaatlerimizin, malumatımızın, değer yargılarımızın gerçek anlamda ne kadar “İslamî” olduğunu da bu çerçevede net olarak söyleyemiyoruz.
Bu gerçek ortadayken Din’in kaynaklarını dahi sınırsız bir “özgürlük” anlayışı içinde konuşmayı/tartışmayı normal, hatta “gerekli” görenlerimiz az değil. Hangi zeminde, hangi birikimle neyi tartışıyoruz?
Üstelik, üzerinde konuştuğumuz/tartıştığımız husus “din”! Allah Teala, kelamını bize tartışalım diye mi göndermiştir, yoksa tabi olup hidayeti bulalım, kurtuluşa erelim diye mi? B)B)
Dr. Ebubekir SİFİL
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
yalniz_yolcu, post: 667236, member: 50627rabbim binlerce kez razı olsun bitanecik ablam benim..... böyle güzel ve anlamlı konulara değinmene bayılıyorum sayende bazı şeyleri tekrar hatırlıyorum ve öğreniyorum bu yüzden sana çok teşekkür ederim rabbime emanet ol ablam...
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
erdalSELAMIN ALEYKÜM HACI KARDEŞİM ...
KOSKOCA ORMANI BİR ÇEKİRDEĞE SIĞDIRAN RABBİMİZDEN , KALBİMİZE
CENNETİNİN LEZZETİNİ SIĞDIRMASINI TEMENNİ EDEREK SİZLERE ALLAH
(c.c.) RAZI OLSUN DİYORUM. ELLERİNİZE SAĞLIK VEDE GÖNLÜNÜZE...
SUSTUĞUMUZDA DA , KONUŞTUĞUMUZDA DA SAHİBİMİZ OLAN
RABBİMİZ SEBEBSİZ İLTİFATLAR EDEREK BİZLERİ SEVİNDİRSİN
İNŞAALLAH.
SUSKUNLUĞUMUZ EN İNCE YAKARIŞ ...
SESSİZLİĞİMİZ EN GÜZEL DUADIR ...
SÖZE GEREK YOK , SUSUŞUMUZ RABBİMİZE KELAMDIR .....
SELAM VE DUA İLE..........
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
EBRARNISASelamün Aleyküm Aliye kardeşim.
canım yazıyı okıyamadım ama bir selam vermek istedin sadece .
akşamın hayır ve bereketli olsun inşallah. selam ve dua ile Yaradan'a emanet ol...:H
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Rabia-AdeviyeÇok güzel bir konuya değinmişşin;konun güzel,emeğin güzel,yüreğin güzel...
Rabbim hepimizi hakkı hak için söyleyen kullardan eylesin.Yada hak için susan.
***********************************************************
Bir zamanlar İran'da bilginler ve şairler, "suskunlar meclisi" adıyla bir topluluk olusturmuslardi. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu artırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şarti çok düşünmek, az yazmak ve çok az konuşmaktı. O zamanlar meshur sair ve bilgin Molla Cami, bu meclisin aşkındaydı.
Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldügünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köske geldi. Kendisini karsilayan kapiciya bir sey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi. Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler.
Molla Cami, oraya layık bir bilgindi ama ölen üyenin yerine baska birini almışlardı. Yeni bir üye için yer yoktu. Meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Cami'ye gönderdi. Zeki bilgin durumu kavramisti. Bir damla daha olsa bardak tasacakti. Bunun üzerine o da hemen oraciktaki bir gül dalindan küçük bir yaprak koparip, nazikçe suyun üstüne koyuverdi. Bardaktaki su tasmamisti. Bunu içeri gönderdi.
Meclistekiler bu kibar cevabin manasini anlamışlardı. Zarif insanların yeri baskaydi. Üyeler, bu degerli bilgini de aralarina almaya karar verdiler. Başkan listeye Molla Cami'nin adini ekledi. Otuz sayisinin sonuna bir sifir koyarak, 300 yazdi. Bununla Molla Cami sayesinde, meclisin değerinin on misli arttığını belirtiyordu. Listenin son şekli Molla Cami'ye gelince, meseleyi anladi. Ancak sayinin büyük gösterilmesinden hoşlanmadı. Sağdaki bir sıfırı silerek,otuz sayisinin soluna koydu. Yani 030 yazdı. Alçak gönüllü, mütevazi bilgin Molla Cami,böylece kendisini solda sıfr sayiyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapisini da etkilemeyeceğini söylemek istiyordu. Diğer üyeler bunu görünce, saygi ve hayranliklari bir kat daha artmis olarak suskunlar meclisinin yeni üyesini selamladilar.
***************************************************
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
zynp_rukiyeFuzuli konuşmalar ve gereksiz tartışmalar insanı günah yükü haline getirir. Onun için her insan Şeyh Sadi Şirazî’nin dediği gibi: “Konuşulacak yerde susmayı; susulacak yerde de konuşmayı” iyi ayarlamak lazımdır.
Esselamun aleyküm canım kardeşim
Paylaşımınız için teşekkür ederim kardeşim güzel emeklerinize sağlık olsun inşaallah.
Rabbim Efendimizin metodundan gitmeyi nasip etsin.Bizleri dilimizin esiri etmesin inşaallah.
Rabbim ecrinizi artırsın.Baki muhabetle selam ve dua ile...
Hayırlı geceler Aliyeciğim.
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Çoban UveysEcdadımız ne güzel söylemiştir: “Sükût-u lisan, selamet-i insan!”
Selamunaleykum aliye ablam emeğinize saglik faydalı paylasımlarınız için Allah c.c. razı olsun A.e.olunuz hayırlı günler dilerim dua edin inşallahuteala
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
NAGİHANselamun aleyküm evet doğru ve çok guzel bir yazı allah razı olsun
ama ben de çok konuşuyorum yalan değil ama boş konuşuyorum suskun olmayı deniyorum ama olmuyor
dua edin kardeşinize
selametle kalın
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
✦ Mübarek Üye
Altın Üye · ✦ Mübarek Üye · 16.828 mesaj
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/34464-ss-dil-susar-insan-kurtulur-ss · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.